Adnını Güneşin Oğulları olarak çevirebileceğimiz bu yapım büyük ses getirdiği yıl benim için asker konusu içerdiği için ötelediğim sonrasında linkleri öldüğü için edinemediğim bir seriydi. Keşke indirseydim diye hayııflandım ama nafile. Bazen dizileri izleyememek izleyici için artı demek sanırım. Böylece harika hikayelerin iyiler arasında kaybolup gitmesi mümkün olmuyor. Bizim için onları çeviren iki malum site var. Yeppudaa ve Koreanturk (İyiki varsınız:) Lütfen bir yerlere gitmeyin:) Şahsen ben ilkini tercih ediyorum çünkü paylaşım dosyaları diğerininkinin yarısı kadar. Ancak dizinin dünya çapındaki başarısı ve izlenme oranları tavan yapınca telif hakkı devriye girdi ve linkler ölüverdi.Bir süredir aralıklarla belki yine paylaşılır umuduyla aranıyordum ki nihayet harika yapım nete düştü. Keyfime diyecek yoktu elbet. Hedefe kilitledim. İki günde bile bitirebileceğim kadar nefisti ama malum yüksek lisans işleri yüzünden tadını çıkararak ve kendimi frenleyerek tv den uzak durdum.


Gelelim içeriğinde ne var ne yokmuş deyip eteğimizdeki taşları dökmeye. Bir Bileşmiş Milletler askeri olan Yoo Shi Jin ve arkadaşı Başçavuş Sao Dae Young görev sonrası başkente dönmüş ve eğlence parkında oyuncak tabancalarla hedef vurma standında ter dökmektedirler. Tam ellerindekinin bozuk olduğu konusunda hem fikir olmuşlardır ki yardım isteyen bir kadın çığlığı duyarlar. Görünüşe göre biri hırsızlık yapmış motorsikletiyle olay yerini terk etmektedir. Tam da bulundukları yolu geçerken ikilinin plastik mermileri ile yeri boylar. Düşme yüzünden yaralanınca gerekli ilk müdahaleyi yapmaya koyulur ve koluna durumunu anlatan bir de not yazıp gelen ambülansla hastaneye postalarlar. Ancak sonrasında fark ederler ki hırsız o hengamede baş çavuşun telefonunu yürütmüştür. Yüzbaşı kendisininki ile arar ama açan olmaz Soluğu hastanede alırlar. Bu arada hastamız rönteng için gittiğinden telefonu çalınca tedaviden sorumlu doktorumuz Kang Mo Yeon onu yerine cevap verir. Çağrı kaydı Büyük Patron olarak gözükmektedir. Dolayısıyla geldiklerinde çoktan karşısındakinin çete lideri ya da benzer birşey olduğu kanaatına varmıştır. (Gerçi o sevimli yüzle kim çete lideri olur ki! Ah Ah!) Durumu açıklama girişimini görmezden gelir ve konuşmaya gönüllü bile olmaz. Tabii yüzbaşı hanımefendiyi çoktan ilginç bulmuştur ve kolay kolay pes etmeye niyeti yoktur. Bu arada sevimli hırsızımız hastaneden kaçar. Çünkü alacaklıları peşindedir. Ellerine düşer ve tartaklanırken Yüzbaşı Yoo Shi Jin ve arkadaşı Başçavuş Sao Dae Young olaya müdahil olurlar. Görünüşe göre kendi geçmişi de pek parlak olmayan Sao Dae Young delikanlıyı abisi olarak korumak istemektedir. Kaba ve kötü adamlar ikilinin elinden hamur haline gelir ama bu arada delikanlı iyice benzetilmiştir.


Çocuk revire götürüldüğünde halini gören güzel doktorumuz  her ne kadar Yoo Shi Jin "güzelleri, yaşlıları ve yardıma ihtiyacı olanı korurum" ilkesiyle yaşadığını söylese de suçlu olduklarına inanmıştır. Açıklamalarına kulak tıkar ve güvenlik kameralarıyla teyit etmek ister. CCTV'de durumu anlayınca özür diler. Görünüşe göre aklandığı için memnun olan Yüzbaşı Yoo Shi Jin kibarca özrünü kabul edip karşılığında bir iylik yapmasını ve kendisini tedavi edimesini ister. Yarasını işaret edince Kang Mo Yeon dalga geçtiğini düşünüp parmak basar. Kıvranırken tişörtünü sıyırınca ufak bir şok geçirir. Görünüşe göre adam sözlerinde ciddidir. Dikişleri açılmış ve yarası kanamaktadır. Nasıl olduğunu sorunca üstün körü bir sebep söyler ama doktorumuz da geçmişte gönüllü çalışmalar yapmıştır ve silah yaralanmalarına aşinadır. Yüzbaşı yine de çok net konuşmaz. Birimindeki revire rağmen kontrol için gelip gelemeyeceğini sorar. Çünkü uzun yolları göze alacak kadar karşısındakinden etkilenmiş haldedir. Ancak sonraki görüşmeleri Kang Mo Yeon'un girdiği acil ameliyat yüzünden gerçekleşmez. Yoo Shi Jin bir süre bekleyip birliğine döner. Telefonlaşırlar ve Yoo Shi Jin geç saate rağmen yine de  gelebileceğini söyler. Hastaneye adım atmıştır ki görev için çağrıldığını bildiren bir telefon çağrısı alır. Görünüşe göre bir araya gelmek o an için mümkün olmayacaktır. Durumunu bildirdiğinde buluşmaya hazırlanan Kang Mo Yeon  nerede olduğunu sorar. Genç adamın çatıdayım yanıtına şaşırır. Yoo Shi Jin bir sonraki sefere hastane dışında bulmayı ve sinemaya gitmeyi öneirir ve kendisini almaya gelen helikoptere biner.

Afganistandaki bir rehine krizini çözüp geri döndüğünde hiç birşeyin farkında olmayan ve ikinci buluşma için nöbet bitimi evine gitmek üzere çıkan sevgilisini almaya gelmiş sıradan bir genç adamdır. Ancak sinemada beklenmedik görev takvimi uyarınca emir aldığı bir telefon gelince kızımız "yine mi terk ediliyorum?" derken adamakıllı bozulmuştur. Genç adamın verebileceği tek cevap özür dilemektir. Kang Mo Yeon randevuya yalnız devam etmeye ve filmi yalnız izlemeye karar vermiştir ki kendisi de hastaneden gelen bir telefon nedeniyle çıkmak zorunda kalır. Uzun süredir akademik kariyer ve profesörlük için uğraşmakta ve bu uğurda hocalarının rica adı altında ayak işlerini yapmaktadır. Daha iyi olabilmek için deneyim kazanmak ve rakiplerinden sıyrılabilmek için uzun mesailer harcayıp ameleyathanede de ter dökmektedir. Tüm bu çabasına rağmen alt sınıfından bağlantıları iyi bir başka kişninin yerine seçilince 4. başvurusu da böylece geri çevrilmiş olur. Kıza ve pişkinliğine duyduğu derin öfke ya da döktüğü gözyaşları durumu değiştirmez. Yeni profesörün ayak işi niteliğindeki yüzsüz talepleri de pes dedirtir. Ancak bu durum beklenmedik biçimde onun için yeni bir kapıyı açar. Televizyonda sağlık programına çıkan konuk doktor olarak ekranda boy gösterirken ünü ülke çapında yayılmaktadır. Yoo Shi Jin döndüğünde önce telefonlarına yanıt alamaz ama kısa süre sonra onu ekranlarda bulur. Yeniden bir araya geldikleri kafede karşılıklı otururlarken aralarında görünmez bir duvar örülmüş gibidir.  İkilinin konuşması bir yol ayrımı niteliğindedir. Kang Mo Yeon oek çok cümlenin ardından ilişkilerini bitirmeyi seçer. Yoo Shi Jin zaten bunu bekler gibidir ve iyi dileklerini sunmakla yetinir. Sekiz ay sonra Kang Mo Yeon hastane başkanının iş dışı beklentilerini karşılamayışı yüzünden bir Bağdat kenti Uruk'a gönüllü gidecek ekibin başında sürgüne yollandığında  burada bölük komutanı konumundaki Yoo Shi Jin ile yeniden karşılaşırlar.



Hikayemizin ikinci çiftinin odağında başçavuş Sao Dae Young ve yine asker ama aynı zamanda bir doktor olan Yoon Myeong Joo var. Biri generalin kızı öteki düşük seviye bir asker. Yani sosyal statü aralarındaki en büyük engel ve general baba da yine yüksek mevki bir asker oğlu olan Yoo Shi Ji'i damadı olarak görmek istemekte. Bu yüzden onaylanmayan birliktelikleri her defasında ayrılık anlamına gelmekte. Adam için hüzünlü bir aşk. Çünkü ulaşılabilirliği yok. Kişi nasıl doğduğunu ya da nereye ait olduğunu değiştiremiyor.  Mesleğinin bir parçası itaati ve kabullenmeyi gerektiriyor. En büyük engeli sevdiği insanın babası olduğu kadar sorgulamadan emirlerine harfiyen uyması gereken üssü durumunda.


Seri hakkında birkaç not düşeyim. Bu dizi hakkında kesinlikle yanıldığımı itiraf ediyorum. Asker, silah ve çatışma içerikli yapımları pek sevmem. Ancak konu basit gibi gözükse de insancıl yönü beni derinden etkiledi. Vatan, bayrak ve millet sevgisini hissetmek bu duyguya yabancı olmayan bir toplumun ferdi olduğumdan belki zaman zaman fazlasıyla duygulandırdı. Neden asker oldun sorusuna Yoo Shi Ji'in verdiği cevap manidardı."Birilerinin olması gerek." Gerçekten de ne kadar doğru bir tesbit. Birileri fedakarlık yapmasa ve canını ortaya koymazsa güzide ülkemin hali nice olur diye düşünmeden edemedim. Korelilerdeki vatanseverlik bizimkine benzer duygular hissetirdi sanırım. (Gerçi yakın zamanda halkın vatandaşlıktan çıkmaya meyilli olduğunu da okumuştum bir ara nette.) Öte yandan oyuncu Song Joong-Ki dizi öncesi askerlik hizmetini tamamlamıştı. Belki de bu yüzden karakterine hayat verirken o hislere aşinaydı ve en ufak bir yapmacıklık hissi uyandırmadı. Hikayenin bam telimize dokunan insancıl yönü ise bambaşkaydı. Deprem sonrası Uruk Halkına yardım elli uzatılışı ve yerli halktan bir santral çalışanının botlarını ayakları açık ayakkabısında kan revan içinde kalmış doktora kızımıza verdiği o sahneyi izlerken gözyaşlarımı tutamadım. Felaketlerde insanlık önceliklidir. Din, dil, milliyet ayrımı olmaz. 17 Aralık depreminde bunu yaşamış bir toplumuz. Bizler için içler acısı bir dönemdi. Çekilen sıkıntıları halen hatırlarım.

Dizideki yan karakterler de rollerinin hakkını vermiş. Hikayede kötüler de var olmalı elbet ve buradaki kötü adam cidden çok karizmaydı. Amerikalı eski asker şimdilerin silah kaçakçısı Argus sergilediği muhteşem oyunculukla iyi iş çıkarmış. Ses tonu da bir o kadar etkileyici. Yoo Shi Jin ile süregelen dostluklarının bittiği o sahne de muhtemeşdi. (Anlatmak istiyorum ama tadı kaçmasın:) Yardım ekibimizin bir diğer doktor çifti Song Sang-Hyun ve Ha Ja-Ae ilerlemiş yaşlarına rağmen bir türlü sevgililik aşamasına geçemeyen sevimli halleriyle ve eğlenceli replikleriyle gülümsetti. Şu ara Arirang Tv'de Showbiz Korea sunuculuğunu yapan Jasper Choe'u Daniel Spencer rolünde görünce şaşırdım. Öncesinde dizilerde yer aldığı hakkında biraz bilgim vardı ama burada görmek süpriz oldu. Lee Chi-Hoon'un ise göçük altındaki adamı artçı şok sırasında geride bıraktığı  için pasif ve suçlu gibi davranması aptalca geldi. Deprem olurken tepene birşeyler düşmeden kaçabiliyorsan kaçman kadar doğal birşey olmasa gerek. Sonrasında kendini kanıtlama çabası falan pek inandırıcı gelmedi. Yaptığı yüzünden ona hasım kesilen karakter de bir diğer sinir tipti. Hikayede Jang Hee-Eu'ın varlık sebebini çözemedim. Sürekli "şimdi ne olacak" diyerek zırlaması dışında pek bir repliği yoktu. Senaristi keşke daha anlamlı bir rol örgüsü verseymiş iyi olurmuş. Lüzümsuz bir karakterdi.

Dizinin %40'a dayanan izlenme oranı ve dünya çapındaki başarısı malum. O yılın bütün ödüllerini de silip  süpürmüş. Senaristini ve metin yazarlarını kutlamak gerek. İnce ayrıntılarla ve yerinde espirilerle ilmek ilmek örülmüş ve çok iyi sunulmuş. Ama şu final konusunda daha iyi birşeyler yapılabilirdi. Klişe olsun ne fark eder. Niye bize harika bir finali çok görüyorlar bilmem:) Seriyi ülkemizde ekranlarda görmek isterdim doğrusu. Ama bizim kanllarımız genelde uzun serileri tercih ediyor.  (Artık yayınlamıyorlar tabii) Bu yüzden pek ihtimal dahilinde görmüyorum.

Müzik albümü ise en az seri kadar dinlenilesi. Gummy'nin You Are My Everything'i ilk sırada gönlüme taht kurdu. Ancak tüm albüm arşivlenmeyi hak ediyor. Aslında bu denli hoş şarkılar neden bir albüme konmuş ki? Her biri bir dizinini baş yapıt şarkısı olabilirmiş.

1. Gummy: You Are My Everything
2. Yoon Mi Rae : Always
3. LYn : With You (En az You Are My Everything kadar güzel )
4. Mad Clown and Kim Na Young: Once Again (Rap kısımlarını duyunca hayal kırıklığı yarattı)

Hikayemizin iki ana karakterinin 2017 sonlarında evlendiğini söylemek ayrı bir keyif. Song Joong-Ki 1985, Song Hye-Kyo ise 1981 doğumlu. (Bana da uyarmış :) Çünkü ikilinin kimyası gayet gerçekçi görünüyordu:) Birbirlerine çok yakışıyorlar. Ömürleri boyunca beraber mutlu olmalarını dilerim.




Kore media ve eğlence sektörü markalaşma ve pazarlama açısından cidden iyi iş çıkarıyor. Tabiri caizse parlayan yıldızların etinden sütünden hatta kemiğinden yararlanıyor desek yanlış olmaz sanırım. Elbette karşılıklı bir durum bu. Sektörde kalıcı olabilmek adına ün yakalayan her yıldız adayı oyunculuk, şarkıcılık, modellik ya da reklam yüzü olma fırsatı karşısında çıktığında geri çeviremiyor. Çünkü her gün yeni yeni adaylar boy gösterirken kalıcı olabilmek kolay olmasa gerek. Ancak sektörün karanlık yüzü de göz ardı edilemez. Bir dönem kadınlar için medya patronlarının odasından geçmeden ya da onların çevreleri için arzu ettikleri talepleri! yerine getirmeden basamakların tırmanılamadığı ve bir çoğunun bunalımlı bir süreç yaşadıklarını hatta yüzden bazılarının ne yazık ki intaharı seçtiğini okumuştum. Aklımda kaldığı kadarıyla Boys Pver Flower'ın oyuncularından 26 yaşındaki Jang Ja Yeon'un hikayesi böyle gelişmişti. Genç yıldız evinde kendisini öldürmüş ve intiharıyla bütün Güney Kore’yi yasa boğmuştu. Geride bıraktığı 7 sayfalık mektubunda sanat dünyasını suçlamış, menajerinin kendisini seks kölesi olarak kullandığını, rol kapabilmesi için medya yöneticileri ve CEO’larıyla yatmaya zorladığını anlatmıştı. İşte bize sunulan pembe dünyalar gerçekten o kadar pembe mi tartışmaya açık.

Uzun bir aradan sonra iki ayrı sayfa ile erkeklerden bahsetmişken kadın oyuncuları es geçmek haksızlık olur dedim ve bir başlık da onlara açmaya karar verdim. Erkekler kadar iyi işler çıkaran ve sektörde sağlam yerler edinen başarılıı hanımlara göz atalım şimdi

Ha Ji-Won : Yaşı ve görünümüye iki ayrı kutbun insanı Ha Ji-Won 'ın 1978 doğumlu olduğuna inanmak benim için cidden zor oldu:) Zarif ve kendinden emim tarzıyla ülkesinin gözde yüzlerinden de biri. İlk oyunculuk denemesi 1997'de gerçekleştirdi ve bunu birçok ufak rol izledi. 2000'lere geldiğinde periyodik drama Damo: The Legendary Police Woman dizisndeki performansıyla artık göze çarpan biriydi. Aynı sıralar ilk albumünü de piyasa sürdü. Neyseki şarkıcılk kariyerini seçmek gibi bir hataya düşmemiş:) Benim için tanıdık bir sima olması izleyici oranları %30 u aşan Hyun Bin ile başrolü paylaştığı 2010 yapımı Secret Garden'a dayanır. Dolayısıyla S-sonrasında yer aldığı yapımları istikrarlı şekilde takip etmeye değer buldum. İzleme şansı bulduğum belli başlı filmleri sıralarsam: Hikayei beni oldukça eğlendiren 100 Days with Mr. Arrogant (2004), deneyimli oyuncu Kwon Sang-Woo'u bir rahip olarak görüp de onun aklını çelme yolunda izlerken pek çok kez gülme krizi yaşadığım Love So Divine (20014), Hikayesi 1800!lü yılların sonuna dayanan aynı adlı romanın kore uyarlaması sayılabilir mi tartışılır Daddy-Long-Legs (2005), bir bilikurgu hikayesi sunan Sector 7 (2011), aklımda çok da yer etmeyen son izlediğim yapım Life Risking Romance (2016). İzlediğim dizileri ise kronoloji ile verirsem şu şekilde sıralayabilirim. İzlerken zerre zevk almadığım ve neden bilmiyorum senaryosu da dahil her şeyinden soğuduğum, Secret Garden öncesi izlesem bana oyucunun başka dizisine bir daha uğratmayacak denli sinir olduğum, sadece ost şarkılarını oldukça sevdiğim Something Happened In Bali (2004), hikaye ve oyunculuk anlamında göz dolduran Secret Garden (2010), bir diğer yıldız oyuncu Lee Seung-Gi ile rol aldığı masalsı sevimli hikayesiyle The King 2hearts (2013), herşeyiyle sevdiğim oyuncu Ji Chang Wook'n da yer aldığı Empress Ki  (2014), her bölümde giydiğ ve takıp takıştırdığı şeylerle hayran kaldığım The Time We Were Not In Love (2015) ve henüz birkaç bölümünü izlediğim Hospital Ship (2017).

Son Ye Jin: 1982 doğumlu oyuncu Kore'ye dair izlediğim keşfettiğim dünyaya adımı atmama neden olan A Moment to Remember adlı o harika filmde yer alması açısından da özel bir yere sahip. (Ek Bilgi: Bizdeki Özcan Deniz ve Fahriye Evcenli çakma versiyon Evim Sensin ise tam bir faciadır.) Kariyerinin başlangıcı 2000 yılı olarak gözüken son derece hoş ve alımlı bu hanımefendi yer aldığı bir kaç yapımda sergilediği cesur +18'lik sahneler dolayısıyla şaşırıp biraz kendisinden soğumama ve son filmlerindeki düşük performans nedeniyle hayal kırıklığına uğramama neden olsa da özellikle rol arkadaşı güzide oyuncum Bae Young Jun ile oynadığı ve yakaldığı harika kimya nedeniyle bir diğer göz bebeği filmim April Snow  hatrına halen yer aldığı projelere uğramadan da edemiyorum. Umarım daha seçici ve kaliteli projelerde yer alır. Ancak estetik mucizeleri ilerleyen yaşı daha ne kadar dondurabilir bilemiyorum. İş korelilere gelince durum değişiyor tabiii:) Oyuncunun izlediğim filimografisi ise şöyle: Beyaz perdede sırasıyla Classic (2003), A Moment to Remember (2004), April Snow (2005), Absürd ve münasebetsiz sayılabilecek konusuyla Kore Kültür Merkezi'nde izleme imkanı bulduğum My Wife Got Married (2008) Bi parca Karayip Korsanları çakması gibi hissettiren The Pirates (2014), The Truth Beneath (2016), The Last Princess (2016). Yer aldığı diziler iseEternal Love dörtlemesinden Scent of Summer (2003), Lee Min Ho ile başrolü paylaştığı eğlenceli bir seyirlik sunan Personal Taste (2010) ve dizi sonrası Kim Nam Gil ile kimyalarını fazlasıyla beğendiğim ve aralarında gerçek yaşamda da romantik birşeyler olsun istediğim harika senaryo ve mükemmel oyunculukların sergilenen Don't Look Back : The Legend of Orpheus (2013)




















Şarkıyı Söyleyen: 민경훈 (Min Kyunghoon) 
Album: The K2 (더케이투) OST Part 4 (tvN 금토드라마)
Şarkı Adı: Love You,

Not: Şarkı Sözleri Hangıl yani Kore alfabesinden okunarak çevrilmiştir. Ancak dilbilgisi kuralları açısından şarkı duyumu ve alfabedeki yazımı kimi zaman farklılık gösterebildiğinden duyulan dikkate alınıp alfabedeki yazım gözardı edilerek transkribe edilmiştir.

멀리 가고 있네요
Molli kago inneyo
아직 못한 말이 많은데 음
Ajik mothan mari manhınde ım
끝내 전해주지 못했던
kınne jonhejuji mothettdon
내 맘 보일까요
ne mam boil kayo
아직도 난 이렇게
ajikdo nan irohge
그댈 바라고 있죠
kıdel parago iççoco

Love You
잊어도 잊어도
icedo icedo
끝내려 해도
kuneryo hedo
그대가 그대를
kıdega kıderıl
지워내려 하면 할 수록
çiveryo hamyon hal suron
자꾸 그리움만 남네요 그대
çakku kırıman namneyo kıde
Love You
마음을 막아도
maımıl manado
더 커지는 건
do koçinen gon
막을 수가 없죠
mannıll suga opco
사랑합니다 사랑합니다
saranghamnida saranghamnida
오늘도 그대를
onıldo kıderıl
많이 주지 못했죠
mani cuci mothesso
결국 이것 밖에 안된걸 음
kölguk igot bakke nandengol ım
이제 멀어지는 그대를
ice morocinın kıderıl
잡을 수도 없죠
cabıll sudo opco
그래도 난 여전히
kıredo nan yojoni
그댈 원하고 있죠
kıdel  wonhago iccoyo
Love You
잊어도 잊어도
icedo icedo
끝내려 해도
kunneryo haedo
그대가 그대를
kıdega kıderıl
지워내려 하면 할 수록
civoneryo hamyon hal surok
자꾸 그리움만 남네요 그대
Cakku kıriman namneyo kıde
Love You
마음을 막아도
maımıl manado
더 커지는 건
Do kojide gon
막을 수가 없죠
magıll suga epsoco
사랑합니다 사랑합니다
saranghapnida saranghapnida
오늘도 그대를 음
onıldo kıderım
내일도 그대를
neildo kıderım

ENGLISH TRANSLATION

You’re going far away
Though there are still things I haven’t told you
Can you see my feelings
That I haven’t told you yet?
I’m still looking upon you like this
Love You
I try to forget
I try to end it
But the more I try to erase you
Only longing remains
Love You
I try stopping my heart
But I can’t
I love you, I love you
Again today
I couldn’t give a lot to you
In the end, this is all
Now you’re getting farther away
I can’t even catch you
But still
I want you
Love You
I try to forget
I try to end it
But the more I try to erase you
Only longing remains
Love You
I try stopping my heart
But I can’t
I love you, I love you
Again today
Again tomorrow



















[Mad Dog OST – Part 2]
NiiHWA (니화) – What I Want

어둠 속에
eodum soge
마치 섬광처럼
machi seomgwangcheoreom
나를 이끌어 Oh 난 (Oh~난)
nareul ikkeureo Oh nan (Oh nan)

홀린 듯이
hollin deusi
가슴 속 깊은 곳에
gaseum sok gipeun gose
열망들이 타올라 나
yeolmangdeuri taolla na
지금 내 가능성은
jigeum nae ganeungseongeun
터질 듯한 Dynamite
teojil deuthan Dynamite
내 자신을 잊어 욕망에 취해
nae jasineul ijeo yokmange chwihae
한 걸음씩 올라가
han georeumssik ollaga
난 원하는 걸 찾아
nan wonhaneun geol chaja

준비는 돼있어 (Yeah Yeah)
junbineun dwae isseo (yeah yeah)
주저할 필요는 없어 (Yeah Yeah)
jujeohal pilyoneun eopseo (yeah yeah)
위험 속에 내 미랠 걸어
wiheom soge nae mirael georeo

Cause I’m ready right now
ready right now
후회는 없어
huhoeneun eopseo

This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
촉박한 시간
chokbakhan sigan
알 수 없는 떨림 속에
al su eopneun tteollim soge
The Time is Up woh
어쩔 수 없어
eojjeol su eopseo
되돌아 가기엔 이미 너무 늦었어
doedora gagien imi neomu neujeosseo
시작을 알리는 alarm
sijageul allineun Alarm
잔인해진 players
janinhaejin Players
누군간 이기고 지게 될 이 game
nugun.gan igigo jige doel i Game
끝까지 버텨 남아
kkeutkkaji beotyeo nama
난 원하는걸 가져
nan wonhaneun geol gajyeo

준비는 돼있어 (Yeah Yeah)
junbineun dwae isseo (yeah yeah)
주저할 필요는 없어 (Yeah Yeah)
jujeohal pilyoneun eopseo (yeah yeah)
위험 속에 내 미랠 걸어
wiheom soge nae mirael georeo
Cause I’m ready right now
ready right now
후회는 없어
huhoeneun eopseo

This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
If you wanna save me save me
내 안에 꿈을
nae ane kkumeul
난 원하는 걸 알아
nan wonhaneun geol ara

준비는 돼있어 (Yeah Yeah)
junbineun dwae isseo (yeah yeah)
주저할 필요는 없어 (Yeah Yeah)
jujeohal pilyoneun eopseo (yeah yeah)
위험 속에 내 미랠 걸어
wiheom soge nae mirael georeo
Cause I’m ready right now
ready right now
후회는 없어
huhoeneun eopseo
This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
This is what i want
uh uh uh uh uh uh
uh uh uh uh uh
If you wanna save me
Wanna save me
Save me
Wanna save me babe
This is what I want
This is what I want

İngilizce Çevirisi

Like a flash of light in the darkness
You pull me over
As if I’m bewitched
Desire rise from deep in my heart
My possibility right now is like dynamite
I’m forgetting myself, drunk with desire
Going up, step by step
Looking for what I want
I’m ready (yeah yeah)
No need to hesitate (yeah yeah)
Risking my future in danger
Cause I’m ready right now, ready right now
No regrets
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
In this pressing time
And unknown anxiety
The Time is Up woh
I can’t help it
It’s too late to go back
The alarm sounds the start
Players become cruel
I need to remain standing till the end
To take what I want
I’m ready (yeah yeah)
No need to hesitate (yeah yeah)
Risking my future in danger
Cause I’m ready right now, ready right now
No regrets
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
If you wanna save me save me
The dream inside of me
I know what I want
I’m ready (yeah yeah)
No need to hesitate (yeah yeah)
Risking my future in danger
Cause I’m ready right now, ready right now
No regrets
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
This is what i want uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh uh
If you wanna save me, Wanna save me
Save me, Wanna save me babe
This is what I want
This is what I want