Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Ji Chang Wook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ji Chang Wook etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2024 Pazartesi

Queen Woo (2024)

9/16/2024 06:46:00 ÖÖ 0 Comments

Dizinin Adı: Queen Woo

Bölüm Sayısı: 8

Yayın Kanalı: TVING

Yayın Yılı: 2024

Tür: Dram, Tarihi / (İzleme Yaşı: +18)

Normalde diziler hakkında bilgi vermeyi sevmem. Nadiren yaptıklarımdan biri de bu oldu. Özellikle netteki birbirini tekrar eden sığ tanıtımları görünce bu yapım daha fazlasını hak ediyor dedim. Konu tarihte yer alan gerçek bir kişiden "İki kez tahta çıkan kraliçe" den yola çıkarak izleyiciye sunulmuş. Ayrıca ne yazık ki içeriğinde hatırı sayılır sayıda çıplaklık ve cinsellik barındıran sahneleri var. Ailece oturup izlenecek bir yapım değil yani.

 

Başollerinde Koguryo kralı Go Nam-Mu rolünde Ji Chang-Wook, kraliçe Woo Hee rolünde Jun Jong-Seo, 3. prens Go Bal-Gi rolünde Lee Soo-Hyuk ve başbakan  rolünde Kim Moo-Yul'un yer alıyor. “Queen Woo”, Koguryo kralı Gogukcheo'nun ani ölümünden sonra otoriteyi ele geçirmeye çalışan beş aile ile yine tahtın peşindeki prenslerin hedefi haline gelen Kraliçe Woo'nun hayatta kalabilmek ve tacını korumak adına verdiği mücadelenin hikayesini anlatıyor. Ailesinin geleceğini bir kez daha korumak için levirat geleneğine uymayı kabul eder ve kralın kardeşlerinden biriyle evlenmeyi göze alır. Ancak bu uğurda yola düştüğünde öldürülmesi için yollanan suikast birliklerini saf dışı etmek ve yanı başında gizlenmiş tehditleri de aşmak zorundadır.

Kral Go Nam-Mu ülkenin kuzey tarafının idare ve güvenliğinden sorumlu bir prenstir. Barbar ve kaba olduğuna dair söylentiler alıp başını yürümüştür. Woo ailesine mensup Woo Hee yapılan evlenme teklifini kızkardeşi reddedince ailenin öldürülmesine neden olacak politik çıkmazla karşı karşıya kaldığında herkesin selameti için gitmeye gönüllü olur. Ancak müstakbel eşi ile karşılaştığında herşey beklenmedik biçimde ilerler ve birbirlerini tanıdıkça sevip aşık olurlar. Aylar birbirini izler. Ne bölgenin katlanması kolay olmayan katı iklim şartları ne de yaşadıkları zorluklar duygularını azaltmaz. Ansızın kralın çağrısı ile başkente, saraya dönerler. Hasta yatağında yatan adam "kraliyet yüzüğünü" haset ve kıskançlık içinde bekleşen tahtın sıradaki varisi kardeşine ne de diğer 4 prense değil beklentilerini karşılayan, ülke sınırları korumak için şikayet etmeksizin mücadele eden Na Mu'ya takar. Ardından da ölür. Na Mu tahtın 6.kralı Gogukcheon olarak taç giyer. 

Ülke, onu destekleyen ve kimisi prenslerle evli "beş ailenin" güç ve iktidar mücadelesinin de odak noktasıdır. Bu bağlamda Woo ailesi o denli baskın değildir. Woo Hee kraliçe olmayı kendisi de beklememiştir. Kocası halen bir savaştan diğerine koşarken 3 yıldır yönetime vekalet eder. Bakanların gözünde varis veremeyen ve tahttan indirilmesi gereken biridir. Öte yandan şu anda sahip olduklarını kıskanan başka gözlerden habersiz sonunda bir dizi ciddi yara ile dönen kocasını karşılar. Çok geçmeden bakanlar kraliçe hakkındaki beklentilerini krala sunar. Yıllar süren ve uzun ayrılıklar getiren savaşlar aralarında belli belirsiz duvarlar örmüşken şimdi ne olacaktır? Banyosuna eşlik etmek için beklerken O'ndan duyduğu sözler tam bir hayal kırıklığıdır! O günün sabahında ise kral beklenmedik biçimde yattığı yerde ölü bulunur...


15 Ekim 2023 Pazar

Melt Me Softly (2019)

10/15/2023 04:11:00 ÖÖ 0 Comments


Arşivimde bekletip can sıkıntısında harcamayım dediğim ve kore yapımlarında en sevdiğim oyunculardan Ji Chang Wook'un fantastik ve romantizm öğelerle donatılmış 2019 tarihli dizisi Melt Me Softly. "Beni Yavaşça Erit" alamına gelen dizinin adından yola çıkan konusu şöyle:


Ma Dong-Chan televizyon kanalında Her bölümde ilginç deneylerin yapıldığı popüler bir show programının yönetmenidir. 32 yaşında, altın fikirlere sahip, bir parça gözü kara, işinde aranılan adamdır ancak özünde zor beğenen, çok eleştiren, çalışanlarına kök söktüren bir mizaca sahiptir. Her bölümde çıtayı yükselten genç adam bu kez Profesör Hwang Kap-Soo'nun insan dondurma projesini ekrana taşımaya karar verir. Ne var ki bunun için gönüllü bulmak sandığı kadar kolay değildir. Kendisini de olaya dahil edip, bir kez daha sınırları zorlayan bir karar verir. Sadece 24 saati kapsayacak deney hiç beklemedikleri bir dizi olay sonrası 20 yıl sonrası uyanmasına neden olduğunda hayatı da dahil dünya bambaşka bir yer olup çıkmıştır.

 

Editör Yorumu:

Bir dizi böylesi ilgi çekici bir konuyu alıp işler ama sonuç bu kadar mı vasat olur? Hikaye iyi kurgu berbat! Acemi bir senaristin elinden çıkmış gibi. Yapımda yer alan tüm yan roller başlı başına anlamsız ve saçma konu örgüleriyle oluşturulmuş. En azından bir karakter sevilesi olsaydı! Maalsef! Uyumsuzluk akıyordu her birinden. 

 

Ma Dong-Chan'la başlamam gerekirse o seçimi kendi bencilce hislerinle yapmışsın, bir insanı özlem, acı ve merak içinde bırakmışsın. Geri dönüyorsun  ve yaptığına bak!  Bir insan bu kadar mı vefasız ve duygusuz olabilir? Diğeri Ko Mi-Ran karakteri. Kardeşi için deneyi kabul etmiş falan filan! Daha iyi bir bahane bulaydınız keşke! Ona hayat veren kadın başrole zaten hiç ısınamadım gitti. Bir de ona asılan  Hwang Byeong-Sim var! Ancak bu kadar arıza niteliğinde arsız bir tip olurdu herhalde!  

 

Kısaca diyebileceğim şu ki çerez niyetine zaman harcamak için ideal ancak bu kadar bekletip izlemeye değmez.


13 Haziran 2022 Pazartesi

The Sound of Magic (2022)

6/13/2022 05:28:00 ÖÖ 0 Comments

Yapım Yılı: 2022

Yayın Kanalı: Netflix

Bölüm Sayısı: 6

Açmayı düşünmediğim bir başlıkla yine blogdayım. Bölüm sayısı az olduğu ve konu da bir parça absürt geldiği için favori başrol oyuncularımdan Ji Chang Wook'a rağmen bir türlü yapımı izlemek gelmemişti içimden. Evet fantastik hikayeleri severim ama bu türdekini değil. Üstelik müzikal tarzı da bana hitap etmiyordu. İndirmek yerine bir göz atayım derken üç bölümü bitiriverdim. Beklediğimden çok daha hoş bir işleyiş tarzı karşıma çıktı.


Yoon A-Yi küçük kızkardeşi ile birlikte yaşamaktadır. Uzun zaman önce annesi tarafından terk edilmiş sorumsuz babası ise haftalardır eve uğramamıştır. Tefeciler ve kira parası için ev sahibesi kapısını aşındırmaktadır. Geçinebilmek için okul sonrası part time işe başlamıştır. Sınıfın en iyi notlarını alan iki öğrencisinden biridir. Kimse yaşadığı zorlukların farkında değildir. Hatta bir grup kızın dostane olmaktan uzak zorba tavırlarına maruz kalmaktadır. Okulun  yeni öğrencisi Na Il-Deung ise ailesinin yüksek beklentilerini karşılamaya odaklanmış akıllı bir gençtir. Dolayısyla burada da biri hariç tüm derslerde ilk sıraya yerleşmesi uzun sürmez.  Görünüşe göre Yoon A-Yi matematikte ondan çok daha iyidir. Üstelik özel ders alıyor ya da dersaneye gidiyor gibi de gözükmemektedir. Çözmesini istediği bir soruya kız yanıt verdikten sonra çamtasından çıkardığı ek kaynak kitaplara bakış atınca okul sonrası kütüphanede çalışmayı teklif eder.  Böylece birlikte daha fazla vakit geçirir olurlar.

Bu arada okulda mahallenin dışındaki terk edilmiş lunaparkta yakışıklı bir sihirbazın üstelik gerçek büyüler yaparak dolandığı haberi dilden dile gezer. İş çıkışı aldığı gündeliğin 50 bin vonunu rüzgara kaptırınca peşinden koşan Yoon A-Yi birden bire yapının demir parmaklıklı kapısı önünde durduğunu fark eder. Ortam karanlık ve bir parça ürkütücüdür. Sanki para adeta onu oraya çekmiş gibidir. Gölgelerin arasından çıkan yakışıklı bir adam sorar: "Sihre inanır mısın?"



6 Nisan 2018 Cuma

Warrior Baek Dong Soo (2011)

4/06/2018 11:08:00 ÖS 0 Comments
Genelde söz konusu favori oyuncum Ji Chang Wook olunca yine akan seller dururdu. Ama meşguliyetler artınca bu seriyi izlemeyi ileri bir tarihe ertelemiştim. Gelgelelim özel ve pek de izleyicisi olmadığını düşündüğüm bir kanalda Savaşçı adı ile yayınlanırken görünce fikrimi değiştirdim. Madem yayınlanıyor nasılsa o saatlerde başka kayda değer birşey de yok takip edebilirim dedim. İyiki de demişim. Çünkü kimi zaman arşivde olunca bazen dizileri sıkılıp hızlı hızlı geçiyor ve kimi serileri güzel olsa da heba edebiliyorum. Sonuç olarak durağan seyrinde her bölümden zevk aldım. Bu arada berbat seslendirmesine karşın kanal'da hiç olmadığı kadar reklam yayınlanmasına bakılırsa dikkate değer bir izleyici kitlesi edindi sanırım.


En az Dong So kadar etkileyici, bebek yüzü ve uzun saçlarıyla mangalardan fırlamış karizma sergileyen Yeo Woon'ya dair okuduğum yorumlara bakarak söyleybilirim ki birçok izleyici gibi benim de gönlümü fethetti. Hatta Dong So'yu aştığı düşüncesindeyim diyebilirim.

Oyuncu kadrosunu da hayli sevdim. Mesela Kılıç Azizi Kim Kwang-Taek ve kara ninjaların lideri Chun arasındaki süregelen kalp ve bilek gücü mücadelesi de görünüşe göre öğrencilerine aktardıkları bir miras gibiydi.


Dong Soo'ya layık görülen ve ne yazık ki heri iki başrolünde gönlünü kaptırdığı Yoo Ji-Sun en sevmediğim karakter oldu. ifadesiz yüzüyle sanki ayaklı buz kütlesiymiş gibi dolanıyordu ve en bana göre varlık sebebi yoktu bile. Dğer kadın karakterimiz Hwang Jin-Jo ise çocukluğundan itibaren Dong Do'ya yanık olsa da aşkı tek taraflı kaldı. Zaten  biraz akıldan eksiği varmış gibi davranıyordu. Ama esas hatundan daha sevimliydi ve Dong So için daha idealdi.


Diznin kötüleri ise ayrı bir olaydı doğrusu. Nazır Hong'un çevirmediği dolap yoktu. Kraliçe  desen ona keza. Yaptıkları da yanına kaldı o da ayrı mevzu. Peki ya ömrü boyunca diz boyu kin güdüp intikam peşinde koşup hayatının son günlerinde pişmanlığa kapılıp iylik meleğine dönüveren In adlı o karakter neydi öyle? Zaten kötü anladık da o yüz ve mimikler çok gerekli miydi?


Not: Dizinin ilk-3-4 bölümünde yeni jenerasyonunun yükselen yıldızı Yeo Jin Goo  ana karakter Dong So'nun çocuk dönemine hayat veriyor. O zamandan belliymiş geleceğinin parlak olduğu:) 


Şarkı sözleri için Tıklayın

10 Ekim 2017 Salı

Suspicious Partner (2017)

10/10/2017 02:58:00 ÖÖ 0 Comments
 
Yapılacağını duyduğum andan itibaren sabırsızlıkla beklediği 40 bölümlük SBS dizisi süre olarak yarımşar saatlik iki bölümlerden oluşuyor. Başrollerde savcı rolünde güzide oyuncum Ji Chang Wook ve bu kadar çok dizi izlememe rağmen eski iki yapımda gençlik rolu oynadığı için muhtemelen zaten pek de hatırımda yer etmemiş olan avukat rolünde Nam Ji-Hyun var. Ji Chang Wook alıştığımız aksiyon sahnelerinin yerine romantik bir komedide oynarsam iyi iş çıkarabilirim dercesine fazlasıyla tatlı ve her yanından karizma akan halleriyle yine gözlerimi ve gönlümü okşadı. Bu oyuncu söz konusu olunca eleştirecek bir yön bulamıyorum zaten:) Hele o gülümsemesi yok mu? Şişirilen birçok oyuncuya kıyasla harika işler sunarken oynadığı yapımların aldığı düşük reytinglere hayret ederim. En son evde büyük ekran tv'me flash bellek takıp iki kat zevkle izlerken anneme söylediğim laf "bana böyle bir damat bulsan ya" demekti ki ağzımdan bir anda çıkıverdi. Artık aklımdan neler geçiyorduysa :) Diziyi izlemenizi şiddetle öneririm. Çünkü ben her dakikasından keyif aldım. Aşağıda spoiler içeren oldukça uzun bir yazı yer alıyor. İzlemeden konu hakkında bilgi sahibi olmaktan hoşlanmıyorsanız ilk paragraf sonrasını okumayın:)
 

Eun Bong-Hee düşük notlarına rağmen avukat olabilmek için ter dökmüş kendi halinde bir kızdır. Seçkin bir ailenin oğlu ile bir süredir devam eden bir ilişkisi vardır ancak son zamanlarda bazı şeylerin eskisi gibi gitmediğini farkındadır. Hayat koşuşturmacası içinde her zamanki gibi sabahın erken saatlerinde metronun 6 numaralı hattına bindiğinde bir el tarafından arka tarafından tacize uğrar ki o sırada bir yanında tacizci diğer yanında gayet iyi görünümlü bir erkek (Ji Chang Wook) bulunmaktadır. Kızımız sonradan bolca şahit olacağımız üzere yalnış kişiyi hedef alarak iyi görünümlü adama sapık muamelesi yapar ve bunu bağıra çağıra etrafa ilan eder. Kendince zafer kazamış bir edayla metrodan indiğinde de kötü bakışlarıyla onu dövmeye devam eder. Gün içinde gizli numaradan erkek arkadaşının seçkin bir otelde başka bir kadınla buluşacağı mesajını aldığında ise buna zaten hazırlıklı gibidir. Çünkü bir süredir zaten içine kurt düşmüştür. Otelin lobisine henüz varmıştır ki gerçekten de Hee-Joon kolunda yüzünü göremediği bir kadınla çıkar ve kendisini fark edince pişkin pişkin yanındakini postalayıp yaklaşır. Aynı otele gelen Savcı Ji Wook ise avukatlık şirketi ortaklarından manevi babası ile bir araya gelmiş "çılgın" bir kadın yüzünden sabah başından geçenleri anlatmaktadır. Bir diğer masada Bong Hee yaptığından utanmadığı gibi zeytin yağı misali erkek olduğunu ve ihtiyaçlarının gidermesi gerektiğini vurgulayan erkek arkadaşını öfkeden köpürerek dinlemektedir. Daha fazla dayanamaz ve tüm gözler onlara çevrilmişken çevreye aldırış etmeksizin "ayrılacakları güne kendisinin karar vereceğini ve bunun da tıpkı O'nun yaptığı gibi bir başkasıyla yattıktan sonra olacağını" söyler. Kapıdan giren ilk kişiyi o an için tercih edebileceğini ekler.
 

Gelen kişi (yaşlıca ve çirkin oluca) sıyrılmak için gerilerken yere düşerken lensi gözünden fırlar. Pişkin erkek arkadaşı gülünç haline sırıtır. Kalan bir parça gururunu korumak adına ayağa kalkmıştır ki yanında beliren başka bir erkek aradığı fırsatı sunar. Kaybettiği lensler yüzünden net seçemediği yabancıya "benimle yatar mısın?" der. Aldığı cevap kısaca "tamam" olur. Bu arada gözlerini kırpıştırarak tanıdık gelen sesin sahibini inceler ve sabahki sapığını tanımakta gecikmez:) Bu noktada geri adım atamaz ve eski erkek arkadaşının şaşkın bakışları arasında koluna girip mekanı terk eder. Bina çıkışında didişip ayrıldıkları o kısa anda Hee-Joon'un geldiğini fark edince oyununu sonlandıramayacağını esefle görür ve alelacele henüz taksiye binen sapığın yanına oturur. Kaş göz hareketleri sonrası centilmen adam duruma biraz daha idare etmesi gerektiğini anlar. Bong-Hee iyi modda değildir. Kendisiyle içmesini önerse de teklifi kibarca reddedilir. Masada tek başına şişeleri götürür. Sarhoşluğun belirtileri kendini göstermişken karşısında beliren biri (metrodaki sapık ilan ettiği kişi) kasten bıraktığını ima ederek düşürdüğü makyaj malzemesini getirdiği söylemektedir. Doldurduğu bardağı ona uzatınca adam geri çevirmez ve karşısına oturur. Gece ilerler. Ertesi gün Bong-Hee yabanci bir evin koltuğunda gözlerini açtığında kıyafetlerinin bir kısmı artık üzerinde değildir ve dahası beraber çıktığı sapığın üzerine düşüp davetkar bir biçimde dudaklarını uzattığı kısımdan sonrasını hatırlamamaktadır. Ne yapacağını kestiremeden odada şakın bir tur atar. Banyodan gelen su sesi üzerine ufak bir özür notu bırakıp bir an önce evden sıvışmaya karar verir.
 


İntikam planı Bong-Hee'yi istediği sonuca ulaştırmamıştır. Erkek arkadaşının yaptıklarının aksine otelde bir başkasıyla geceyi geçiren kötü kadın olarak adı duyulmuştur. Bu yüzden üstün tekvando becerisiyle Hee-Joon'a okkalı bir tekme atsa da durum değişmez. Zaten orta halli bir aile geçmişine sahipken okulda herkes arkasından konuşur. (Gerçekte de öyle midir bilemeyeceğim ama bu Kore toplumu adamı çileden çıkarıyor! İnsanlar iki yüzlü ve yargısız infaza öyle düşkün ki!) Kaderin cilvesine bakın ki üç ay sonra geceyi birlikte ne şekilde sonlandırdığını hatırlayamadığı "en kötü savcı" sıralamasının zirvesindeki savcı Noah Ji Wook'un stajyeridir. Hatırlamaz görünme çabasını sivri diliyle görmezden gelen patronu sonuna kadar yeni elemandan yararlanmak niyetindedir. İkiliyi ciddi anlamada karşı karşıya getiren olaysa Bong-Hee'deki talihsizlikler zincirinin devam halkası olur. Gece geç saate serinlemek ve içecek almak üzere evinden çıkar. Geri döndüğünde elektrikler kesildiği için karanlıkta göremez. Ayağı bir şeye takılır ve yere düştüğünde bıçaklanmış haldeki eski sevgilinin cesediyle burun buruna gelir. Karakolda sorgulandıktan sınra hücreye konur. O anda güvenebileceği  ve arayabileceği tek kişiye, savcı Noah'a telefon eder. Ufak bir tutuklama değil de cinayetten içerde olduğunu öğrenen Noah önce şaka yaptığını düşünerek güler. Sorgu için bir araya gelirler. Görünüşe göre Noah zaten bu davanın savcısı olarak atanmıştır.
 

Genç kadının çaresizliğine ve suçsuzluğuna inandığı için olsa gerek normalde yapmayacağı bir diğer şey için kendini zorlar ve uzun süre önce kendisini arkasından bıçakladığı için defterden sildiği eski arkadaşı Ji Eun-Hyuk'tan davanın savunma avukatılığını yapmasını rica eder. Soruşturma devam ederken basın çoktan mahkumiyet kararını vermiş gibidir. Ne de olsa ölen kişi bölge baş savcısı Jang Moo-Young'un oğludur. Elit değil de sıradan biri Eun Bong Hee'nin suçlu olmayabileceği ihtimali kimsenin aklının ucundan geçmez. Noah genç kadının küçük odasını incelerken yardımcısı Bang, görünüşe göre Noah'ı her sayfada bolca çekiştirdiği Eun Bong Hee'nin günlüğü eğlenerek okur. Bu sırada telefon çalar ve Bang suç aleti olduğu düşünülen bıçağın evin 7 km uzağında bulunduğunu söylenir. Tam da o anda dikkatini komidinin altındaki bir cisim çeker. Görünüşe göre bir başkası da kanlı bıçağı olay mahalinde bırakılmıştır. Mahkeme süreci başlar. Baş savcının beklentisi en ağır ceza için suçlamaları sunması yönündedir. Deliller de zaten bunu destekler niteliktedir. O gece sokaktaki kameralar elektirik kesintisi nedeniyle çalışmamıştır ve alışveriş yaptığı marketin çalışanı telefondaki oyunuyla fazlasıyla meşgul olduğundan yüzüne bile düzgün bakmamıştır. Noah kariyeri ve gerçekler arasında seçim yapar ve davanın düşmesine neden olacak tek argümanı mahkemeye sunar. İki suç aleti varken bunların delil kabul edelemeyeceği kuralından yola çıkarak suçlamanın düşürülmesi gerektiğini dile getirir. Kanunlara göre dava bu niteliği ile sağlam deliller sunulmadığı sürece temiz yoluna da kapalıdır. Böylece Bong-Hee özgürlüğüne kavuşur. Bir süre sonra mahkeme dışında ikili yeniden karşı karşıya geldiklerinde O'nun mucizevi olarak nitelendirdiği bu tanışmayı Noah çok sevdiği savcılık kariyerini sona eren talihsizlik olarak gördüğünü söyler ve yürüyüp gider.
 


İki yıl sonra genç kadın, hakkında gazetelerde yer alan savcının oğlunu öldüren katil avukat oldu haber başlıkları sonrası aldığı ufak tefek davalara rağmen tuttuğu ofiste sıfıra dayanmak üzeredir. Delil yetersizliğinde serbest kalması hayatını kolaylaştırmamıştır. O dava sonrası savcılık kariyeri biten ve artık avukat olarak görev yapan kahramanı Noah'ı zaman zaman adliyede görmekte bazen de uzaktan uzağa izlemektedir. Elbette karşı karşıya gelmeleri ve katilin yeniden ortaya çıkması kaçınılmazdır.
 
NOT: 
 
Hikayedeki diğer çift Ji Eun-Hyuk Cha ile Yoo-Jung da çok tatlıydılar. Ayıca dizi sayesinde oyuncu Kwon Na Ra'yı keşfettim. Çok güzel bir hanımefendi.
 
 

29 Ocak 2017 Pazar

K2 (2016)

1/29/2017 08:50:00 ÖS 0 Comments

On yıl önce işinin ehli sıkı bir paralı asker, sonradan alacağı adla Kim Je-Ha (Ji Chang Wook), son görev yeri Irak'ın Uruk bölgesinde çalışmaktadır. Yöre halkından ülkesinde kore üzerine eğitim alan ve bu dili de gayet iyi konuşan Raina'ya aşıktır. O'na evlenme teklif ederken muhremelen biraz da kızı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak arzusundadır. Gelgelelim kendisini işe alan Park Kwan-soo (Cho Seong-Ha) tarafından ihanete uğrar. Sevdiği kadın gözlerinin önünde infaz edilirken ölümünden sorumlu tutulup suçlanır ve interpol tarafından aranan bir kaçak durumuna düşer. Bir şekilde Suriyeli mültecilere karışarak Türkiye üzerinde Avrupa'ya kaçmayı başarır. Ancak Fransa'da işler umduğu gibi gitmez. Bir otel odasında gizlenirken ağır yaralı haldedir. Mekanı terk etttiği aynı gece yolu tutulduğu manastırdan kaçan ve koreli olduğunu  anlayınca kendisinden umutsuzca yardım isteyen Go Anna (Im Yoon-ah) ile kesişir. Ancak durumu  zaten pek de parlak değildir. Peşindeki adamları bir temiz döver ama onların polis olduğunu anlayınca karışmamaya karar verir. Kız yakalanıp alıkonduğu arabada umutsuz çırpınışlarla yardımı için yalvarırken izlemekten başka çaresi yoktur.
 

Altı ay sonra Kim Je-Ha ülkesine dönmeyi başarmış gözlerden uzak şekilde dev göktelenere reklam asan bir şirket personeli olarak yaşamaktadır. Ancak bu işlemi gerçekleştirdiği gece görmemesi gerek bir dizi olaya şahit olunca yeniden hedef haline gelir. Belaya bulaşmamak için evini terk edip yollara düşer ve uzun önce oğullarını yitiren yaşlı bir çiftele karşılaşır. Onlar aradan geçen kısa zamana karşın  delikanlıyı fazlasıyla benimsemişlerdir. Kim Je Ha'da bu sakin beldede sessiz sedasız yaşayabileceğini düşünür.Ancak yanıldığını anlaması uzun sürmeyecektir. Gece yarısı saldırı timi tarafından kuşatıldıklarında ve yaşlı çift sırf bu yüzden rehin alındığında peşindekilerin ölümünü görmeden yakasından düşmeyeceğni anlar. Adamları güzelce pataklayıp işin ardındakilerin ismi kimliği hakkında konuşturduğunda yapacağı tek şey kalmıştır. Başkan adayı Jang Se-joo'nu evine ulaştığı dakikalarda Go Ara gizlice eve sokulmaktadır. Başkan adayı Jang Se-joon'un kızı olan Go Anna sırlarla dolu bir geçmişe sahiptir ve büyürken psikolojik travmalar yaşamıştır. Anthrophobia (korku fobisi) yaşamakta ve yanıp sönen ışıkları panik atak geçirmesine neden olmaktadır. İşte tam da aynı gece Fransa’da Kim Je-Ha ile karşılaştığı gece çekilen ve medyaya sızan resmi  nedeniyle Kore'ye geri getirilmiştir.
 
K2 rolünde Ji Chang-Wook
 
Hikayenin bir diğer karakteri Choi Yoo Jin (Song Yoon Ah), JB grup yöneticisi ve güçlü başkan adayı Jang Se-joon (Jo Sung-ha)'nın karısıdır. Bir yandan ailesinin çevridiği karanlık dolaplara karşı her daim tetikte yaşarken bir yandan da çapkın kocasının karıştığı pis işlerin üstünü örtmekte ve halkın gözünde mükemmel bir eş profili çizmektedir. Tüm bunların perde arkasında güce duyduğu büyük hırs uğruna önüne çıkan her türlü engeli kaldırmaktan çekinmeyecek hayli karanlık bir profile sahiptir. 
 

Öldürücü gülümsemesiyle kalbimi çalan, Empress Ki'den aşina olduğum oyuncu Ji Chang Wook bu seride cidden iyi iş çıkarmış. Soğuk, kaba saba tavırlarıyla hayli cool bir imaj çizerken rolu gereği yoğun fiziksel antremanlar yapmış. Im Yoon-ah'ı ise yakın zamanda Love Rain'deki sevimli performansında izlemiştim. Kendisi zarif ve güzel bir hanımefendi. İlk bölümlerdeki gizemi açığa çıkıp da birden bire normalleşince karakterini o kadar etkileyici bulamadım. Daha farklı bir senaryo çizilebilse iyi olabilirdi. 
 

En şaşırdığım nokta ise içerdiği aksiyon dozu yüksek etkileyici sahnelere, gayet sağlam senaryosuna ve mükemmel oyunculuklara rağmen ana vatanında düşük sayılabilecek bir izlenme oranı elde etmesi. Legend of the Blue Sea gibi bir dizi "konusu beş para etmezken" muhtemelen sadece oyuncuları hatırına izlenip %18 gibi saçma bir orana sahipken bu yapım nasıl bu yüzdeyi alabilmiş anlayamadım. Resmen harcanmış. Son olarak ekleyebileceğim bir diğer not müzik albümün oldukça sıradışı şarkılar içerdiği. 

8 Haziran 2016 Çarşamba

Empress Ki (Gi) (2013)

6/08/2016 07:23:00 ÖÖ 4 Comments
Bu serinin konusudan ziyade detaylarından bahsetmek istiyorum aslında. İlk olarak tarihi yapımların gerçeği olduğu gibi barındırması gerekir mi bilemiyorum. Bizde Muhteşem Yüzyıl'a ve senaroya  bakarsak gerçeklerden çok ticari kaygının öne çıktığı bir gerçek. Bu yüzden Empress Ki'de konunun tarihi çizgisinden fazlasıyla uzaklaşıp ve elbette Kore milliyetçiliği hissiyatıyla pekçok gerçeğin gözardı edildiği yorumlarını yapanlara öyledir ya da değildir diyerek itiraz edecek değilim. Tarihsel bir kişilik olarak Kraliçe'nin Çin imparatoriçesi olduktan sonra anavatanı Koguryo'ya pek hayrı dokunmamış. Öte yandan Koguryo ensubu oluşu ve cariyelikten gelen yükselişi Çin'de de kabul görmesini engellemiş. Sonuçta her iki halk tarafından da pek sevilmemiş. Ki ve ailesi Kore tarhinde Hain Aile olarak betimlenmekte.


- Yuan Hanedanlığı Nedir?

Cengiz Han'ın hükümdar olduğu Moğol İmparatorluğu'nun devamı nitaliğinde kurulan hanlıklardan biri olan ve hakimiyet sahasında Çin coğrafyasının yer aldığı Kubilay Hanlığı Çin tarihinde Yuan Hanedanlığı olarak yer alır. (Burada tarihte Moğolların Türk olmadığını ancak Türk kültürü etkisiyle asimile olmaksızın türkleşen bir toplum olduğunu belirtmem gerek. Çünkü moğollar geniş asya coğrafyasında birçok Türk boyuyla İpek Yolu ticareti için mücale etmiş ya da etkileşim  halinde olmuşlardır.) Dolayısyla yapımda karşımıza çıkan kağan ya da katun gibi tanımların çevirenin kişisel tercihi olarak eklediğini zannetmiyorum. Ancak Koreceye fazla aşina değilim ve diyaloglarda Kağan'ı ya da Katun çağırıştıran gibi benzer söyleyişler var mıydı pek anlayamadım.

Hatırlatma: Tüm bu kültürel etkiye rağmen Kubilay Hanlığı diğer hanlıkların aksine müslüman olmayan, Çin imparatorluk ünvanlarını kulllanan ve sonuçta ve Çinlileşen tek Mogol hanlığıdır. 
- Toghon Temür Kimdir?
Toghon Temür, İmparator Mingzong (Khutughtu Khan) ile Karluk Türklerine mensup Mailaiti'nin oğludur. Tarihsel kişilik olarak Yuan Hanedanlığının zayıfladığığı bir devrin kralıdır. İmparator olarak bilinen adı Huizong'dur. Yaşamının bir bölümünde taht hakkında bulunmaması için  Koguryo'ya sürgüne yollanmıştır. (Koguryo, Bekçe ve Şilla ile birlikte Kore'de hüküm süren üç krallıktan biridir. Bu üç krallıktan Kokuryo sivrilip Goryeo'ya dönüşecektir.) Koguryo'lu asillerinden saraya cariye olarak getirlen Gi'yi sevmiş ve  imparatoriçesi yapmıştır. Seride başlangıçta Naib'in ayaklarına kapanıp istediği herşeyi yapacağı söylerken de aptal ve güçsüz bir profil çizer. Ne çekmişse kadınlardan çekmiştir aslında. Okuma yazması yoktur ve yaşlı naibin kuklasından farksızdır. Aklı fikri Koguryo'dan tanıdığı, Nyung'dadır. En sonunda cariyesi, eşi ve imparatoriçesi yapar. Ancak son ana kadar kalbinde halen Wang Yoo var mı diye şüphe etmeyi sürdürür.

- İmparatoriçe Ki (Gi) Kimdir?

Nyung (Öljei Khutuk), Saraya cariye olarak gelmiştir. İmparator Toghon Temü'un kalbini kazanmış ve daha sonra veliah da olan oğlu Ayushiridara'yı dünyaya getirmiştir. Bir Yuanlı gibi davranıp o şekilde yaşamayı seçmiştir. Yukarıda da belirttiğim gibi Goryo için faydalı birşey yapmadığı gibi Faith dizisinden tanıdığımız bir diğer hikayeden Kral Gunmino'nun Çin'deki esaret devrinde ve bu kralın ortadan kaldırılmasında rol oynayan kişi olarak görürüz kendisini. Toghon Temur'un zayıf kişiliğinde ilk iki imparatoriçenin ölümünün ardından ülke yönetiminde en güçlü konuma yükselmiştir. Kızıl Türbanlılar Ayaklanması Yuan'ın zayıflatan ve Ming Hanedanlığı'nın doğuşuna zemin hazırlayan önemli bir olaydır. (Aynı konu yine Faith'de de geçiyor. Kraliçe'nin abisi Koguryo'da yegan güçtü. İzleyenler hatırlar.) Seride ise annesi gözlerinin önünde öldürülür ve yıllar sonra Çakal lakabıyla kimliğini bir erkek görünümü ardına gizleyip  Sungnyung adı ile karşımıza çıkar. Ancak gerçekler ortaya dökülünce trajik biçimde Wang Yoo'dan koparılıp Çin Sarayı'na köle olarak yollanır. Başlangıçta Koguryo'nun ipini çeken sözleri yüzünden Toghon Temür'dan nefret eden ve intikam hırsıyla planlar yapan Nyung saray entirkalarının arasında günden güne imparatora aşık olur. Onun kadın olduğunun Toghon Temür tarafından öğrenmesi ise çok sönük bir biçimde işleniyor.

- Koguryo Kralı Chunghye (Wang Yoo) Kimdir?

Gerçekte otuzbeş yıllık saltanatında aslında ülkesi için pek birşey yapmamıştır. Hatta oldukça zalim ve cinayetten zevk alan bir karakteri olduğu -koreli tarihçilerin beyanıyla- söylenir. (Faith'den hatırlayanlar varsa orada da tam olarak böyle biriydi.) Seride de Nyang'ın peşinde koşan, sürgün yıllarında ülkesi için özgür kalabilmek adına anlam ve önemini pek de oturtamadığım sahte para olayı üzerine Yuan'la savaşıp Türklerle işbirliği yapan karizmatik bir karakter olarak yansıtılmış. Yinede ben de dizi hayranlarının büyük bölümünün de kabul ettiği üzere O'nu pek sevmedim. Gönlüm Yuan'lı İmparator'dan yana:) Bunda sanırsam karakteri canlandıran oyuncunun sevimliliği hayli etkiliydi.


-Tanasili ve Bayan Khutugh Kimdir?
Sırasıyla imparatoriçe olan bu iki hatun Nyang'ın en büyük rakipleridir. İlki kralı kuklaya çeviren yaşlı naibin kızıdır. Ki'ye karşı giriştiği her plan eninde sonunda geri teper. İkincisi Bayan Khutugh ise sonraları naip olan Bayan'ın kızıdır. Bayan, başlangıçta Nyang ile ittifak halinde olsa da güce kavuştuğu andan itibaren Goryou asıllı bir kadının tahta geçişini onaylamaz ve kendi planları doğrultusunda ana kraliçe Dowager'ın da desteğiyle kızının imparatorla evlenmesini sağlar.

-Yeon Bi-Soo Kimdir?
Seride Yeon Bi-Soo aşk üçgenimiz kenarında Koguryo Kralı ile işbirliği içinde faaliyetler yürüten gözüpek bir bir Türk generali olarak karşımıza çıkar. İtitaf etmeliyim ki bizler sözkonusu olunca tarihte öyle olmadığımızı gösteren o devirlere ait birçok seyyah hatıratına vs rağmen genelde barbar ve medeniyetsiz bir toplum gibi resmedilmeye meyillizdir. Bu nedenle senaristlerin asıl gerçekleri gözardı etmeyişinden ve Yeon Bi-Soo'yu yansıtma şeklinden memnuniyet duydum.

Seri içinde çalan ve Xia (지아)'ın seslendirdiği The Day (더 데이) şarkısı kesinlikle tekrar ve tekrar dinlenmeye değer. Özellikle Nyung ve Toghon Temür'ün av sırasında yer alan at üstündeki görüntüleri eşliğinde harika gitmiş.

11 Haziran 2015 Perşembe

Healer (2014)

6/11/2015 12:23:00 ÖÖ 0 Comments

2014'ün hit yapımı Helaer'ı özellikle Ji Chang-Wook varken bu kadar bekletmek hayli zordu. Ancak işler öyle ya da böyle bitmiyor ve yeni diziler de bir yandan devam ediyorken el atma zamanı gelmişti. Arada sıkışan bunca diziye rağmen benim için çabucak sıyrıldı ve tekrar ve tekrar izlenebilirler arasında yer aldı. Yoo Ji-Tae'ye Mad Dog'da zaten bayılmıştım ki burada da harika bir iş çıkarmış. Deneyimli bir oyuncu ve bence duygu aktarımı gerçekten çok iyi. İki yakışıklı oyuncuya eşlik eden Park Min-Young bu menuniyetini verdiği ropötajlarla da dile getirmiş. Eh ne diyelim. Hanımefendi çok şanslı:) Oyuncunun Ji Chang-Wook ile kimyası gayet hoş olmuş. K2'da Youna ile bir arada iken ayrı ipte oynayan iki cambaz gibiydiler. Uyuşmuyorlardı.


Gelelim dizimizin konusuna. Üstat dediği Ki Young-Jae tarfından büyütülen Seo Jung-Hoo, Healer kod adıyla bilinen ve yüksek ücretler karşılığında "telimatçı" sıfatıyla kişileri araştıran ve getir götür işleri yapan biridir. Son işi henüz bitmiştir ki bir diğer müşteriden dna örneği talebi gelir ve bu doğrultuda Chae Young-Shin adlı kızın peşine düşer. Some Day adlı internet gazetesinde gazeteci olarak çalışan Chae Young-Shin ise izlendiğinden habersiz paparazi nitelikli haberler peşinde koşmaktadır. Yine böyle bir gün bir şiddet olayına tanık olur. Ortamın ve kişilerin tekinsiz görünümlerine  rağmen geçmişte yaşadığı benzer deneyim yüzünde duruma kayıtsız kalamaz. Bu hengamede gizemli Healer'ın peşindeki bir adamın konuşmasına kulak misafiri olur. Arabasından ünlü teslimatçıya ait fotoğrafı arakladığında da büyük bir av yakaladığını düşünmektedir. Sonrasında şiddet mağduru kadını hem avukatlık bürosu hem de kafe olarak işlettiği mekana getirir. Babası akıllanmış suçluların gönül borcunu ödediği bir avukattır ve aynı zamanda kendisini evlat edinmiştir. Kafeyi işletenler de yardım ettiği eski suçlular vs olunca ortam bir parça kaçıkların mekanı gibidir. Genç kadın da tüm o garip tipler tarafından korunup kollanmakta ve sevilmektedir.


Bir gün Chae Young-Shin teslimatçı Healer'ın peşine düşeyim derken ansızın onun avı olur ve gizemli adam tarafından kıskıvrak yakalanır. Yaşadığı dehşet de o ölçüde büyüktür. Yabancı sadece tırnağını 2 kez keser ve geldiği gibi kaybolup gider. Geçmişinde şiddet mağuru olduğu için o ufak çaplı şoku güç bela atlatınca soluğu evinde alır. Öte yandan Healer zaman kaybetmeden teslimatını yapar. Müşterisi Kim Moon-Ho için hedefi on ikiden vurmuştur. Ünü ülkeye yayılmış haber sunucusu Kim Moon-Ho bir süredir aradığı kişiyi sonunda bulmanın şaşkınlığı içindedir. Teslimatçıya kız konusunda yeni talimatlar verir. Kendisi de bir şekilde Chae Young-Shin'in hayatına dahil olduğunda zaten başarılı kariyeri nedeniyle genç kızın idolü olduğunu görür. Böylece onu çevresinde tutmak ve zamanı geldiğinde ailesine götürmek zor olmayacaktır.