Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Seri Katil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Seri Katil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2025 Perşembe

Queen Mantis (2025)

10/02/2025 09:58:00 ÖÖ 0 Comments

Dizi Adı:  Queen Mantis  / 사마귀: 살인자의 외출 

Bölüm Sayısı: 8 Bölüm

Yayın Kanalı:  / SBS

Yayın Yılı: 2025 

Tür: Polisiye, Suç, Gizem, Gerilim

Türkiye'de Yayınlandı m?: Hayır 

 

Jeong I-Shin (Ko Hyun-Jung), Mantis (Peygamber Devesi) takma adıyla bilinen bir seri katildir. 20 yıl önce 5 erkeği acımasızca öldürmüştür. Oğlu Cha Su-Yeol (Jang Dong-Yoon) onunla her türlü bağını gizli tutarak hayatı boyunca annesinden nefret etmiştir. Şu anda bir polis memuru olarak çalışmaktadır. Bir gün Mantis'ten kopyalanmış gibi görünen bir cinayet meydana gelir. Suçluyu yakalamak için yöntemini analiz ettirdikleri Jeong I-Shin'in yardımına ihtiyaç duyulması bu noktada işin ironik kısmını oluşturur. Delikanlı geçmişini kız arkadaşından ve şef olarak atandığı ekipten gizleyerek davayı çözmeye odaklanır. Elbette işler umduğu gibi gelişmez.

11 Eylül 2023 Pazartesi

Mouse (2021)

9/11/2023 01:38:00 ÖS 0 Comments

Yayın Yılı: 2021

Yayın Kanalı: tvN

Bölüm Sayısı: 20+2 Extra (Extralar mutlaka diğer bölümlerden sonra izlenmeli.)


Uyarı:Aşağıdaki yazı dizinin ilk bir iki bölümüne dair ayrıntılar içerir. Sürprizlerin bozulmasından hoşlanmayanlardansanız okumanız önerilmez.


Mouse, polisiye, gizem, gerilim, suç dörtlüsünün tartışmasız en iyi örneklerini sunan kablolu kanal tvN'den mükemmel kurgusuyla o yılın değil kanımca kore dizi tarihinin en iyi senaryolarından birine sahip yapımıdır. Bu türü sevip de nasıl şu ana kadar izlememişim derseniz uygun anı beklemek ve her bölümün tadına varmak istedim. Başrolde Lee Seung Gi, Lee Hee Jun, Kyung Soo Jin, Park Juu Hyun yer alıyor. Senaryo "Eğer dünyaya getireceğiniz çocuk % 99 psikopat katil ya da % 1 dahi olma ihtimali taşıdığı söylenen genlere sahipse ve bilim ile insanlık arasında sıkışıp kalmanıza neden olacak bir tercihte bulunmanız istense kararınız ne olurdu?" sorusu çevresinde şekillenmeye başlıyor.

Yaptığı çalışmalarla ünü ana vatanının sınırlarını aşan Doktor Daniel Lee keşfettiği bir gen dizilimi sayesinde doğmadan önce bireyin normal mi yoksa cani mi bir karaktere sahip olacağını tespit edebilmektedir. Kurbanlarının başını keserek neredeyse işlediği 20'ye yakın cinayetle ülkeyi korkuya sevk eden seri katil Kelle Avcısı'nın her geçen gün kurbanları artmaya devam ederken aldığı bir telefon sonrası Kore'ye gelir. Hükumet bu yöntemi yasalaştırılıp uygulanabilirliği konusunu görüşmektedir. Nihayetinde % 99 doğruluğa karşın %1'in de deha olabileceği ihtimalini taşıması oylamayı red yönünde sonuçlandırır. Aynı günün akşamı Doktor Lee, meslektaşı ve ünlü beyin cerrahı arkadaşı Han Seo-Joon'un akşam yemeği davetini kabul eder. Adamın hamile eşi Sung Ji-Eun leziz yemeklerine iltifat eder. Annesinin bebek için hazırladığı hediyeyi verir. Sohbet salonda devam eder. Gen uygulamaları hakkında konuşurlar. Dünyayı psikopatlardan ayırıp daha barışçıl bir yere dönüştüreceğine olan inancı bebek bekleyen kadın için çok hoş şeyler hissettirmez. Hazırlıklar yüzünden yorulduğunu söyleyip dinlenmek için yanlarından ayrılır. Seo Joon cinayet sonrası kaybettiği kız kardeşi Jennifer'ın davası konusunda gelişme olup olmadığını sorar. Adam olumsuz biçimde başını sallarken derin bir iç çeker. Gecenin sonunda Seo Joon misafirini oteline bırakır...

Sonraki gün aynı mahalleye yakın bir noktada yeni bir cinayet işlenir. Anne ve baba başları kesilerek katledilmiş, biri ağır yaralı iki çocuksa hayatta kalmıştır. Büyük olan diğerini gizleyip kendisini yem yaptığı için katil bunu fark etmemiştir. İnceleme için cesetler morga teslim edilirken dedektifler bir köşede şok geçirmiş titreyen görgü tanığı konumundaki ufaklığa acıyan gözlerle bakar. Her geçen saniye doğru bilgi ihtimali azalacağı için bir an önce ifadesine ihtiyaçları vardır. Götürmek üzere Go Mu-Chi'yi ayağa kaldırmışlardır ki bakışları duvarda asılı afişe kayar ve çığlık atmaya başlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde Sung Ji Eun kocasının bahçede üç kardan adamdan sonuncusunun kafasını yerleştirirken fotoğrafını çektiğinde o anın sonuçlarının tüm hayatını değiştireceğinden de habersizdir. Art arada duyulan siren sesleri endişesini arttırır. Ardından birkaç polis arabası kapılarında durur. Açıklama isteklerine kulak tıkayıp evi aramaya başlarlar. Sonrasında ise dedektifler işinin en iyilerinden biri olarak ün yapmış saygın cerrah Han Seo-Joon'a cinayet şüphelisi olduğunu bildirip bileklerini kelepçeler. 


Kalabalık bir kamera ve basın eşliğinde kendini savunan Han Seo-Joon uğradığı haksızlığı kabul etmezken kendinden emin bir duruş sergiler. Sözlerini uzaktan dinleyen ve doğumuna sayılı günler kaldığı için artık iyice yavaş şekilde ona doğru yürüyen eşini görür. Patlayan flaşlar eşliğinde O'na sarılırken zorluk çektiği için üzüntüsünü dile getirir. Kadının hissiz donuk bir yüzle söylediklerinden sonra ise her şey değişir. O sırada polis arabasından çıkan görgü şahidi çocuk ise öfke içinde hastanede eline geçen neşteri doktora savurur. Kendisi de dengesini kaybedince Kan donduran gerçekler birlikte kardan adamlardan birinin başının düşmesine neden olur... Haftalar sonra Sung Ji Eun doktor Lee'nin "test yaptırmak ister misin?" sorusuna karşılık çıkan sonuçları duymak için oradadır. Duyduklarıyla birlikte tüm dünyası kararır... Çocuğu istemediğini haykırsa da kürtaj için şansı yoktur. Koridorda kendine gelmeye çalışırken bir diğer anne adayı yanına oturur. Belli ki kendisiyle aynı kaderi paylaşmaktadır. Ancak O'nun aksine kadın %1'lik ihtimal dahilinde bebeği için ümit taşımaktadır.



Editör Yorumu:

- Söyleyebileceğim tek şey,  izlemeniz için % 100 önereceğim bir konu var. Kaçırmayın.

1 Aralık 2019 Pazar

The Missing - Missing Noir M (2015)

12/01/2019 06:47:00 ÖÖ 0 Comments
Dizinin Diğer Adı: Missing Noir M 
Bölüm Sayısı: 10
Yayın Kanalı OCN 
Yayın Yılı: 2015
 
Suç, polisiye gerilim ve gizem türü içerik tercihimde ilk sırayı alıyorken nasıl olup da gözümden kaçmış dediğim bir dizi, Missing Noir M'le karşınızdayım. Hal böyle olunca yapımı neden şimdiye kadar fark etmedim bilemiyorum. Bir diğer hayıflanabileceğim şeyse sadece on bölüm oluşu. Yayınlandıktan sonra ikinci sezonu sevenlerince beklenmiş ama ne yazık ki ses çıkmamış. Gerçi hatırladığım kadarıyla o dönem zaten dizilerde devam hikayeleri görmüyorduk. Büyük kayıp maalesef.
 

10 yaşında Harvard Üniversitesine kabul edilen sonrasında FBI'ın Kore biriminde on yıl görev yapan Gil Soo-Hyun (Kim Kang-Woo) mükemmel bir hafıza ve yüksek IQ'ya sahiptir. Genç adamın herkesten sakladığı bir sırrı vardır. Koreye döndüğü sırada amir Park Jung-Do bir dava için kendisinden yardım istemek üzere evine gelir. Şimdilerde hapiste cezasını çeken seri katil Lee Jung-Soo (Kang Ha-Neul) emniyete bir zarf yollamış ve sadece onunla görüşürse vereceği ip uçları doğrultusunda bundan sonra işlenecek cinayetleri engelleyebileceğini bildirmiştir. Gil Soo-Hyun ricayı geri çevirmez. Kendisine bir kimlik ve silah verilirken kayıp kişiler konusundaki davalarda uzmanlığıyla tanınan ve herşeyi yasalar çerçevesinde halletme konusunda taviz vermeyen Oh Dae-Young ve araştırmacı Jin Seo-Joon'un katıldığı sadece iki kişiden ibaret olsa da birlikte çalışması için bir ekip oluşturulur. Dava sonrası amirin isteğiyle her şey resmiyete dökülür ve kayıp insanların bulunması odaklı bir birim olarak yollarına devam ederler. Olaylar karakterlerin kendisini de içine alacak şekilde ilerler.




Ek Not: Oyuncu Park Hee-Soon'un tarzı, ses tonu Flower of Evil'deki Choi Young-Joon'a ne kadar benziyor. Aynı kişi sandım ilk dinlediğimde:)
 
Editör Yorumu :
 
- Seri katil Lee Jung-Soo'u canlandıran Kang Ha-Neul bu tarz oyunculukta bence iyi iş çıkarıyor. İlk iki bölüm adeta  soluk almadan izletti kendini. 

- Düşük izlenme oranları mı almış? Neden böyle bitmiş ki! Net sonuç olmayışı üzücü.
 


28 Kasım 2019 Perşembe

Hello Monster / Remember You (2015)

11/28/2019 02:17:00 ÖÖ 0 Comments

KBS2 kanalının yayınladığı "Hello Monster / Remember You" içeriği hakkında fikrim olsa çok daha önce izleme listeme dahil edebileceğim bir yapım. Takip ettiğim bir kategoride konusu sıralanınca tesadüfen fark ettiim. Muhtemelen daha önce illaki denk geldim. Belki bir afiş kurbanı oldu ya da Seo In-Guk ve  Jang Na Ra'yı görünce eledim:)  Beni cezbeden yönü polisiye-dedektiflik konusu içermesi ve patalog Lee Joon-Ho rolüde Choi Won-Young ile avukat rolünde Park Bo Gum'un o bütün hikayeyi izlenir kılan harika oyunculukları oldu.

Suç psikoloğu Lee Joong-Min bir yandan evde çocuklarına  iyi bir baba olmaya çalışırken bir yandan da seri katil Lee Joon-Young (Do Kyung-Soo (D.O.)) ile ikili görüşmeler yapmaktadır. Ancak seanslar beklediği gibi gitmiyordur. Öte yandan iki oğlundan büyük olanda tam da şu an izlediği vakanın sahibi gibi psikopatlığa yatkınlık sezmektedir. Bir baba olarak yaptığı gözlemler ve uygulanan testler şüphelerini doğrular. Yazgıyı değiştirme çabasıyla oğlunu dünyadan soyutlayıp kendisi eğitmeye karar verir. Lee Hyun çoğu zaman normal ve sevecen davranan babasının bazen üzerine çevrilen şüphe dolu bakışlarını yakalar. Bir deftere yazdığı notta kendisi için şöyle söylemektedir. "Oğlum bir canavar..."

 
Lee Hyun (Seo In-Guk) yüksek IQ'lu bir suç profili uzmanıdır. Aldığı isimsiz bir maille Amerika'dan evine dönmüştür. Ancak O'nu bekleyen bir ailesi yoktur. Çocukluğunda suç psikoloğu babası Lee Joong-Min öldürülmüş aynı gün kardeşi de kaybolmuştur. Kendisi ayrıca polis dedektifi Cha Ji-An (Jang Na Ra)'ın çocukluğundan beri saplantılı sayılabilecek ölçüde hoşlandığı ilk aşkıdır. Cinayet yerine izinsiz şekilde giren ve bir bakışta pekçok şeyi analiz eden Lee Hyun davetsiz misafir olduğu anlaşılınca gözüpek kızımız tarafından tutuklanır. Tabii çok geçmeden kimliği öğrenilince serbest bırakılır. İkinci cinayetin ardından araştırma derinleşir ve katilin bir buket sümbülle kurbanlarının evine girdiği anlaşılır. Üçüncü kurban soruşturma ekibi zamanında kadına telefonla ulaşınca karşısındaki ile mücadele edip neyseki hayatta kalır. Zanlı da tutuklanır. Ancak işler onu savunamak için gelen avukat Jung Sun-Ho (Park Bo Gum)'un kadraja girmesiyle bambaşka bir boyut kazanır.


16 Aralık 2018 Pazar

Come and Hug Me (2018)

12/16/2018 06:39:00 ÖÖ 0 Comments
 
Geçmişlerinde meydana gelen bir cinayet davası nedeniyle kalpleri yaralı bir adam ve bir kadın. Adam bir dedektif, kadın popüler olma yolunda ilerleyen bir oyuncu... 

Do-Jin (Jang Ki-Yong) ve Jae-Yi (Jin Ki-Joo) lise yıllarında tanışırlar. Jae Yi ünlü bir oyuncunun kızıdır. Başlangıçta Seul'den ailesiyle birlikte bu sayfiye yere yerleşmeye gönüllü değildir. Ama  Do Jin'l ilk gördüğü andan itibaren ondan hoşlanır. Dojin ise kasabada biri kız diğeri erkek iki kardeşiyle yaşamaktadır. Belalı, kavgacı ve serseri abisinin aksine nazik, hoş bir gençtir. Her ikisi de birbirlerinin ilk aşkıdır. Ancak delikanlının babası (Heo Jun-Ho) seri cinayetler işleyen soğukkanlı, psikopat bir katildir. Jae-Yi'nin anne-babasını öldürür. Kaderleri böyle çizilmişken ikisinin yollarının ayrılması da kaçınılmazdır. 
 
Karakterlerin gençlik yıllarını oynayan Ryoo Han-Bi & Nam Da-Reum
 
Yıllar sonra Do-Jin iğneleyici bakışlara rağmen adalet saflarında yer almaya kararlı, var gücüyle çalışır. Amacına da ulaşır. Artık dedektif olarak çalışmaktadır. Bu, babasının yaptıklarına bir çeşit kefaret arayışı gibidir. Jae-Yi ise annesinin yolundan gider. Oyuncu seçmelerine katılmaktadır. Ancak ailesinin ölümünden beri gördüğü terapilere rağmen travma sonrası stres bozukluğu oluşmuştur. Bu da kimi zaman rol sürecinde zorluk yaşamasına neden olmaktadır. Tam da o günlerde hapishanede günlerini sayan Yoon Hee-Ja cinayetlerini anlattığı bir kitapla yeniden günden olur. Her şey yeniden tazelenir. Acılarda... 
 
 
Editör Yorumu:

Şimdiye kadar bir sürü polisiye yapım izlemişliğim var. Özellikle bazılarında aklıma bir soru gelirdi. Yani karakter, seri katilin oğlu ya da kızıysa geride kalan olarak onun hayatı ne hale gelir? Cinayetleri işleyen kişi gibi yaftalanır ve dışlanırlar. Herkes psikopatlığın genetik mi olup olmadığını anlamak için gözüü diker vs. Flowers Of Evil'i de sevme nedenim buydu sanırım. Hikayenin arka plan hissi ilginçti. Peki bu ikisi için bir mutlu son mümkün mü? 
 
 
NOTLAR:
 
Genç oyuncular Nam Da-Reum ve  Ryoo Han-Bi gelecek vadeden yüzlere sahipler. Nam Da-Reum'ı kaç sene önce Shark'da izlemiştim ki o zamandan beri hoşuma gider. Bakışları çok içten. İnsanın içini ısıtan cinsten.
 
 
Editör Yorumu:
 
Başrole o aptal saç modelini çok mu aradılar nedir? Gençliği gayet normaldi. Şimdi ise sosyopat gibi duran bir surat ifadesiyle geziniyor. Yaşadıkları sonrasında mı bu bu portreye bürüdüler bilemiyorum ama bana çok itici geldi. Daha sonra birkaç dizine daha denk geldim. Genel hali bu galiba. Hiç ısınamadım kendisine.


31 Ağustos 2018 Cuma

Life On Mars (2018)

8/31/2018 05:44:00 ÖÖ 0 Comments
 
Bir BBC uyarlaması olarak karşımıza çıkan 2018 yapımı seri  OCN kanalının daha önce yayınladığı ve benim fazlasıyla beğendiğim Tunnel dizisinin ters zaman hikayesini odağına almış. Yani bir zamanda yolculuk hikayesi sunulmuş ama bu kez kahramanımız geleceğe değil geçmişe gidiyor. Açıkçası aynı kanalda benzer bir proje mi? Ne akla hizmet diyerek başlamama karşın sona erdiğinde  olumsuz düşüncemin aksine seriyi kesinlikle izlenir buldum. Hatta takipçileri gibi 2. sezon olsa diye bekleyenler kervanına katılmış durumdayım.


Han Tae-Joo adli-kriminal davalarda uzmandır. Ancak çevresindekilerle kurduğu ilişkilerde hep görünmeyen bir çizgi çizmekte ve samimi olmamaktadır.  Çalıştığı seri katil cinayetlerinde parmak izi yokluğu ve delil yetersizliği her defasında bir adım öteye girmesine engel olur. En sonunda yakaladığı şüpheli Kim Min-Suk pisikopat tavırlarıyla potansiyel bir suçlu adayıdır. Hatta aradığı kişi olduğuna neredeyse emin olmuşken yine eldeki kanıtlar şüphesini doğrulamaktan uzak kalınca zanlı serbest bırakılır ve çok geçmeden başarısizlığının bedeli olarak kalbini açtığı yegane insan ortadan kaybolur. Bir kez daha girdiği kedi fare oyununda Kim Min-Suk'un ensesinde bitmişken görünüşe göre suç ortağı tarafından anlına dayanan tabanca ile başından vurulur. Kendine geldiğinde hayretle farkeder ki  cep telefonlarının ya da güvenlik kameralarının olmadığı 30 yıl öncesine dönmüştür.



24 Ekim 2017 Salı

Tunnel (2017)

10/24/2017 03:16:00 ÖÖ 0 Comments
 
Yıl 1986. Kendini işine adamış on yıllık Polis Detektifi Çavuş Park Gwang Ho umutsuzca bir seri katilin izini sürmektedir. Kadınları külotlu çorapla boğarak öldüren ve ayak bileğine her cinayeti sonrası sayısını belirten noktalar bırakan psikopat, O ve ekibinin tüm çabasına karşın bir türlü yakalanamaz ve işlenen cinayetlerinin de önüne geçilemez. Şahsen tanıdıkları bir kızın öldürülmesi de olayın tuzu biberi olur. Çaylağı da bu cinayetten ötürü hayli sarsılır. Öte yandan Park Gwang Ho 'nun da sosyal hayati ekip arkadaşlarıyla arada çıktığı akşam yemeği ya da içki sohbetlerinden ibarettir. Adeta işi ile evli gibidir. Halinden aile kurma faaliyetlerine girmeyeceği anlaşılınca ekip şefinin oldu bittisiyle kendini bir görücü buluşmasında bulur. Ancak buluşma kendisini de şaşırtacak biçimde harika gider. Bir kaç gün sonra güzeller güzeli Shin Yeon-Sook tüm dünyasını işgal etmiş ve kör kütük aşık olmuş haldedir. Birlikteliklerini bir sonraki aşamaya taşımak için bir sebep de yoktur. Düğün sonrası mutlu hayatlarına başlangıç yaparlar.
 
Bu arada seri katilin cinayetleri de devam eder.  en ufak ip ucu bulamadığı davada sevdiklerini kaybeden her aile ferdini gördükçe öfkesi ve mutsuzluğu katlanarak artar. Özellikle başarısızlığını hatırcasına küçük bir oğlu olan kadın kurbanın geride bıraktığı acılı eş aradan geçen zamana rağmen karakola gelmeyi sürdürmektedir. Adama her defasında hiçbir sonuca ulaşamadığını söylemek kolay olmaz.  Sonra Jung Ho-Young isimli bir lise öğrencisi cinayet şüpesiyle göz altına alınır. Ailesinin olay sırasında oğullarının bulunduğu yer konusunda verdiği ifade ve somut delil yetersizliği nedeniyle şüpheli serbest kalır. Gwang Ho hergün evine dönerken başarısızlık hissinin yarattığı bir enkaz halindedir. Bir akşam katilin mesken tuttuğu çevrede araştırmasını sürdürüken şüpheleri O'nu son cinayetin gerçekleştiği tünele götürür. Hiç beklemediği biçimde sigarasını tüttüren katilin karanlıktaki silüetini fark eder. O saaten sonra oturup beklemez. Kovalamaca kavga ile devam ederken kasketli ve yüzü karanlıkta kalan katil büyük bir taşla saldırarak başına vurur.
 

Park Gwang Ho kendine geldiğinde katil gözden kaybolmuştur. Karşıdan karşıya geçmek isterken bir arabanın altında kalmaktan son anda kurtulur. Görünüşe göre sürücüsünün acelesi vardır. Kendisi fark etmese de arabadaki genç adam takip edilmektedir. Bağırma ve çıkışmalarına aldırış etmeden gaza basar. Şehre sis bastırmıştır. Park Gwang Ho başındaki yara yüzünden güçlükle kendini şubaye atar. İçeri girdiğinde garip biçimde odanın bıraktığından çok faklı olduğunu yavaş yavaş farkına varır. Tanımadığı biri daha önce görmediği garip aletlerin olduğu masasında oturmaktadır. Zaten karşısındakini dinleme konusunda pek de becerikli değildir. Aralarında çıkan burası benim mekanım sen asıl kimsin tartışmasının galibi olup karşısındakini kapı dışarı eder. Başındaki ağrı halen devam ederken ilerdeki büyükce bir cihazdan çıkan kağıt dikkatini çeker. Görünüşe göre adına yazılmış bir tayin emri vadır. Ancak orada yazılana göre 1988 doğumludur ve kayıda geçme tarihi 2016'dır. 1986 yılında olduğunu düşünüp okuduklarını deli saçması şeklinde yorumlar. Ancak bu arada içeriye iyice göz atar ve çevrenin hiç de geldiği karakol binasına benzemediğini farkına varır. Bu arada kapı dışarı ettiği adam elinde anahtarla geri dönmüştür.  Misafirden çok ev sahibi gibidir. Biri ötekine masamda ne işin var şeklinde hesap sorarken çabuk öfkelenen ve sıkça küfreden dedektif Park kelepçesini genç olanın bileğine geçiriverir. Karşısındaki kendisini yok sayan ve lafını dinlemeyen tavrı yüzünden iyice deliye döner ve bırakması için bağırır.
 

Dedektif Park artık iyiden iyiye gördüklerine bir anlam veremez ve dışarı çıktığında bıraktığına benzemeyen bir dünyada olduğunu fark eder. Ofise dönüp uykuya dalar. Sabahla birlikte gelmeye başlayan elemanlar girişteki demir parmaklıklı kapıya kelepçelenmiş halde uykuya dalmış gözüken pek de sevmedikleri arkadaşlarını fark edince bir anlam veremez. Tabii koltukta uyuyan yabancı da seslere uyanır. Kapıya kelepçelediği Kim Sun Jea'yı çözer çözmez itişip kakışırlar. Ortalık yine karışır. Kendini tanıttığında hiç kimse şaşırmaz çünkü zaten onu bekliyor gibidirler. Çaylak muamalesi görmesine bakılırsa kağıtta yazan kişi zannedilmiştir. Yaşadıklarından otuz yıl sonrasına gittiğini anlayan dedektif Park bu yeni ortama ve görünüşe göre yeni ortağına alışmak zorunda kalacaktır. Bu arada otuz yıl önceki metodları kullanarak kadınları hedef alan seri katil yeniden ortaya çıkar. Geçmişe gidebilmek için tekrar tünele dönen ama tüm denemeleri sonuçsuz kalan Dedektif Park bu olay yüzünden geleceğe gelmiş olabileceği sonucuna varır. Bu kez davayı sonuçlandırmaya kararlıdır.  Bir kez daha kedi fare oyunu başlar.

 
Not: Diziye ne yazık ki gerçek bir hikaye esin kaynağı olmuş. 1986-1991 yılları arasında Gyeonggi'de yaşları 13 ile 71 arasında değişen ve tecavüz edilip öldürülen 10 kadının yer aldığı "Hwaseong Seri Katil Dosyası" ülke tarihini sarsmış en büyük davalardan biri. 300 şüpeliye ve görev alan 300 bin polise rağmen bir kişi bile suçlu bulunamamış ve sonuçlanamamış.
 
Konu ayrıca diğer üç Kore yapımı Signal (2016), Gabdong: The Serial Killer (2014), Memories of Murder (2003)'da da işlenmiş
 
NOT: Dizinin girişinde  Park Gwang Ho tünelde yürürken çalan müzik İmmortal Songs programında tesadüfen keşfettiğim 80'lerin ülkede beğenilen şarkısı The Leopard of Kilimanjaro. Seslendiren Cho Yong Pi. Bizde Orhan Gencebay ne ise Kore'de de yıllarını müziğe vermiş, saygı duyulan bir müzik duayeni. Şarkı  bizdeki arabesk tarza benziyor. Baş kısımdaki şiirli bölümden sonrasını bekleyin

Şarkının bir diğer yeni versiyonu 4Men'e ait. (Bu Şarkı da Through The Darkness dizisinin albümünde yer alıyor)