Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Nam Ji Hyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Nam Ji Hyun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Ekim 2017 Salı

Suspicious Partner (2017)

10/10/2017 02:58:00 ÖÖ 0 Comments
 
Yapılacağını duyduğum andan itibaren sabırsızlıkla beklediği 40 bölümlük SBS dizisi süre olarak yarımşar saatlik iki bölümlerden oluşuyor. Başrollerde savcı rolünde güzide oyuncum Ji Chang Wook ve bu kadar çok dizi izlememe rağmen eski iki yapımda gençlik rolu oynadığı için muhtemelen zaten pek de hatırımda yer etmemiş olan avukat rolünde Nam Ji-Hyun var. Ji Chang Wook alıştığımız aksiyon sahnelerinin yerine romantik bir komedide oynarsam iyi iş çıkarabilirim dercesine fazlasıyla tatlı ve her yanından karizma akan halleriyle yine gözlerimi ve gönlümü okşadı. Bu oyuncu söz konusu olunca eleştirecek bir yön bulamıyorum zaten:) Hele o gülümsemesi yok mu? Şişirilen birçok oyuncuya kıyasla harika işler sunarken oynadığı yapımların aldığı düşük reytinglere hayret ederim. En son evde büyük ekran tv'me flash bellek takıp iki kat zevkle izlerken anneme söylediğim laf "bana böyle bir damat bulsan ya" demekti ki ağzımdan bir anda çıkıverdi. Artık aklımdan neler geçiyorduysa :) Diziyi izlemenizi şiddetle öneririm. Çünkü ben her dakikasından keyif aldım. Aşağıda spoiler içeren oldukça uzun bir yazı yer alıyor. İzlemeden konu hakkında bilgi sahibi olmaktan hoşlanmıyorsanız ilk paragraf sonrasını okumayın:)
 

Eun Bong-Hee düşük notlarına rağmen avukat olabilmek için ter dökmüş kendi halinde bir kızdır. Seçkin bir ailenin oğlu ile bir süredir devam eden bir ilişkisi vardır ancak son zamanlarda bazı şeylerin eskisi gibi gitmediğini farkındadır. Hayat koşuşturmacası içinde her zamanki gibi sabahın erken saatlerinde metronun 6 numaralı hattına bindiğinde bir el tarafından arka tarafından tacize uğrar ki o sırada bir yanında tacizci diğer yanında gayet iyi görünümlü bir erkek (Ji Chang Wook) bulunmaktadır. Kızımız sonradan bolca şahit olacağımız üzere yalnış kişiyi hedef alarak iyi görünümlü adama sapık muamelesi yapar ve bunu bağıra çağıra etrafa ilan eder. Kendince zafer kazamış bir edayla metrodan indiğinde de kötü bakışlarıyla onu dövmeye devam eder. Gün içinde gizli numaradan erkek arkadaşının seçkin bir otelde başka bir kadınla buluşacağı mesajını aldığında ise buna zaten hazırlıklı gibidir. Çünkü bir süredir zaten içine kurt düşmüştür. Otelin lobisine henüz varmıştır ki gerçekten de Hee-Joon kolunda yüzünü göremediği bir kadınla çıkar ve kendisini fark edince pişkin pişkin yanındakini postalayıp yaklaşır. Aynı otele gelen Savcı Ji Wook ise avukatlık şirketi ortaklarından manevi babası ile bir araya gelmiş "çılgın" bir kadın yüzünden sabah başından geçenleri anlatmaktadır. Bir diğer masada Bong Hee yaptığından utanmadığı gibi zeytin yağı misali erkek olduğunu ve ihtiyaçlarının gidermesi gerektiğini vurgulayan erkek arkadaşını öfkeden köpürerek dinlemektedir. Daha fazla dayanamaz ve tüm gözler onlara çevrilmişken çevreye aldırış etmeksizin "ayrılacakları güne kendisinin karar vereceğini ve bunun da tıpkı O'nun yaptığı gibi bir başkasıyla yattıktan sonra olacağını" söyler. Kapıdan giren ilk kişiyi o an için tercih edebileceğini ekler.
 

Gelen kişi (yaşlıca ve çirkin oluca) sıyrılmak için gerilerken yere düşerken lensi gözünden fırlar. Pişkin erkek arkadaşı gülünç haline sırıtır. Kalan bir parça gururunu korumak adına ayağa kalkmıştır ki yanında beliren başka bir erkek aradığı fırsatı sunar. Kaybettiği lensler yüzünden net seçemediği yabancıya "benimle yatar mısın?" der. Aldığı cevap kısaca "tamam" olur. Bu arada gözlerini kırpıştırarak tanıdık gelen sesin sahibini inceler ve sabahki sapığını tanımakta gecikmez:) Bu noktada geri adım atamaz ve eski erkek arkadaşının şaşkın bakışları arasında koluna girip mekanı terk eder. Bina çıkışında didişip ayrıldıkları o kısa anda Hee-Joon'un geldiğini fark edince oyununu sonlandıramayacağını esefle görür ve alelacele henüz taksiye binen sapığın yanına oturur. Kaş göz hareketleri sonrası centilmen adam duruma biraz daha idare etmesi gerektiğini anlar. Bong-Hee iyi modda değildir. Kendisiyle içmesini önerse de teklifi kibarca reddedilir. Masada tek başına şişeleri götürür. Sarhoşluğun belirtileri kendini göstermişken karşısında beliren biri (metrodaki sapık ilan ettiği kişi) kasten bıraktığını ima ederek düşürdüğü makyaj malzemesini getirdiği söylemektedir. Doldurduğu bardağı ona uzatınca adam geri çevirmez ve karşısına oturur. Gece ilerler. Ertesi gün Bong-Hee yabanci bir evin koltuğunda gözlerini açtığında kıyafetlerinin bir kısmı artık üzerinde değildir ve dahası beraber çıktığı sapığın üzerine düşüp davetkar bir biçimde dudaklarını uzattığı kısımdan sonrasını hatırlamamaktadır. Ne yapacağını kestiremeden odada şakın bir tur atar. Banyodan gelen su sesi üzerine ufak bir özür notu bırakıp bir an önce evden sıvışmaya karar verir.
 


İntikam planı Bong-Hee'yi istediği sonuca ulaştırmamıştır. Erkek arkadaşının yaptıklarının aksine otelde bir başkasıyla geceyi geçiren kötü kadın olarak adı duyulmuştur. Bu yüzden üstün tekvando becerisiyle Hee-Joon'a okkalı bir tekme atsa da durum değişmez. Zaten orta halli bir aile geçmişine sahipken okulda herkes arkasından konuşur. (Gerçekte de öyle midir bilemeyeceğim ama bu Kore toplumu adamı çileden çıkarıyor! İnsanlar iki yüzlü ve yargısız infaza öyle düşkün ki!) Kaderin cilvesine bakın ki üç ay sonra geceyi birlikte ne şekilde sonlandırdığını hatırlayamadığı "en kötü savcı" sıralamasının zirvesindeki savcı Noah Ji Wook'un stajyeridir. Hatırlamaz görünme çabasını sivri diliyle görmezden gelen patronu sonuna kadar yeni elemandan yararlanmak niyetindedir. İkiliyi ciddi anlamada karşı karşıya getiren olaysa Bong-Hee'deki talihsizlikler zincirinin devam halkası olur. Gece geç saate serinlemek ve içecek almak üzere evinden çıkar. Geri döndüğünde elektrikler kesildiği için karanlıkta göremez. Ayağı bir şeye takılır ve yere düştüğünde bıçaklanmış haldeki eski sevgilinin cesediyle burun buruna gelir. Karakolda sorgulandıktan sınra hücreye konur. O anda güvenebileceği  ve arayabileceği tek kişiye, savcı Noah'a telefon eder. Ufak bir tutuklama değil de cinayetten içerde olduğunu öğrenen Noah önce şaka yaptığını düşünerek güler. Sorgu için bir araya gelirler. Görünüşe göre Noah zaten bu davanın savcısı olarak atanmıştır.
 

Genç kadının çaresizliğine ve suçsuzluğuna inandığı için olsa gerek normalde yapmayacağı bir diğer şey için kendini zorlar ve uzun süre önce kendisini arkasından bıçakladığı için defterden sildiği eski arkadaşı Ji Eun-Hyuk'tan davanın savunma avukatılığını yapmasını rica eder. Soruşturma devam ederken basın çoktan mahkumiyet kararını vermiş gibidir. Ne de olsa ölen kişi bölge baş savcısı Jang Moo-Young'un oğludur. Elit değil de sıradan biri Eun Bong Hee'nin suçlu olmayabileceği ihtimali kimsenin aklının ucundan geçmez. Noah genç kadının küçük odasını incelerken yardımcısı Bang, görünüşe göre Noah'ı her sayfada bolca çekiştirdiği Eun Bong Hee'nin günlüğü eğlenerek okur. Bu sırada telefon çalar ve Bang suç aleti olduğu düşünülen bıçağın evin 7 km uzağında bulunduğunu söylenir. Tam da o anda dikkatini komidinin altındaki bir cisim çeker. Görünüşe göre bir başkası da kanlı bıçağı olay mahalinde bırakılmıştır. Mahkeme süreci başlar. Baş savcının beklentisi en ağır ceza için suçlamaları sunması yönündedir. Deliller de zaten bunu destekler niteliktedir. O gece sokaktaki kameralar elektirik kesintisi nedeniyle çalışmamıştır ve alışveriş yaptığı marketin çalışanı telefondaki oyunuyla fazlasıyla meşgul olduğundan yüzüne bile düzgün bakmamıştır. Noah kariyeri ve gerçekler arasında seçim yapar ve davanın düşmesine neden olacak tek argümanı mahkemeye sunar. İki suç aleti varken bunların delil kabul edelemeyeceği kuralından yola çıkarak suçlamanın düşürülmesi gerektiğini dile getirir. Kanunlara göre dava bu niteliği ile sağlam deliller sunulmadığı sürece temiz yoluna da kapalıdır. Böylece Bong-Hee özgürlüğüne kavuşur. Bir süre sonra mahkeme dışında ikili yeniden karşı karşıya geldiklerinde O'nun mucizevi olarak nitelendirdiği bu tanışmayı Noah çok sevdiği savcılık kariyerini sona eren talihsizlik olarak gördüğünü söyler ve yürüyüp gider.
 


İki yıl sonra genç kadın, hakkında gazetelerde yer alan savcının oğlunu öldüren katil avukat oldu haber başlıkları sonrası aldığı ufak tefek davalara rağmen tuttuğu ofiste sıfıra dayanmak üzeredir. Delil yetersizliğinde serbest kalması hayatını kolaylaştırmamıştır. O dava sonrası savcılık kariyeri biten ve artık avukat olarak görev yapan kahramanı Noah'ı zaman zaman adliyede görmekte bazen de uzaktan uzağa izlemektedir. Elbette karşı karşıya gelmeleri ve katilin yeniden ortaya çıkması kaçınılmazdır.
 
NOT: 
 
Hikayedeki diğer çift Ji Eun-Hyuk Cha ile Yoo-Jung da çok tatlıydılar. Ayıca dizi sayesinde oyuncu Kwon Na Ra'yı keşfettim. Çok güzel bir hanımefendi.
 
 

20 Ekim 2014 Pazartesi

East Of Eden (2008)

10/20/2014 05:56:00 ÖÖ 0 Comments
 Dizi Adı:  East Of Eden

Bölüm Sayısı: 56

Yayın Kanalı: MBC

Yayın Yılı: 2009

Tür: Gündelik Yaşam, Dram, Romantizm

Türkiye'de Yayınlandı m?: Çeşitli Kanallarda Evet

Bunca dizi varken eski püskü yapımlara neden dönüş yaptım derseniz bu diziye dair güzel bir tanıtım yaptığımı hatırlamama karşın yazı arşivimde bulamayışım ilk sebebi oldu. Ülkemiz televizyonlarında görebildiğimiz dizi, yayınlandığı dönem oldukça da sevilmişti. Hikaye alt tabaka insanların parasal güçle her türlü pisliği kendileri adına mübah zanneden zenginlere karşı verdiği mücadeleyi anlatır. Bu nedenledir ki bolca eski Yeşilçam kokusu aldırır. 
 

Başrollerini bu yapımla birlikte yıldızlaşan ve sektörün kıdemlisi haline gelen Song Seung Heon, Park Hae Jin, Yeon Jeong Hun, Jung Hye-Young ile çocuk oyuncularda yine tanıdık iki yüz Kim Beom ve Nam Ji-Hyun gibi isimler yer alıyor. Benim diziyi izleme nedenim başrol Song Seung Heon değil Tae Hwan’ın oğlu Myung Hun'u canlandıran Park Hae Jin'dir. Kendisini bu yapımda ilk kez dikkat etmiş ve her ne kadar kötü bir karaktere hayat verse de diziyi onun yer aldığı konu örgüsü hatırına izlemeyi sürdürmüştüm. Özellikle karşılıksız aşkı Ji Hyeon'a yaptıklarına rağmen. Hatta başrolün kendisi için oluşturulan ve bana göre pek de bir şey hissettirmeyen aşk konusunun diğer iki karakterle şekillenen hikayenin gölgesinde kaldığını düşünmüştüm. Keza Dong Chu'un kendisi bile aynı şekilde hissettirmişti.


Gözünü yükseklere diken ve maddi kazanç için büyük hırslar besleyen Shin Tae-hwan, amaçları uğruna insanları kullanmaktan çekinmeyen, aynı ölçüde önüne engel koyanları ezmekte tereddüt etmeyecek biridir. Taesung Group maden şirketinin varisi ve Taebaek madenciliğin idarecisidir. Çalışanları kasasını kabartan birer araçtan farksızdır. Öte yandan kendi gibi işçilerin refahı için didinen Lee Ki-Chul gibiler çıkarlarını zedelemekte ve şirketin adını gölgelemektedir. Oysa adamın temelde yokluk ve zorluk içinde yaşayan diğerleri gibi ailesini geçindirmekten başka derdi yoktur. Karısı ikinci çocuğunu dünyaya getirmek için son günlerini saymaktadır. Shin Tae-hwan da baba olmaya hazırlanmaktadır. Ancak  tam da o sıralar aynı süreçte devam eden gizli bir birlikteliği vardır. Elbette evlilik dışı ilişkisini karısına tercih edecek değildir. Bu yüzden hamileliğini istemeden sonlandırmak zorunda kalan kadın gerçek yüzünü anca görebildiği adamın yaptıklarının bedelini ödetmeye yemin eder. Sonrasında beklenen iki doğum aynı gün gerçekleşir. Kimsenin bilmediği ise iki bebeğin o intikam için birbirleriyle değiştirildiği gerçeğidir.
 

Zaman geçer. Madencinin büyük oğlu Dong Chul karanlık bir dizi olay sonrası babası öldürülünce Shin Tae-hwan'dan intikam almaya yemin eder. Kardeşi Dong Wook parlak zekasıyla iyi bir öğrencidir ve gelecek vaadetmektedir, Hükümetin sert müdahalelerde bulunduğu öğrenci olayları arasında kalır ve hapse girer. Aslında dizi boyunca iki kardeş çeşitli nedenlerle o kadar çok hapse düşer ki mekanın gediklisi haline gelirler. Dong Wook tutukluluğu süresince zor zamanlar geçirir, işkenceye maruz kalır. Kardeşi için mücadele etmek zorunda kalan Dong Chul düştüğü durumun ardından ülkeyi terk etmek zorunda kalır. Dong Wook hukuk okuyup adalet çerçevesinde abisine intikamında yardım etmeye ant içer. 
 

Myung Hun kendisinden beklendiği şekilde babasının izinde büyür. Bulunduğu şehri çok sevmese de gölüne giren bir kız orayı tahammül edilir kılmaktadır. Ancak sonrasında fark eder ki tek taraflı aşkı kanlı bıçaklı olduğu madenci ailesinin ikinci oğlunu sevmektedir. Bu noktadan sonra genç adam için elde etme yarışına döner. Hatta adeta gözü dönmüşlükle durumu kendisi için çirkin sayılabilecek bir noktaya taşır. Ji Hyeon''ın çaresizliği O'nun çıkışı olur. (Tam da bizdeki ailelerin yapacağı türden bir yaklaşım sergilenip terk edilince kızcağız için içim sızlamıştı doğrusu.) 
 
 
Gerçekler ortaya çıktığında herşey bambaşka bir yöne evrilecektir. 
 
 
Diziye Dair Notlar:

- Yapımın dinlenmeye değer bir müzik albümü ve hayli güzel şarkıları var.

 

NOT: Şarkı sözleri için tıklayınız.