Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Media etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Media etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2018 Cumartesi

Misty (2018)

4/21/2018 02:57:00 ÖÖ 0 Comments

Son zamanlarda yoğunluk ve stres biraraya gelince diziler de zevk vermez oldu. Bu yüzden son dönem yeni yapımların neredeyse tamamını birer bölüm izleyip  "hımm, pek de iyi değil ama madem inmiş sonra izlerim" diyerek arşive atıyordum. Bu hikayeye de baksam mı diye düşünürken onlardan biri gibi gelmiş ve pek birşey ummamıştım. Ancak gel gelelim ilk bölümü açıp da önce 19 yaş izleyici sınırını görünce kendime Kore'de de Game of Thrones gibi diziler yapılıyor muydu? diye bir soru soraraken buldum. Neyseki yanılmışım. Yanından geçmiyor. Geçse zaten hayal kırıklığına uğraradım. Sonra hikaye başladı ve ilk bölüm bittiğinde "wow... bu da neydi böyle dediğimi hatırlıyorum. Konu öyle insan üstü şaşırtıcı, gizemli vs değil ancak oyunculuklarla öyle bir çıtaya yükselmiş ki bayıldım.


Sıcağı sıcağına hemen konuya girmek istiyorum. Televizyon dünyasının kıdemli ve başarılı olduğu kadar hırslı ve gözü pek haber sunucusu Go Hye-Ran dışardan mutlu bir evliliği olan ve işinde zirvede bir görünüme sahip olmasına karşın hayatı çatlaklarla dolu bir kadındır. Kocası ile uzun zamandır süregelen ve artık sadece kağıt üzerinde görünen bir ilişkisi vardır.  Durumundan habersiz torun beklentisi içindeki kayın validesi her ay periyodunda kapısında bitip hamilelik şansını  arttıran bitkisel ilaçlar getirirken üstü kapalı sözlerle kendisini iğnelemesinden de bıkıp usanmıştır. Bir yandan da son zamanlarda bir hayalet gibi düşüncelerini ziyaret eden eski sevgilisiyle yaşadığı tutkulu geçmiş aklına düşüp durmaktadır.
 

Kang Tae-Wook ise bir süre önce parlak savcılık kariyerini bir kenara atıp avukatlık yapan üç nesil hukuk geçmişine sahip köklü bir aileye mensuptur. İçten içe duyuduğu aşka rağmen tırmanabileceği en yüksek noktaya ulaşmak için kariyerini seçip bebeğini aldırmayı seçen ve bunu da ona danışmadan yapan eşiyle ilişkisi bunu öğrendiği anda tamamen bitmiştir. Aralarına aşılmaz duvarlar ören bu olay sonrası artık aynı evi paylaşan iki yabancıdan farksızdırlar ve O da kendini işine adamıştır. Kang Tae-Wook'u canlandıran Ji Jin-Hee'i Sarayın Mücevherindeki yüzbaşı olarak hatırlarım. Sadık eş Kang Tae-Wook rolünde izlerken  Go Hye-Ran'ya hayat veren Kim Nam-Joo ile yakaladıkları mükemmel kimyaya bayıldım. Yine bir diğer sevdiğim aktör Gong Yoo gibi hoş bir havaya ve karizmaya sahip. Rolünün hakkını sonuna kadar vermiş.
 

Hikayedeki diğer erkek kariyer için uzun zaman önce Go Hye-Ran tarafından terk edilen, beş parasızken şimdilerin ün yapmış kupa sahibi golf yıldızı Lee Jae-Young. Artık önüne geleni yatağa atan ve paraya para demeyen, sadakatsiz tam bir pisliktir. Aklında ise hala tekme yemişliğin acısı vardır. İzlediğim her an bu karaktere gıcığım kat be kart arttı. Kendi halinde karısı Seo Eun-Joo ise onun yaptıklarının farkındadır ancak söz geçiremeyecek kadar da pasif bir kadındır. (Kadına da ayrı gıcık oldum).
 

Bu diziyi izlerken dikkatimi çeken yegane şeylerden biri ise 1971 doğumlu oyuncu Kim Nam-Joo'ın konuşma tarzı ile 1981 doğumlu Song Hye Kyo'nun Descendant of Sun'daki mimik, oyunculuk ve özellikle ses tonunun bazı noktalarda birbirini ne kadar çağrıştırdığı oldu. Biri diğerinin rol modeli miydi bilemiyorum ama şaşırtıcı bulduğum için ekleme ihtiyacı hissettim.

Şarkı sözleri için Tıklayın

7 Haziran 2016 Salı

Pinocchio 2014

6/07/2016 08:00:00 ÖS 0 Comments

Pinocchio, yalan bir haberle yıkılan bir ailenin dramıyla şekillenen ve yıllar sonra unutulan o acıyı barındıran kapanmış defterelerin yeniden açılması üzerine kurgulanmış etkileyici hikayesiyle dikkat çekiyor. Popüler iki oyuncuyu  Lee Jong Suk ve Park Shin Hye'yi bir araya getiren, akıcı senaryosu ve hüzünlü yönleriyle izleyiciyi kendine bağlayan bir yapım. (İtiraf etmeliyim ki izlediğim ilk dizisi You Are Beautifull' daki oyunculuğunu pek başarılı bulmadığım Park Shin Hye'i Cast'te gördükten sonra diziyi bir türlü izleme listeme ekleyememiştim. Ancak bu yapımda O da kendini aşmış. Lee Jong Suk ile birlikte iyi bir iş çıkarmış.)
 

Gerçekte var olmayan Pinocchio Sendromu'ndan muzdarip kızımız Ina Ha, uzun yıllar önce babasını terk eden şimdilerde işinin zirvesindeki annesi Song Cha-Ok gibi dişli bir muhabir olmak istemektedir. Ancak yalan söylemek onda sonu gelmeyen hıçkırıklara neden olmakta ve gerçeği dile getirene değin bu durum devam etmektedir. Büyükbabasının yanına yerleştikleri gün yaşlı adamın daha önce ölen oğlu yerine koyduğu hafızasını kaybetmiş Choi Dal Po ile zorunlu bir amca yeğen ilişkisi içinde büyürler. Aslında geçmişini hatırlayan Choi Dal Po ise bir yandan sevdiği kızın en büyük düşmanı adlettiği Song Cha-Ok'ın kızı olduğu gerçeğini kabullenmeye çalışırken diğer yandan da ailesini mahveden In Ha'nın muhabir olma hayalinden ölesiye nefret etmektedir. Okul hayatını tam bir aylak görümümde ve sıfırkolik ünvanıyla geçirir. Ta ki geçmişteki acısına tuz basarcasına An Chan-Soo'nun başını çektiği birçok öğrenci tarafından hakkında ortaya atılan sınav sorularını çaldığı söylentisine kadar. In Ha, çoğu zaman Choi Dal Po ile geçinemese ve kendisinden bir sebeple nefret ettiğini farkında olsa da iddalara itibar etmez. Sınıftaki herkese anlatılanların asılsızlığını kanıtlayacağına söz verir. Yarışma sonrası An Chan-Soo, aşkına karşılık bulamadığı, üstüne üstlük bir de amcasını aklayacağını konusunda kendisiyle iddalaştığı için In Ha'ya büyük bir öfke duyar. Gerçekleri araştırma dürtüsü genlerinden geliyor olacak ki kızımız işe koyulur. Yokluğunda odasında bulduğu kütüphaneden alınmış kitabın izini sürer ve görür ki derslerde uyuklayıp boş boş  zaman geçiren amcası nerdeyse oradaki her kitabı okumuştur.  An Chan-Soo'nın ikinci kez katıldığı ve Okulun hayretle izlediği bilgi yarışmasında rakibi olacak kadar mükemmel bir başarı sergiler.


Mezun olduktan üç yıl sonra Ina Ha hala muhabirlik hayalleri kurmaya devam etmektedir. Gerçekleştirdiği ufak haber denemeleri ya da katılıp elendiği sayısız mulakat  sonuç vermese de bu yolda kendi çapında mücadelesini sürdürmektedir. Nihayetinde annesinin çalıştığı kanalda mülakata girmek için gün sayar. Görüşme günü.annesinden gelen kısa ama cesaretlendirici mesaj gücüne güç katar. Ancak ilerleyen dakikalarda beklentileri tümüyle boşa çıkar. Tam bir buz küpü görünümündeki annesi yalan haber gerektiren bir konu dayatıp onu köşeye sıkıştırır ve elemekte tereddüt etmez. Ayrıca acı biçimde keşfeder ki annesinin sandığı numara aslında ona ait bile değildir. Choi Dal Po cephesinde Ina Ha'ya karşı resmiyette yeğeni de olsa artık akrabalıkla ilgisi olmayan hisler mevcuttur. Choi Dal Po ise ek gelir olsun diye başladığı taksiciliğe devam etmektedir. Çıkışta patavatsız cadıyı almaya karar veren Choi Dal Po henüz varmıştır ki binanın dışında hızlı adımlarla yürüyen kızın gözyaşlarına tanık olur. Arabasını bırakıp yanına gitmeye yeltense de telefon mesajlarındaki Ina Ha herşey yolunda gibi davranınca yalnız kalmak istediğine karar verir. Yine de içi bir türlü rahat değildir. Bir kez daha geri dönerken ışıklarda taksisine işaret ederek çağıran Ina Ha'nın  annesini görünce anlık bir şok yaşar. Müşterisi sohbet canlısı değildir. Choi Dal Po o gün mülakata giren arkadaşının geçip geçmediğini merak ettiğini söyleyerek sözlerini sürdürür. Bu konuşma onları sahilde karşılıklı devam edecekleri bir sözlü mücadeleye taşır. Choi Dal Po ilk kez düşmanıyla karşılaşmak için onun arenasında savaşması gerektiği gerçeğini kabul etmek zorunda kalır.
 

Yıkık dökük hislerle eve dönen ve o güne kadar edindiği her kitabı ve notu yol çantasına dolduran Ina Ha kimseye görünmeksizin dondurucu Seul soğuğunda çatı katına çıkar. Choi Dal Po geri geldiğinde Ina Ha'nın babası ve kardeşi tarafından umutsuzca arandığını öğrenir. Evin önünde nereye gideceğini düşünürken duraklar ve havadan düşen kitap sayfalarını fark edince soluğu çatıda alır. Derin bir umutsuzluk içindeki kızı teselli ettikten sonra bu kez muhabir olmak için birlikte mücadele etmelerini önerir. Çalışmaya başlarlar. Büyük babanın isteği daha doğrusu kolundan tutup kuaföre götürmesiyle kayda değer bir değişim geçirir. Döküntü halinden dört dörtlük bir görünüme  bürünür. Bir ay sonra bu kez YGN kanalının seçmelerinde yanyanadırlar. Eleme mülakatında haberdeki olayı yorumlama ve değerlendirrme becerisini irdelediği 2. kısımda ailesinin yok olmasına zemin hazırlayan haberin seçilmesi Choi Dal Po ve In Ha için dönüm noktası olur. Kayıp babası ile ilgili duyduğu son gelişmenin üzerinde yarattığı yıkıcı etkiyi ustalıkla gizler. Konu bir şekilde Pinokyo görgü şahidine ve yanlış algılamanın yarattığı acı sonuçlara gelip dayandığında artık ok yaydan çıkar. Choi Dal Po, In Ha'nın Pinocchio Sendromunu açık ederek elenmesine ve mulakat salonu terk etmek zorunda kalmasına neden olur. Muhtemelen O'nu bu kirli dünyadan uzak tuttuğu düşüncesindedir. Böylece kendisi stajyer muhabirliğe kabul edilir.


Yarı zamanlı bir işle hayatına devam etmeye çalışan In Ha ise tam da hayallerinden vazgeçmişken reytinglerde güven kaybı yaşayan kanalı için Pinocchio Sendromlu yani yalan söylemeyen bir muhabirden daha iyi bir reklam olamayacağını  düşünen annesinin teklifi ile kendini bir anda MSC'de çaylak muhabir olarak bulur. Böylece o ve Choi Dal Po bir anda haber peşinde koşan rakip kanal çalışanları haline gelirler. Şimdilerde bölge karakolunda polislik yapan  okul arkadaşlarının mekanını haber avı için mesken tutar ve birbirleriyle bu uğurda kimi zaman köşe kapmaca oynarlar. Diğer yanda Choi Dal Po'ın kayıp ağabeyi Ki Jae-myung'nda geçmişin intikamı için bir dizi plan yapmaktadır.


Bu seriyi her izlediğimde hakkını vermediğimi fark ediyorum. Özellikle  birden fazla sahnede gözyaşı döken oyuncu Lee Jong Suk, Choi Dal Po karakterini sanırım fazlasıyla hissederek oynadı. Ağabey rolunde izlediğmiz Yoon Kyun-sang da bu dizide dikkatimi çekmişti. We Were Not In Love'daki etkileyici piyanist rolüyle çıtasını yükseltmeye devam ediyor. Yine ilk bölümde I Can Hear Your Voice'un bir sahnesini tiye alırcasına uyarladıkları kısma dikkat çekmeden edemeyeceğim. İlk izleyişimde hayli gülmüştüm. Ayrıca 19. bölümde MBLAQ'dan Lee Joon kameo olarak boy gösterdi ve  uyuşturucu kullanması yönüyle gündeme çekilmek için haber malzemesi yapılmak istenen Fama adlı pop starı canlandırdı.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

11 Haziran 2015 Perşembe

Healer (2014)

6/11/2015 12:23:00 ÖÖ 0 Comments

2014'ün hit yapımı Helaer'ı özellikle Ji Chang-Wook varken bu kadar bekletmek hayli zordu. Ancak işler öyle ya da böyle bitmiyor ve yeni diziler de bir yandan devam ediyorken el atma zamanı gelmişti. Arada sıkışan bunca diziye rağmen benim için çabucak sıyrıldı ve tekrar ve tekrar izlenebilirler arasında yer aldı. Yoo Ji-Tae'ye Mad Dog'da zaten bayılmıştım ki burada da harika bir iş çıkarmış. Deneyimli bir oyuncu ve bence duygu aktarımı gerçekten çok iyi. İki yakışıklı oyuncuya eşlik eden Park Min-Young bu menuniyetini verdiği ropötajlarla da dile getirmiş. Eh ne diyelim. Hanımefendi çok şanslı:) Oyuncunun Ji Chang-Wook ile kimyası gayet hoş olmuş. K2'da Youna ile bir arada iken ayrı ipte oynayan iki cambaz gibiydiler. Uyuşmuyorlardı.


Gelelim dizimizin konusuna. Üstat dediği Ki Young-Jae tarfından büyütülen Seo Jung-Hoo, Healer kod adıyla bilinen ve yüksek ücretler karşılığında "telimatçı" sıfatıyla kişileri araştıran ve getir götür işleri yapan biridir. Son işi henüz bitmiştir ki bir diğer müşteriden dna örneği talebi gelir ve bu doğrultuda Chae Young-Shin adlı kızın peşine düşer. Some Day adlı internet gazetesinde gazeteci olarak çalışan Chae Young-Shin ise izlendiğinden habersiz paparazi nitelikli haberler peşinde koşmaktadır. Yine böyle bir gün bir şiddet olayına tanık olur. Ortamın ve kişilerin tekinsiz görünümlerine  rağmen geçmişte yaşadığı benzer deneyim yüzünde duruma kayıtsız kalamaz. Bu hengamede gizemli Healer'ın peşindeki bir adamın konuşmasına kulak misafiri olur. Arabasından ünlü teslimatçıya ait fotoğrafı arakladığında da büyük bir av yakaladığını düşünmektedir. Sonrasında şiddet mağduru kadını hem avukatlık bürosu hem de kafe olarak işlettiği mekana getirir. Babası akıllanmış suçluların gönül borcunu ödediği bir avukattır ve aynı zamanda kendisini evlat edinmiştir. Kafeyi işletenler de yardım ettiği eski suçlular vs olunca ortam bir parça kaçıkların mekanı gibidir. Genç kadın da tüm o garip tipler tarafından korunup kollanmakta ve sevilmektedir.


Bir gün Chae Young-Shin teslimatçı Healer'ın peşine düşeyim derken ansızın onun avı olur ve gizemli adam tarafından kıskıvrak yakalanır. Yaşadığı dehşet de o ölçüde büyüktür. Yabancı sadece tırnağını 2 kez keser ve geldiği gibi kaybolup gider. Geçmişinde şiddet mağuru olduğu için o ufak çaplı şoku güç bela atlatınca soluğu evinde alır. Öte yandan Healer zaman kaybetmeden teslimatını yapar. Müşterisi Kim Moon-Ho için hedefi on ikiden vurmuştur. Ünü ülkeye yayılmış haber sunucusu Kim Moon-Ho bir süredir aradığı kişiyi sonunda bulmanın şaşkınlığı içindedir. Teslimatçıya kız konusunda yeni talimatlar verir. Kendisi de bir şekilde Chae Young-Shin'in hayatına dahil olduğunda zaten başarılı kariyeri nedeniyle genç kızın idolü olduğunu görür. Böylece onu çevresinde tutmak ve zamanı geldiğinde ailesine götürmek zor olmayacaktır.