Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Ha Ji Won etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ha Ji Won etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Haziran 2017 Çarşamba

The King 2 Hearts (2012)

6/07/2017 08:31:00 ÖS 0 Comments

Dizi Adı: The King 2hearts
Yayın Yılı:2012
Bölüm Sayısı: 20

Hikaye temelinde prens Lee Jae-Ha ve Kuzey Kore ordusu mensubu kadın asker Kim Hang-Ah arasında yeşeren aşkı anlatır. Milenyumun ilk çeyreğinde monarşi ile yönetilen Güney Kore Dünya Askerleri Turnuvası VOC'ta iki ülke tarihinde bir ilki yaşatacak bir karara imza atar ve kuzey ile birlikte mücadele edeceklerini duyurur. Tahtın iki numaralı varisi ve güneyin prensi şımarık, başına buyruk ve hayatı pek de ciddiye almayıp anı yaşamaya odaklanan Lee Jae-Ha henüz terhis olmuştur ki bir anlık çevrilen dolapla güney için katılacak gruba dahi olduğunu öğrenir. Ülkenin kralı abisini ikna etmek için döktüğü dil iş yaramayınca ve üstüne kendisinden bekleneni yapması ya da saraydan atılması arasında seçim yapması gerekince hiç olmazsa bir aylık eğitim sürecini atlatmaya karar verir. Ancak daha henüz yolun başında genel sekreterin oğlu ile sorun yaşar. Görünüşe göre hayli kindar ve gıcık yapıdaki genç adam başlangıçta taraflar arasında işleri kolaylaştırmaktan çok zora sokar. Aynı odayı paylaştığı Kim Hang-Ah'a karşı sergilediği tuttum da aynı ölçüde çocukça ve aptalcadır. Kuzeydeki sert kadın imajı ve erkeklere karşı deneyimsizliği nedenle hayalindeki erkeği bir türlü bulamayan Kim Hang-Ah ise görücü randevularından eli boş dönmenin hayal kırıklığını yaşamaktadır. Üssü ona uygun damat adayını bizzat bulacağını söz verip karşılığında turnuvada yer almasını isteyince teklifi kabul etmiştir. Gel gelelim eğitim bitip de turnuva arefesinde kral ve Kim Hang-Ah'ın babası arasında sadece sözle dillendirilmiş gözüken kuzey ve güney arasında evlilik planlandığı söylentisi medyada patlak verince ikili bir anda ilgi odağı haline gelirler. Kendi duygularında bi haber Lee Jae-Ha için durum başından savması gereken bir bela iken işin rengi kısa sürede değişiverir.


Yan karakterlerden mağrur ve gözü kara prenses Lee Jae-Shin ve zaman zaman prensin bile kıskandığı cool erkek imajıyla dealist ve değerlerine sonuna dek bağlı saray muhafızı  Eun Shi-Gyung aralarındaki mükemmel kimyayı ile hikayenin diğer iki kahramanı. İkilinin olası ilişkisi elbette kolay gözükmüyor.


Dizilerde gördüğümüz diğer senaryolardan farklı olarak bu yapım politik entrikaları gözler önüne sererken ülkelerin ardında gizlenip her daim onları karanlığa sürüklemeyi kendini adamış gölge güçlerden bir kesit sunar ki zaman zaman ülkeminde böyle çetrefilli bir ağa hapsolduğunu düşünmüşümdür. Kuzeyin içinde bulunduğu baskı ortamını Kim Hang-A'ın Hyun Bin'in yansıdığı reklam panosunda verdiği o güldüren tepkide ya da kuzeyli askerlerin diyaloglarında da fazlasıyla hissederiz. Politik oyunların kıskacında ikiye ayrılmış bahtsız ülke bana ne yazık ki kıtasında büyük acılar çeken toplumlardan biri olduğunu hatırlatır. Bahtsız kral ve kraliçe de o gerçekliğin bir parçası gibidir.


NOTLAR:

Başrol erkek için rol önce Lee Byung-Hun'a önerilmiş ancak O sinema pojesi nedeniyle teklifi geri çevirmiş ki bence kesinlikle isabet olmuş. Sanırım O yer almış olsaydı bu dizi izleme listemde asla yer bulmazdı.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın 

8 Haziran 2016 Çarşamba

Empress Ki (Gi) (2013)

6/08/2016 07:23:00 ÖÖ 4 Comments
Bu serinin konusudan ziyade detaylarından bahsetmek istiyorum aslında. İlk olarak tarihi yapımların gerçeği olduğu gibi barındırması gerekir mi bilemiyorum. Bizde Muhteşem Yüzyıl'a ve senaroya  bakarsak gerçeklerden çok ticari kaygının öne çıktığı bir gerçek. Bu yüzden Empress Ki'de konunun tarihi çizgisinden fazlasıyla uzaklaşıp ve elbette Kore milliyetçiliği hissiyatıyla pekçok gerçeğin gözardı edildiği yorumlarını yapanlara öyledir ya da değildir diyerek itiraz edecek değilim. Tarihsel bir kişilik olarak Kraliçe'nin Çin imparatoriçesi olduktan sonra anavatanı Koguryo'ya pek hayrı dokunmamış. Öte yandan Koguryo ensubu oluşu ve cariyelikten gelen yükselişi Çin'de de kabul görmesini engellemiş. Sonuçta her iki halk tarafından da pek sevilmemiş. Ki ve ailesi Kore tarhinde Hain Aile olarak betimlenmekte.


- Yuan Hanedanlığı Nedir?

Cengiz Han'ın hükümdar olduğu Moğol İmparatorluğu'nun devamı nitaliğinde kurulan hanlıklardan biri olan ve hakimiyet sahasında Çin coğrafyasının yer aldığı Kubilay Hanlığı Çin tarihinde Yuan Hanedanlığı olarak yer alır. (Burada tarihte Moğolların Türk olmadığını ancak Türk kültürü etkisiyle asimile olmaksızın türkleşen bir toplum olduğunu belirtmem gerek. Çünkü moğollar geniş asya coğrafyasında birçok Türk boyuyla İpek Yolu ticareti için mücale etmiş ya da etkileşim  halinde olmuşlardır.) Dolayısyla yapımda karşımıza çıkan kağan ya da katun gibi tanımların çevirenin kişisel tercihi olarak eklediğini zannetmiyorum. Ancak Koreceye fazla aşina değilim ve diyaloglarda Kağan'ı ya da Katun çağırıştıran gibi benzer söyleyişler var mıydı pek anlayamadım.

Hatırlatma: Tüm bu kültürel etkiye rağmen Kubilay Hanlığı diğer hanlıkların aksine müslüman olmayan, Çin imparatorluk ünvanlarını kulllanan ve sonuçta ve Çinlileşen tek Mogol hanlığıdır. 
- Toghon Temür Kimdir?
Toghon Temür, İmparator Mingzong (Khutughtu Khan) ile Karluk Türklerine mensup Mailaiti'nin oğludur. Tarihsel kişilik olarak Yuan Hanedanlığının zayıfladığığı bir devrin kralıdır. İmparator olarak bilinen adı Huizong'dur. Yaşamının bir bölümünde taht hakkında bulunmaması için  Koguryo'ya sürgüne yollanmıştır. (Koguryo, Bekçe ve Şilla ile birlikte Kore'de hüküm süren üç krallıktan biridir. Bu üç krallıktan Kokuryo sivrilip Goryeo'ya dönüşecektir.) Koguryo'lu asillerinden saraya cariye olarak getirlen Gi'yi sevmiş ve  imparatoriçesi yapmıştır. Seride başlangıçta Naib'in ayaklarına kapanıp istediği herşeyi yapacağı söylerken de aptal ve güçsüz bir profil çizer. Ne çekmişse kadınlardan çekmiştir aslında. Okuma yazması yoktur ve yaşlı naibin kuklasından farksızdır. Aklı fikri Koguryo'dan tanıdığı, Nyung'dadır. En sonunda cariyesi, eşi ve imparatoriçesi yapar. Ancak son ana kadar kalbinde halen Wang Yoo var mı diye şüphe etmeyi sürdürür.

- İmparatoriçe Ki (Gi) Kimdir?

Nyung (Öljei Khutuk), Saraya cariye olarak gelmiştir. İmparator Toghon Temü'un kalbini kazanmış ve daha sonra veliah da olan oğlu Ayushiridara'yı dünyaya getirmiştir. Bir Yuanlı gibi davranıp o şekilde yaşamayı seçmiştir. Yukarıda da belirttiğim gibi Goryo için faydalı birşey yapmadığı gibi Faith dizisinden tanıdığımız bir diğer hikayeden Kral Gunmino'nun Çin'deki esaret devrinde ve bu kralın ortadan kaldırılmasında rol oynayan kişi olarak görürüz kendisini. Toghon Temur'un zayıf kişiliğinde ilk iki imparatoriçenin ölümünün ardından ülke yönetiminde en güçlü konuma yükselmiştir. Kızıl Türbanlılar Ayaklanması Yuan'ın zayıflatan ve Ming Hanedanlığı'nın doğuşuna zemin hazırlayan önemli bir olaydır. (Aynı konu yine Faith'de de geçiyor. Kraliçe'nin abisi Koguryo'da yegan güçtü. İzleyenler hatırlar.) Seride ise annesi gözlerinin önünde öldürülür ve yıllar sonra Çakal lakabıyla kimliğini bir erkek görünümü ardına gizleyip  Sungnyung adı ile karşımıza çıkar. Ancak gerçekler ortaya dökülünce trajik biçimde Wang Yoo'dan koparılıp Çin Sarayı'na köle olarak yollanır. Başlangıçta Koguryo'nun ipini çeken sözleri yüzünden Toghon Temür'dan nefret eden ve intikam hırsıyla planlar yapan Nyung saray entirkalarının arasında günden güne imparatora aşık olur. Onun kadın olduğunun Toghon Temür tarafından öğrenmesi ise çok sönük bir biçimde işleniyor.

- Koguryo Kralı Chunghye (Wang Yoo) Kimdir?

Gerçekte otuzbeş yıllık saltanatında aslında ülkesi için pek birşey yapmamıştır. Hatta oldukça zalim ve cinayetten zevk alan bir karakteri olduğu -koreli tarihçilerin beyanıyla- söylenir. (Faith'den hatırlayanlar varsa orada da tam olarak böyle biriydi.) Seride de Nyang'ın peşinde koşan, sürgün yıllarında ülkesi için özgür kalabilmek adına anlam ve önemini pek de oturtamadığım sahte para olayı üzerine Yuan'la savaşıp Türklerle işbirliği yapan karizmatik bir karakter olarak yansıtılmış. Yinede ben de dizi hayranlarının büyük bölümünün de kabul ettiği üzere O'nu pek sevmedim. Gönlüm Yuan'lı İmparator'dan yana:) Bunda sanırsam karakteri canlandıran oyuncunun sevimliliği hayli etkiliydi.


-Tanasili ve Bayan Khutugh Kimdir?
Sırasıyla imparatoriçe olan bu iki hatun Nyang'ın en büyük rakipleridir. İlki kralı kuklaya çeviren yaşlı naibin kızıdır. Ki'ye karşı giriştiği her plan eninde sonunda geri teper. İkincisi Bayan Khutugh ise sonraları naip olan Bayan'ın kızıdır. Bayan, başlangıçta Nyang ile ittifak halinde olsa da güce kavuştuğu andan itibaren Goryou asıllı bir kadının tahta geçişini onaylamaz ve kendi planları doğrultusunda ana kraliçe Dowager'ın da desteğiyle kızının imparatorla evlenmesini sağlar.

-Yeon Bi-Soo Kimdir?
Seride Yeon Bi-Soo aşk üçgenimiz kenarında Koguryo Kralı ile işbirliği içinde faaliyetler yürüten gözüpek bir bir Türk generali olarak karşımıza çıkar. İtitaf etmeliyim ki bizler sözkonusu olunca tarihte öyle olmadığımızı gösteren o devirlere ait birçok seyyah hatıratına vs rağmen genelde barbar ve medeniyetsiz bir toplum gibi resmedilmeye meyillizdir. Bu nedenle senaristlerin asıl gerçekleri gözardı etmeyişinden ve Yeon Bi-Soo'yu yansıtma şeklinden memnuniyet duydum.

Seri içinde çalan ve Xia (지아)'ın seslendirdiği The Day (더 데이) şarkısı kesinlikle tekrar ve tekrar dinlenmeye değer. Özellikle Nyung ve Toghon Temür'ün av sırasında yer alan at üstündeki görüntüleri eşliğinde harika gitmiş.

30 Aralık 2015 Çarşamba

The Time We Were Not In Love (2015)

12/30/2015 01:03:00 ÖÖ 0 Comments


Choi Won ve Oh Ha Na aynı mahallede yan yana evlerde büyüyen, aynı liseye giden iki yakın arkadaştır ve aralarında çok sağlam bir dostluk vardır. Okul yıllarında bir akşam Choi Won, Oh Ha Na'ya "Sana asla aşık olmayacağım" deyince aynı şeyleri o da Won'a söyler. Aralarındaki bu yemin yıllar boyu devam eder. 30’lu yaşlarına geldiklerinde her iki taraf da hayatlarında doğru kişiyi bulmayı denerken ilişkiler konusunda birçok başarısız deneyim yaşamış haldedir. Çalıştığı ayakkabı tasarım firmasında kendinden genç biri ile çıkan Oh Ha Na artık teklif sürecinde olduğunu düşünürken sevgilisinin yine aynı iş yerinden kendinden daha genç bir kızla görüştüğünü öğrenir ve büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Kore hava yollarında kabin şefi olarak çalışan Choi Won ise hayatını Oh Ha Na'ya odaklı ayarlayarak yaşamaktadır. Birliktelikleri çoğu kez Oh Ha Na‘nın ezici varlığının kızların yarattığı kıskançlık krizleri nedeniyle sekteye uğramakta ve yalnızlık konusunda O'ndan çok farklı bir durumda değildir. Bu noktada ikili hayatların iniş ve çıkışlarında birbirlerini desteklemeyi sürdürürken kimin daha önce evleneceğine dair bir bahse girer. 
 

Avrupada tatildeyken tanışıp nişan töreni öncesi terk edildiği Cha Seo Hoo ise Oh Ha Na'nın hala unutamadığı kişidir ve şimdilerde ünlü bir piyanisttir. Geçmişte kendince sebepler yüzünden geride bıraktığı Oh Ha Na için Seoul'e döner. Karşılaşmaları kaçınılmazdır. Acaba Oh Ha Na kalbi için bu kez doğru seçimi yapabilecek midir? 
 

Seride tüm enejisi ve zerafetiyle ışık saçan Ha Ji Won'u şık kıyafetler içinde ve hoş ayakkabılarla izlemek keyif vericiydi. Bir diğer başrol oyuncusu Lee Jin-Wook başka dizilerde de karşıma çıkmasını umacağım kadar iyi bir performans sergilemiş. Daha önce Pinocchio'da abi rolu ile tanıştığım piyanist Cha Seo Hoo karakterini canlandıran Yoon Gyun Sang ise yükselen başarı grafiğiyle gün geçtikçe göz doldurmaya devam edecek gibi.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

9 Aralık 2014 Salı

Secret Garden (2010)

12/09/2014 04:29:00 ÖS 0 Comments
Uyarı:  Aşağıda yer alan yazı adı geçen yapım hakkında birçok ayrıntı barındırmaktadır. İzlemeyi düşnenlerin okuması önerilmez:)

Varlıklı bir ailenin oğlu ve  alışveriş merkezi yöneticisi Kim Joo-Won karakter itibariyla çevresine rahatsızlık veren sinir bozucu bir mizaca sahiptir. Kendisi gibi otuzlu yaşlarındaki kuzeni ve ailede rakibi saydığı Oska ise zamanında ünü ülke sınırlarını aşmış bir yıldızken şimdilerde artık eski parlaklığını yitirmiş bir şarkıcıdır. Aynı aile arazisi içinde kendilerine ait birer evde yalnız yaşayan ikilinin ailelerinden kalacak hatırı sayılır miktardaki dolgun miras sayesinde ülkedeki pekçok insanın aksine hayata dair en ufak bir kaygısı yoktur. Olaylar çapkınlıklarıyla pekçok kez başı derde giren Oska'nın ünlü bir oyuncu ile benzer bir duruma düşünce kuzeninden yardım istemesiyle başlar. Hayli zorlu bir reklam anlaşması karşılığında olayı örtbas etmeye giden Kim Joo-Won aradığı kadın yerine yanlışlıkla düblörü Gil Ra-Im'i sürüklercesine film setinden alır. Esaslı bir Oska hayranı olduğundan habersiz sadece "Oskayı tanıyor musun?" sorusuna daha önce bir klip çekimi sırasında biraraya geldiği için evet yanıtını veren genç kadın, hayli dobra ama karşısındaki şaşkınlık içinde bırakan yanlış anlaşılmaya müsait- fazlasıyla rahat cümleler kurar.
Kim Joo-Won O'nu daha önce buluştukları bir otele bırakmak üzere arabasına götürür. Ancak otel odasına vardıklarında durumun yanlışlığını fark ederler. Birbirlerine köpürür ve söylenip dururlar. En nihayetinde Gil Ra-Im, kendince yaptığı pazarlığı kaybettiği için söylenen adamı dublörlük becerisinin getirdiği mükemmel bir araba sürüşüyle sete geri götürür.  Böylece sorunu halleden Kim Joo-Won ayrılırken ekip arkadaşlarıyla çekimi sürdüren Gil Ra-Im'i görür. Artık bu noktadan sonra -o kadına- karşı hissettiği çekimden kaçınması da mümkün olmayacaktır. İki kuzenin hayatı biri için kendisinden çok farklı bir dünyaya ait olan  bir kadınla kesişirken diğeri için yara halinde kalmış ve uzun süre önce kapanmış bir defterin yeniden açılmasıyla karmaşık bir hale gelecektir.


Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın