Serinin Orijinal Adı: Guardian: The Lonely and Great God
Türkçe Yayın: Koruyucu: Yalnız ve Görkemli Tanrı
Yapım Yılı: 2016-2017
Bölüm Sayısı:16+Özel Bölüm+2 Special


Goblin ülkesinde sadece 2017’ye değil dizi yayın tarihine iz bırakan, izleyicisinin gönlünde nefis hisler uyandıran bir öykü sunuyor. Başrolde 30’lu yaşların karizması ve çekiciliğyle arz-ı endam eden yalnız ve hüzünlü Goblin ve Goryeo’lu Kim Shin (Yu Jung Shin, Yu Hi Shin, Yu Shin Jea) rolünde Gong Yoo ve daha önce Cheese in Trap dizisyle beğeni toplayan Ji Eun Tak rolüyle Kim Go-eun var.  Yan karakterler de en az başroller kadar renkli ve eğlenceli. Lee Dong-wook ölüm meleği nam-ı diğer isimsiz ama uydurma adıyla Kim Won Bin, ilk görüşte gözyaşı dökerek aşık olduğu Sunny rolünde Yoo In-na, her daim Samçun diyerek ortalarda gezinen kredi kartı yoksunu üçüncü nesil varis Yoo Deok Hwa rolünde BTOB grubundan Yook Sung-jae'ye kadar göz alıcı ve eğlenceli bir kadro seçilmiş.


Kalabalık bir oyuncu kitlesiyle renklenen hikâyemiz Goblin’in varoluş dönemi Goryeo devrinden bir kesitle başlıyor. Göz alıcı bir başka zaferle dönen komutan Shin kılıcını adadığı efendisi genç kral Yeon’un ağzından çıkan tek bir emirle tebaasını, askerlerini ve biricik kız kardeşini sonrasında ise hayatını kaybeder. Son nefesini verirken yakarışı inanmadığı ve bu kaderi yaşatan tanrıyadır. Göğsünde saplı kılıcıyla öldüğü yerde dirildiğinde tanrının kendisine verdiği yanıt ve buyruğu, kılıcın sadece gelininin çıkarabileceği ve ölümün huzurunu ancak o zaman tadacağıdır. 


Ete kemiğe büründüğü an hayatına son vermeye mecbur bırakılan askeri uzun yılların ardından yaşlanmış ve torunu ile yattığı yeri ziyarete gelmiştir. Artık Ölümsüz bir ruh ve bedene sahip olan Kim Shin’in tek düşüncesi ise yaşadıklarının bedelini ödetmektir. Genç kralı değil danışmanının, beynini zehirli düşüncelerle dolduran akıl hocası Park Jong Won’un boynunu kırarak canını alır. Dirildiği yere döndüğünde dedesinin gömen yas içindeki çocukla karşılaşır ve bundan böyle kaybettiği her insanının acısını yüreğine kazıyacak ve Ölümsüzlüğün bir ödül değil de aynı zamanda bir ceza olduğunu anladığı o uzun sürecin ilk gideni için gözyaşı döker. Dedesinin son arzusunu yerine getirmek için kendisini hizmetine almasını isteyen çocukla birlikte ülkeden ayrılır. Böylece uzun soluklu yaşam hikâyesinde geride her defasında veda ederek ve yapayalnız dolaşarak zamanını geçirir. Milenyum öncesi Seoul göğünün altında içkisini yudumlarken insanların yardım çağrılarını dinler ve tam da o anda kaza geçirmiş ve kanlar içinde kendisi için değil bebeğinin hayatı için nefes almaya çalışan ölmek üzere olan bir kadının yakarışını duyar. Merhameti iki canın kurtuluşu ve o gece iki ruhu almak için gelen ölüm meleği için özel durum kaydı tutmak ve bir dizi evrak işi düzenlemek anlamına gelecektir. 


Sekiz yıl sonra doğum gününde kendisine Goblinin Gelini olduğunu fısıldayan iki dünya arasında sıkışmış ölülerin ruhlarını görebilme yeteneğine sahip Eun Tak annesini ansızın sonuzluğa uğurladığı gece Özel Durum olarak kayda geçen ve listede yer almayan kayıp ruhu izlemeyi sürdüren ölüm meleği tarafından köşeye sıkıştırılmıştır ki mahallede kimi zaman incik boncuk kimi zaman sebze satan yaşlı ninesi tarafından engellenir. On yıl sonra artık 19 yaşındadır ve tek başına kaldığı o gecenin ardından evine sığındığı ama annesinin bıraktığı sigorta parası için her gün kendisini canından bezdiren cadaloz teyzesinin yanında mutsuz bir yaşam sürmektedir. Bu kez annesini kaybettiği onca yıldan sonra kucağında pasta ile dilek dilemek için sahilde oturup tanrıya yakarırken öncekinde annesini kaybettiği için dua etmeyişini görmezden gelmesini ve cebine birkaç kuruş koyabileceği bir iş, kötü kalpli akrabalarına el atmasını ve bir erkek arkadaş vermesini diler.


Uzun bir süre  sonra evinde dönen Goblin hizmetindeki Yoo ailesinin artık hayatının son dönemindeki hizmetkarı tarafından karşılanır. Yeğeni aklı on karış havada gezen çapkın yakışıklı Yoo Deok Hwa söylene söylene ikilinin sohbetini böler. Dedesinin cimriliği karşısında amcasının seyahate çıkacağını öğrenince evi kiraya verir. Sözleşme imzaladığı kişinin ölüm meleği olduğundan habersizdir. Goblin, Kendini postalayı planlayıp bu işe bulaştığı için yeğenine köpürür ama imzalayan ölüm meleği olunca iptal etmesi mümkün gözükmez. Böylece iki zıt karakter aynı mekanı paylaşmak durumunda kalır. Hiçliğe karışıp son nefesini verdiği mekanda elinde bir demet karabuğday çiçeğiyle gezindiği gün, Eun Tak'ın yakarışını diğer çağrıları duyduğu gibi duyar. Ancak bu kez ellerinden hafif dumanlar çıktığını görür. Daha önce yaşamadığı bir durum gerçekleşir. Bir ölümlü tarafından çağrılmıştır!


Eun Tak karşısında biten adamın tuhaf cümleleri yüzünden hayalet olduğunu düşünür. Vaadettiği tavuk restoranındaki iş bulacağı sözüne karşılık çevre mekanlarda iş arar. Sonunda yorgun düşüp bir banka çöktüğünde karşılaştığı adamın numarasını almadığı için kendine söylenir. Kazara tutuşan çöpü söndrmek için var gücüyle üfleyişi fakında olmasa da Goblin'i çağırmasının yegane yoludur. Adam karşısında belirince şaşırıp kalır. Sonra dileklerini gerçekleştirmediği için sitemlerini sıralar. Yabancının mavi dumanlar eşliğinde ayrılmasının ardından bu kez çağırma işini nasıl yaptığına kafa yorar. Keşfetmesi uzun sürmez. Ne de olsa kızımız okulda başarılı, akıllı. Sonraki süreçte görünüşe göre olur olmaz anlarda çağırma denemeleri yapıp yetişkin bir adamı oradan oraya sürüklediği için halinden memnun en son soluğu kütüphane koridorda almış ve yüklediği telefon uygulamasındaki mumu söndürerek bir diğer denemesini yapmıştır.


Goblin bir kez daha istemsiz biçimde Eun Tak'ın karşısında belirir. Geçmişte kaybettiği hizmetkarlarını anmak için iki dirhem bir çekirdek giyinen yakışıklı adam için liseli kızın tavırlarını sindirmek muhtemelen o kadar da kolay değildir. Eun Tak, kısaca goblin misin diye sorarken hangi okula gidiyorsun der gibidir. Ardından sanki sıradan birşeyden bahsedermiş gibi Goblin'in Gelini olduğunu ileri sürer ve kanıt olarak boynundaki doğum izini gösterip hayaletlerin doğduğundan beri ona bu şekilde seslendiklerini söyler. Sözlerine sessizlikle karşılık verse de adamın aklından geçen şey 939 yıllık uzun arayışının sonuna gelip gelmediğidir. Ondaki belirgin şeyi görüp görmediğini anlamak için sorar. Ancak kız görüyor gözükmeyince bir kapıyı açıp onu ve gevezeliklerini gerisinde bırakmak ister. (Goblinimiz pasaporta ihtiyaç duymaksızın kapıları açıp ülke ülke gezebilmekte. Bu noktada yönetmenin başlangıçta bazı sahneleri Kapadokya'da çekme düşüncesinde olduğu açıklamasını esefle hatırladım. Tabii o dönemde ülkemiz malum sebeplerden ötürü muhtemelen güvenli gelmemişti) Tam kafasını dinleyeceğini düşünürken kız arkasından aynı şekilde girince hayatının bir başka şaşkınlığını yaşar. Kendini bir anda Kanada'da Quaebec şehrinde bulan Eun Tak ise geçirdiği şoku kolayca atlatıp keyifle ortalıkta gezinmeye başlar.


Eeeee bu kadar anlattım, (sadece ilk bölümdü merak etmeyin, çok daha fazlası ve mükemmel bir hikaye garanti : ) Daha da ilginizi çekmediyse ya fantastik serileri sevmiyorsunuzdur ya da bir kore dizi sever değilsinizdir muhtemelen. Eğer kendi inanç sistemimizi ya da değerlerimizi gözönüne alarak seyretmeye kalkarsanız rahatsız edici birçok olumsuzluk gözünüze batabilir. Ben bunları gözardı ettim ki normalde beğenilmiş yapımlara başlamadan önce belirgin önyargılarım olur. Hatta iki bölüm izleyip "eh işte!" düşüncesi eşliğinde birkaç haftalık bir ara sonrası devam etmiştim. Ben de böylesi yüksek bir beğeni hissi oluşturacağını da ummamıştım. Tüm zamanların en çok izlenen dizisi reytingini edindiğine göre ne kadar sevildiğini anlayın artık. Kısa sürmesi normalde memnuniyet verse de bu seri için aynı şeyi söylemem zor. Tadı damağımda kaldı.16 bölüm değil 20, 30 ya da 50 olsa da izlerdim sanırım.

GOBLİN'İN BANA DÜŞÜNDÜRDÜĞÜ ŞEYLER
"Eğer tanrının insana taşıyabileceği kadar yük verdiği doğruysa beni gözünde fazla büyütmüş olabilir demektir bu."
                                                                                                                              Goblin Kim Shin

Lütfen bu noktadan sonra izlemeyen ve öncesinde film hakkında spoiler bilgi duymak istemeyenler aşağıda yazılanları okumasın. Okursa da kızmasın. Eee ben uyardım yani:)

* Goblin kavramı: Ortada birden fazla gezinen Goblin yok. Adamımız türünün tek örneği. Bu hale düşmesinin yegane sebebi tanrıya ettiği "kimse duymuyor" sitemi. Ölümsüzlüğü ise bir lütüf gibi gözükse de daha çok onun laneti gibi. Sevdiği herkese ister zamanlı ister zamansız veda etmesi gerekiyor ve her defasında kaybı için acı çekiyor. Huzur bulmak adına defaatle kılıcı çıkarmayı denese de başarılı olamıyor. En sonunda gelinini buldu, tamam artık rahata erecek dediğimizde bir de bakıyoruz ki arafta sıkışıp kalmış. Niye? Geliniyle yaptığı anlaşma dolayısıyla. Eee hani huzur bulacak, hiçliği karışacaktı. Hiç olmazsa tanrı adamı kar kış kıyametin hüküm sürdüğü bir diyarda 9 yıl süründürmek yerine niye rahat bir mekanda beklemesine imkan vermedi. Ne tanrıymış be mübarek. Gelini sayesinde geri geldi, oh be sonunda mutlu olacak diye beklerken bu kez sevdiğinin ölüm acısını tattı. Niye? Bayan Özel Durummuş falan filan. Tanrının sevdiği kul olabilmek diye bi kavramın yanından geçemedi zavallı adam. Nerdeyse bin yıl özlem çekti, acı duydu.

* Azrail Kavramı: Azrailler ister erkek ister kadın olsun insanlar arasında yaşıyor, yemek yiyor ve uyuyorlar. İş saatlerinde başlarına taktıları şapka ile görünmez olup rahmete erenleri çay evinden cennete ye da cehenneme postalıyorlar. Bakışlarıyla kişilerin hafızasını silebiliyor  ya da verdikleri bir öpücükle onların önceki reankarne olmuş hayatlarını hatırlamalarını sağlayabiliyorlar. Peki nedir bu Kim Woo Bin lakaplı Wang (Kral) Yeo abimizin çilesi? O gözyaşı durmadı bir türlü. Kimliğini öğrenmesi de acısını azaltmaktan ziyade arttırdı. İntahar edişinin cezası niteliğindeki azap çektiği 300 yılın ardından azraillik görevini 600 yıl boyunca yaptı. Burada bulması gerek yanıt kendini affedebilmesiydi güya. Adamın hayatı sevdiğine hasret duymakla geçmiş. Yazık yaaa.

* Tanrı kavramı: Hikeydemizde dişisiyle erkeğiyle ortalıkta gezinen birden fazla tanrı mevcut. Kırmızılı hatun tanrıdan çok belkide baş melekti de ben anlayamadım. Merhamet ve af kavramından çok, uzaktan izleme ve insanoğlunun işine karışmama üzerine faaliyet gösteriyorlar. İnsan bedenlerini kullanıyor bazen de kelebek olup geziyorlar. Bir blogda oyuncusu tasvir edilirken beni çok eğlendiren ve gülümseten "içine tanrı kaçmış" diye bir tanımlama kullanılmıştı. Ancak böylesine cuk diye oturabilirdi herhalde bir kavram.

* Reankarnasyonla Yeniden Doğmak: İnsanını dört kez yeniden doğma şansına sahip olduğu hikayemizde reankarnasyonun lütüf mu yoksa bir ceza mı olduğunu anlamak zor.  Özgür irade ile karar vermek söz konusu olunca Eun Tak neyine güvenip o kararı aldı bilemedim. Tekrar dirilirim diye hesap yapmamıştı herhalde. Çünkü ölüp de azrail eşliğinde çay evinin yolunu tutmadan kaçıncı hayatını yaşadığını bilmen mümkün değil.

Rahatsız edici noktalar:

* İnsanın gözüne sokulan ürün reklamları: Bir dizide böylesi reklam kalabalığını daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. Hayli rahatsız ediciydi.

* 9 yılın ardından aynı telefon modelini kullanmaları günümüzün teknoloji gelişim şartlarında mümkün değil. Dizidekinin bir sonraki modeli çıktı bile.

GOBLİNDEKİ KİMİ ZAMAN AĞLATAN KİMİ ZAMAN CUK DİYE OTURAN ŞARKILAR

- Aliee'nin Seslendirdiği  I Will Go To You  Like The First Snow hikayede geçtiği üzere ilk karı konu ediyor ve özellikle burukluk yaratan veda sahnelerinde içimizi sızlatıyor. (Her izleyişimde gözyaşım sel oldu ya:( Uzun zamandır bir şarkıyı böylesine adeta takıntı haline getirerek dinlememiştim. Bayıldım. Sanatçının güçlü vokalini de ayrı beğenirim zaten.

-  Crush: Beautiful.

- Sam Kim: Who Are You 

- Chan Yeol (Exo) & Punch: Stay with me 

Not: Şarkı Sözleri ve Türkçe Çevirleri için Bakınız
Özgün adı 상속자들 / Sangsokjadeul "Tacı takmak isteyen ağırlığına katlanır." anlamına gelen seri The Heirs, Türkçe çevirisiyle Varisler Lee Min Hoo'nun üzerine yapışan zengin çocuk imajına ne kadar artı kattığı tartışılır 20 bölümlük SBS dramasıdır. Bence artık birileri bu oyuncuya bu tip rolleri oynamayı bırakmalısın demeli. Menajeri uyuyor mu ne? (Bu duruma göre uyuyan ablası!) Seri için yıldızlar geçidi diyebiliriz. Popüler oyuncuların 2 ya da 3 tanesi boy band ya da girl band mensubu. Görünüşe göre ses getirip kazandıracağını en başından garanti eden bu bu cast için senarist bize modern bir külkedisi masalını bir iki farklı konu ekleyerek soslamış ve Boys Over Flowers tarzı bir ürün sunmuş. Bense renkli oyuncu kadrosu için izleyebilir buldum sadece.


Cha Eun Sang ve Kim Tan'ın hikayesindense yan karakterlerin anlatan konular çok daha sevimli duruyordu. (Lee Bo Na (Krystal) & Yoon Chan Young (Minhyuk) ile Hyo Shin (Kang Ha Neul) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun) ya da Kim Tan'ın karizmatik yarı abisi Kim Won (Choi Jin Hyuk) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun)) Finale geldiğimizde sonuç tatmin ediyor mu? Bir ölçüde. Kim Tan ve Cha Eun Sang ailelerin karşı çıktığı tüm o statü farkına rağmen mutlu mesut olabilcek kıvama geldiler. Lee Bo Na ve Yoon Chan Young arasındaki ilişki ise bana pek olası gözükmemişti. Ancak abiden onayı kaptılar gibi. Kim Won ve öğretmen Hyun Joo kavuşamadılar. Çünkü Kim Won tacın ağırlığını taşımayı tercih etti. Choi Young Do ve Hyo Shin tek taraflı aşk acısı çeken beyler olarak köşelerine çekildiler. 


Müziklerine gelirsem albümü dinlenmeye değer şarkılar içeriyor. Açıkcası diziyi keyifli hale getiren şeylerden biriydi benim için. Yeniden izlenebilir mi? Bana göre hayır.

Hallyu dalgasının bir diğer halkası Kim Wo Bin ile Miss 'dan Suzy'i biraraya getiren 2016 KBS yapımı dizi normalde özellikle kadın başrol için izleme listeme almayacağım ancak dramatik konusu ve hayranı olmasam da nisbeten izlenir bulduğum Kim Wo Bin hatrına fikrimi değiştirdiğim bi yapımdı. Uzun süre önce ayrıldıklarında kalbi kırılan Shin Joon-Young ve No Eul için hayat farklı yollar çizer. Yine sorunlu bir geçmişten muzdarip gibi görünen Shin Joon-Young ününüz zirvesinde bir oyuncu iken görsel sanatları bitiren No Eul belgesel filmler çekip satarak geçimini sağlamaktadır. Yeniden karşılaştıklarında ise Shin Joon-Young ölümcül bir hastalıktan muzdariptir ve bu gerçeği saklayarak ilk aşkı ile yeniden birarada olmaya karar verir. No Eul önce O'nun şimdilerde şan ve şöhret adına sahip olduklarına rağmen kendisini istemesine bir anlam veremez ve bu yüzden O'nu tavlamak adına yaptıklarında ilk başta samimi bulmaz. Ancak gün geçtikçe işler kaçınılmaz biçimde ikili için dramatik ve hüzün dolu bir hal alır.

NOT: Dizideki hasta rolünü oldukça nandırıcı biçimde sergileyerek beğeni toplayan oyuncu Kim Wo Bin'e geçtiğimiz ay kanser teşhisi konulduğunda üzülmüş ve bir taraftan da hayat ne garip demiştim. Umarım bu genç yaşın verdiği enerji ve güçle sağlığına kavuşur. Sevdiğim birini oyuncunun kanser türünde bir yıl içinde kaybetmiş biri olarak tedavi sürecinin en iyi şekilde sonuçlanmasını dilerim.


Çin’li yazar Tong Hua’nın popüler roman serisinden uyarlanan hikaye günümüz Seoul'ünde yaşarken güneş tutulması sırasında Goryeo Hanedanlığı zamanına geri giden Hae Soo (IU)'nun bir başka bedende reankarne olurken kendini tam da haneden prenslerinin sauna keyfi yaptığı anda havuza düşmesiyle başlar. Görünüşe göre hareminin etinden ve sütünden fazlasıyla faydalanan kralın tam 28 çocuğu vardır. Yakışıklı prenslerimizin kimisi öz kimisi yarı kan bağıyla birbirine kardeş ve taht için aday konumda olsalar da belirlenen yegane veliaht naif görünümlü Wang Mu'dur. Hikayemizin ana karakteri 4. prens Wang So (Lee Joon Gi) zalim kişiliğiyle dikkati çeken 3. Prens Wang Yo (Hong Jong-Hyun) ve 14.Prens Wang Jung aynı anneden öz kardeştirler. (Ortada bu kadar göz alıcı prens varken bir süre sonra kim kaçıncıymış öğrenmeye çalışmaktan vazgeçtim ve görsel ziyafete yoğunlaştım diyebilirm:) Bu arada ufak bir hatırlatma. Wang korece Prens demek

Wang So'nun trajedisi henüz bir çocukken yazgısı olmuştur. Geçmişte kocası kralın ilgisini kaybetme korkusuyla buhrana kapılıp oğlunun yüzünü doğrayan  kraliçe Dowager Yoo tarafından da adeta ölü adledilmiş, yaralı yüzünü metal bir maske ardına gizlerken sınır bölgesinde bir aileye evlatlık gönderilmiştir. Ansızın gelişi kardeşler arasında dedikodu trafiğini beraberinde getirir. Geri dönüşü bir daha dönmemek arzusuyla gerçekleşse de istenmediğinin de farkındadır. İnsanların korkudan önünde titrediği, aşk hikayemizin merkezindeki karizmatik prensimizin yolu çok geçmeden Hae Soo ile kesişir. Ancak o sırada kızımız gönlünü bir başka prense kaptırmış durumdadır.


Başrol kızımız Hae Soo, aile kökeni eski Shilla mensubu 8. Prens (Wang) Wook (Kang Ha Neul) ile evli evin hanımının akrabasıdır. Prenslerle tanışınca öyle ya da böyle birkaçı tarafından sevilmesi de kaçınılmazdır tabii. Ölümcül hastalığının pençesindeki zayıf bünyeli hatununa her daim özverili davranan ve aşkla bağlı görünen Wang Wook ise ilerki bölümlerde göreceğmiz üzere pek de sütten çıkmış ak kaşık değildir.

Dizide elbette wamp tipler eksik değil. Kraliçe (Dowager) Yoo.Yahu oğlunun yüzünü o hale getiren kendisi iken nasıl bu kadar pişkin ve gıcık olabilir? Diğer kraliçenin kızı Hwangbo Yeon Hwa. Burada izleyici rahatsız eden nokta hatunun abilerine kendini gelin adayı olarak sunması izleyiciye ters gelebilir. Ancak Hwarang gibi birçok tarihi diziden anlayabildiğim kadarıyla eski devirlerde kraliyete kan bağıyla bağlı kardeşler 'kutsal kan' anlayışının bir getirisi olarak öz de olsa evlenebiliyor. Bunu doğrulayacak tarihi bir makaleye vs denk gelmemiş olsam da çıkardığım yegane sonuç bu yönde oldu.

Normalde bir diziyi kanımca için vasatın altı olarak değerlendirmişsem ve geri dönüp ikinci bir şans verdiğimde düşüncemin değiştiğine pek denk gelmedim. Ancak bu yapım 2. kez izlediğimde bunun da olabileceğini gösterdi. Müziklerini ayrı sevdim. Özellikle bazı şarkılar gerek sözleri gerekse hüzünlü melodileriyle tekrar tekrar dinlenilesi oldu benim için.

Malum olduğu üzere Kanal 7'nin yaz sezonu Kore dizi kuşağı için seçilen 2. dizi. Yayın adı Aşka Yolculuk. Bölümler devam ederken seslendirmede iki kez kelime hatası yapıldı şu ana dek. Bunlardan biri ince-kalın sesli harf okumasıdan kaynaklıydı. Kayıt odasındakiler uyku moduna mı geçmişlerdi bilemiyorum. Biraz dikkat ve özen lütfen. Ülke adlarına ve isim telafuzlarına önem verin. Orijinalden dinleyip söyleyebilmek zor olmasa gerek. 14. Bölümde 1. prensin Kitan'a yollama isteğini 4. prens Seo küçük kızını bu kaderi önlemek için onu eş olarak almaya karar vermesi konusunda saçma bir çeviri yapıldı. Gerçekte yarı kardeşinin kızı yani yeğeni ile evleniyor. Bunu makul bir altyazı açıklaması ile verilebilirdi. Belli ki Kore'de kraliyet arası evlilikler kardeş bağı vs olsa da yapılabiliyor. Bu arada hiç kimse bir başka milletin kültürünü ya da geçmişini kınamasın ya da eleştirmesin. Tarihimizi düşünürsek kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Şu an bu anlayış benimsemiyorlar.

Son olarak 5 Ağustos'ta final yapacak.

Dizinin Şarkı sözlerinin Türkçe transkripsiyon ve çevirisi için tıklayınız.