Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Kim Jae Joong (JYJ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kim Jae Joong (JYJ) etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Nisan 2022 Cumartesi

Dr.Jin (2012)

4/09/2022 05:00:00 ÖÖ 0 Comments

Motoka Murakami'nin "Jin" adıyla yayınladığı mangadan uyarlanan yapım başrollerde  iki yıldız oyuncu Song Seung Heon ve Park Min-Young'la medikal türle fantastik öğelerin birleştiği bir yapım. Dizinin kötü çocuğu ya da kıza karşı rekabet yaratacak ikinci erkeği, bir dönemin fırtınalar estiren erkek idol grubu TVXQ'in eski ve JYJ'nin de üyesi Kim Jae Joong. Bloğumdan çok önce muhtemelen bu türde izlediğim ilk yapımlardan biriydi. Beğendiğimi hatırlıyorum. Aynı yıl çekilen ve oldukça benzer sayabileceğmiz Fate dizisi bu yapımın hemen arkasından ekrana gelmiş. Yayın kanalı büyük risk almış doğrusu. Ben diziyi keşfettikten hemen sonra aynı başrolün oynadığı bir diğer çalışmayı listeme almıştım. Ya da öyle sanıyordum desem daha doğru olur. Nine: 9 Times Time Travel'da Song Seung Heon değil Lee Jin-Uk'un yer aldığını öğrenince şaşırdım. O zamandan bu yana zaten bu iki oyuncuyu birbirine tarz ve oyunculuk bağlamında benzetir dururum. Gelelim hikayesine:

Başarısızlığı zayıflık olarak gören ve kendisi gibi doktor bir aileden gelen idealist beyin cerrahı Jin Hyuk hastaneye getirilen yüzü sargılı bir hastanın filmini incelerken fark eder ki beyninde büyük ama alınması halinde yayılmayacak türde bir kitle vardır. Dolayısıyla genel durumu da göz önüne alıp acil ameliyat kararı vermek zorunda kalır. Operasyon devam ederken "geri dönmeliyim diyen bir sese  eşlik eden ani ve keskin baş ağrısı hisseder. Kafatasının açılması sonrası çıkarılan "şey" herkesi hayrete düşürür. Bu bir cenindir. Numune araştırılmak üzere bir kavanoza konur. Dr. Jin ilginç geçen günün sonunda meslektaşı ve kızarkadaşı Yoo Mi-Na ile haberleşir. Onun için büyük gündür. Beraberinde nişan yüzüğü olduğu halde evinin yolunu tutar. Sevgilisi sürpriz yapmış doğum günü için üzerinde yanan mumlar eşliğinde pastayla kendisini beklemektedir. Günün sonunda umduğu teklifi yapamamış olsa da yorgun düşen kadını yatağa görürüken mutludur. Ertesi gün Yoo Mi-Na gönüllü bakım hizmeti verdiği semtte bilincini kaybeden bir hastayı acile getirir. Jin Hyuk ön muayene sonrası yapılabilecek birşey olmadığını söyleyince (sözlerini duyan küçük oğlu da başucundadır) genç kadın mücadele etmek yerine kestirip atmasından, pragmatist ve empeti yoksunu tavrından ötürü hayal kırıklığı yaşar. Hastane dışında devam eden tartışma sonrası öfkeyle arabasına binen Yoo Mi-Na binanın köşesindeki kavşakta bir kamyonla çarpışır. Herşey Jin Hyuk'un gözleri önünde olur.

Ağır biçimde yaralanan Yoo Mi-Na hemen ameliyata alınır. Jin Hyuk operasyon sırasında yine keskin başağrıları çeker ve geri dönmeliyim diyen o sesi duyar. Hastane çatısında yaşadıklarının şokunu ve acısını hafifletmeye çalışır. Bu sırada kısa süre önce tedavisini yaptığı ve kafasından cenin çıkan adamın korkuluklara doğru ilerlediğini görür. Belli ki intihar etmek niyetindedir. Tıpkı sanrılarındaki gibi O da geri dönmesi gerektiğini söylemektedir. Cenin kavanozunu da beraberinde getirmiştir. Jin Hyuk engelleme çabası ile adamı iterken havaya fırlayan kavanozu tumaya çalışır ama onunla birlikte düşer... Uyandığında bir ormandadır. Önce ellerinde meşaleler taşıyan eski dönem kıyafetli adamlar görür. Sonrasında onların bir grupla çatışmasına şahit olur. Giyimi ve tarzı karşı taraf için de rahatsız edicidir. Komutanları olduğu anlaşılan genç adam tarafından tutuklanması ve hücreye kapatılması emredilir. Bir şekilde kendini demir parmaklıkların dışında bulunca fark eder ki her nasılsa1860'lı yılların Joseoun'una gelmiştir.

21 Ekim 2019 Pazartesi

Spy (2015)

10/21/2019 12:20:00 ÖÖ 0 Comments

Sun-Woo (Kim Jae-Joong) Kore Ulusal Gizli Servisi'nde görevli bir saha ajanıdır. Bilgi teknolojileri alanında bilgisayar mühendisi babası ve annesiyle yaşayan genç adamın lise çağında kızkardeşi vardır. Yaptığı işin doğası gereği ailesinin gerçek mesleği konusunda en ufak fikri yoktur. Çin Şangay bağlantılı bir olayda hayatının son demlerini yaşadığını sandığı dakikalarda aldığı darbe sonrası yarı bilinçsizken yüzünü göremediği ama elinde büyük bir yara izi olduğunu fark etiği bir adam adını söyleyerek onu tanımış ve kısa süre sonra tekrar karşılaşacaklarını dile getirdikten sonra hayatta kalmasına izin vermiştir. Kırılan kafatası ve kol eşliğinde hastaneye kaldırılır. Toparladıktan sonra ofise çağrılır ve yalan makinesini eşliğinde sorgulanır. O akşam kız arkadaşı Lee Yoon-Jin'i ilk kez eve getirecektir. İş yüzünden gecikip gelebildiğinde çoktan yemeklerini yemiş ve sohbeti bitirmek üzere olduklarını görür. Kendisiyle aynı yerden gelen genç kadın nedense anne Park Hye-Rim'i anlamlandıramadığı bir nedenden ötürü rahatsız eder. Operasyon sonrası kuzey koreli ajan Jo Soo-Yeon yoldaşların elinden kurtulup teslim olur. Soruşturma kapsamında sorgulanır. Ailesinin kurtarılması ve birlikte uzaklara gidip yaşayabilmelerini sağlamaları koşuluyla onlar için mubir olmayı kabul eder.


Ancak işin aslı genç adamın evi onun için büyük bir sır barındırmaktadır. Annesi eski bir casustur. Hwang Gi-Chul ansızın kapıda belirdiğinde Park Hye-Rim büyük bir şaşkınlık yaşar. Adamın tavrı eski bir dost modeli sergilese de giriştikleri fiziksel mücadele her ikisi için de zorlayıcı olur. Birkaç gün sonra kızıyla katıldığı bir etkinlik sırasında ansızın çantasında bulduğu bilmediği bir telefondan çağrı alır. Hwang Gi-Chu'un istediği şeyi yapmak ve gösterdiği yerdeki paketi metroya bırakmaktan başka seçeneği yoktur.Hızla uzaklaşırken fark eder ki taşıdığı şey bir bombadır ve  onun ayrılmasından saniyeler sonra bir patlama meydana gelir. Elbette Hwang Gi-Chul için bu sadece başlangıçtır.



Editör Yorumu:
 
Açıkçası olayların işleniş tarzı bana saçma ve karışık geldi. Sanki acemi bir yönetmenin elinden çıkmış gibi mekanlar ve kurgu yetersizdi. Kişileri ayırt etme sorunu yaşadım ki yıllardır dizi izleyen biri olarak uzun zamandır böyle olmamıştı. Bir şekilde harcanmış. KBS'de bizdeki TRT gibi işte. Dizilerin kalitesi bir yere kadar. Trt 'de en son izlediğim dizi kaç yıl öncesinin tekrar kuşağında her gün yayınlanan Sen de Gitme idi. Oradan anlayın işte benim için devlet kanalımızda gördüğüm kalite standartını.