Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Jung Ryeo Won etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Jung Ryeo Won etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2018 Pazartesi

Wok of Love (2018)

9/24/2018 01:02:00 ÖS 0 Comments

Adından da anlaşılacağı üzere içine bir tutam aşk, bolca dostluk ve vefa eklenerek hazırlanmış bir diziyle karşı karşıyayım. Ancak itiraf ediyorum ilk bölümüne bakarken hiç ilgi duymadığım aşçılık konusunu görünce çocuk fena değil ama şimdilik kalsın demiştim. 38 Bölümlük SBS dramasında baş rolleri son dönemdeki favori oyuncum Lee Joon Ho, Jang Hyuk  ve Witch at Court'daki karakterine bayıldığım Jung Ryeo-Won paylaşmışlar. Tabii o zaman Lee Joon Ho'dan  bir haber harddisklerim dolup taşınca diziyi silmeyi bile düşüntüm:) İyi ki unutup gitmişim. Bazen aynı türü uzun süre izleyip ara vererek denediğim farklı hikayeler, sanki daha hoş tat versin niyetine eklenmiş baharat gibi oluyor. Tamda hikayesine uygun bir hal tanımı yapmışken gelelim hikayesine. 

Seo Poong (Lee Joon Ho) prestijli yüksek bir otel restoranına bağlı mutfakta görevli, işine tam anlamıyla aşık, gelecek vadeden bir şef adayı iken bir takım haksız şartlar sonrası kovulur. Duruma fazlasıyla sinirlenen ve hayatı alt üst olan genç adam şehrin Han nehrine kurulu köprülerinden birinde hayatına son vermeyi düşünürken kendisiyle benzer niyetlerle gelmiş gözüken Dan Sae-Woo ile karşılaşır. Genç kadın, varlıklı ailesi batıp babası haksız yere hapse düşünce, nişanlısı tarafından düğün günü terk edilmiştir. Karşılıklı sohbet Seo Poong'a kararını değiştirir. Yeteneğine güvenip o restorana rakip olacak bir yer bulmaya ve intikam almaya karar verir. Tam da aynı günler karşı caddede Doo Chil-Seong adlı gangster liderliğinde açılan restoranı gözüne kestirir. Görünüşe bakılırsa ne patron ne de elemanlar restoran işletme ve kaliteli yemek sunma gibi iş süreçlerinden bir haberdir.  Seo Poong (Lee Joon Ho) her şeye başlamadan önce bu gidişe son vermek için kolları sıvar. Gelgelelim bunu başarmak sandığı kadar kolay olmaz.

24 Ekim 2017 Salı

Witch at Court (2017)

10/24/2017 01:34:00 ÖÖ 0 Comments

Son dönemde rol aldığı yapımlarla hızlı bir yükseliş yakalamış gözüken ve bu yılın bir diğer başarılı serisi Tunnel'de izleyip fazlasıyla beğendiğim Yoon Hyun Min'i görmem bu dizinin dikkatimi çekmesinde önemli bir etken. Tarz ve görünüm itibarıyle Park Hae-Jin'e benzetmiştim. Gelecek vaadeden yeni bir yüz benim için. Diğer başrol oyuncu 1981 doğumlu Jung Ryeo-Won'u ise bir video klipte fark etmiştim. Medical Top Team'de rol almış ama ben hatırlamıyorum:) Aralarındaki yaş farkına rağmen iklinin kimyasını çok sevdim. Özellikle İki dirhem bir çekirdek, temiz ve düzenli Yeo Jin-Wook'un tam zıt türü Ma İdeum'un erkeksi, incelikten yoksun, zaman zaman kaba olmaya meyilli ilginç karakterini eğlendirici buldum. Ayrıca Suspicious Partner sonrası While You Were Sleeping ve şimdi de bu yapımı görünce vardığım yegane sonuç Bu ara suç ve savcı içerikli diziler popülerlik kazanmış olduğu.
 

Gelelim konusuna. Ma Yi-Deum'un çoğu dizide var olduğu üzere travmatik bir geçmişi vardır. Lise yıllarında annesi ansızın ortadan kaybolmuştur. Ancak özellikle mahalesindeki insanlar evini terk ettiği yönünde bir kanııya sahiptir. Çevreye el ilanları dağıtarak, asarak ya da sokak sokak gezerek aramayı sürdürse de bir sonuç elde edemez. Aradan geçen zamana karşın annesine ne olduğu hala sırrını korumaktadır. Yedi yıldır savcısı olarak görev yapmaktadır. Atandığı şiddet ve taciz suçlarını esas  alan birimde araştırdığı davalarda sert ve acımasız bir yaklaşım sergilemektedir. Bir taciz olayına şahit olduğu aynı gün apartmanına girerken izlendiğini fark eder ve takipçisini fark ettiğini göstermekle kalmaz suçlamakta tereddüt etmeyecek kadar gözü kara davranır. Kapşonu ve kasketi ile yüzünü kapatmış görünen adam aynı katta dairesi olduğunu belirtince tabii inanmaz. Ancak gerçekten de adam dairesinin hemen yanındaki kapıya yönelir ve şifreyi tuşlar. Yi-Deum'un utancını görmeksizin gözden kaybolur. Sonrasında ise günü kapattığını düşünse de gelin görün ki ofiste aynı kişi ile burun buruna gelip birde iş arkadaşı oluverir. İkili dava süreçlerinde zaman zaman özellikle kurban konumundaki davalılara sert taklaşımı yüzünden fikir ayrılığına yaşar. Ancak bir gün özellikle aynı konuma düştüğü internet video sapığı olayı Yeo Jin-Wook'a sergilediği karaktere rağmen genç kadının da gardını düşürebildiğini gösterir.


Dağınık ev hali, hijyen yoksunu oluşu ve bir hanımefendiden beklenmeyecek ölçüde geğirme davranışı sergilerkenki doğal tarzıyla Ma Yi-Deum bana göre oldukça renkli bir kişilik olarak ekrana yansıyan son dönemde keyif aldığım yegane karakterdi diyebilirim. Ancak birçok dizi sonu gibi bu yapımda bittiğinde içimde koca bir boşluk oluştu. Kaldı ki böyle zamanlarda hissettiğim yegane şey "onca bölümü ve hikayeyi bu son için mi izledim" oluyor. Cidden esef verici. Niye daha güzel sonlar yapmıyorsunuz?

4 Ekim 2014 Cumartesi

Princess Ja Myung Go (2009)

10/04/2014 08:43:00 ÖÖ 0 Comments

Bazı yapımları başka şeyleri ararken keşfediyorum. Lost Empire Ost'unu indirince dizi mi film mi araştırayım derken Princess Ja Myung karşıma bu şekilde çıktı. Üstelik sevdiğim üç oyuncuyu biraraya getiriyormuş. Yapım biraz eski tabii. Birkaç yıl öncesi göz atsaydım Park Min-Young harici  tanıdığım olmazdı muhtemelen. Ülkemiz de yayınlanmış gibi de duruyor çünkü seslendirme kadrosu hakkında bilgiler mevcut. Kısıtlı sayıda sayfada ve uyumsuz altyazılı versiyonu var. Ekleyenler neden düzgün senkronlamamış ki? Umarım her bölüm aynı kaderi yaşatmıyordur. Yoksa devam edebilmem zor.

Tarihteki Yeri: Dizinin konusu, kaynağını Kore Halk hikayelerinden birinden, 1145 yılında Kim Busik tarafından yayınlanan ve Kore'nin üç krallık devrini anlatan The Samguk Sagi adlı eserinden almakta. Ancak olayların yaşandığı devre ait gerçek yıllıklar varolmadığı için yazarın verdiği bilgilerin gerçekliği pek kabul görmüyor.

Kuruluş devrinin başlangıcında Kokurgo, sınırlarını genişletmek amacıyla küçük komşu krallıkları ele geçirmek için seferler düzenlemektedir. Nakrang ülkesi de o tehlike ile karşı karşıya kalacak sıradaki ülkedir. Düşmanlarının varlığını haberdar edip ondan koruyan efsanevi Ja-myung davuluna sahip Nakrang'ın iki prensesi Ja-myung (Jung Ryeo-Won) ve Ra-hee (Park Min-Young) birinin ülkeyi kurtuluşa diğerinin felakete götüreceğine dair bir kehanetle, aynı gün aynı saate ama farklı annelerden doğarlar. Kader Ja-myung'u ülkesinden ayrı gezici bir sirkte yaşamasına neden olur. Gerçek ortaya çıkıp bir prenses olarak evine döndüğünde artık kutsal davulun koruyucusu bir rahibedir. İki genç kadının ailelerinden beslenen güç mücadelesinde kaderlerine yön veren şeyse düşman krallığın prensi Ho Dong olur...

Daha sonra hikaye geçmişe gider. Herşeyin nasıl ilk bölümde anlatılan noktaya geldiğine tanık oluruz. (13 bölüm sürdü karakterlerin yetişkin olması ve çok sıkıcıydı!!!) Nakrang zalim bir kralın egemenliğindedir. Ülkenin sağ ve sol komutanları Wang-Hol ve Choi Ri her ne kadar ona sadık olsalar da gerçekte halkı bu adamdan kurtarmanın peşindedirler. Choi Ri'nin iki eşi  Mo Ha-So ve  ve Wang Hol'un kızkardeşi de olan Wang Ja-Sil bebek beklemektedirler. Kraliyet kahini o günlerde bir kehanette bulunur. Bu iki çocuk Nakrang'ın kurtuluşuna ya da felaketine neden olacaktır. Dolayısıyla hangisinin kötülük getireceği bilinmediğinden kral her ikisinin de öldürülmesini emreder. Eşlerden Wang Ja-Sil doğum yapar ve kahinle bir tezgah kurup aynı gece gökte bir yıldız kaydığı görüntüsünü yaratarak kendi çocuğu için verilen hükmü bozar. Mo Ha-So ise çaresiz çocuğunu yastıkla boğar. Ancak ufaklık yine de ölmeyince halen verilen emre uyulmadığı için herkesin felaketi olacak diye Wang Ja-Sil saç tokasını bebeğe saplar.Sonra bedeni bir kayık içinde nehre bırakılır.


Diğer yanda Kokuryo'da kraliçe Song Mae Sul Soo yedi yıllık evliliğine rağmen kral King Dae Mu-Shin tarafından yatak odasında ziyaret edilse de gecenin istediği gibi sonlanmayışı nedenyile bir türlü hamile kalamamakta ve arzu ettiği erkek varisi dünyaya getirememektedir. Öte yandan bir başka kadından doğmuş küçük prens Ho-Dong'un varlığı kara bulut gibi üstüne çökmüş haldedir. Aslında tüm hırsı kendisiyle yatmayan kocasına karşı olsa da bir gece aklını yitirip küçük çocuğu boğmaya kalkar. Ho Dong önce uykuda ne olduğunu anlayamaz. Altına kaçırır ve kötü kabuslarla boğuşarak oyanır. Ter kan içerisinde dışarı çıkar ve üvey annesinin ve refaketçisini görür. İkisini gizlice izlediğinde kendisini öldürmeye çalıştığını duyar ve yaşadıklarının rüya olmadığını farkına varır. Oysa o güne değin bir çocuk masumiyetiyle annesini sevmektedir. O dakikadan sonra kendisine düşkün halası ve eşinin gözetiminde fiziksel eğitimlerden geçip gelecekte yapacağı mücadeleye karşı kendini hazırlamaya başlar.