Hikaye temelinde prens Lee Jae-Ha ve Kuzey Kore ordusu mensubu kadın asker Kim Hang-Ah arasında yeşeren aşkı anlatır. Milenyumun ilk çeyreğinde monarşi ile yönetilen Güney Kore Dünya Askerleri Turnuvası VOC'ta iki ülke tarihinde bir ilki yaşatacak bir karara imza atar ve kuzey ile birlikte mücadele edeceklerini duyurur. Tahtın iki numaralı varisi ve güneyin prensi şımarık, başına buyruk ve hayatı pek de ciddiye almayıp anı yaşamaya odaklanan Lee Jae-Ha henüz terhis olmuştur ki bir anlık çevrilen dolapla güney için katılacak gruba dahi olduğunu öğrenir. Ülkenin kralı abisini ikna etmek için döktüğü dil iş yaramayınca ve üstüne kendisinden bekleneni yapması ya da saraydan atılması arasında seçim yapması gerekince hiç olmazsa bir aylık eğitim sürecini atlatmaya karar verir. Ancak daha henüz yolun başında genel sekreterin oğlu ile sorun yaşar. Görünüşe göre hayli kindar ve gıcık yapıdaki genç adam başlangıçta taraflar arasında işleri kolaylaştırmaktan çok zora sokar. Aynı odayı paylaştığı Kim Hang-Ah'a karşı sergilediği tuttum da aynı ölçüde çocukça ve aptalcadır. Kuzeydeki sert kadın imajı ve erkeklere karşı deneyimsizliği nedenle hayalindeki erkeği bir türlü bulamayan Kim Hang-Ah ise görücü randevularından eli boş dönmenin hayal kırıklığını yaşamaktadır. Üssü ona uygun damat adayını bizzat bulacağını söz verip karşılığında turnuvada yer almasını isteyince teklifi kabul etmiştir. Gel gelelim eğitim bitip de turnuva arefesinde kral ve Kim Hang-Ah'ın babası arasında sadece sözle dillendirilmiş gözüken kuzey ve güney arasında evlilik planlandığı söylentisi medyada patlak verince ikili bir anda ilgi odağı haline gelirler. Kendi duygularında bi haber Lee Jae-Ha için durum başından savması gereken bir bela iken işin rengi kısa sürede değişiverir.


Yan karakterlerden mağrur ve gözü kara prenses Lee Jae-Shin ve zaman zaman prensin bile kıskandığı cool erkek imajıyla dealist ve değerlerine sonuna dek bağlı saray muhafızı  Eun Shi-Gyung aralarındaki mükemmel kimyayı ile hikayenin diğer iki kahramanı. İkilinin olası ilişkisi elbette kolay gözükmüyor.


Dizilerde gördüğümüz diğer senaryolardan farklı olarak bu yapım politik entrikaları gözler önüne sererken ülkelerin ardında gizlenip her daim onları karanlığa sürüklemeyi kendini adamış gölge güçlerden bir kesit sunar ki zaman zaman ülkeminde böyle çetrefilli bir ağa hapsolduğunu düşünmüşümdür. Kuzeyin içinde bulunduğu baskı ortamını Kim Hang-A'ın Hyun Bin'in yansıdığı reklam panosunda verdiği o güldüren tepkide ya da kuzeyli askerlerin diyaloglarında da fazlasıyla hissederiz. İki ayrılmış bu bahtsız ülke bana ne yazık ki kıtasında büyük acılar çeken toplumlardan biri olduğunu hatırlatır. Bahtsız kral ve kraliçe de o gerçekliğin bir parçası gibidir.


Başrol erkek için rol önce Lee Byung-Hun'a önerilmiş ancak O sinema pojesi nedeniyle teklifi geri çevirmiş ki bence kesinlikle isabet olmuş. Sanırım O yer almış olsaydı bu dizi izleme listemde asla yer bulmazdı.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın 

Comments (0)