Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Song Joong Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Song Joong Ki etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Eylül 2023 Çarşamba

Arthdal Chronicles (2019) & Arthdal Chronicles 2: The Sword of Aramun (2023)

9/13/2023 01:45:00 ÖÖ 0 Comments



Bölüm Sayısı: 18 / Süre: 1.Saat 20 Dakika

1. Kısım: Kehanetin Çocukları, 2. Kısım: Gökyüzü Tersine Döndü, Yükselen Ülke

3. Kısım: Arth, Tüm Efsanelerin Başlangıcı.

Yayın Kanalı: tvN
Dikkat: Aşağıdaki yazı dizi hakkında ayrıntılar içerir.

Arthdal Chronicle, tvN kablolu tv kanalının büyük beklentilerle ekranlarına taşıdığı yüksek bütçeli Kore yapımı dizidir. Pandemi süreci ikinci sezon için üç yıl beklenmesine neden olmuştur. Konusu bir toplumun ülke haline gelmek için küllerinden doğuşunu ve bu uğurda verilen mücadelenin karanlık yanını anlatılıyor. Başroller ise şu şekilde: Eun Seom rolünde Song Joong Ki, Ta Gon rolünde Jang Dong-Gun, Tanya rolünde Kim Ji-Won yer alıyor. Song Joong-Ki ve Kim Ji-Won daha önce Descendant Of The Sun dizininde birlikte çalışmışlardı. 
 
NOT: Bizde Hunlar'dan itibaren Türk toplumlarındaki efsanelerle süregelen birçok destanı düşününce benzerleri de Kore tarihinde yer alıyor herhalde. Asadal ülkesine dair izlediğim ilk hikaye bu değil. Legend: The Story Of The First King's Four Gods isimli dizide de duymuştum. Gelelim konusuna:
 
 
Antik Çağda, Arthdal (Asadal / Aşdal) diyarında yaşayan ölümlüler (Sarang), çeşitli güçlere sahip kendine has dili ile Nweantal halkı ve bu ikisininden doğan melez İgutu toplum yaşamaktadır. Elbette güce en fazla açlık duyan insanların oluşturduğu kabile reisleri artık yeterli gelmeyen topraklarında açlıktan ölenleri kurtarmak adına daha fazlasını arzular ve Nweantal halkının liderine birleşmeyi teklif ederler. Ancak adam her anlamda onlardan üstünken bunu kabul etmeyecek kadar kibirlidir de. Görüşmeler sonuçsuz kalınca her şey bitti diye düşünürlerken Saenyeok kabilesi liderleri  Sanung'un oğlu Ta Gon şeytani bir plan yapar. İkinci görüşme için gönderilecek hediyelerde bulunan bir şey yalnızca Nweantal'ları etkileyen bir çeşit hastalığa neden olmaktadır. Görüşmede çevirmenlik yapan Asa Hon bu kirli oyunda kurban edilir. Böylece tehdit unsuru sayılan ve güçsüz düşen Nweantal halkı ölümcül virüsün pençesinde kıvranırken havadan yağdırılan alevlendirilmiş okların ateşinde yok olmanın eşiğine getirilir.  Yayılan etki nedeniyle kan kusan Ragaz'ın hedefi bellidir. Pençe tırnakları Asa Hon'un eşlikçisi adamın kalbini söktüğünde çoktan kandırılıp kullanıldığını anlayan genç kadın sıradakinin kendisi olacağının farkındadır. Ateş yağmuru devam ederken yaşananlar için gözyaşlarıyla özür dileyip hayatta kalmış görünen iki bebeği kurtarmaları gerektiğini söylediğinde adam yaşananlarla bir ilgisi olmadığını fark eder.
 
Nweantal'lı Ragaz
 
Bir kaç yıl sonra Asa Hon kehanet habercisi bir rüya ile pençeleşip uyanır. Azure Yıldızının parladığı gece doğum yaptığında bir laneti başlatmıştır. Bir süredir ne bir Nweantal'lı ne de Igutu olmadığı halde rüya gören genç kadın Hanımeli Çiçeğini ve kemikten şekillendirilmiş, Rüzgarın çekicini elinde tutan, belli belirsiz çocuk görünümlü tanrı Aramun'la konuşur. Hayata getirdikleri dünyayı karanlığa götürecektir ve herkesin iyiliği için ona verilmelidir, yani ölmelidirler. Ancak kadın bu isteği reddeder. Bunun üzerine aynı ses ruhu alınacak olanın kocası Ragaz olacağını söyler. Korkuyla uyanır ve döşeğin boş olduğunu görünce paniğe kapılır. Dışarıda hayatını kurtardıkları iki çocuktan biri Roddib bebeği sallamaktadır. Uzaklarda diğer oğlu ile hasta olan için ilaç arayışına giren Ragaz'sa dönüş yolunda Arth savaşçılarıyla karşılaşır. Kanlı mücadele sayıca insan üstünlüğü ve Ta gon 'un geriden boynu heden alan oku sayesinde Ragaz'ı durduran hemle olur. Kılıç darbelerine karşı yapacak bir şeyi olmaz. Ta Gon ve beraberindeki savaşçılar kimsenin sağ kalmaması için ormanı taramaya koyulur. Arayışları sürerken gruplara ayrılırlar. İki kişi ile aramalara devam ederken Tagon Ragaz'ın savaşmak için çalıların arasına gizlediği Igutu bir bebek bulur ve buna şahit olan iki kişiyi öldürdükten sonra bebekle Nweantal dilinde konuşur. Ormanın kuytu bir noktasında kucağında bir diğer bebeği tutan Asa Hon gördükleri karşısında dehşete düşer. Bu süreçte kıyım devam etmekte hayatta kalan kişiler de birer ikişer avlanmaktadır. Arayışının sonunda Asa Hon kucağında bebeğiyle kocasının ağaca asılmış bedenine bakarken acı içindedir. Rüyasını yorumlar. Aramun'un isteğini reddetiği için kendisini lanetlendiğini düşünür.
 
Saenyeok Kabilesi'nden Genç Ta Gon (Lokum gibi bir yüzü var:))
 
Arthdal'da söylenegelen bir efsaneye göre bir çocuk doğacak ve ülkenin felaketine neden olacaktır. Asa Hon yaşadıklarından ve gördüğü rüyadan yola çıkarak sözü edilenin kendi çocuğu olduğunu düşünür. Ama bundan kimseye bahsetmez ve onu hayatta tutmaya karar verir. Kehanetten kaçabilmek için Arth'dan uzağa, Kara sarp Kayalıklar'ın ilerisindeki Iark'a, Aramun'un gücünün yetkin olmadığı topraklara gitmeye karar verir. Gözyaşı Diyarı'nı geçip Arth tanrılarının bile ulaşmayacağı bir yerde gözlerden uzak güvende olacaklarını düşünür. Ancak yolun sonundaki derin vadinin mağaralarından sıkışıp kalırlar. On yıl boyunca genç kadın güvenli diyara geçit olabilecek bir çıkış noktası arayıp durur. Neredeyse sürekli hasta olan annesinin çabasının farkında olan Eun Seom'da kendi denemelerini yapmaktadır. Nihayet aradıkları yolu bulunca koşup annesine müjdeyi verir. Bu arada Tag Gon ülkesinden uzakta son Nweantal ve Igutu kalıntılarını temizleyen muzaffer bir komutan olarak kadeh kaldırır. Hae Kabile şefnin kızı Taealha tam da şenlik sırasında onu ziyaret eder. Aralarındaki sırrı dillendirirler. On yıl önce ona bıraktığı, Saya adını verdikleri bebek yüzünden evlenmeden anne olduğu için yakınır. Ta Gon çocuğun kendisine baba diyerek yazdığı mektubu okur. Arth diyarında ise Hae ve Sanyeok kabile şefleri bir araya gelmiş ve artan toprak ihtiyacını besleyecek insan varlığı için Kar Sarp Kayalıkların ilerisindeki Iark Diyarına gözlerini dikmiştir. Onların doymak bilmeyen elde etme arzusunu birazda alayla izleyen Asa Ron ikisinin kendisini bu girişimlerin dışında tutma çabasından rahatsızdır. 
Hae Kabile Şefinin Kızı Taealha

Asa Hon ve oğlu Eun Seom bir kez daha yola düşerler. Gözyaşı diyarı tuzla kaplı çölümsü bir yerdir ve geçiş çok zordur. Yolun sonunda bir ormana girerler. Gücünün son damlasını burada tüketen kadın daha fazla ilerleyemez ve düşer. Annesinin halini gören çocuk şifalı bitki bulmak için koşuştururken kendileriyle aynı dili konuşan bir grup insan tarafından yolu kesilir. Wahan toplumunun lideri Yeolson, şaman kadın Choseol ve Yeol Sol'un kızı kendisi yaşlarındaki Tan-Ya adlı bir kızdan başka birkaç kişi daha vardır. Kalabalığın gelişiyle uyanan Asa Hon kızın üzerinde taşıdığı şeylerde rüyalarından izler fark edince dehşete kapılır. Oğlunun elinde tuttuğu hanımeli çiçeğini fark edince sanki bir yabancıymış gibi bakıp dahası suçlarcasına "Aramun, benimle oynadın öyle mi "der? Boynundaki kolyeyi çekip koparır ve avucuna bıraktıktan sonra -sırtındaki kabuk düştüğünde- o diyarı terk etmesini vasiyet edip ölür. Sözleri özellikle Kahin Şaman için her nedense rahatsız edici ve şüphe uyandırıcıdır. Yine de Wahan mensupları annesini yitiren çocuğa kucak açar. Ancak bütünüyle değil. Çünkü bir şekilde onlardan faklı olduğunu farkındadırlar. Kanının kırmızı değil mor akması, gece görüşünün farklı olması ya da şaman değilken rüya görebilmesi, zaman zaman tohum ekip tarım yapmak, hayvanların evcilleştirilebileceği, atın binek olarak kullanılabileceği gibi herkese uçuk gelen fikirler üretmesi onların kendisine karşı duyduğu güvensizliği arttırır. Oysa tüm benliği ile Wahan'ın bir parçası olmayı arzular. Özellikle gönlüne düşen Tanya için...
Saenyeok kabilesinden Sanung'un oğlu General Ta Gon
 
Günler aylara aylar yıllara evrilir. Yapılacak festivalde gerçekleştirilen ruh ayini için sergilemesi gereken dans ritüelini bir türlü öğrenemeyen Tan Ya bir sonraki Şaman olması için eğitilirken her geçen gün bunu başaramayacağına dair içinde şüpheler büyür. Üstelik Eunseom'un hapis tutulduğu ya da bazı kadınlardan bahsettiği o türlü çeşit rüyaları da bir türlü  göremez. İçten içe onu kıskanır. Kabileye özgü giyim ve yüz boyamalarını tamamlarlar. Eunseom kabileden uzakta bulduğu ata binme denemeleri yaparken saldırıya uğramış ölü ve yaralı kimselere denk gelir. Sonrasında ise atları üzerinde ortaya çıkan ve daha önce görmediği türde silahlar taşıyan insanların açık hedefi olur. Dış dünyadan kopuk yaşamlarının bir sonucu olarak gördükleri karşısında şaşkına döner. Diğer yandan yabacıların dost canlısı olmadığını anlamakta gecikmez. Kaçmayı başarır ve gördüklerini kabileye anlatıp kanıt olarak daha önce görmedikleri bir maddeden yapılmış gibi görünen kılıcı gösterir. Sözleri her zaman ki gibi çarpıtılır ya da inanılmaz. Özellikle içlerinden birkaçı her dediğini yalanlamak için adeta hazır beklemektedir. Kırda at binme denemelerini sürdürürken bunu başarırsa en azından halkının bir parça güvenini kazanabileceğini düşünür. 
Igıtı Eunseom

Ölümlülerin toprak genişletme arzusu meyvesini vermiş şimdilerde sadece kendi kabilesinin değil Arth toplumunun kahramanı haline gelen Ta Gon bir zamanlar Asa Hon ve oğlunun sıkışıp kaldığı Kara Sarp Kayalıkları adını verilen vadiye konuşlanmış haldedir. Nüfus artışı devam etmekte bu da yeni insan gücü arayışını gerekli kılmaktadır. Bu nedenle önlerine çıkan halkları katledip korku salarak bir bölümünü de esir etmektedirler. Wahan halkı ise şamanların buyruğunu takip eder. Bunun sonucunda da uzak bölgelerde demiri kullanıp silahlar üreten ya da kaleler inşa edip şehirler kurmaya başlayan toplumlardan uzakta ve tüm bu gelişmelerden habersiz yaşamayı seçince eninde sonunda kendilerini büyük bir tehlikenin içinde savunmasız halde bulmaları kaçınılmazdır. Köy ansızın Arth birliklerinin saldırısına uğrar. Yetişkinler birer ilişler avlanırken çocuklar ya kılıçtan geçirilir ya da hayatta kalmaları ümidiyle onları sakladıkları ev ateşe verilerek katledilir. (Bu Arth insanlarının kendileri dışındaki toplumlara karşı böylesi zalimlik göstermesini anlayabilmiş değilim. Üstelik bunlar kendi dillerini konuşan insanlar.)

Eun Seom köye döndüğünde geride kalan katliam izleri karşısında dehşete düşer. Kabilenin peşinden gider. Wahanlılar onun yapacağını söylediği gibi at sırtında ortaya çıkışı karşısında önce büyük bir şaşkınlık sonrasında kurtulma sevinci yaşar. Ancak kalabalığa karşı bir kişiyken başarılı olma şansı yoktur. Kaçıp uzaklaşmak zorundadır. Daekan güçlerinin lideri Mubaek önderliğinde bir grup peşine düşer. Atı ve binicisini takip ederken hissetiği yegane şey yabancı ve atının efsanelerde geçen Aramun ve atı olup olamayacağıdır. Kovalamaca onu Tanya ve Şaman'ın dans ritüelini yaptığı sunağa götürür ve hiç ummadığı türde bir totem keşfeder. Bu arada Wahan halkı Kara Sarp Kayalıklara götürülmüştür. Yıllarca kendilerini toplumlardan soyutladıkları için medeniyetin gerisinde kaldıklarını ancak gördüklerini anlamlandırmaya çalışırken farkına varırlar. Kana susamış Mugwang için köyde gerçekleştirdiği katliam kan zevkini doyurmamış gibidir. Wahanlılara eziyeti sürdürür. Yapılanlara daha fazla seyirci kalamayan Tan Ya beklenen varis gibi davranır ve köyün annesi olarak adamı ve askerleri hedef alarak onları lanetlediğini söyler. Adamlar ister istemez kızın sözleri karşısında tırsarlar. Köydeki ilk saldırıda yaralanan Şaman Choseol kabile efsanesinde anlatılan Beyaz kaplan siluetinin genç kızın gerisinden süzüldüğünü görür. Ölmeden hemen önce bir desen çizip buna sahip toplumu ve totemi izlemesini vasiyet eder. To Gol geri dönüş için hazırlık yapılmasını emreder. Böylece önce onlar ardından Eun Seom Arth şehrine ilk kez ayak basar. Wahanları ve Tan Ya'yı kurtarabilmesinin tek yolunun bu işin başındaki kişiyi rehin almaktan geçtiğini düşünerek bir dizi plan yapar.


Şehre dönen Tagon yetkisi dahilinde olmayan Ollimsani'i yaptığı için mahkemeye çıkarılacağını öğrenir. Halk bir kahraman olarak gördüğü adama yapılan muameleden hoşnut değildir ve kalabalıklardan itiraz sesleri yükselirken babası O'nun kendini aşan gücünde rahatsızdır. Öte yandan çıkarları gereği Asa Ron yaptıkları gizli görüşme sonrası Tagon'un önerisiyle mahkemede onun mistik güçlere sahip bir kişilik olduğunu, bu nitelikleri ile Ollimsani yapma hakkına da sahip olduğunu ilan eder. Dahası mahkemeye getirilen bir tanığın şahitliği doğrultusunda söz konusu bu şikayet bizzat Sanung Niruha babası tarafından yapılmıştır. Elbette adam suçlamaları kabul etmez. Mahkemeye silahla katılımları ve Asa Ron üyelerini kılıçlarını doğrultmaları iki taraf arasında gerginlik sonrası çatışma çıkmasına neden olur. Kan dökülür. Sanung Niruha yanındakilerle salonu terk eder. Ancak yolları Ta Gon askerleri tarafından kesilir. Taraflar birbirlerine saldırırken Wahan savaşçısı gibi yüzünü boyayan Eum Seom adamın adını haykırarak çatışmaya doğru at sürer. Kendisi için tek kaçış gibi algılar ve uzattığı eli tutup atına biner. Oysa Onun tarafından rehin alınmıştır.
 

Herkes bir anda ortaya çıkan yabancının kimliğini tartışadursun haberler Asa Ron ve Ta Gon'a ulaşır. Rehinesinin boğazına bıçak dayayan Eum Seom Wahan halkının karşılığında şefi serbest bırakacağını duyurur. Olay yerine ulaşan Ta Gon ise bir kez daha kalabalık tarafından alkışlanırken onunla silahsız görüşmeye gönüllü olur. Ancak yüz yüze geldiklerinde Eum Seom adamın öyle olmadığını fark eder. Bu arada öncesinde lider Sanung oğlunun zaten ölmesini istediğini sonuçta bundan onun sorumlu tulacağını söylemiştir. Sonrasında boynundaki kolyeden onun kim olduğunu fark edip annesi Asa Hon'a kabilesinin borçlu olduğunu, sağ çıkmasını sağlarsa onu ve kabilesini koruyacağını vadetmiştir. Karşılığında oğlu tarafından ihanete uğradığını ve bu Wahanlı savaşçı tarafından kurtarıldığını beyan edecektir. Baba-oğul arasında zaman zaman anlayamadığı yerlere varan uzun bir konuşma olur. Ta Gon ikna için söylediği onca söze rağmen işlerin kendi istediği yönde ilerlemediğini ve babasını ikna etmeyi başaramadığını fark edince ani bir kararla boğazını keser... Halihazırda elinde bunun için suçlayabileceği bir Wahanlı vardır.
Wahan'lı Tanya

Dizide geçen bazı terimler ve anlamları:
 
Aramun Haessula: Arth mensubu ölümlü halkların tanrılarındandır. Ölüm ve birliği temsil eder. Ayrıca Üç nesne (ayna, kılıç, ?) ve Kanmureu (yeryüzündeki en hızlı at) ile ortaya çıkacak ve Arthdal ülkesini tek çatı altında birleştirip ülke kuracağına inanılan efsanevi kişiliktir. (Kişilerin hakimiyetlerini meşrulaştırma adına kendilerini kutsallaştırması durumu söz konusu.) Sözü geçen diğer tanrılar: Airuju, Adalet Tanrısı İnainshingi, Cennet Gölü Tanrıçası İsodulyong, Daraburu.)
 
İnaishingi: Aramun'a karşı kabileleri birleştirip ona meydan okuyacağı söylenen bir başka efsanevi kişilik. Ayrıca tıpkı Aramun gibi tanrı.
 
Sarang: Ölümlü toplumlara verilen addır. (Korece İnsan anlamına gelir.) Sekiz kabiledir ve her kabileyi simgeleyen bir tanrı ya da tanrıça vardır. (Saenyeok - Daekon Kabilesi (Tanrıçası Daraburu, Lideri Sanung), Asa Sin / Beyaz Dağ Kabilesi (Tanrıçası: Cennet Gölü Tanrıçası İsodulyong, Lideri Asa Ron) Hae Kabilesi (Mihol ve Kızı Taealha), Ago Kabilesi (Tanrısı: İnaishingi), Momo Kabilesi (Lideri:Xaraba) gibi kabileler bu gruba mensuptur. Ayrıca Ago kabilesi gibi kimi kabilelerin Myossi, Taessi gibi farklı adlarda alt kolları da vardır.
 
Nweantal: Dudakları, gözleri hatta kanları da mavi akan, insanların aksine rüya görebilen olağanüstü fiziksel güce ve gece görü yeteneklerine sahip bir ırk.
 
Igıtı / Igutu: İnsanlar ve Nweantal'ların birlikteliğinden doğan melezler için kullanılır.
 
Bachidoore: Arthdal'da yapılanmış lonca teşkilatı türünde bir birlik.

Ollimsanis Yapmak: Ruhun doğumunda yaratıcıya yönlendirilmesi ya da ölüme yaklaşanlar için yapılan bir ayin. Ancak bunu yapma yetkisi sadece Beyaz Dağ Kabilesi (Tanrıçası İsodunyong, Lideri Asa Ron)'a ait. Diğerlerinin yetkisi yok. Yapması yasak ve suç kabul ediliyor.
 
Dujeumsaeng: Köle ya da kaçak mahkum.
 
Iarklı Olmak: Karanlık Sarp Kayalıklar'ın gerisinde yaşayan ve Arth halkı tarafından barbar olarak nitelenen kavimler.
 
Kanmoreu: Aramun'un bindiği söylenen efsanevi at. 
 
Atturad:  Nweantal'ların yaşadığı bölgenin adı.
 
Niruha: Arth diyarında kabile şeflerine ya da başkan konumundakilere verilen unvan.
 
Benetbeoth: Wahan diline göre ikiz olma durumu.
 
Daraburu Kehaneti: Ta Gon doğduğunda söylenen bir kehanet. Üç nesne ortaya çıkacak ve birliği bozup Arth'ı yıkıma götürecek.
Saya rolünde Song Joong Ki (İzlerken Ben: 😍)
EK NOTLAR:
 
- Nedenini pek bilemiyorum ama dizi ana vatanında nedense sevilmemiş. Hatta alay konusu olmuş. Belki tarihi gerçeklere çok uzak ve uyduruk falan gelmiştir.

- Dizi için ilk önce düşünülen isim Arthdal  / Asdal'dır. 
 
- Arthdal ​​Chronicles’in çekimleri 2018'de başlamış. Öncesinde çekimler için bir plato kurulmuş. Üretim maliyeti 40 milyar KRW’den fazla tutmuş. (veya yaklaşık 35,250,000 USD). (Kaynak)
 
 
Dizideki Absürt Şeyler
 
 
- Arth diyarında üst sınıf kıyafetleri: Bronz çağındalar. Demire geçiş aşamasındalar. Bu noktada tasarımları gayet hoş da ne Tanya'nın (özellikle tapınağa geldikten sonrakiler) ne de Taealha'nın kıyafetleri döneme ait durmuyor. Aynı şey Saya'nın giydiği kaftan tarzı giysiler için de geçerli. (Çooook yakışıyor ayrı:)

- Saya'nın çocukluğundan itibaren rüyalarını yorumlama yetisi. Birinin gözünden başka bir hayat yaşıyor. Tanya Eunseom adlı bir arkadaşından bahsediyor. Dahası rüyasında da illaki ona o adla hitap etmiştir. İnsanlar onu görünce tuhaf oluyorlar. Bahsi geçen kişi ile bir şekilde bir bağı olduğunu düşünemiyor mu?
 
Eunseom & Saya rolünde Song Joong Ki (İzlerken Ben: 😍)

Editör Yorumu:

- Açıkçası ben de bu yapımı iki kez izlemeyi başlayıp ilk bölümün ardından yarım bırakanlardanım. Bizdeki diziler gibi her bölümün 1 saat 20 dakika olmasından mıdır yoksa karışık geldiğinden midir nedir dönemsel işler izleme tercihlerimde üst sıralarda yer alsa da ilkçağ tarihini anlatan yapımları pek sevmediğimden bir bir türlü seyir modu yakalayamadım. Yeniden başlamamın sebebi 2. sezon değişen oyuncular. Lee Joon-Gi'nin yer aldığı her projeyi bir iki istisna hariç şu ana kadar beğenmiş olmam. Bu yüzden konuya hakim olabilmek adına izlemeyi deneyim dedim:) Bu kez kesinlikle fikrim değişti. Aslında izlenmeye değermiş. Keşke daha önce şans verseymişim. Bazen galiba doğru anı bulmak ve biraz odaklanmak gerekiyor.
 
- Hikayede Eum Seom ve İkizi Saya'ya hayat veren oyuncu Song Joong Ki'nin özellikle Saya hallerine bayıldım. İki ayrı kişiliği çok güzel yansıtmış. Uzun saç çok hoş gidiyor kendisine. Bakışları, bebeksi yüzü, dudakları vs son derecede etkileyici ve çekici. Açıkçası ikinci sezonda da role devam etmesini isterdim. Fiziksel olarak açık ara Lee Joon-Gi'den daha yakışıklı zaten. Acaba neden böyle bir durum yaşandı? Yukarıda belirttiğim gibi ülkesinde yapım  pek sevilmemiş hatta alay konusu olmuş. Kendisi bu nedenle mi istemedi devam etmeyi? Bilen varsa ve yanıtlarsa sevinirim.

Saya rolünde Song Joong Ki (İzlerken Ben: 😍)
 
- Asa Hon nasıl olup da Neanthal dilini öğrenmiş? Çevirmenlik yapıyor. Aynı şey karşı taraf için de geçerli. Ölümlülerle ilişkileri var gibi gözükmüyor.
 
- Ragaz gibi Neanthal'ler oldukça vahşi ve medeniyetten uzak yaşıyor görünüyorlar. İnsanlar ve Neanthalların beraber olması bu bağlamda biraz acayip. Sonuçta ortada hatırı sayılır Igutu çocuk var.
 
- Birinin halkı diğerinin sonunu hazırlamışken Asa Hon ve Ragaz nasıl yakınlaştı? Bunu görmek isterdim doğrusu.
 
- Ucu açık kalan cevapsız yığınla soru var. Mesela Ta Gon'un annesi kimdi? Sürekli yüzü maskeyle gezen konuşma yasaklı Yangcha'nın (İlk hangi bölümde göründü onu da bilmiyorum) Taealha ve Ta Gon'un gizli çocukları olduğunu düşünmüştüm. Sezon sonundaki gelişme bunu bir parça boşa çıkardı.
 

Arthdal Chronicles 2: The Sword of Aramun (2023)

 
Arthdal Chronicles 2: The Sword of Aramun / Arthdal Yıllıkları 2: Aramun'un Kılıcı

Bölüm Sayısı: 12 / Süre: 1.Saat 20 Dakika
Yayın Kanalı: tvN / Disney +
 
Dikkat: Aşağıdaki yazı dizi hakkında ayrıntılar içerir.
 
 
Gözleri yollarda bir devam hikayesi bekleyen izleyici 3 yıl sonra muradına erdi. Sevenlerini ne kadar mutlu etti bilemiyorum, Arthdal Chronicles: The Sword of Aramun 9 eylülden itibaren yayınlanmaya başladı Eunseom / Saya rolünü bu kez Lee Joon-Gi, Tanya rolünü ise Shin Se-Kyung canlandırıyor. Sadece onlar değil belli başlı bazı karakterler de değişti. Bu nedenle dizi daha yayınlanmadan bir kesimin eleştiri oklarının hedefi oldu. 
 


Yapımcıların oyuncu değişiliği bahanesi ilkinin başarısızlığıydı ya güya!? İki yapımı ilk iki bölümü açısından izlenme oranlarını kıyaslarsak ilk serinin daha başarılıymış. 
 
Eunseom rolünde Lee Joon-Gi
 

Hikaye on yıl sonrasına taşınarak devam ediyor. Eunsom İnai Shingi olarak kabul edilip halkının kahramanı bir lider haline gelmiştir.  Arthdal'da ise kral tacı giyen Ta gon kendi efsanesini yazmaya devam etmekte ve kabileleri birer ikişer fethedip kendine tabi kılmaktadır. Saya penceresinde işler çok çabuk değişir. Önce İnai Shingi'nin bahsi geçen Eunsem olduğunu öğrenir. Özellikle Tanya Ta Gon'a karşı onunla müttefik olmasını arzulasa da kendine sakladığı planları vardır. Eunseom maske takarak katıldığı bir kabile ittifak görüşmesinde suikaste uğrar. Ama o zaten İnal Shingi olarak boy gösteren kişinin gerisindedir. Uzak bir noktada süreci izleyen Saya'da yüzünü gizlemiştir. Beklenenin tersine düşmanın kulübeden sağ çıkar. Her birinin aynı maskeyi takması aradığı adamı bulmasını zorlaştırır. Çıkan çatışmada Eunseom'u ayırt ettiğinde onun da kendisini fark etmesi kaçınılmazdır. Birebir dövüş Eunsom'un tahta maskesinin kırılması ve Saya tarafından yüzünün görülmesiyle sonuçlanır. Ancak Eunseom onun kadar şanslı değildir.

Saya rolünde Lee Joon-Gi
 
NOT:
 
Yapım kendi kanalı haricinde bu kez Netflix'de değil Disney +'da yayınlanacak.

 
Hatırlatma: Bu arada bekleyen sitemkar kesime: 2019-2022 yıllarında Covit 19 pandemi süreci yaşadık. Film- dizi sektörü vs durdu. Unuttunuz mu?





22 Aralık 2022 Perşembe

Reborn Rich (2022)

12/22/2022 11:15:00 ÖS 0 Comments


Her zamankinden sönük geçen son iki üç yıl bana artık eskisi gibi kore dizilerini izleme isteği bırakmıyor. Hatta belki fazlaca izlemek bıktırmıştır diye ara verip uzun süre geri dönmedim. Yine de aradığım tat yoktu. Zaten sanki artık çeviri miktarı da eskisine oranla azalmış gibi. 

Bu yılın listesinde adından sıkça söz edilen, iddalı yapımlardan bir olduğu anlaşılan ve aynı adlı Web romanından uyarlanan Reborn Rich bana tam anlamıyla ondan daha önce yayınlanan Golden Spoon havası hissettirdi. Başrole belli bir hayran kitlesine sahip bir isim getirmek her zaman dizide çıta falan yükseltmiyor. Ayrıca sırf oyuncuyu seviyorum diye her işine ayılıp bayılmam gerekmiyor. Güzide oyucum Ji Chang Wook'u en son Music And Sound'da nasıl pek beğenmemişsem belli standartları olduğunu düşündüğüm Song Joong-Ki'yi de bu yapımda sıkıcı ve sıradan bir iş çıkardığı için sevmediğimi söyleyebilirim. Mimikleri, gülümseyişi ve rolü sanki hep kendini tekrar ediyor. 4-5 bölüm sonrası direkt finali izleyip rafa kaldırdım.

Gelelim dizimizin konusuna; Kendini tümüyle Soonyang Holding'e adayarak ailenin özel işlerinden şirketin arka planda kalmış karanlık işlerine kadar her alanıyla ilgilenen Yoon Hyun Woo tüm bu çabası ve iyi niyetine karşın onlar tarfından arkadan vurulur ve öldürülür. Sonrasında ise bu kez ailenin en son torunu olarak dünyaya gri döner ve intikam planını aşama aşama hayata geçirmeye başlar.

Not: Dizinin ilk bölümü İstanbul'da çekilen sahneler içermekte. Ancak kimi övgü dizilen sayfalardaki görüşlere maalesef katılamayacağım! Güzide İstanbul'dan ziyada bir ortadoğu ülkesinin karanlık ara sokakları var. Dahası açıkçası yapımcı, yönetmen ya da her kime aitse bu tercihin kasıtlı olarak yapıldığı düşüncesindeyim. Kimse bana tersini iddia etmesin!  Son sözüm yine o tercihi yapanlara... Dizileriniz ülkemizde bu kadar izleniyorken bizden mesela birkaç yıl önce Asya Drama ödüllerinde ödül alan Engin Akyürek gibi gayet hoş birkaç oyuncu ile anlaşabilirdiniz mesela.  Neden yapmadınız ki? Sizin kadar bizim oyuncularımız da dünyada adından söz ettiren işler yapıyor ve tanınıyor. Çift taraflı kazanç sağlayabilirdiniz. Sonuç. Sadece bu nedenle bile diziyi bitirmeden rafa kaldırmam mümkün.




29 Aralık 2017 Cuma

Descendants of the Sun (2016)

12/29/2017 11:09:00 ÖS 0 Comments
Yapım büyük ses getirdiği yıl benim için asker konusu içerdiği için ötelediğim sonrasında linkleri öldüğü için edinemediğim bir seriydi. Keşke indirseydim diye hayıflandım ama nafile. Bazen dizileri izleyememek izleyici için artı demek sanırım. Böylece harika hikayelerin iyiler arasında kaybolup gitmesi mümkün olmuyor. Bizim için onları çeviren iki malum site var. Yeppudaa ve Koreanturk (İyiki varsınız:) Lütfen bir yerlere gitmeyin:) Şahsen ben ilkini tercih ediyorum çünkü paylaşım dosyaları diğerininkinin yarısı kadar. Ancak dizinin dünya çapındaki başarısı ve izlenme oranları tavan yapınca telif hakkı devriye girdi ve linkler ölüverdi.Bir süredir aralıklarla belki yine paylaşılır umuduyla aranıyordum ki nihayet harika yapım nete düştü. Keyfime diyecek yoktu elbet. Hedefe kilitledim. İki günde bile bitirebileceğim kadar nefisti ama yüksek lisans işleri yüzünden tadını çıkararak ve kendimi frenleyerek tv den uzak durdum.


Gelelim içeriğinde ne var ne yokmuş deyip eteğimizdeki taşları dökmeye. Bir Bileşmiş Milletler askeri olan Yoo Shi Jin ve arkadaşı Başçavuş Sao Dae Young görev sonrası başkente dönmüş ve eğlence parkında oyuncak tabancalarla hedef vurma standında ter dökmektedirler. Tam ellerindekinin bozuk olduğu konusunda hem fikir olmuşlardır ki yardım isteyen bir kadın çığlığı duyarlar. Görünüşe göre biri hırsızlık yapmış motorsikletiyle olay yerini terk etmektedir. Tam da bulundukları yolu geçerken ikilinin plastik mermileri ile yeri boylar. Düşme yüzünden yaralanınca gerekli ilk müdahaleyi yapmaya koyulur ve koluna durumunu anlatan bir de not yazıp gelen ambülansla hastaneye postalarlar. Ancak sonrasında fark ederler ki hırsız o hengamede baş çavuşun telefonunu yürütmüştür. Yüzbaşı kendisininki ile arar ama açan olmaz Soluğu hastanede alırlar. Bu arada hastamız rönteng için gittiğinden telefonu çalınca tedaviden sorumlu doktorumuz Kang Mo Yeon onu yerine cevap verir. Çağrı kaydı Büyük Patron olarak gözükmektedir. Dolayısıyla geldiklerinde çoktan karşısındakinin çete lideri ya da benzer birşey olduğu kanaatına varmıştır. (Gerçi o sevimli yüzle kim çete lideri olur ki! Ah Ah!) Durumu açıklama girişimini görmezden gelir ve konuşmaya gönüllü bile olmaz. Tabii yüzbaşı hanımefendiyi çoktan ilginç bulmuştur ve kolay kolay pes etmeye niyeti yoktur. Bu arada sevimli hırsızımız hastaneden kaçar. Çünkü alacaklıları peşindedir. Ellerine düşer ve tartaklanırken Yüzbaşı Yoo Shi Jin ve arkadaşı Başçavuş Sao Dae Young olaya müdahil olurlar. Görünüşe göre kendi geçmişi de pek parlak olmayan Sao Dae Young delikanlıyı abisi olarak korumak istemektedir. Kaba ve kötü adamlar ikilinin elinden hamur haline gelir ama bu arada delikanlı iyice benzetilmiştir.


Çocuk revire götürüldüğünde halini gören güzel doktorumuz  her ne kadar Yoo Shi Jin "güzelleri, yaşlıları ve yardıma ihtiyacı olanı korurum" ilkesiyle yaşadığını söylese de suçlu olduklarına inanmıştır. Açıklamalarına kulak tıkar ve güvenlik kameralarıyla teyit etmek ister. CCTV'de durumu anlayınca özür diler. Görünüşe göre aklandığı için memnun olan Yüzbaşı Yoo Shi Jin kibarca özrünü kabul edip karşılığında bir iylik yapmasını ve kendisini tedavi edimesini ister. Yarasını işaret edince Kang Mo Yeon dalga geçtiğini düşünüp parmak basar. Kıvranırken tişörtünü sıyırınca ufak bir şok geçirir. Görünüşe göre adam sözlerinde ciddidir. Dikişleri açılmış ve yarası kanamaktadır. Nasıl olduğunu sorunca üstün körü bir sebep söyler ama doktorumuz da geçmişte gönüllü çalışmalar yapmıştır ve silah yaralanmalarına aşinadır. Yüzbaşı yine de çok net konuşmaz. Birimindeki revire rağmen kontrol için gelip gelemeyeceğini sorar. Çünkü uzun yolları göze alacak kadar karşısındakinden etkilenmiş haldedir. Ancak sonraki görüşmeleri Kang Mo Yeon'un girdiği acil ameliyat yüzünden gerçekleşmez. Yoo Shi Jin bir süre bekleyip birliğine döner. Telefonlaşırlar ve Yoo Shi Jin geç saate rağmen yine de  gelebileceğini söyler. Hastaneye adım atmıştır ki görev için çağrıldığını bildiren bir telefon çağrısı alır. Görünüşe göre bir araya gelmek o an için mümkün olmayacaktır. Durumunu bildirdiğinde buluşmaya hazırlanan Kang Mo Yeon  nerede olduğunu sorar. Genç adamın çatıdayım yanıtına şaşırır. Yoo Shi Jin bir sonraki sefere hastane dışında bulmayı ve sinemaya gitmeyi öneirir ve kendisini almaya gelen helikoptere biner.
 

Afganistandaki bir rehine krizini çözüp geri döndüğünde hiç birşeyin farkında olmayan ve ikinci buluşma için nöbet bitimi evine gitmek üzere çıkan sevgilisini almaya gelmiş sıradan bir genç adamdır. Ancak sinemada beklenmedik görev takvimi uyarınca emir aldığı bir telefon gelince kızımız "yine mi terk ediliyorum?" derken adamakıllı bozulmuştur. Genç adamın verebileceği tek cevap özür dilemektir. Kang Mo Yeon randevuya yalnız devam etmeye ve filmi yalnız izlemeye karar vermiştir ki kendisi de hastaneden gelen bir telefon nedeniyle çıkmak zorunda kalır. Uzun süredir akademik kariyer ve profesörlük için uğraşmakta ve bu uğurda hocalarının rica adı altında ayak işlerini yapmaktadır. Daha iyi olabilmek için deneyim kazanmak ve rakiplerinden sıyrılabilmek için uzun mesailer harcayıp ameleyathanede de ter dökmektedir. Tüm bu çabasına rağmen alt sınıfından bağlantıları iyi bir başka kişninin yerine seçilince 4. başvurusu da böylece geri çevrilmiş olur. Kıza ve pişkinliğine duyduğu derin öfke ya da döktüğü gözyaşları durumu değiştirmez. Yeni profesörün ayak işi niteliğindeki yüzsüz talepleri de pes dedirtir. Ancak bu durum beklenmedik biçimde onun için yeni bir kapıyı açar. Televizyonda sağlık programına çıkan konuk doktor olarak ekranda boy gösterirken ünü ülke çapında yayılmaktadır. Yoo Shi Jin döndüğünde önce telefonlarına yanıt alamaz ama kısa süre sonra onu ekranlarda bulur. Yeniden bir araya geldikleri kafede karşılıklı otururlarken aralarında görünmez bir duvar örülmüş gibidir.  İkilinin konuşması bir yol ayrımı niteliğindedir. Kang Mo Yeon oek çok cümlenin ardından ilişkilerini bitirmeyi seçer. Yoo Shi Jin zaten bunu bekler gibidir ve iyi dileklerini sunmakla yetinir. Sekiz ay sonra Kang Mo Yeon hastane başkanının iş dışı beklentilerini karşılamayışı yüzünden Uruk'a gönüllü gidecek ekibin başında sürgüne yollandığında  burada bölük komutanı konumundaki Yoo Shi Jin ile yeniden karşılaşırlar.



Hikayemizin ikinci çiftinin odağında başçavuş Sao Dae Young ve yine asker ama aynı zamanda bir doktor olan Yoon Myeong Joo var. Biri generalin kızı öteki düşük seviye bir asker. Yani sosyal statü aralarındaki en büyük engel ve general baba da yine yüksek mevki bir asker oğlu olan Yoo Shi Ji'i damadı olarak görmek istemekte. Bu yüzden onaylanmayan birliktelikleri her defasında ayrılık anlamına gelmekte. Adam için hüzünlü bir aşk. Çünkü ulaşılabilirliği yok. Kişi nasıl doğduğunu ya da nereye ait olduğunu değiştiremiyor.  Mesleğinin bir parçası itaati ve kabullenmeyi gerektiriyor. En büyük engeli sevdiği insanın babası olduğu kadar sorgulamadan emirlerine harfiyen uyması gereken üstü durumunda.


Seri hakkında birkaç not düşeyim. Bu dizi hakkında kesinlikle yanıldığımı itiraf ediyorum. Asker, silah ve çatışma içerikli yapımları pek sevmem. Ancak konu basit gibi gözükse de insancıl yönü beni derinden etkiledi. Vatan, bayrak ve millet sevgisini hissetmek bu duyguya yabancı olmayan bir toplumun ferdi olduğumdan belki zaman zaman fazlasıyla duygulandırdı. Neden asker oldun sorusuna Yoo Shi Ji'in verdiği cevap manidardı."Birilerinin olması gerek." Gerçekten de ne kadar doğru bir tesbit. Birileri fedakarlık yapmasa ve canını ortaya koymazsa güzide ülkemin hali nice olur diye düşünmeden edemedim. Korelilerdeki vatanseverlik bizimkine benzer duygular hissetirdi sanırım. (Gerçi yakın zamanda halkın vatandaşlıktan çıkmaya meyilli olduğunu da okumuştum bir ara nette.) Öte yandan oyuncu Song Joong-Ki dizi öncesi askerlik hizmetini tamamlamıştı. Belki de bu yüzden karakterine hayat verirken o hislere aşinaydı ve en ufak bir yapmacıklık hissi uyandırmadı. Hikayenin bam telimize dokunan insancıl yönü ise bambaşkaydı. Deprem sonrası Uruk Halkına yardım elli uzatılışı ve yerli halktan bir santral çalışanının botlarını ayakları açık ayakkabısında kan revan içinde kalmış doktora kızımıza verdiği o sahneyi izlerken gözyaşlarımı tutamadım. Felaketlerde insanlık önceliklidir. Din, dil, milliyet ayrımı olmaz. 17 Ağustos Gölcük /Marmara Depremi'nde bunu yaşamış bir toplumuz. Bizler için içler acısı bir dönemdi. Çekilen sıkıntıları halen hatırlarım.

Dizideki yan karakterler de rollerinin hakkını vermiş. Hikayede kötüler de var olmalı elbet ve buradaki kötü adam cidden çok karizmaydı. Amerikalı eski asker şimdilerin silah kaçakçısı Argus sergilediği muhteşem oyunculukla iyi iş çıkarmış. Ses tonu da bir o kadar etkileyici. Yoo Shi Jin ile süregelen dostluklarının bittiği o sahne de muhtemeşdi. (Anlatmak istiyorum ama tadı kaçmasın:) Yardım ekibimizin bir diğer doktor çifti Song Sang-Hyun ve Ha Ja-Ae ilerlemiş yaşlarına rağmen bir türlü sevgililik aşamasına geçemeyen sevimli halleriyle ve eğlenceli replikleriyle gülümsetti. Şu ara Arirang Tv'de Showbiz Korea sunuculuğunu yapan Jasper Choe'u Daniel Spencer rolünde görünce şaşırdım. Öncesinde dizilerde yer aldığı hakkında biraz bilgim vardı ama burada görmek süpriz oldu. Lee Chi-Hoon'un ise göçük altındaki adamı artçı şok sırasında geride bıraktığı  için pasif ve suçlu gibi davranması aptalca geldi. Deprem olurken tepene birşeyler düşmeden kaçabiliyorsan kaçman kadar doğal birşey olmasa gerek. Sonrasında kendini kanıtlama çabası falan pek inandırıcı gelmedi. Yaptığı yüzünden ona hasım kesilen karakter de bir diğer sinir tipti. Hikayede Jang Hee-Eu'ın varlık sebebini çözemedim. Sürekli "şimdi ne olacak" diyerek zırlaması dışında pek bir repliği yoktu. Senaristi keşke daha anlamlı bir rol örgüsü verseymiş iyi olurmuş. Lüzümsuz bir karakterdi.

Dizinin %40'a dayanan izlenme oranı ve dünya çapındaki başarısı malum. O yılın bütün ödüllerini de silip  süpürmüş. Senaristini ve metin yazarlarını kutlamak gerek. İnce ayrıntılarla ve yerinde espirilerle ilmek ilmek örülmüş ve çok iyi sunulmuş. Ama şu final konusunda daha iyi birşeyler yapılabilirdi. Klişe olsun ne fark eder. Niye bize harika bir finali çok görüyorlar bilmem:) Seriyi ülkemizde ekranlarda görmek isterdim doğrusu. Ama bizim kanallarımız genelde uzun serileri tercih ediyor.  (Artık yayınlamıyorlar tabii) Bu yüzden pek ihtimal dahilinde görmüyorum.

Müzik albümü ise en az seri kadar dinlenilesi. Gummy'nin You Are My Everything'i ilk sırada gönlüme taht kurdu. Ancak tüm albüm arşivlenmeyi hak ediyor. Aslında bu denli hoş şarkılar neden bir albüme konmuş ki? Her biri bir dizinini baş yapıt şarkısı olabilirmiş.

1. Gummy: You Are My Everything
2. Yoon Mi Rae : Always
3. LYn : With You (En az You Are My Everything kadar güzel )
4. Mad Clown and Kim Na Young: Once Again (Rap kısımlarını duyunca hayal kırıklığı yarattı)

Hikayemizin iki ana karakterinin 2017 sonlarında evlendi. Song Joong-Ki 1985, Song Hye-Kyo ise 1981 doğumlu. İkilinin kimyası gayet gerçekçi görünüyordu:) Ancak evlilikleri sona erdi.



17 Ağustos 2017 Perşembe

Nice Guy / The Innocent Man (2012)

8/17/2017 02:16:00 ÖÖ 0 Comments
Hikayemiz sevdiği kadın Jae Hee tarafından ihanete uğrayan geleceği parlak doktor adayı Kang Ma Roo'nun kimi zaman aptallığa varan aşkının bedelini iyi niyet çabasına rağmen geleceğini kaybederek ödeyişini anlatır. Bu uğurda hasta kardeşini dahi geride bırakmıştır. Yaptığı seçimin yanlışlığını ve kandırıldığını anlamasının ardından bu kez intikam arayışına girer.

Ülkeye geri geldiğinde etkileyici dış görünüşünün sunduğu nimetten faydalanan ve zengin kadınları ağına düşürerek paralarını söğüşleyen bir karakterdir. Eve dönmek üzere bindiği uçakta başka doktor bulunmayınca baygınlık geçiren  Eun-Gi isimli bir kadına müdahale eder. Bu esnada trajik biçimde Jae Hee ile karşı karşıya gelir. Jae-Hee artık zengin bir adamın ölen karısının ardından evlendiği ikinci eşidir. Görünüşe bir de oğlu vardır. Ancak nerdeyse kendisiyle yaşıt kocasının ilk evliliğinden doğan üvey kızı tarafından her daim aşağılanmakta ve varlığı kabul görmemektedir. Aile şirketinde önemli bir mevkide bulunan kız görünüşe göre potansiyel bir miras tehlikesidir. Kadını babasını baştan çıkaran  bir para avcısı olarak gördüğü için O'ndan gerçekten nefret eder. Bir dizi yanlış anlaşılma, Ma Ru'nun yeniden polis taradından sorgulanmasına ve Jae Hee tarafından şantaj yapmakla suçlanmasına neden olunca genç adam intikam planlarını uygulamaya koyar. Ailenin varisi konumundaki kızı kendisine aşık etmek ilk hedefidir.

Hikaye görüldüğü üzere pişirilip yeniden önümüze konan yemek cinsinden, sıradan. Kadın oyunculardaki donuk karakter yansıtımı sıkıcı olduğu kadar çok sinir bozucuydu. Sanırım bu bilinçli bir tercihti. Kimi zaman yaşadıklarına rağmen Kang Maru'nun bu kadar da olmaz artık dedirten aptallığı devam edince diziye tahammül etmekte zorlandım. Ancak yalnızca yükselen yıldız Song Joong Ki'nin karizması için bile izleyebilirsiniz:)

30 Mart 2014 Pazar

Sungkyunkwan Scandal (2010)

3/30/2014 03:46:00 ÖÖ 0 Comments
Bazı seriler vardır ya onlara pek çok kez başlayım hayli favorisi olan var dersiniz ama her niyet ettiğiniz de ya da başladığınızda sonu gelmez. İşte benim için onlardan biri. Yapım yılı üzerinden nerdeyse on yıl geçmiş. Zamanında çok da sevilmiş. Ancak beklettiğim için iyi oldu dediğim yapımlardan mı? Hayır. Aslında gerek oyunculara gerekse hikayeye dair negatif düşüncem yok ama oturur yeniden izlenir kalitede mi benim açımdan? Kesinlikle hayır. Ama bir şekilde sonunda bitirebildim. Gelgelim hikayemize:


Bir dönem dizisi  Sungkyunkwan Scandal kadınların bir gölge adledildiği ve eğitim şansı olmadığı Joseon döneminde geçiyor. Kim Yun-Hee (Park Min-Young) devrin üniversitesi kabul edilen Sungkyunkwan'da eğitim gören öğrencilerin arasına erkek kılığında katılmasıyla başlıyor. Burada Lee Seon-Joon (Micky Yoochun) ve Ku Yong-Ha (Song Jong-Ki) ile sıkı dost olur. Elbette cinsiyetinin ikili için koca bir soru işareti oluşturması da kaçınılmazdır. Aile geçmişleri yine kilit rol oynamakta. Aslında buna benzer başka hikayeler de izlemiştik sanırım. Belki bu yüzden pek sarmadı.