Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu

8 Haziran 2016 Çarşamba

Empress Ki (Gi) (2013)

6/08/2016 07:23:00 ÖÖ 4 Comments
Bu serinin konusudan ziyade detaylarından bahsetmek istiyorum aslında. İlk olarak tarihi yapımların gerçeği olduğu gibi barındırması gerekir mi bilemiyorum. Bizde Muhteşem Yüzyıl'a ve senaroya  bakarsak gerçeklerden çok ticari kaygının öne çıktığı bir gerçek. Bu yüzden Empress Ki'de konunun tarihi çizgisinden fazlasıyla uzaklaşıp ve elbette Kore milliyetçiliği hissiyatıyla pekçok gerçeğin gözardı edildiği yorumlarını yapanlara öyledir ya da değildir diyerek itiraz edecek değilim. Tarihsel bir kişilik olarak Kraliçe'nin Çin imparatoriçesi olduktan sonra anavatanı Koguryo'ya pek hayrı dokunmamış. Öte yandan Koguryo ensubu oluşu ve cariyelikten gelen yükselişi Çin'de de kabul görmesini engellemiş. Sonuçta her iki halk tarafından da pek sevilmemiş. Ki ve ailesi Kore tarhinde Hain Aile olarak betimlenmekte.


- Yuan Hanedanlığı Nedir?

Cengiz Han'ın hükümdar olduğu Moğol İmparatorluğu'nun devamı nitaliğinde kurulan hanlıklardan biri olan ve hakimiyet sahasında Çin coğrafyasının yer aldığı Kubilay Hanlığı Çin tarihinde Yuan Hanedanlığı olarak yer alır. (Burada tarihte Moğolların Türk olmadığını ancak Türk kültürü etkisiyle asimile olmaksızın türkleşen bir toplum olduğunu belirtmem gerek. Çünkü moğollar geniş asya coğrafyasında birçok Türk boyuyla İpek Yolu ticareti için mücale etmiş ya da etkileşim  halinde olmuşlardır.) Dolayısyla yapımda karşımıza çıkan kağan ya da katun gibi tanımların çevirenin kişisel tercihi olarak eklediğini zannetmiyorum. Ancak Koreceye fazla aşina değilim ve diyaloglarda Kağan'ı ya da Katun çağırıştıran gibi benzer söyleyişler var mıydı pek anlayamadım.

Hatırlatma: Tüm bu kültürel etkiye rağmen Kubilay Hanlığı diğer hanlıkların aksine müslüman olmayan, Çin imparatorluk ünvanlarını kulllanan ve sonuçta ve Çinlileşen tek Mogol hanlığıdır. 
- Toghon Temür Kimdir?
Toghon Temür, İmparator Mingzong (Khutughtu Khan) ile Karluk Türklerine mensup Mailaiti'nin oğludur. Tarihsel kişilik olarak Yuan Hanedanlığının zayıfladığığı bir devrin kralıdır. İmparator olarak bilinen adı Huizong'dur. Yaşamının bir bölümünde taht hakkında bulunmaması için  Koguryo'ya sürgüne yollanmıştır. (Koguryo, Bekçe ve Şilla ile birlikte Kore'de hüküm süren üç krallıktan biridir. Bu üç krallıktan Kokuryo sivrilip Goryeo'ya dönüşecektir.) Koguryo'lu asillerinden saraya cariye olarak getirlen Gi'yi sevmiş ve  imparatoriçesi yapmıştır. Seride başlangıçta Naib'in ayaklarına kapanıp istediği herşeyi yapacağı söylerken de aptal ve güçsüz bir profil çizer. Ne çekmişse kadınlardan çekmiştir aslında. Okuma yazması yoktur ve yaşlı naibin kuklasından farksızdır. Aklı fikri Koguryo'dan tanıdığı, Nyung'dadır. En sonunda cariyesi, eşi ve imparatoriçesi yapar. Ancak son ana kadar kalbinde halen Wang Yoo var mı diye şüphe etmeyi sürdürür.

- İmparatoriçe Ki (Gi) Kimdir?

Nyung (Öljei Khutuk), Saraya cariye olarak gelmiştir. İmparator Toghon Temü'un kalbini kazanmış ve daha sonra veliah da olan oğlu Ayushiridara'yı dünyaya getirmiştir. Bir Yuanlı gibi davranıp o şekilde yaşamayı seçmiştir. Yukarıda da belirttiğim gibi Goryo için faydalı birşey yapmadığı gibi Faith dizisinden tanıdığımız bir diğer hikayeden Kral Gunmino'nun Çin'deki esaret devrinde ve bu kralın ortadan kaldırılmasında rol oynayan kişi olarak görürüz kendisini. Toghon Temur'un zayıf kişiliğinde ilk iki imparatoriçenin ölümünün ardından ülke yönetiminde en güçlü konuma yükselmiştir. Kızıl Türbanlılar Ayaklanması Yuan'ın zayıflatan ve Ming Hanedanlığı'nın doğuşuna zemin hazırlayan önemli bir olaydır. (Aynı konu yine Faith'de de geçiyor. Kraliçe'nin abisi Koguryo'da yegan güçtü. İzleyenler hatırlar.) Seride ise annesi gözlerinin önünde öldürülür ve yıllar sonra Çakal lakabıyla kimliğini bir erkek görünümü ardına gizleyip  Sungnyung adı ile karşımıza çıkar. Ancak gerçekler ortaya dökülünce trajik biçimde Wang Yoo'dan koparılıp Çin Sarayı'na köle olarak yollanır. Başlangıçta Koguryo'nun ipini çeken sözleri yüzünden Toghon Temür'dan nefret eden ve intikam hırsıyla planlar yapan Nyung saray entirkalarının arasında günden güne imparatora aşık olur. Onun kadın olduğunun Toghon Temür tarafından öğrenmesi ise çok sönük bir biçimde işleniyor.

- Koguryo Kralı Chunghye (Wang Yoo) Kimdir?

Gerçekte otuzbeş yıllık saltanatında aslında ülkesi için pek birşey yapmamıştır. Hatta oldukça zalim ve cinayetten zevk alan bir karakteri olduğu -koreli tarihçilerin beyanıyla- söylenir. (Faith'den hatırlayanlar varsa orada da tam olarak böyle biriydi.) Seride de Nyang'ın peşinde koşan, sürgün yıllarında ülkesi için özgür kalabilmek adına anlam ve önemini pek de oturtamadığım sahte para olayı üzerine Yuan'la savaşıp Türklerle işbirliği yapan karizmatik bir karakter olarak yansıtılmış. Yinede ben de dizi hayranlarının büyük bölümünün de kabul ettiği üzere O'nu pek sevmedim. Gönlüm Yuan'lı İmparator'dan yana:) Bunda sanırsam karakteri canlandıran oyuncunun sevimliliği hayli etkiliydi.


-Tanasili ve Bayan Khutugh Kimdir?
Sırasıyla imparatoriçe olan bu iki hatun Nyang'ın en büyük rakipleridir. İlki kralı kuklaya çeviren yaşlı naibin kızıdır. Ki'ye karşı giriştiği her plan eninde sonunda geri teper. İkincisi Bayan Khutugh ise sonraları naip olan Bayan'ın kızıdır. Bayan, başlangıçta Nyang ile ittifak halinde olsa da güce kavuştuğu andan itibaren Goryou asıllı bir kadının tahta geçişini onaylamaz ve kendi planları doğrultusunda ana kraliçe Dowager'ın da desteğiyle kızının imparatorla evlenmesini sağlar.

-Yeon Bi-Soo Kimdir?
Seride Yeon Bi-Soo aşk üçgenimiz kenarında Koguryo Kralı ile işbirliği içinde faaliyetler yürüten gözüpek bir bir Türk generali olarak karşımıza çıkar. İtitaf etmeliyim ki bizler sözkonusu olunca tarihte öyle olmadığımızı gösteren o devirlere ait birçok seyyah hatıratına vs rağmen genelde barbar ve medeniyetsiz bir toplum gibi resmedilmeye meyillizdir. Bu nedenle senaristlerin asıl gerçekleri gözardı etmeyişinden ve Yeon Bi-Soo'yu yansıtma şeklinden memnuniyet duydum.

Seri içinde çalan ve Xia (지아)'ın seslendirdiği The Day (더 데이) şarkısı kesinlikle tekrar ve tekrar dinlenmeye değer. Özellikle Nyung ve Toghon Temür'ün av sırasında yer alan at üstündeki görüntüleri eşliğinde harika gitmiş.

7 Haziran 2016 Salı

Pinocchio 2014

6/07/2016 08:00:00 ÖS 0 Comments

Pinocchio, yalan bir haberle yıkılan bir ailenin dramıyla şekillenen ve yıllar sonra unutulan o acıyı barındıran kapanmış defterelerin yeniden açılması üzerine kurgulanmış etkileyici hikayesiyle dikkat çekiyor. Popüler iki oyuncuyu  Lee Jong Suk ve Park Shin Hye'yi bir araya getiren, akıcı senaryosu ve hüzünlü yönleriyle izleyiciyi kendine bağlayan bir yapım. (İtiraf etmeliyim ki izlediğim ilk dizisi You Are Beautifull' daki oyunculuğunu pek başarılı bulmadığım Park Shin Hye'i Cast'te gördükten sonra diziyi bir türlü izleme listeme ekleyememiştim. Ancak bu yapımda O da kendini aşmış. Lee Jong Suk ile birlikte iyi bir iş çıkarmış.)
 

Gerçekte var olmayan Pinocchio Sendromu'ndan muzdarip kızımız Ina Ha, uzun yıllar önce babasını terk eden şimdilerde işinin zirvesindeki annesi Song Cha-Ok gibi dişli bir muhabir olmak istemektedir. Ancak yalan söylemek onda sonu gelmeyen hıçkırıklara neden olmakta ve gerçeği dile getirene değin bu durum devam etmektedir. Büyükbabasının yanına yerleştikleri gün yaşlı adamın daha önce ölen oğlu yerine koyduğu hafızasını kaybetmiş Choi Dal Po ile zorunlu bir amca yeğen ilişkisi içinde büyürler. Aslında geçmişini hatırlayan Choi Dal Po ise bir yandan sevdiği kızın en büyük düşmanı adlettiği Song Cha-Ok'ın kızı olduğu gerçeğini kabullenmeye çalışırken diğer yandan da ailesini mahveden In Ha'nın muhabir olma hayalinden ölesiye nefret etmektedir. Okul hayatını tam bir aylak görümümde ve sıfırkolik ünvanıyla geçirir. Ta ki geçmişteki acısına tuz basarcasına An Chan-Soo'nun başını çektiği birçok öğrenci tarafından hakkında ortaya atılan sınav sorularını çaldığı söylentisine kadar. In Ha, çoğu zaman Choi Dal Po ile geçinemese ve kendisinden bir sebeple nefret ettiğini farkında olsa da iddalara itibar etmez. Sınıftaki herkese anlatılanların asılsızlığını kanıtlayacağına söz verir. Yarışma sonrası An Chan-Soo, aşkına karşılık bulamadığı, üstüne üstlük bir de amcasını aklayacağını konusunda kendisiyle iddalaştığı için In Ha'ya büyük bir öfke duyar. Gerçekleri araştırma dürtüsü genlerinden geliyor olacak ki kızımız işe koyulur. Yokluğunda odasında bulduğu kütüphaneden alınmış kitabın izini sürer ve görür ki derslerde uyuklayıp boş boş  zaman geçiren amcası nerdeyse oradaki her kitabı okumuştur.  An Chan-Soo'nın ikinci kez katıldığı ve Okulun hayretle izlediği bilgi yarışmasında rakibi olacak kadar mükemmel bir başarı sergiler.


Mezun olduktan üç yıl sonra Ina Ha hala muhabirlik hayalleri kurmaya devam etmektedir. Gerçekleştirdiği ufak haber denemeleri ya da katılıp elendiği sayısız mulakat  sonuç vermese de bu yolda kendi çapında mücadelesini sürdürmektedir. Nihayetinde annesinin çalıştığı kanalda mülakata girmek için gün sayar. Görüşme günü.annesinden gelen kısa ama cesaretlendirici mesaj gücüne güç katar. Ancak ilerleyen dakikalarda beklentileri tümüyle boşa çıkar. Tam bir buz küpü görünümündeki annesi yalan haber gerektiren bir konu dayatıp onu köşeye sıkıştırır ve elemekte tereddüt etmez. Ayrıca acı biçimde keşfeder ki annesinin sandığı numara aslında ona ait bile değildir. Choi Dal Po cephesinde Ina Ha'ya karşı resmiyette yeğeni de olsa artık akrabalıkla ilgisi olmayan hisler mevcuttur. Choi Dal Po ise ek gelir olsun diye başladığı taksiciliğe devam etmektedir. Çıkışta patavatsız cadıyı almaya karar veren Choi Dal Po henüz varmıştır ki binanın dışında hızlı adımlarla yürüyen kızın gözyaşlarına tanık olur. Arabasını bırakıp yanına gitmeye yeltense de telefon mesajlarındaki Ina Ha herşey yolunda gibi davranınca yalnız kalmak istediğine karar verir. Yine de içi bir türlü rahat değildir. Bir kez daha geri dönerken ışıklarda taksisine işaret ederek çağıran Ina Ha'nın  annesini görünce anlık bir şok yaşar. Müşterisi sohbet canlısı değildir. Choi Dal Po o gün mülakata giren arkadaşının geçip geçmediğini merak ettiğini söyleyerek sözlerini sürdürür. Bu konuşma onları sahilde karşılıklı devam edecekleri bir sözlü mücadeleye taşır. Choi Dal Po ilk kez düşmanıyla karşılaşmak için onun arenasında savaşması gerektiği gerçeğini kabul etmek zorunda kalır.
 

Yıkık dökük hislerle eve dönen ve o güne kadar edindiği her kitabı ve notu yol çantasına dolduran Ina Ha kimseye görünmeksizin dondurucu Seul soğuğunda çatı katına çıkar. Choi Dal Po geri geldiğinde Ina Ha'nın babası ve kardeşi tarafından umutsuzca arandığını öğrenir. Evin önünde nereye gideceğini düşünürken duraklar ve havadan düşen kitap sayfalarını fark edince soluğu çatıda alır. Derin bir umutsuzluk içindeki kızı teselli ettikten sonra bu kez muhabir olmak için birlikte mücadele etmelerini önerir. Çalışmaya başlarlar. Büyük babanın isteği daha doğrusu kolundan tutup kuaföre götürmesiyle kayda değer bir değişim geçirir. Döküntü halinden dört dörtlük bir görünüme  bürünür. Bir ay sonra bu kez YGN kanalının seçmelerinde yanyanadırlar. Eleme mülakatında haberdeki olayı yorumlama ve değerlendirrme becerisini irdelediği 2. kısımda ailesinin yok olmasına zemin hazırlayan haberin seçilmesi Choi Dal Po ve In Ha için dönüm noktası olur. Kayıp babası ile ilgili duyduğu son gelişmenin üzerinde yarattığı yıkıcı etkiyi ustalıkla gizler. Konu bir şekilde Pinokyo görgü şahidine ve yanlış algılamanın yarattığı acı sonuçlara gelip dayandığında artık ok yaydan çıkar. Choi Dal Po, In Ha'nın Pinocchio Sendromunu açık ederek elenmesine ve mulakat salonu terk etmek zorunda kalmasına neden olur. Muhtemelen O'nu bu kirli dünyadan uzak tuttuğu düşüncesindedir. Böylece kendisi stajyer muhabirliğe kabul edilir.


Yarı zamanlı bir işle hayatına devam etmeye çalışan In Ha ise tam da hayallerinden vazgeçmişken reytinglerde güven kaybı yaşayan kanalı için Pinocchio Sendromlu yani yalan söylemeyen bir muhabirden daha iyi bir reklam olamayacağını  düşünen annesinin teklifi ile kendini bir anda MSC'de çaylak muhabir olarak bulur. Böylece o ve Choi Dal Po bir anda haber peşinde koşan rakip kanal çalışanları haline gelirler. Şimdilerde bölge karakolunda polislik yapan  okul arkadaşlarının mekanını haber avı için mesken tutar ve birbirleriyle bu uğurda kimi zaman köşe kapmaca oynarlar. Diğer yanda Choi Dal Po'ın kayıp ağabeyi Ki Jae-myung'nda geçmişin intikamı için bir dizi plan yapmaktadır.


Bu seriyi her izlediğimde hakkını vermediğimi fark ediyorum. Özellikle  birden fazla sahnede gözyaşı döken oyuncu Lee Jong Suk, Choi Dal Po karakterini sanırım fazlasıyla hissederek oynadı. Ağabey rolunde izlediğmiz Yoon Kyun-sang da bu dizide dikkatimi çekmişti. We Were Not In Love'daki etkileyici piyanist rolüyle çıtasını yükseltmeye devam ediyor. Yine ilk bölümde I Can Hear Your Voice'un bir sahnesini tiye alırcasına uyarladıkları kısma dikkat çekmeden edemeyeceğim. İlk izleyişimde hayli gülmüştüm. Ayrıca 19. bölümde MBLAQ'dan Lee Joon kameo olarak boy gösterdi ve  uyuşturucu kullanması yönüyle gündeme çekilmek için haber malzemesi yapılmak istenen Fama adlı pop starı canlandırdı.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

6 Mayıs 2016 Cuma

Orange Marmalade (2015)

5/06/2016 01:36:00 ÖÖ 0 Comments

Aynı adlı animenin Kore uyarlaması olduğunu düşünerek uzun süre izleme listeme eklemediğim KBS2 Kanalı'nın 12 bölümlük gençlik dizisinde başrolleri yeni nesil genç oyuncular Yeo Jin-Goo, Seol Hyun, Lee, Jong-Hyun ve Gil Eun-Hye paylaşıyor. Hikayemiz Seok Woo imzalı bir webcomic uyarlaması.

300 yıl önce insanlar ile insan kanı içmeyi bırakması ve dürtülerini engelleyen yollara başvurmaları gibi bir dizi madde içeren nihai anlaşmayı imzalayan vampirler bir avuç kalan soylarını güvence altına alır. Vampir kontrol sistemi de kuralları bozanlara ağır cezalar uygular. Günümüz dünyasının Koresinde yaşayan  Jae-Min (Yeo Jin-Goo) okuduğu lisenin popüler ve yakışıklı gençlerinden ve sınıfının da başkanıdır. Metro ile okula giderken bir taciz olayı yaşanr. Durumu ortaya çıkaransa bir başka liseli kız öğrencidir. Yeni bir semte taşınan Baek Ma-Ri'a vampir kimliğini gizleyip artık kaçıncı oldığunu sayamadığı yer değiştirmelerin sonuncusunda mezun olmayı ummaktadır. Pişkin tacizci kendini aklama denemesi başarısız olunca kaçıp gitmek ister. O hengamede ortalığa kan saçılır ve adamın gözleri vampir olduğunu açığa çıkarır şekilde renk değiştirir. Görevliler tarafından yakapaça götürülürken içerde bulunan herkes dehşete düşmüştür. Baek Ma-Ri kan kokusundan ziyada yakınına gelip "iyi"misin" diye soran o gencin hiç olmadığı kadar tatlı ve ağzını sulandıran kanına karşı koyabilmekte zorlanır. Kendini toplamayı başardığında hatta biraz nezaketsizce itip ondan uzaklaşır ve metrodan çıkar.

 
Öğretmenler odasında Sınıf öğretmeni Han Yoon-Jae ilk gün rehberlik etmesi için o sırada odaya glen Jae-Min'i görevlendirir. Kız delikanlının durumdan hoşnut gözükmediğini farkındadır. Sabah ki olayda Jae-Min endişesine rağmen anlam veremediği bir nedenle kendisine kaba davranan kıza içerlemiştir. Yeni sınıfı metroda yaşanan olayın sosyal medyadaki görüntülerini konuşmaktadır. Bu arada herkes Baek Ma-Ri'nin de orada olduğunu fark ederler. Her ne kadar aralarında yaşadıkları bilinse de gerçek anlamda bu gizemli yaratıklar doğaları gereği kendilerini çok nadiren açık ettikleri için vampir hakkında onu sayısız soru yağmuruna tutarlar. Ortamın karmaşası derse de yansır. Han Yoon-Jae öğrencilerin görüşlerini yorum yapmaksızın dinler. Onlardan bir Jae-Min vampirlere karşı kesinlikle ne hoşgörü ya da başka birşey hissetmediği gibi açıkça insan olarak görmediğini belirtirken sözlerinin bir parça kendisini de hedef aldığının farkındadır. Çünkü kendisi de onlardan biridir ve O'nun annesi Kang Min-Ha ile evlenmiştir... Bu gerçek okulda kimse tarafından bilinmemektedir.

 
Olay kamuoyunda birkez daha vampirlerin varlığının insanlar için ne kadar güven berici olduğu konusunu gündeme getirmişken çocukluğundan beri koruyup kolladığı ergenlik isyanlarındaki yeğeni Han Shi-Hoo her ne kadar yüzü gizlense de bir kanala ropörtaj vermiş ve halkın tehdit olarak algılayabileceği bazı uç nokta açıklamalarda bulunmuştur. Sonrasında Vampir Kontrol Merkezi' tarfından uyarı cezası verilince evde zor anlar yaşar. Yeniden çıkabildiğinde Baek Ma-Ri gibi okula geçiş yapar. Ancak genç kızın insanlar arasında uyumla yaşama çabasını ırkına yapılmış hakaret olarak görmektedir.



26 Ocak 2016 Salı

Pride and Prejudice (2014-2015)

1/26/2016 12:44:00 ÖÖ 0 Comments
Uzun süre önce izlemem rağmen hakkında başlık açmayı unuttuğumu fark ettiğim bir diğer yapım Pride and Prejudice. Başrolde gözüpek savcı Koo Dong-Chi rolünde Choi Jin-Hyuk, Kang Soo rolünde Lee Tae-Hwan, stajyer savcı rolünde Baek Jin-Hee ve kaçık başsavcı rolünde Choi Min-Soo yer alıyor.

Han Yeol-Moo birkaç yıl önce küçük yaşta kaybolduktan sonra ölü buılunan kardeşi için sağlanamayan adaleti aramak adına adliye binasına girereken stajyer bir savcı adayıdır. Annesi bu süreçte dengesini yitirip bir parça delirir. Hayatın zorlukları arasında yolu o sıralarda yeni savcı olan Koo Dong-Chi ile kesişir. Ona karşı beslediği aşkla karışık hayranlık hisleri aynı şekilde karşılık bulur. Genç adam da tanıştıkları andan itibaren ondan hoşlanmıştır. Kıza on kez çıkmalarını sonrasında isterse devam edebileceklerini söyler. Herşey mükemmel şekilde devam ederken 10. görüşmeleri sırasında Han Yeol-Moo O'nun hakkında hiç beklemediği yıkıcı bir gerçeği keşfeder. Hislerinin intikama evrilmesine neden olacak şekilde duyguları değişir. Beş yıl sınra adliye merdivenlerde karşılaştıklarında Han Yeol-Moo'u görmek Koo Dong-Chi için de büyük bir sürprizdir. Geçmişte değer verdiği kız anlayamadığı bir nedenle kendisini terk etmiş bu yüzden büyük bir hayal kırıklığına uğramıştır. Eski günlere dayanan tanışıklıkları neticesinde sohbet sıcak biçimde ilerler. Koo Dong-Chi laf arasında "yoksa benim yüzümden mi bu mesleği seçtin" diye sorar. Aldığı cevaba şaşırır.  Han Yeol-Moo sözlerini onaylarken tercih nedeni olarak eklediği bir diğer cümle genç adam için rahatsız edicidir. "İntikam.." Koo Dong-Chi o anda bu söze anlam veremez. Gitmeyi seçen tarafken hatanın onda olduğunu vurgular.

 
İlk iş günü toplantıyla başlar. Konuşulan ilk dava içeriği şöyledir. Bir tacizci çevrede yaşayanların korkulu rüyası haline gelmiştir. Yakalanan şüpheli ise verdiği ifade ve deliller ışığında aklanır. Ama binadan çıkarken asansörde söylediği  cümle Han Yeol-Moo'lu rahatsız eder. Han Yeol-Moo üslerine tam bir itaat halindedir. Tavrı diğerleri açısından bir parça yalakalık olarak algılansa da iş hayatında ilişkilerin ve bağlantıların önemli olduğu da aşikardır. Sonraki gün olaylar daha ciddi bir boyut kazanır. Küçük bir kız kaçırılmıştır.



30 Aralık 2015 Çarşamba

The Time We Were Not In Love (2015)

12/30/2015 01:03:00 ÖÖ 0 Comments


Choi Won ve Oh Ha Na aynı mahallede yan yana evlerde büyüyen, aynı liseye giden iki yakın arkadaştır ve aralarında çok sağlam bir dostluk vardır. Okul yıllarında bir akşam Choi Won, Oh Ha Na'ya "Sana asla aşık olmayacağım" deyince aynı şeyleri o da Won'a söyler. Aralarındaki bu yemin yıllar boyu devam eder. 30’lu yaşlarına geldiklerinde her iki taraf da hayatlarında doğru kişiyi bulmayı denerken ilişkiler konusunda birçok başarısız deneyim yaşamış haldedir. Çalıştığı ayakkabı tasarım firmasında kendinden genç biri ile çıkan Oh Ha Na artık teklif sürecinde olduğunu düşünürken sevgilisinin yine aynı iş yerinden kendinden daha genç bir kızla görüştüğünü öğrenir ve büyük bir hayal kırıklığı yaşar. Kore hava yollarında kabin şefi olarak çalışan Choi Won ise hayatını Oh Ha Na'ya odaklı ayarlayarak yaşamaktadır. Birliktelikleri çoğu kez Oh Ha Na‘nın ezici varlığının kızların yarattığı kıskançlık krizleri nedeniyle sekteye uğramakta ve yalnızlık konusunda O'ndan çok farklı bir durumda değildir. Bu noktada ikili hayatların iniş ve çıkışlarında birbirlerini desteklemeyi sürdürürken kimin daha önce evleneceğine dair bir bahse girer. 
 

Avrupada tatildeyken tanışıp nişan töreni öncesi terk edildiği Cha Seo Hoo ise Oh Ha Na'nın hala unutamadığı kişidir ve şimdilerde ünlü bir piyanisttir. Geçmişte kendince sebepler yüzünden geride bıraktığı Oh Ha Na için Seoul'e döner. Karşılaşmaları kaçınılmazdır. Acaba Oh Ha Na kalbi için bu kez doğru seçimi yapabilecek midir? 
 

Seride tüm enejisi ve zerafetiyle ışık saçan Ha Ji Won'u şık kıyafetler içinde ve hoş ayakkabılarla izlemek keyif vericiydi. Bir diğer başrol oyuncusu Lee Jin-Wook başka dizilerde de karşıma çıkmasını umacağım kadar iyi bir performans sergilemiş. Daha önce Pinocchio'da abi rolu ile tanıştığım piyanist Cha Seo Hoo karakterini canlandıran Yoon Gyun Sang ise yükselen başarı grafiğiyle gün geçtikçe göz doldurmaya devam edecek gibi.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

15 Aralık 2015 Salı

Ghost (Phantom) Ost Şarkı Sözleri ve Çevirileri

12/15/2015 03:13:00 ÖÖ 0 Comments


Şarkının Adı: 그리워 운다 (Kıriwo Unda/I Miss You So I Cry/Senin Özleminden Ağlıyorum) 

Şarkıyı Seslendiren: 신보라 (Shin Bo Ra)
 

내심장엔 네가있는데, 부르면 다시 네게, 달려갈텐데
Ne şimcangen nega innınde, nal burımyon daşi nege na tallyogaltende
You’re in my heart If you call me, I would run to you again
Kalbimdesin, eğer beni ararsan sana yine koşardım

그래서 이렇게, 아픈것같아
Kıreso do irohke, apın got gata
That’s why it hurts more like this
O yüzden böyle acı veriyor

심장은 지우고 버렸으니까
Ne şimcangın nal ciugo do boryossınikka
Because your heart erased and threw me away
Çünkü kalbin beni silip attı bir köşeye

밀어내도 다시 끌어안아
Mironedo taşi gıroana            
Though I push you out, I pull you back again
Senden kurtulsam da seni yine kendime çekiyorum

밀쳐내도 너는 다시, 내안에 살아
Midçyonedo nonın taşi, neane sara
Though I shove you out, you live in me again
Seni başımdan atsam da yine içimde yaşıyorsun

하루종일 생각이나, 눈물이나
Harucongil ne senggagina, do nunmurina
All day, I think of you and tears fall again
Bütün gün seni düşünüyorum ve yine gözyaşlarım dökülüyor

한순간도 버티지못해, 눈물이나
Hansungando boticimothe, do nunmurina
I can’t stand it for a moment so tears fall again
Bir an bile dayanamıyorum ve yine gözyaşlarım dökülüyor

그리워 그리워, 오늘도 네가 그리워
Kıriwo kıriwo, onıldo nan nega kıriwo
I miss you, I miss you, again today, I miss you
Seni özlüyorum, seni özlüyorum, yine bugün seni özlüyorum

운다
Do unda
So I cry again
Ve yine ağlıyorum

죽어도 못할것같아
Çukoto nan mothal got gata,
I don’t think I can ever do it
Hiç bir zaman yapabileceğimi sanmıyorum

내안에 사는 , 모두 비워내는일
Neane sanın nol modu da piwonenınil
Having to empty all of you out from me
Seni tümüyle varlığımdan çıkarmayı

이런 내가 나조차 이해가안되
Iron nega nacoça ihega andwe,
I can’t even understand myself being like this
Böyle olduğuma inanamıyorum bile


날카롭게 나를 찌르는 너때문에
Nal karobge narıl çirının noddemune
Because of you, who sharply pokes me
Senin yüzünden –ki beni sertçe sarsıyorsun


하루종일 생각이나, 눈물이나
Harucongil ne senggagina, do nunmurina
All day, I think of you and tears fall again
Bütün gün seni düşünüyorum ve yine gözyaşlarım dökülüyor

한순간도 버티지못해, 눈물이나
Hansungando boticimothe, do nunmurina
I can’t stand it for a moment so tears fall again
Bir an bile dayanamıyorum ve yine gözyaşlarım dökülüyor

그리워 그리워, 오늘도 네가 그리워
Kıriwo kıriwo, onıldo nan nega kıriwo
I miss you, I miss you, again today, I miss you
Seni özlüyorum, seni özlüyorum, yine bugün seni özlüyorum


얼마큼 버텨야 너는올까
Olmakım to botyoya nonınolga
How much more do I have to withstand for you to come?
Gelmen için daha ne kadar dayanmak zorundayım?

얼마큼 아파야 너를 잊을까
Olmakım to apaya norıl icılga
How much more does it have to hurt to forget you?
Seni unutmak için daha ne kadar acı çekmeliyim?

(듣고싶은 말이있는데)
(Dıdgo şipın mali innınde)
(There’s something I want to hear)
(Duymak istediğim bir şey var)

듣고싶은 말이 있는데 안되겠니
Dıdgo şipın mali innınde nan andwegetni
There’s something I want to hear, but can’t I?
Duymak istediğim bir şey var, ama duyabilir miyim?

한번만 한번만,이런 나를 바라봐줄래
Hanbonman hanbonman, iron narıl barabwaculle
Just once, just once will you look at me?
Sadece bir kere, tek bir kere bana bakar mısın?

사랑해
Saranghe
I love you
Seni seviyorum
 
 
Ghost (Phantom) Dizi Tanıtımını Okumak İçin Tıklayınız