Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu

19 Haziran 2017 Pazartesi

Goblin (2017) Ost Şarkı Sözleri ve Çevirileri

6/19/2017 11:45:00 ÖÖ 0 Comments

Şarkının Adı: 첫눈처럼 너에게 가겠다 
(Çanın çorom nega kagetta / İlk Kar Gibi Geleceğim)
Şarkıyı Seslendiren: Aliee


널 품기 전 알지 못했다
Nol pumki çonalci mottetta
Before I held you, I didn’t know
Seni kollarıma almadan önce bilmiyordum hiç

내 머문 세상 이토록 찬란한 것을
Ne momun sesang itorok çanlanhan gosıl
That the world I was in was this bright
Başıbaş dolandığım bu dünyanın böylesine parlak olduğunu

작은 숨결로 닿은 사람
Çagın sumkyollo tahın saram
The person reaching me with a small breath of life
Ufacık bir solukla bana ulaşan insan

겁 없이 나를 불러준 사랑
Gop opşi narıl bullocun sarang
It’s a love that called out to me fearlessly
Hiçbir korku duymaksızın beni çağıran aşk

몹시도 좋았다 너를 지켜보고 설레고
Mobşido çoatta norıl cikyobogo sollego
I liked it so much watching over you, my heart fluttering
Öyle mutluluk vericiydi ki seni koruyup kollamak, kalbim titriyor

우습게 질투도 했던 평범한 모든 순간들이
Usıpge ciltudo hetton, piyongbomhan modın sungandıri
Even when I was ridiculously jealous, all of those ordinary moments
Hatta inanılmaz kıskanç olduğum tüm o sıradan anlarda bile

캄캄한 영원 그 오랜 기다림 속으로
Kamkamhan yongwon  kıoren kidarim sogıro
In the dark eternity, in that long wait
Karanlık sonsuzlukta, o uzun bekleyişte

햇살처럼 니가 내렸다
Hessal çorom niga neryotta
Like sunshine, you fell down to me
Günışığı gibi düşmüştün üzerime

널 놓기 전 알지 못했다
Nol nohki conalci mottetda
Before I let go of you, I didn’t know
Gitmene izin vermeden önce bilmiyordum hiç

내 머문 세상 이토록 쓸쓸한 것을
Ne momun sesang itorok sulsurhan gosıl
That the world I am in was this lonely
Başıbaş dolandığım bu dünyanın böylesine ıssız olduğunu

고운 꽃이 피고 진 이 곳
Koun koçi pigoçin igot
Pretty flowers bloomed and withered here
Güzel çiçekler açıp soldu bu yerde

다시는 없을 너라는 계절
Taşinın opsıl noranın kyecol
The season of you will never come again
Bir daha gelmeyecek "sen" denilen mevsim

욕심이 생겼다  너와 함께 살고 늙어가
Yokşimi senggyotta nowa hamke salgo nılgoga
I was so greedy that I wanted to live with you, grow old with you
Açgözlüydüm ben, seninle yaşayıp seninle yaşlanmak isteyecek kadar

주름진 손을 맞잡고 내 삶은 따뜻했었다고
Çurımcin sonıl maççapgo ne salmın tadıthessotdago
Hold your wrinkled hands and say how warm my life was
Kırışmış ellerini tutarak hayatımın ne denli sımsıcak olduğunu söyleyecek kadar

단 한번 축복 그 짧은 마주침이 지나
Danhanbon çukbok kıççalpın maciçimi çina
It was just one blessing, after that short encounter
Bu bir lütuftu sadece, o kısacık karşılaşmanın ardından

빗물처럼 너는 울었다
Binmul çorom nonın urotta
You cried like the rain
Tıpkı yağmur gibi ağlamıştın

한번쯤은 행복하고 싶었던 바람
Hanbonçımın hengbokhago şiphotdon param
I wanted to be happy for once
Bir kez için mutlu olmak istemiştim

너까지 울게 만들었을까
Nokaci ulgye mandırossılka
But that made you cry
Ama bu seni ağlattı

모두 잊고 살아가라  내가 널 찾을 테니
Modu itgo saragara nega nol çacılteni
Forget everything and move on, because I will go to you
Herşeyi unut ve devam et, çünkü sana geleceğim

니 숨결 다시 나를 부를 때
Ni sumgyol taşi narıl burılte
When your breath calls out to me again
Nefesin beni yeniden çağırdığı zaman

잊지 않겠다 너를 지켜보고 설레고
İçi anhketta norıl cikyobogo sollego
I won’t ever forget watching over you, my heart fluttering
Seni koruyup kolladığımı asla unutmayacağım, kalbim titriyor

우습게 질투도 했던  니가 준 모든 순간들을
Usıpge ciltudo hetdon niga cun modın sungandırıl
Even when I was ridiculously jealous, all of those moments that you gave to me
Hatta inanilmaz kıskanç olduğum bana verdiğin tüm o anları bile

언젠가 만날  우리 가장 행복할 그날
Oncenga mannal uri kacang hengbokhal kınal
Some day, we’ll meet again, it’ll be the happiest day
Birgün yeniden buluşacağız, o en mutlu gün olacak

첫눈처럼 내가 가겠다
Çanın çorom nega kagetta
I will go to you like the first snow
İlk kar gibi sana geleceğim

너에게 내가 가겠다
Noege nega kagetta
I will go to you
Sana geleceğim



Şarkının Adı: Stay With Me (Benimle Kal)
Şarkıyı Seslendiren: Chanyeol (찬열), PUNCH (펀치)

[PUNCH]
나의 두 눈을 감으면
Naye du nunıl gamımyon
When I close my eyes
Gözlerimi kapadığım an

떠오르는 그 눈동자
Toorının gı nundongca
I see those eyes
O gözleri görüyorum

자꾸 가슴이 시려서
Çakku gasımi şiryoso
My heart kept aching
Yüreğim sızlayıp duruyor

잊혀지길 바랬어
İçhyo çigil baresso
So I wanted to forget
O yüzden unutmak istedim

꿈이라면 이제 깨어났으면 제발
Kum iramyon ice keonassımyon çebal
If this is a dream, let me wake up please
Bu bir rüya ise, uyandır beni lütfen

정말 네가 나의 운명인 걸까
Çongmal nega naye unmyongin golka
Are you really my destiny?
Sen gerçekten kaderim misin?

넌Falling You
Non Falling You
I… Falling you
Sana kapılıyorum

[Chanyeol]
운명처럼 너를 Falling
Unmyongçorom norıl Falling
Like destiny we are falling
Kader gibi, sürükleniyoruz

또 나를 부르네 Calling
To narıl burıne Calling
You’re calling out to me, calling
Bana sesleniyorsun, çağırıyorsun

헤어 나올 수 없어
Heo naol su opso
I can’t escape
Kaçamıyorun

제발 Hold Me
Çebal Hold Me
Please hold me
Lütfen sarıl bana

내 인연의 끈이 넌지
Ne inyonye kıni nonci
Are you the line of my fate?
Kader çizgim misin?

기다린 네가 맞는지
Gidarin nega mannınci
Are you the one I’ve been waiting for?
Beklediğim sen misin?

가슴이 먼저 왜 내려앉는지
Gasımi monco we neryoannınci
Why is my heart sinking?
Kalbim neden ağırlaştı?

(Stay With Me)
(Kal benimle)
내 마음속 깊은 곳에
Ne maımsok gipın gose
Deep in my heart
Kalbimin derinliklerinde

네가 사는지
Nega sanınci
You are living
Yaşıyorsun

(Stay With Me)
(Kal benimle)

내 안에 숨겨왔던 진실
Ne ane sumgyowatdon cinşil
The truth is hidden in me
Gerçek içimde gizli

[PUNCH]
나의 두 눈을 감으면
Naye du nunıl gamımyon
When I close my eyes
Gözlerimi kapadığım an

떠오르는 그 눈동자
Toorının gı nundongca
I see those eyes
O gözleri görüyorum

자꾸 가슴이 시려서
Çakku gasımi şiryoso
My heart kept aching
Yüreğim sızlayıp duruyor

잊혀지길 바랬어
İçhyo çigil baresso
So I wanted to forget
O yüzden unutmak istedim

꿈이라면 이제 깨어났으면 제발
Kum iramyon ice keonassımyon çebal
If this is a dream, let me wake up please
Bu bir rüya ise, uyandır beni lütfen

정말 네가 나의 운명인 걸까
Çongmal nega naye unmyongin golka
Are you really my destiny?
Sen gerçekten kaderim misin?

넌Falling You
Non Falling You
I… Falling you
Sana kapılıyorum

[Chanyeol]
가슴은 뛰고 있어
Gasımın twigo isso
My heart is racing
Kalbim delice çarpıyor

여전히 널 보고 있어
Yoconhi nol bogo isso
I’m still looking at you
Hala sana bakıyorum

자꾸만 숨이 막혀서
Çakkuman sumi makhyoso
Because I keep running out of breath
Çünkü nefesim kesiliyor

아직은 멀리에서
Acigın mollieso
From far away
Çok uzaklardan

너를 지켜 보고 싶어
Norıl cikyo bogo sipo
I want to look at you
Sana bakmak istiyorum

내가 또 왜 이러는지
Nega to we ironınci
Why am I being like this?
Neden bu haldeyim?

[Chanyeol]
처음 너를 볼 때부터 다르게
Çoım norıl bol tebuto darıge
Different from the moment I first saw you
Seni ilk gördüğüm andan farklı olarak

운명의 시간은 또 더디게 갔지
Unmyongye şiganın to dodige kaççi
This time of fate is passing slowly
Kaderin bu anı yavaşladı

내 가슴은 널 향했고
Ne gasımın nol hyanghetgo
My heart was heading towards you
Kalbim sana meylediyordu

내 심장은 다시 또 뛰었고
Ne şimcangın daşi to twiotgo
My heart was racing again
Kalbim delice çarpıyordu yine

꺼져버리던 희미한 불빛
Kocyoboridon hıimihan bulbit
The faint light was turned off
Loş ışık dahi karardı

너로 인해 다시 타오르는 눈빛
Noro inhe daşi taorının nunbit
But my eyes are lighting up again because of you
Ama benim gözlerim seninle parlıyor

마치 오래전부터 널 사랑한 것 같아
Maçi oreconbuto nol saranghan got gata
Feels like I’ve loved you from a long time ago
Sanki seni çok uzun zamandır seviyorum

무언가에 이끌리듯 끌려온 것 같아
Muongae ikkıllidıt kıllyoon got gata
Feels like I’m being pulled by something
Sanki bir şey beni çekiyor

[PUNCH]
나의 두 눈을 감으면
Naye du nunıl gamımyon
When I close my eyes
Gözlerimi kapadığım an

떠오르는 그 눈동자
Toorının gı nundongca
I see those eyes
O gözleri görüyorum

자꾸 가슴이 시려서
Çakku gasımi şiryoso
My heart kept aching
Yüreğim sızlayıp duruyor

잊혀지길 바랬어
İçhyo çigil baresso
So I wanted to forget
O yüzden unutmak istedim

꿈이라면 이제 깨어났으면 제발
Kum iramyon ice keonassımyon çebal
If this is a dream, let me wake up please
Bu bir rüya ise, uyandır beni lütfen

정말 네가 나의 운명인 걸까
Çongmal nega naye unmyongin golka
Are you really my destiny?
Sen gerçekten kaderim misin?

넌Falling You
Non Falling You
I… Falling you
Sana kapılıyorum




Şarkının Adı: I Miss You (Seni Özlüyorum)
Şarkıyı Seslendiren: 소유 (Soyou)

바라보면 자꾸 눈물이 나는 건
Parapomyon çakku nunmuri nanın kon
When I look at you, tears keep falling
Sana baktığım an gözyaşlarım süzülüyor

왠지 몰라도
Wençi mollado
I don’t know why
Neden bilmiyorum

돌고 돌아 내게 오고 있었나요
Tolko tora nege oko issossnayo
Did you go round and round to come to me?
Dönüp dolaşıp bana mı geldin?

피해지지 않는 그 사랑
Piheçici anhnın kı sarang
This love cannot be avoided
Bu aşk kaçınılmaz

I love u love u love u
Seni seviyorum, seviyorum, seviyorum

인연인 걸 느꼈죠 난
İnyonin kol nıkyoççyo nan
I call it connection
Bu bir bağ bence

And I miss u miss u
Ve seni özlüyorum, özlüyorum

나의 운명인 사람
Naye unmyongin saram
You are my destiny
Kaderimsin sen

슬픈 눈빛으로 왜 나를 보나요
Sılpın nunbiçıro we narıl bonayo
Why are you looking at me with those sad eyes?
Neden bana öyle üzgün gözlerle bakıyorsun?

울지 말아요
Ulçi marayo
Don’t cry
Ağlama

한 눈에 날 알아본 건 아닌가요
Han nune nal arabon gon aningayo
Didn’t you recognize me right away?
Beni görür görmez tanımadın mı?

이제서야 왜 내게 왔죠
İçesoyo we nege waççyo
Why took you so long?
Neden bu kadar uzun sürdü?

I love u love u love u
Seni seviyorum, seviyorum, seviyorum

인연인 걸 느꼈죠 난
İnyonin kol nıkkyoççyo nan
I call it connection
Bu bir bağ bence

And I miss u miss u
Ve seni özlüyorum, özlüyorum

나의 운명인 사람
Naye unmyongin saram
You are my destiny
Kaderimsin sen

몇 번을 태어난대도
Myot bonıl teonanteto
However many times you were born
Kaç kere yeniden doğarsan doğ

그대가 어딜 숨어도
Kıtega odil sumoto
Wherever you are hiding
Nereye saklanırsan saklan

나는 그댈 찾겠죠
Nanın kıdel çacgeççyo
I will find you
Seni bulacağım

다신 우리 헤어지지 마요
Taşin uri heoçiçi mayo
Let’s never be apart again
Bir daha ayrılmayalım

내 곁에서
Ne gyoteso
Beside me
Yanımda kal

떠나가지 말아요
Tonakaci marayo
Don’t leave me
Bırakma beni

떠나가지 말아요
Tonakaci marayo
Don’t leave me
Bırakma beni


7 Haziran 2017 Çarşamba

Kimdir Bu Koreli Namcalar? Part 1

6/07/2017 09:57:00 ÖS 0 Comments
Ufak bir hatırlatma: Bu yazıda yer alan oyuncular için en iyiden kötüye gibi bir sıralama yapılmamıştır.

Hyun Bin:


Özellikle gülümsediğinde belirginleşen gamzesiyle sevenlerini büyülen 1982 doğumlu aktör, birçoğumuzu Koreli oyunculardan ve kore sinemasından haberdar eden sinema filmi A Millionairs's First Love'la tanınır. Filmde, yeşilçamın acıklı hikayelerinden birini sunarken bizi tam anlamıyla gözyaşı seline boğan ve gelecekte sıkça göreceğimiz "zengin şirket sahibi ya da varisi" imajını sergiledi. Ayrıca yine bu film O'na ülke sınırları dışında hatırı sayılır bir hayran kitlesi sağladı. Ardından yeni yapımlar için aranan yüzlerden biri haline geleceği My Name Is Kim Sam-soon dizisinde oynadı ki eleştirmenler onun bu yapımla dikkat çektiğini söyler. Ben bu konusunu bile pek hatırlamıyorum çünkü bana göre sönüktü ve kadın başrolü sevmemiştim. (Gerçi onu Secret Garden'dan sonra izlediğim için normal olsa gerek:) Bir sonraki projesi oyuncu, Ha Ji Won'la birlikte yer aldığı ve yayınlandığı dönem büyük beğeni toplayan eğlenceli fantastik romantik komedi Secret Garden'la ününü perçinleyip sektörde kalıcılığını garantildi. Her ne kadar dizideki karakteri son derece uyuz olsa da gerek hikaye gerekse replikler öyle beğenildi ki Hyde Jekyll, Me'de görüldüğü üzere bu rol tarzı nerdeyse üzerine yapışacak sanmıştım. Pek çok dizide de yakışıklı erkek profili denince adı geçen Hyun Bin, bu süreçte sinema filmlerinde de boy göstermeye devam etti. 2011-2012 yılları arasında askerlik nedeniyle ekranlardan 2 yıl süresince uzak kalsa da geri döndüğünde hala iyi işler yapabileceğini kanıtladı. The Fatal Encounter'da King Jeongjo'a hayat verirken O'nu bir dönem filminde, tarihi giysiler içinde ilk kez gördük. 2017 başlarında Confidential Assignment'nda saç sitilini değiştirerek ne kadar doğru bir seçim yaptığını gösterse de ben filmin basın tanıtımındaki saç tarzının filmde de olmasını isterdim. Sanırım oynadığı "Kuzey Koreli" karakteri nedeniyle bu yönde bir seçim yapılmış. 2017'de The Swindlers, 2018'de Son Yejin'le kamera karşısına geçtiği The Negotiation bir diğer sinema hiti haline geldi. İkilinin kimyası o kadar iyiydi ki bir Kore dizisinde de oynadılar. Hatta ajanslarının pek çok kez reddetmesine karşın haklarında birlikte olduklarına dair sayısız haber çıktı (2022'de bir düğün görene kadar yazılı çizileni doğrulamak zor:). 2018^'de bir tarihi filmde Rampant'la senaryo seçimlerindeki seçiciliği ve kaliteyi gördük. Onu The Point Men (2021) izledi. 2022'de Confidential Assignment 2 ile beyaz perdedeki yolculuğu hız kesmeden devam ediyor. Oyuncu Korean Hallyu Wave'in içinde yer almayı sonuna kadar hak ediyor. 
 

Bae Yong-Jun: 


Bu oyuncu ekranda görmeyi özlediğim yegan yüzlerden biridir. İki ayrı karaktere hayat verdiği Winter Sonata'nın izlediğim ilk kore dizisi olması bir diğer etkendir herhalde. Bizde yarattığı turistik dalga  ile Asmalı Konak ne ise Winter Sonata için de ana vatanında Kore dizilerinin yurtdışına açılmasını sağlayan ilk sıradaki yapımdır demek herhalde yanlış olmaz. Bu yüzden bazen özellikle izlemeye değecek birşeyler bulamayınca ne varsa eskilerde var diyorum:) Winter Sonata öncesi rol aldığı Hoteiler'ı 2007'de sanırım bu kez Japon televizyonu için yeniden çevirmnde yer almış ki bu bana hayli ilginç geldi. Elle tutulur bir diğer çalışması 2007'deki The Legend: The Story of the First King's Four Gods'dı. Bu serideki performansıyla yanılmıyorsam yayınlandığı kanalın yıl sonu drama ödüllerinde de ödül almştı. Hatta sahneye topallayarak çıktığını hatırlıyorum. Attan düşüp yaralanmıştı. 2011 tarihli Dream High'ı da sırf onun için izlemiştim ama yanılmıyorsam  hikayede pek boy göstermemişti. Bu dizi ayrıca O'nun son dizisi oldu. Beyaz perde ise yıldız oyuncu Son Ye Jin'le rol aldığı romantik dram türündeki sinema filmi April Snow'un da benim için ayrı bir yeri vardır. Bir diğer tanınmış oyuncu Kim Hyun Joong'la olan kardeş gibi benzerliği zamanında hayli ilgi uyandırmıştı. Bae Yong-Jun'u yine dizi ekranına dönse ya diyerek ansam da sanırım artık oyunculuk yapmıyor.  Az sayıdaki dizi ve filmleri yüzünden oyuncu  günümüzde pek anımsanmıyor.
 

Park Hae Jin: 

Rol aldığı birbirinden başarılı yapımlarda oyunculuğuyla göz dolduran 1983 doğumlu aktör, hallyu dalgasının bir diğer halkası. Şimdilerde kariyerinde 10 yılı geride bırakırken ilk kez 2008'de East of Eden'in sevdiği kızı kaçırarak kendisiyle birlikte olmaya mecbur bırakan zengin kötü çocuk olarak görünse de ben bu diziye ana karakter ve O'nun çevresinde dönen hikayesinden çok bu oyuncu için devam etmiştim. Doktor Stranger'da ardında bir dolu sırla  karizmatik doktor Han Jae Joon'ı canlandırırken başrol Lee Jong-Suk gibi göz dolduran bir oyunculuk sergiledi. 2016 tarihli Cheese in the Trap'de Kim Go Eun ile kamera karşısına geçerken yine karanlık yönü olan bir rolle karizmasını konuşturdu. Senaryodaki yan kişilikler öyle gıcık ve sinir tiplerdi ki diziye oyuncu hatırına tahammül edebiliyordum. Tabii diğer yandan böylesi bir karizmaya sahipken oyuncunun başarı basamaklarını tırmanması da kaçınılmaz olsa gerek. Şimdilerde gözüpek bir ajan olarak ekranlara döndüğü Man to Man dizisi elde ettiği iyi reytinglerle bu rol için de doğru adam olduğunu isbat ediyor. Kendi adıma ise diziyi başrol kadın oyuncu nedeniyle silmiş durumdayım. Bence O, Be Yung Jun, Min Namkoong ya da Kim Hyun Joong aynı etkileyici havayı taşıyan ve pek çok yönden birbirlerine benzeyen oyuncular.
 
Gong Yoo: 
 

(Doğum adı: Kong Ji-Chul) 1979 doğumlu aktörün diğer bazı oyucular gibi kabarık bir filimografisi yok. Sebebi Goblin basın toplantısında dile getirdiği üzere  dizilere karşı çekincelerinin olması ve bu nedenle sanırım daha çok filmleri tercih etmesi. 2007 tarihli Coffee Prince  her ne kadar izlediğim dönem ben de en ufak bir etki bırakmamış olsa da pekçok izleyici için göze çarpan en iyi işlerinden biri olarak kabul görür. Ekranda dizler arası geçiş yapıp sürekli görülen oyucu yüzlerinden değilken vasatın altı bir yapım olarak kabul ettiğim ve izlediğim dönem direkt çöpe atacak kadar boş bulduğum Coffee Prince'le Goblin öncesine dönemine değin, bu oyuncu bana hiç birşey ifade etmiyordu. You Are Beautiful'daki gibi kadın iken erkek kılığına giren birine "erkek" sandığı dönemde aşık olan karakter tiplemesini ikinci kez görmek en büyük etkendi sanırım. Bu yüzden aranan oyuncuymuş, seçiciymiş cümlelerine pek de bir anlam verememiştim. Ancak Goblin'le birlikte Gong Yoo adı benim için birşeyler ifade eder oldu. Hatta  hayat verdiği Kim Shin karakteriyle O'nu uzun dizi listemde Goblin öncesi ve Goblin sonrası şeklinde bir kategoriye bile sokacak kadar başarılı buldum ve ilk üç listeme koydum. Oyuncunun 2010 ve sonrası tüm filmlerini hatta belki havamda değildim, aynı süreçte benzer erkek kılığına girip dolap çeviren karakter konulu başka dizi izlediğim için sıkıldığımdan hoşlanmamışımdır diyerek Coffie Prince'ı bile yeniden seyrettim.  Rol aldığı diziler şunlar: dünyada da ses getiren Squid Game (2021), aya gitmekle görevli bir kaptanını canlandırdığı The Silent Sea (2021), devam haklası Squid Game 2 (2024), + 18 öğeler barındıran tuhaf atmosferiyle farklı bir yapım, karısının süreli boşanma ve anlaşmalı evlilik hizmeti sunan bir firmadan evlenmesi şartını koştuktan sonra önce münzevi bekara dönüşen sonrasında ise tanımadığı bir kadınla aynı evi ve hayatı paylaşmaya başlayan Han Jung-Won'a hayat verdiği The Trunk (2025)

Rol aldığı sinemalardan hayal kırıklığına uğradığım A Man A Woman'da zihinsel engelli bir kız çocuğunun babası Namgwa Yeo'yu canlandırıyordu. Bu performansı filmin +18 yönü nedeniyle zayıf kalmıştı. Sanki yetişkin oldum yetişkin filmi de çekeyim demiş ki buna hiç gerek yok. Silent ve Suspect'de hikaye ve oyunculuğu mükemmeldi. Finding Mr. Destiny'yi de izlemeye değer buldum. Winter Sonata'ya yapılan komik atıfa çok güldüm. Yurt dışında da beğeni toplayan zombi temalı korku gerilim türündeki Train of Busan izlenmeye değer yönleri olabileceğini düşündüğüm bir diğer sinema filmidir. Ancak zombi konulu yapımları sevmiyorum. Bu yüzden izlenebilirlik ölçütü benim açımdan çok yüksek değildi. İzlediğim diğer filmleri ise yapım yılı sırasına göresevilen oyucu Park Bo Gum ile başrolü paylaştığı bilmkurgu fantazi içerikli Seobok (2021), Kim Ji-Young: Born 1982,  Kore bağımsızlık mücadelesinin anlatıldığı dönem hikayesi The Age of Shadows (2016), bir kuzey koreliyi oynadığı The Suspect (2013), kan donduran sarsıcı gerçek hayat hikayesi Silenced (2011), romantik komedi Finding Mr. Destiny (2010).


Oyuncunun çok etkileyici bir  ses tonu ve güzel elleri var:)
 
 Ji Chang Wook:

Diziler arttıkça sektörde yeni yıldızların yükselişine tanık oluyruz. İşte onlardan biri de öldürücü gülümseyişiyle1987 doğumlu  Ji Chang Wook. Empress Ki öncesi tanıdığım bir oyuncu değildi. Uzun saçları, mükemmel yüz hatları ve sevimli dudaklarıyla Yuan'lı sürgün prensi oldukç başarılı biçimde canlandırırken benim seyir çizgim de değişiverdi. Başrol erkek oyuncudan çok onun çıkardığı işi izlemeye değer görmüştüm. (Yıldız oyuncu Ha Ji Won'ın rol arkadaşlarında yana keyfine diyecek yoktur herhalde:) Empress Ki sonrası çıtayı kendi açısından hayli yükseltmiş olacak ki sunulan projelerde artık ikinci başrolden başrole geçen etkileyici kariyerinin 4-5 yılını henüz geride bırakmıştı. Sırasıyla Healer'da gizemli kimliğiyle ve kendsine taban tabana zık kişiliğiyle internet tabanlı yayın dünyasında dolaşan Seo Jung-Hoo, kara camlı gözlükleri ve iki dirhem bir çekirdek kıyafetleriyle dişli bir koruma profilinde, her daim karizmasını konuşturduğu heyecan dozu yüksek K2 ve 2017-2019 yılları arasında iki yıl devam edeceği askerlik öncesi son dizisi Suspicious Partner'la gönüllerdeki yerini sağlamlaştırdı. Ben de taht kurmuştu zaten:) Yıllar içinde uzayıp giden dizi projelerinin tamamını da izledim. Secret Love (Dramacube / 2014), Five Fingers (SBS / 2012), Bachelor's Vegetable Store (Channel A / 2011-2012), Warrior Baek Dong Soo (SBS / 2011), Melting Me Softly (tvN / 2019), Backstreet Rookie (SBS / 2020), Lovestruck in the City (Kakao TV-Netflix / 2020-2021), The Sound of Magic (Netflix / 2022), If You Wish Upon Me (KBS2 / 2022), The Worst Of Evil (Disney+ / 2023), Welcome to Samdal-ri (JTBC / 2023-2024), Queen Woo (TVING / 2024), Gangnam B-Side (Disney+ / 2024), The Manipulated | Jokakdoshi (Disney+ / 2025).


Hatta aynı süreçte  beyaz perdede boy gösterdiğ ve sonuna kadar gayet iyi bir oyunculuk sergilediği Fabricated City adıyla bir de sinema filminde yer aldı. Sonuç itibariyle aktörün başarı çizgisine bakacak olursak anlaşılan o ki geri geldiğinde sağlam adımlarla yolunda ilerleyemeyi sürdürecek.  
 
Namkoong Min: 
 

Karizmasını her tür rolle konuşturabilen yetenekli bir diğer oyuncu 1978 doğumlu Namkoong Min kesinlikle girdiği her işin hakkını verebilen başarılı bir aktör. 40'na merdiven dayadığına inanabiliyor musunuz? Dönüp girdiği projelere baktığımda üzerine yapışan bir tarza sahip değil. Bir hikayede usta işi komedi sergilerken bir diğerinde soğukkanlı pisikopat bir katile dönüşebiliyor. Bu yüzden o etkileyici yüzün yer aldığı her yapımı sıkılmadan izleyebiliyorsunuz. Kendisini fark ettiğim ilk işi Can You Hear My Heart (2011)'dı. Diziyi duygusal senaryosu, oyunculukları ya da müzikleri açısından oldukça başarılı bulsam da inanın kadın karakterin sergilediği sıkıcı rol ve özellikle berbat saç modeli yüzünden dönüp ikinci kez izlemek istemedim. A Girl Who Sees Smells (2015) (Sensory Couple)'de canlandırdığı şef Kwon Jae-Hee ise bana göre parmak ısırtan mükemmel bir karakter sergilediği ve filimografisinde baş yapıt sayılabilecek dizilerindendir. Ancak nedense bazı diziler hak ettiği ilgiyi görmüyor. Bu yapım da onlardan biridir bana göre. Oysa kanımca oldukça iyi bir senaryoya sahiptir. Tüm artılarına karşın aldığı reytinglere hayret ederim. Açıkçası aynı rolu Lee Min Ho'ya verseniz "zengin çocuk"dan başka birşeyle ekranla boy göstermediği için ona en az üç beden büyük kaçar ve O'na yakıştıramam. Oysa oyuncunun buradaki etkileyici fiziğine ve kan donduran karizmasına hayran kalmıştım. 2016'da yılından Doctor Stranger'da bir öncekinden tamamen farklı, sıkıntılı bir hastalıktan nuzdarip ikiz çocukların çaresiz babasını canlandırırken içimi ısıtmış ve hüzünlenmiştim. Sonrasında benim de zaman zaman KBS World'de takip ettiğim ses getiren Good Manager'da ikonik rolü Kim'de başkalarını dolandıranları dolandıran uyanık karakter Kim Sung-Ryong'ı canlandırırken yine oldukça ilginç ve renkli bir karaktere imza atmış, yapımcılarını da fazlasıyla mutlu etmişti. (Nedense beni hiç sarmadı o ayrı.) Yer ladığı dizi projeleri sırasıyla şöyle: In Need of Romance 3 (2014), 12 Years Promise (JTBC / 2014), My Secret Hotel (tvN / 2014), birçoklarına göre ıyucuyu zirveye taşyan dizisi olarak kabul gören Remember: War of Son | Remember (SBS / 2015-2016), Beautiful Gong Shim (SBS / 2016), Doctors (SBS / 2016), medya dünyasını sorgulayan Falsify (SBS / 2017), bir çöpçatan şirketi rekabeti anlatan romantik konulu The Undateables  (SBS / 2018), hukuk ve medikali birleştiren Doctor Prisoner (KBS2 / 2019), Awaken (tvN / 2020), avcı iken ava dönüşen Ulusal İstihbarat ajanı (NIS) rölünde yer aldığı The Veil (MBC / 2021), sıradışı karakteriyle uçuk kaçık avukat rolünde One Dollar Lawyer  (SBS / 2022), My Dearest (MBC / 2023), ölümcül hastalığı onu alıp götürmeden hayalindeki oyunculuk rüyasını gerçekleştirmek isteyen bir kadını tam da aynı konuyu işlediği projesi için mükemmel bulup  kabul eden bir yönetmeni canlandırdığı Our Movie (SBS / 2025).

Bu arada oyuncu Jung Kyung-ho ile hayli benzemiyor mu? Ne edersiniz? Yaş olarak kendisi daha büyük. 2022'de dünyaevine girenler kervanına katıldı. Kendisi Taxi Driver 2'de Camoe olarak yer alınca One Dollar Lawyer rolündeki karakteri ile geri mi dönecek diye ummuştum:(
 

Song Seung-Heon:

 

1976 doğumlu oyuncu yaşı ve görünümü arasında yaşattığı şoku zar zor atlatabildiğim sektörün en köklü ve başarılı aktörlerinden biri. Onu Endless Love dörtlemesinin ikisi Autman in My Heart ve Scent of Summer'da sergilediği oyunculukla tanıdım ki ilkinde Song Hye-Kyo ikincisinde de Son Ye Jin'le başrolü paylaşıyordu. Ününü ülke sınırlarının dışında taşıyan bu yapımların ardından kariyerine bir diğer baş yapıt sayılabilecek East of Eden'i ekleyerek devam etti. Bu dizinin karamsar atmosferini seyrettiğim dönem bünyem zar zor kaldırmıştı. Tam bir Yeşilçam havasındaydı. Fakir ve güçsüzlerin sonunda denk aşağılanıp ezildiği, hakkını savunamadığı zenginlerinse her türlü zorbalığı yaptığı aşırı bir karamsarlık hakimdi. Ancak bendeki etkisine karşın izlenme oranlarından anlaşıldığı üzere gerek senaryo gerekse sergilenen oyunculuklar yapımın dizi severlerin gönlünde taht kurduğunu gösteriyor. Aktörün önüne konan projelerin seçiminde akılıca tercihler yaptığı da bir gerçek. Sırasıyla benim de tamamını izlediğim My Princess (2011),  bir zaman yolculuğu hikayesi sunan dönem filmi Dr. Jin (2012), biraz East of Eden'i hatırlatan konusuyla When a Man Loves (2013), ve Sarayın Mücevheri'nden 14 yıl sonra dizi sektörüne dönüş yapan  Lee Young-Ae ile başrolü paylaştığı ve kore kağıt parası üzerinde de resmi bulunan tarihsel bir kişiliğin anlatıldığı Saimdang, Light's Diary (2017). Seyir imkanı bulduğum sinema filmlerinden bazıları ise mafya tarzı karanlık işlerin çevresinde dönen Fate (2008), bir subayı canlandırdığı + 18 öğeler barındıran ve bu türde bir filmde gördüğüm için şaşırdığım Obsessed (2014), japon şarkıcı, oyuncu ve NHK World müzik programı J Melo'nun sunucusu Nanako Matsushima ile başrolu paylaştığı Ghost (2014). 

Kim Nam Gil:
 
Her rolu oynayabilme kapasitesindeki oyunculardan bir diğeri 1980 Mart ayı doğumlu Kim Nam Gil küçük bir rol aldığı 1998 tarihli  KBS draması School 1'den beş yıl sonra bağımsız film No Regret'le ilk başrolünü oynadı ve sinema eleştirmenlerinden ve festivallerden olumlu yorumlar aldı. Bu yapım bir diğer sinema filmi Portrait of a Beauty izledi. (Filmi oldukça uzun süre önce izlemişim. Konusunu çok net hatırlamıyorum ama pek sevmemiş olmalıyım ki arşivimde tutmamışım.) Kim Nam Gil'i dizi sektöründe öne çıkaransa 2009 tarihli MBC draması The Great Queen Seondeok'tur. Başarılı aktör, masumiyetin ve saf aşkın adamı Hwarang Bi dam karakterinde hırs ve güçle dolan bir kalbin eninde sonunda herşeyi kaybedeceğini ancak bu  kadar başarılı biçimde resmedilebilirdi. Dizinin ülke sınırlarını aşan başarısı oyuncuyu bu sektörünün aranan isimlerinden biri haline getirdi. Ülkemiz ekranlarında Muhteşem Kraliçe adı ile yayınlandığı dönem fazlasıyla beğeni toplamıştı. Şahsen benim takip etme sebeplerimden biri açık ara Bi dam 'dı diyebilirim. 


2010 tarihli Bad Guy'da intikam paşindeki Geon Ok'u, 2013 yapımı Son Ye Jin'le mükemmel bir uyum yakaladıkları Shark nam-ı diğer Don't Look Back : The Legend of Orpheus'da ise yine bir diğer intikam peşindeki Joon Yoshimura / Han Yi-Soo'yu canlandırdı. Ben özellikle ikinci dizideki performansını çok etkileyici bulmuştum. Bad Guy'ı ise sonrasında izledim ve intikam alma öğesini ikinci kez görmek sıkıcı gelmişti. Kronolojiye göre izleseydim Shark da sıkıcı olur muydu tabii bilemiyorum. Yayınlandığı dönem oyuncunun bıyıkları için yapılan yorumları hala gülümseyerek hatırlarım. Bence ona hoş, havalı, ve anına göre ürkütücü bir hava katıyordu:) Sonraki dizileri; Live Up To Your Name (2017), ikinci sezonu da yapılan ama beni hiç sarmayan The Fiery Priest (SBS / 2019 & 2024), One the Woman (SBS / 2021), Through the Darkness (SBS / 2022), Island (OCN / 2022), Song of the Bandits (Netflix / 2023), Karma (2025), Trigger (Netflix / 2025), polis rolünde Mad Concrete Dreams (tvN / 2026), Nocturnal / Broken (2025) .

İzlediğim sinema filmleri ise hapishaneden çıkabilmek için aids olmayı göze alan Soo-In'ı canlandırdığı Lovers Vanished, Son Ye Jin'le beyaz perdede ilk kez bir araya geldiği, Jonny Deep'i hayli anımsatan tarzıyla bir dönem filmi The Pirates (2014) , nükleer facia senaryosu sunan Pandora (2016), One Day (2017), Memoir of a Murderer (2017), Hayli uçuk kaçık bir senaryoda karşımıza çıktığı The Odd Family: Zombie On Sale (2019), The Closet (2020),  Emergency Declaration (2022),  A Man of Reason (2023),   
 
 

The King 2 Hearts (2012)

6/07/2017 08:31:00 ÖS 0 Comments

Dizi Adı: The King 2hearts
Yayın Yılı:2012
Bölüm Sayısı: 20

Hikaye temelinde prens Lee Jae-Ha ve Kuzey Kore ordusu mensubu kadın asker Kim Hang-Ah arasında yeşeren aşkı anlatır. Milenyumun ilk çeyreğinde monarşi ile yönetilen Güney Kore Dünya Askerleri Turnuvası VOC'ta iki ülke tarihinde bir ilki yaşatacak bir karara imza atar ve kuzey ile birlikte mücadele edeceklerini duyurur. Tahtın iki numaralı varisi ve güneyin prensi şımarık, başına buyruk ve hayatı pek de ciddiye almayıp anı yaşamaya odaklanan Lee Jae-Ha henüz terhis olmuştur ki bir anlık çevrilen dolapla güney için katılacak gruba dahi olduğunu öğrenir. Ülkenin kralı abisini ikna etmek için döktüğü dil iş yaramayınca ve üstüne kendisinden bekleneni yapması ya da saraydan atılması arasında seçim yapması gerekince hiç olmazsa bir aylık eğitim sürecini atlatmaya karar verir. Ancak daha henüz yolun başında genel sekreterin oğlu ile sorun yaşar. Görünüşe göre hayli kindar ve gıcık yapıdaki genç adam başlangıçta taraflar arasında işleri kolaylaştırmaktan çok zora sokar. Aynı odayı paylaştığı Kim Hang-Ah'a karşı sergilediği tuttum da aynı ölçüde çocukça ve aptalcadır. Kuzeydeki sert kadın imajı ve erkeklere karşı deneyimsizliği nedenle hayalindeki erkeği bir türlü bulamayan Kim Hang-Ah ise görücü randevularından eli boş dönmenin hayal kırıklığını yaşamaktadır. Üssü ona uygun damat adayını bizzat bulacağını söz verip karşılığında turnuvada yer almasını isteyince teklifi kabul etmiştir. Gel gelelim eğitim bitip de turnuva arefesinde kral ve Kim Hang-Ah'ın babası arasında sadece sözle dillendirilmiş gözüken kuzey ve güney arasında evlilik planlandığı söylentisi medyada patlak verince ikili bir anda ilgi odağı haline gelirler. Kendi duygularında bi haber Lee Jae-Ha için durum başından savması gereken bir bela iken işin rengi kısa sürede değişiverir.


Yan karakterlerden mağrur ve gözü kara prenses Lee Jae-Shin ve zaman zaman prensin bile kıskandığı cool erkek imajıyla dealist ve değerlerine sonuna dek bağlı saray muhafızı  Eun Shi-Gyung aralarındaki mükemmel kimyayı ile hikayenin diğer iki kahramanı. İkilinin olası ilişkisi elbette kolay gözükmüyor.


Dizilerde gördüğümüz diğer senaryolardan farklı olarak bu yapım politik entrikaları gözler önüne sererken ülkelerin ardında gizlenip her daim onları karanlığa sürüklemeyi kendini adamış gölge güçlerden bir kesit sunar ki zaman zaman ülkeminde böyle çetrefilli bir ağa hapsolduğunu düşünmüşümdür. Kuzeyin içinde bulunduğu baskı ortamını Kim Hang-A'ın Hyun Bin'in yansıdığı reklam panosunda verdiği o güldüren tepkide ya da kuzeyli askerlerin diyaloglarında da fazlasıyla hissederiz. Politik oyunların kıskacında ikiye ayrılmış bahtsız ülke bana ne yazık ki kıtasında büyük acılar çeken toplumlardan biri olduğunu hatırlatır. Bahtsız kral ve kraliçe de o gerçekliğin bir parçası gibidir.


NOTLAR:

Başrol erkek için rol önce Lee Byung-Hun'a önerilmiş ancak O sinema pojesi nedeniyle teklifi geri çevirmiş ki bence kesinlikle isabet olmuş. Sanırım O yer almış olsaydı bu dizi izleme listemde asla yer bulmazdı.

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın 

30 Mart 2017 Perşembe

Goblin (Guardian: The Lonely and Great God) (2017)

3/30/2017 12:34:00 ÖÖ 0 Comments
Serinin Orijinal Adı: Guardian: The Lonely and Great God
Türkçe Yayın: Koruyucu: Yalnız ve Görkemli Tanrı
Yapım Yılı: 2016-2017
Bölüm Sayısı:16+Özel Bölüm+2 Special


Goblin ülkesinde sadece 2017’ye değil dizi yayın tarihine iz bırakan, izleyicisinin gönlünde nefis hisler uyandıran bir öykü sunuyor. Başrolde 30’lu yaşların karizması ve çekiciliğyle arz-ı endam eden yalnız ve hüzünlü Goblin ve Goryeo’lu Kim Shin (Yu Jung Shin, Yu Hi Shin, Yu Shin Jea) rolünde Gong Yoo ve daha önce sinemadan dizi sektörüne ilk geçişi Cheese in Trap dizisyle beğeni toplayan Ji Eun Tak rolüyle Kim Go Eun var. Yan karakterler de en az başroller kadar renkli ve eğlenceli. Lee Dong-wook ölüm meleği nam-ı diğer isimsiz ama uydurma adıyla Kim Won Bin, ilk görüşte gözyaşı dökerek aşık olduğu Sunny rolünde Yoo In-na, her daim Samçun (amca) diyerek ortalarda gezinen üçüncü nesil varis ama kredi kartı yoksunu Yoo Deok Hwa rolünde BTOB grubundan Yook Sung-jae'ye kadar göz alıcı ve eğlenceli bir kadro seçilmiş.


Kalabalık bir oyuncu kitlesiyle renklenen hikâyemiz Goblin’in varoluş dönemi Goryeo devrinden bir kesitle başlıyor. Göz alıcı bir başka zaferle dönen komutan Shin kılıcını adadığı efendisi genç kral Yeon’un ağzından çıkan tek bir emirle tebaasını, askerlerini ve biricik kız kardeşini sonrasında ise hayatını kaybeder. Son nefesini verirken yakarışı inanmadığı ve bu kaderi yaşatan tanrıyadır. Göğsünde saplı kılıcıyla öldüğü yerde dirildiğinde ise tanrının kendisine verdiği yanıt ve buyruğu, kılıcın sadece gelininin çıkarabileceği ve ölümün huzurunu ancak o zaman tadacağıdır. 


Ete kemiğe büründüğü an hayatına son vermeye mecbur bırakılan askeri uzun yılların ardından yaşlanmış ve torunu ile yattığı yeri ziyarete gelmiştir. Artık ölümsüz bir ruh ve bedene sahip olan Kim Shin’in tek düşüncesi ise yaşadıklarının, kaybettiklerinin bedelini ödetmektir. Genç kralı değil danışmanının, beynini zehirli düşüncelerle dolduran akıl hocası Park Jong Won’un boynunu kırarak canını alır. Dirildiği yere döndüğünde dedesinin gömen yas içindeki çocukla karşılaşır. Bundan böyle kaybettiği her insanının acısını yüreğine kazınırken ve ölümsüzlüğün bir ödül değil de aynı zamanda bir ceza olduğunu anladığı o uzun sürecin ilk gideni için gözyaşı döker. Dedesinin son arzusunu yerine getirmek için kendisini hizmetine almasını isteyen çocukla birlikte ülkeden ayrılır. Böylece uzun soluklu yaşam hikâyesinde geride her defasında veda ederek ve yapayalnız dolaşarak zamanını geçirir. Milenyum öncesi Seoul göğünün altında içkisini yudumlarken insanların yardım çağrılarını dinler ve tam da o anda kaza geçirmiş ve kanlar içinde kendisi için değil bebeğinin hayatı için nefes almaya çalışan, ölmek üzere olan bir kadının yakarışını duyar. Merhameti iki canın kurtuluşu olur. O gece iki ruhu almak için gelen ölüm meleği içinse özel durum kaydı tutmak ve bir dizi evrak işi düzenlemek anlamına gelmektedir. 


Sekiz yıl sonra kendisine "Goblinin Gelini" olduğunu fısıldayan iki dünya arasında sıkışmış ölülerin ruhlarını görebilme yeteneğine sahip Eun Tak doğum gününde annesini ansızın sonsuzluğa uğurladığı gece "Özel Durum" olarak kayda geçen ve listede yer almayan kayıp ruhu izlemeyi sürdüren ölüm meleği tarafından köşeye sıkıştırılır. Derken mahallede kimi zaman incik boncuk kimi zaman sebze satan yaşlı ninesi tarafından engellenir. On yıl sonra artık 19 yaşındadır. Tek başına kaldığı o gecenin ardından evine sığındığı ama annesinin bıraktığı sigorta parası için her gün kendisini canından bezdiren cadaloz teyzesinin yanında mutsuz bir yaşam sürmektedir. Yine doğum günüdür ve yalnızdır. Annesini kaybettiği onca yıldan sonra kucağında pasta ile dilek dilemek için sahilde oturup tanrıya yakarır. Öncekinde annesini kaybettiği için dua etmeyişini görmezden gelmesini ve cebine birkaç kuruş koyabileceği bir iş isterken, kötü kalpli akrabalarına el atmasını ve bir de erkek arkadaş vermesini diler.


Uzun bir süre  sonra evinde dönen Goblin hizmetindeki Yoo ailesinin artık hayatının son dönemindeki hizmetkarı tarafından karşılanır. Yeğeni aklı on karış havada gezen çapkın yakışıklı Yoo Deok Hwa söylene söylene ikilinin sohbetini böler. Dedesinin cimriliği karşısında amcasının seyahate çıkacağını öğrenince evi kiraya verir. Sözleşme imzaladığı kişinin ölüm meleği olduğundan habersizdir. Günümüzdeki adıyla Yu Shin Jea kendini postalamayı planlayıp bu işe bulaştığı için yeğenine köpürür ama imzalayan ölüm meleği olunca kontratı iptal etmesi mümkün gözükmez. Böylece iki zıt karakter aynı mekanı paylaşmak durumunda kalır. Hiçliğe karışıp son nefesini verdiği yerde elinde bir demet karabuğday çiçeğiyle gezinirken, Eun Tak'ın yakarışını diğer çağrılar gibi duyar. Ancak bu kez ellerinden hafif dumanlar çıktığını görür. Daha önce yaşamadığı bir durum gerçekleşir. Bir ölümlü tarafından çağrılmıştır!


Eun Tak karşısında biten adamın tuhaf cümleleri yüzünden hayalet olduğunu düşünür. Vaadettiği tavuk restoranındaki iş bulacağı yönündeki sözüne güvenip çevre mekanlarda iş arar. Sonunda yorgun düşerken bir banka çöktüğünde karşılaştığı adama iki çift laf etmek için neden numarasını almadığına söylenir. Kazara tutuşan çöpü söndrmek için var gücüyle üfleyişi fakında olmasa da Goblin'i çağırmasının yegane yoludur. Adam karşısında belirince şaşırıp kalır. Sonra dileklerini gerçekleştirmediği için sitemlerini sıralar. Yabancının mavi dumanlar eşliğinde ayrılmasının ardından bu kez çağırma işini nasıl yaptığına kafa yorar. Keşfetmesi uzun sürmez. Ne de olsa kızımız okulda başarılı, akıllı. Sonraki süreçte olur olmaz anlarda çağırma denemeleri yapıp yetişkin bir adamı oradan oraya sürüklediği için halinden memnun en son soluğu kütüphane koridorda almış ve yüklediği telefon uygulamasındaki mumu söndürerek bir diğer denemesini yapmıştır.



Goblin bir kez daha istemsiz biçimde Eun Tak'ın karşısında belirir. Geçmişte kaybettiği hizmetkarlarını anmak için iki dirhem bir çekirdek giyinen yakışıklı adam için liseli kızın tavırlarını sindirmek muhtemelen o kadar da kolay değildir. Eun Tak, kısaca "goblin misin?" diye sorarken hangi okula gidiyorsun der gibidir. Ardından sanki sıradan birşeyden bahsedermiş gibi Goblin'in Gelini olduğunu ileri sürer ve kanıt olarak boynundaki doğum izini gösterir. Hayaletlerin doğduğundan beri ona bu şekilde seslendiklerini söyler. Sözlerine sessizlikle karşılık verse de adamın aklından geçen şey 939 yıllık uzun arayışının sonuna gelip gelmediğidir. Ondaki belirgin şeyi görüp görmediğini anlamak için sorar. Ancak kız görüyor gözükmeyince bir kapıyı açıp O'nu ve gevezeliklerini gerisinde bırakmak ister. (Goblinimiz pasaporta ihtiyaç duymaksızın kapıları açıp ülke ülke gezebilmekte. Bu noktada yönetmenin başlangıçta bazı sahneleri Kapadokya'da çekme düşüncesinde olduğu açıklamasını esefle hatırladım. Tabii o dönemde ülkemiz malum sebeplerden ötürü muhtemelen güvenli gelmemişti) Tam kafasını dinleyeceğini düşünürken kız arkasından aynı şekilde girince hayatının bir başka şaşkınlığını yaşar. Kendini bir anda Kanada'da Quaebec şehrinde bulan Eun Tak ise geçirdiği şoku kolayca atlatıp keyifle ortalıkta gezinmeye başlar.

Eeeee bu kadar anlattım, (sadece ilk bölümdü merak etmeyin, çok daha fazlası ve mükemmel bir hikaye garanti : ) Daha da ilginizi çekmediyse ya fantastik serileri sevmiyorsunuzdur ya da bir kore dizi sever değilsinizdir muhtemelen. Eğer kendi inanç sistemimizi ya da değerlerimizi gözönüne alarak seyretmeye kalkarsanız rahatsız edici birçok olumsuzluk gözünüze batabilir. Ben bunları gözardı ettim ki normalde beğenilmiş yapımlara başlamadan önce belirgin önyargılarım olur. Hatta iki bölüm izleyip "eh işte!" düşüncesi eşliğinde birkaç haftalık bir ara sonrası devam etmiştim. Ben de böylesi yüksek bir beğeni hissi oluşturacağını da ummamıştım.Yayın kanalındaki Tüm zamanların en çok izlenen dizisi reytingini edindiğine göre ne kadar sevildiğini anlayın artık. Kısa sürmesi normalde memnuniyet verse de bu seri için aynı şeyi söylemem zor. Tadı damağımda kaldı. 16 bölüm değil 20, 30 ya da 50 olsa da izlerdim sanırım.

GOBLİN'İN BANA DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ ŞEYLER
 
"Eğer tanrının insana taşıyabileceği kadar yük verdiği doğruysa beni gözünde fazla büyütmüş olabilir demektir bu."
                                                                                                                                             Goblin Kim Shin

Lütfen bu noktadan sonra izlemeyen ve öncesinde film hakkında spoiler bilgi duymak istemeyenler aşağıda yazılanları okumasın. Okursa da kızmasın. Eee ben uyardım yani:)

* Goblin kavramı: Ortada birden fazla gezinen Goblin yok. Adamımız türünün tek örneği. Bu hale düşmesinin yegane sebebi tanrıya ettiği "kimse duymuyor" sitemi. Ölümsüzlüğü ise bir lütüf gibi gözükse de daha çok onun laneti gibi. Sevdiği herkese ister zamanlı ister zamansız veda etmesi gerekiyor ve her defasında kaybı için acı çekiyor. Huzur bulmak adına defaatle kılıcı çıkarmayı denese de başarılı olamıyor. En sonunda gelinini buldu, tamam artık rahata erecek dediğimizde bir de bakıyoruz ki arafta sıkışıp kalmış. Niye? Geliniyle yaptığı anlaşma dolayısıyla. Eee hani huzur bulacak, hiçliği karışacaktı. Hiç olmazsa tanrı adamı kar kış kıyametin hüküm sürdüğü bir diyarda 9 yıl süründürmek yerine niye rahat bir mekanda beklemesine imkan vermedi. Ne tanrıymış be mübarek. Gelini sayesinde geri geldi, oh be sonunda mutlu olacak diye beklerken bu kez sevdiğinin ölüm acısını tattı. Niye? Bayan Özel Durummuş falan filan. Tanrının sevdiği kul olabilmek diye bi kavramın yanından geçemedi zavallı adam. Nerdeyse bin yıl özlem çekti, acı duydu.

* Azrail Kavramı: Azrailler ister erkek ister kadın olsun insanlar arasında yaşıyor, yemek yiyor ve uyuyorlar. İş saatlerinde başlarına taktıları şapka ile görünmez olup rahmete erenleri çay evinden cennete ye da cehenneme postalıyorlar. Bakışlarıyla kişilerin hafızasını silebiliyor  ya da verdikleri bir öpücükle onların önceki reankarne olmuş hayatlarını hatırlamalarını sağlayabiliyorlar. Peki nedir bu Kim Woo Bin lakaplı Wang (Kral) Yeo abimizin çilesi? O gözyaşı durmadı bir türlü. Kimliğini öğrenmesi de acısını azaltmaktan ziyade arttırdı. İntahar edişinin cezası niteliğindeki azap çektiği 300 yılın ardından azraillik görevini 600 yıl boyunca yaptı. Burada bulması gereken yanıt kendini affedebilmesiydi güya. Adamın hayatı sevdiğine hasret duymakla geçmiş. Yazık yaaa.

* Tanrı kavramı: Hikeydemizde dişisiyle erkeğiyle ortalıkta gezinen birden fazla tanrı mevcut. Kırmızılı hatun tanrıdan çok belkide baş melekti de ben anlayamadım. Merhamet ve af kavramından çok, uzaktan izleme ve insanoğlunun işine karışmama üzerine faaliyet gösteriyorlar. İnsan bedenlerini kullanıyor bazen de kelebek olup geziyorlar. Bir blogda oyuncusu tasvir edilirken beni çok eğlendiren ve gülümseten "içine tanrı kaçmış" diye bir tanımlama kullanılmıştı. Ancak böylesine cuk diye oturabilirdi herhalde bir kavram.

* Reankarnasyonla Yeniden Doğmak: İnsanını dört kez yeniden doğma şansına sahip olduğu hikayemizde reankarnasyonun lütüf mu yoksa bir ceza mı olduğunu anlamak zor.  Özgür irade ile karar vermek söz konusu olunca Eun Tak neyine güvenip o kararı aldı bilemedim. Tekrar dirilirim diye hesap yapmamıştı herhalde. Çünkü ölüp de azrail eşliğinde çay evinin yolunu tutmadan kaçıncı hayatını yaşadığını bilmen mümkün değil.

Rahatsız edici noktalar:

* İnsanın gözüne sokulan ürün reklamları: Bir dizide böylesi reklam kalabalığını daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. Hayli rahatsız ediciydi.

* 9 yılın ardından aynı telefon modelini kullanmaları günümüzün teknoloji gelişim şartlarında mümkün değil. Dizidekinin bir sonraki modeli çıktı bile.

GOBLİNDEKİ KİMİ ZAMAN AĞLATAN KİMİ ZAMAN CUK DİYE OTURAN ŞARKILAR

- Aliee'nin Seslendirdiği  I Will Go To You  Like The First Snow hikayede geçtiği üzere ilk karı konu ediyor ve özellikle burukluk yaratan veda sahnelerinde içimizi sızlatıyor. (Her izleyişimde gözyaşım sel oldu ya:( Uzun zamandır bir şarkıyı böylesine adeta takıntı haline getirerek dinlememiştim. Bayıldım. Sanatçının güçlü vokalini de ayrı beğenirim zaten.

-  Crush: Beautiful.

-  Sam Kim: Who Are You 

Chan Yeol (Exo) & Punch: Stay with me 

Not: Şarkı sözleri ve Türkçe çevirleri için Tıklayınız