Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu
Lee Min Ho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lee Min Ho etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Aralık 2021 Pazar

The King - Eternal Monarch (2020)

12/12/2021 12:20:00 ÖS 0 Comments
Nedense kısa süre önce bu yapımı tekrar izlemek geldi içimden. İlk seferinde Lee Min Ho'yu yine bir ulaşılmaz yakışıklı prens hikayesinde görünce pes artık demiştim. Belki ondan daha üst segment bir oyucu olduğunu bile savunabileceğim Woo Do Hwan hatırına göz atmıştım. Senarist Goblin'i de yazan Kim Eun-Sook. Belli ki o yılın en iddalı yapımı olarak öne çıkıyordu. Gönlümde pek yer etmemiş olsa da konu, çekim kalitesi ve Ost albümü aslında gayet başarılıydı. Sonrasında diziye başlık açtığımı ve bir şeyler yazdığımı hatırlıyordum. Ancak yüzü aşkın yazıyı tarayıp ya da arama yapınca bulamadım. Kazara silmiş olabileceğim kanısına vardım. Dahası dizi bana öyle çok muhteşem gelmese de bundan çok daha vasat yapımlar için bile birkaç satır karalamışlığım varken haksızlık etmeyim dedim.


1994 yılında dava dosyasında yazılanlara göre yetmiş yaşında olan ancak bundan çok uzak bir görünüme sahip Geum Lim Lee sorgu odasında ifade vermekte ve yarattığı vahşet gecesini anlatmaktadır. Efsanevi flüt Manpasikjeok'u ele geçirdikten sonra taht odasındaki Dört Kaplanlı yadigar kılıçla üvey kardeşi ve Kore tahtının şu an ki kralını öldürmüştür. Bu sırada olay yerine gelen yeğeni ise onu durdurma çabasıyla eline aldığı kılıcı yapabildiği ölçüde savurunca flütün ikiye ayrılmasına neden olunca Öfkeden kudurmuş ve düşen iki parçadan birini onun gırtlağına bastırıp boğazından ciddi biçimde yaralamıştır. Bu sırada ansızın ortaya çıkan birinin açtığı yayılım ateşinin ortasında kalırlar. Suikast timini birer ikişer deviren yabancıya karşı o anda Geum Lim Lee'nin flütün bir parçasını alıp uzaklaşmaktan başka çaresi kalmaz. Prens Lee Gon kurtarıcısının kim olduğunu göremez ama düşen kimlik kartı avuçlarının arasındadır. Bir gecede babasını kaybedip kral olmak zorunda kalan küçük prens medya karşısında dökemediği gözyaşlarını ancak 28 günlük yas bitimi ardından serbest bırakır. Halini görüp onun için ağlayan babasının arkadaşının küçük oğlu Jo Young'ı teselli etmek için oyuncak kılıcını verir. Geum Lim Lee ise yarım flütle sarayın bir bölümünü kaplayan ormanda kaybolur. Günler sonra cesedi sahile vurmuştur...
 

2019 yılında artık yetişkin bir erkek olan kral Lee Gon, politik bir figür olarak yoğun iş programında çocuklara masal anlattığı bir etkinliğin ardından ülke başbakanı Koo Seo-Ryeong ile yapacağı görüşme ile devam eder. Kralın sağ kolu, muhafız komutanı olan Jo Young (Woo Do Hwan) O'nun adeta gölgesidir. Ardından yelken yarışlarına katılır. Günün ilerleyen saatlerinde kalabalığın arasında beliren ve kendisini hedef almış gözüken tavşan kostümlü birini kovalamak zorunda kalır. Kırılan flütün bir parçasıyla yapılmış yürüyüş bastonu ile ormana doğru atını sürer. Ağaçların arasında ilerlerken ansızın büyülü bir kapı oluşur. Genç kral kararını verip ilerler. Kendini bir meydanın ortasında bulur. Dahası saldırıya uğradığı gece hayatını kurtaran ve geride bıraktığı o kimliği taşıyan bir kadın tam karşısında durmaktadır...


13 Ağustos 2017 Pazar

Legend Of The Blue Sea (2016)

8/13/2017 03:08:00 ÖÖ 0 Comments

Legend Of The Blue Sea (2016)

Diziye Joseon alimi Yu Mong-In tarafından yazılmış tarih-fantastik türündeki hikaye koleksiyonu “Eou Yadam” esin kaynağı olmuştur. Bu hikayelerde okyanusun içinde yaşayan ve balıkçılar tarafından yakalanan deniz kızları ve onları serbest bırakan hâkim Kim Dam-Ryung’u anlatır.  


 
Heo Joon Jae, uzun süre önce deniz kenarında geri döneceğini söyleyen annesi tarafından terk edilmiş bir süre sonra babası da bir başkasıyla hayatını birleştirmiştir. Baba oğulun iletişimsizliği öyle derindir ki hatta adam yeni evlendiği eşinin oğluna kendi öz oğlundan daha sıcak davranır. Zaten üvey annesi ve kardeşine katlanamayan Heo Joon Jae bir süre sonra evini terk eder. Yıllar sonra kurduğu ekiple şimdilerde özellikle zengin kadınları cazibesiyle etkileyip sonrasında soyan zeki bir dolandırıcı olmuştur. Genelde kurbanlarını bunu hak ettiğini düşündüğü kişilerden seçer. Ancak son işinde bir takım aksilikler olur ve peşine silahlı adamların takılınca ülkeyi terk edip İtalya'da bir sahil kasabasında otele yerleşir. Yolu Seoul'e düşen deniz kızı Shim Chung ise ilk aşkının hatırasını kalbinde taşımaktadır.  Düzenbaz Heo Joon Jae ile yolları kesiştiğinde onun kaybattiği ilk aşkınun vücut bulmuş hali olduğunu görür ki bu da onu izlemesi için yeterlidir. İlk kez insan bedenine bürünmüştür ve konuşamadığı gibi tavırları da kafayı sıyırmış tipleri andırmaktadır. Heo Joon Jae, başta kızı önemsemez ama bileğindeki antika görünen bilezik tüm parasal ilgisini anında cezbeder. Oyuna getirip alması zor olmaz. Sonrasında başından savabileceğini düşünür ama işler umduğu gibi gitmeyecektir.
 

Editörün Yorumu:

1. Uzun süre reklamları yapılınca hevesle beklediği bu hikayeyi izlemeyi önerir miyim? Hayır. Özellikle elinizde Goblin gibi daha iyi birşeyler varsa bekletin. Hatta ara verdiğiniz bir dönem izlerseniz sevebilirsiniz. Lee Min Ho hayranıysanız bu durumum bakış açınızı etkiler mi bilemiyorum ama ben son dönemde Lee Min Ho'yu artık fazlasıyla sıkıcı bulanlardanım.


2. Fantastik hikayeleri severim. Peki neden aradığımı bulamadım? Aslında başka oyuncular rol alsaydı belki bu satırları yazmayacaktım. Özellikle iki ana karakter Gianna Jun ve Lee Min Ho'nun arasında lanse edilen o aşk namına şahsen hiç kimya hissetmedim. Tamam Lee Min Ho'nun genelde yaşından büyük rolleri canlandırdığını biliyorum ama buna rağmen ikili aralarındaki gözle görülür yaş farkı rahatsız ediciydi. Bu yüzden aşk hikayesi inandırıcı olmaktan uzaktı.


3. Gianna Ju'a You Came From Star'dan aşinaydım. Orada da çok ısınamamıştım ama keinlikle daha iyi bir oyunculuk sergilemişti. Dolayısıyla bunun daha çok rol arkadaşıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. İlk aşkına benzediği için  Heo Joon Jae'yı izlemesi de benim için lanse edilen aşkı gerçekçi kılmayan en önemli etkendi.


4. Lee Min Ho'nun dizileri genelde alelacele sonlarla biterdi. En azından bu konuda yapımcılar çıtayı yükseltmişler ve oyuncuya uzun bir final sunma imkanı doğmuş. Dizinin az sayıdaki olumlu yönlerinden bir buydu zaten.

30 Mart 2017 Perşembe

The Heirs (2013)

3/30/2017 12:26:00 ÖÖ 0 Comments
Özgün adı 상속자들 / Sangsokjadeul "Tacı takmak isteyen ağırlığına katlanır." anlamına gelen seri "The Heirs", Türkçe çevirisiyle "Varisler" 20 bölümlük SBS dramasıdır. Lee Min Hoo'nun üzerine yapışan zengin çocuk imajına ne kadar artı kattığı tartışılır. Bence artık birileri bu oyuncuya bu tip rolleri oynamayı bırakmalısın demeli. Menajeri uyuyor mu ne? (Bu duruma göre uyuyan ablası!) Seri için yıldızlar geçidi diyebiliriz. Popüler oyuncuların 2 ya da 3 tanesi boy band ya da girl band mensubu. Görünüşe göre ses getirip kazandıracağını en başından garantilenmek istenen bu bu kadro için senarist bize modern bir külkedisi masalını bir iki farklı konu ekleyerek soslamış ve Boys Over Flowers tarzı bir ürün sunmuş. Bense diziyi renkli oyuncu kadrosu için izleyebilir buldum sadece.


Cha Eun Sang ve Kim Tan'ın hikayesindense yan karakterlerin anlatan konular çok daha sevimli duruyordu. (Lee Bo Na (Krystal) & Yoon Chan Young (Minhyuk) ile Hyo Shin (Kang Ha Neul) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun) ya da Kim Tan'ın karizmatik yarı abisi Kim Won (Choi Jin Hyuk) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun)) Finale geldiğimizde sonuç tatmin ediyor mu? Bir ölçüde. Kim Tan ve Cha Eun Sang ailelerin karşı çıktığı tüm o statü farkına rağmen mutlu mesut olabilecek kıvama geldiler. Lee Bo Na ve Yoon Chan Young arasındaki ilişki ise bana pek olası gözükmemişti. Ancak abiden onayı kaptılar gibi. Kim Won ve öğretmen Hyun Joo kavuşamadılar. Çünkü Kim Won tacın ağırlığını taşımayı tercih etti. Choi Young Do ve Hyo Shin tek taraflı aşk acısı çeken beyler olarak köşelerine çekildiler. 


Müziklerine gelirsem albümü dinlenmeye değer şarkılar içeriyor. Açıkcası diziyi keyifli hale getiren şeylerden biriydi benim için. Yeniden izlenebilir mi? Başka şey bulamazsanız belki.
 
 
 

23 Ekim 2015 Cuma

Personal Taste (2010)

10/23/2015 11:27:00 ÖÖ 0 Comments
Dizi Adı: Personal Taste (Türkçe: Kişisel Zevk)
 (Hangeul:개인의 취향 / Kaeinui Chwihyang )
Bölüm Sayısı: 16
Yapım Yılı: 2010
Firma: MBC
Otuz yıl önce babası tarafından kore mimarisindeki tarihsel dokuyla inşa edilmiş bir yapı örneği olan ve Sanggojae adı verilen evinde yaşayan Park Gae İn, artık otuzlu yaşlarına yaklaşmış pasaklı, tembel, bakımsız bir kızdır. Henüz beş yaşındayken snnesini kaybetmiş, o dönemde büyük bir üne sahip babası tarafından ihmal edilerek büyümüş, son on yılını ise okuldan bir arkadaşını evine alarak geçirmiştir. En azından hayatında düzgün gittiğine inandığı uzun süredir devam eden birlikteliğinde evlilik aşamasına geldiğini düşünse de sevgilisi ilişkiden yana tatminsizlik duyduğunu ve ondan bir kadın olarak beklediğini bulamadığını dile getirerek ayrılmak istediğni öğrenir. Sonrasında ise ev arkadaşıyla evlenince yıkılır. Aynı zamanda tasarladığı mobilyaları satamaz, Çevreye borçlanınca parasal sıkıntıya girer ve maddi destek için evinin bir odasını kiralamaya karar verir. 
 

Babasının ölümünden sonra kendini çalışmaya adayan ve başarılı, hırslı bir mimar olan Jeon Jin Ho, Dam Sanat Galerisi Projesine hazırlanır. Bir zamanlar iş ortağı iken herşeylerini kaybettiklerinde evlerini de ellerinden alan Han Chang Ryul'a ve oğluna karşı amansız bir rekabet halindedir. Bu projeyi kazanması hem mali sıkıntıda olan şirketini darboğazdan kurtaracak, hem de kariyeri için çok önemli bir basamak sağlayacaktır. Proje konseptinde önemli rol oynayan Sanggojae mimarisini görebilmek için Park Gae İn'in evine girmeye çalışır ve odasını kiralar. Aynı evde yaşayabilme fırsatını yakalasa da, yanlış anlama sonucu Gay zannedilir ve göz buna yumar.
 

Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

12 Ekim 2015 Pazartesi

Faith (The Great Doctor) (2012)

10/12/2015 07:59:00 ÖS 0 Comments
Boys Over Flowers'ın Kore versiyonu ile dünya çapındaki ünlenen Lee Min Ho Hallyuu dalgasının en sevilen isimlerinden biri. Genç kızların ağzını sulandıran fiziksel çekiciliğiyle romantik dizilerin aranan yüzü. Hal böyle iken kendisine sunulan projeler de kötü olmuyor. Benim açımdan bu dizi oyuncunun en sevdiğim dizisidir. Yer aldığı diğer yapımlar için aynı şeyi düşünmesem de  hikayenin tarihi yönü ve hayat verdiği Choi Young karakteri başka birine yakışmayacak kadar üstüne cuk diye oturmuş. O'nu farklı işlerde görmekten kesinlikle zevk alıyorum.
 
 
Çin'de hüküm süren Yuan hanedanlığındaki on yıllık esaretinin ardından Goryo prensi Gong Min beraberinde Yuanlı eşi Noguk olduğu halde ülkesine dönmek üzere yola çıkmıştır. Altı yıl önce muhafız komutanlığına atanan ve bir zamanlar Kızıl Türbanlıların en genç lideri iken hizmet etmek üzere saraya gelen Choi Young, kraliyet muhafızlarının komutanı sıfatıyla kendisini karşılar. Hedefleri şehre girebilecekleri bir gemiye binmek üzere limana ulaşmaktır. Ancak görünüşe göre yağışlı havaya ek binebilecekleri gemi de henüz oraya varmamıştır. Komutan Choi Young'ın öneri ve talimatı ile geceyi geçirmek için konaklamayı seçtikleri han saldırıya uğrar. Prenses Noguk boynuna aldığı kılıç darbesi sonucu ciddi biçimde yaralanır. Yuanlı prensesin hayatının tehlikeye girmesi demek Yuan için ülkeyi istila etmeye apaçık bir neden sayılacağından yaşanan durum herkesi endişeye sevk eder. Kraliyet yaveri bir efsaneyi gündeme getirir. Cennettin hekimi olduğu söylenen Hwata'nın dair anlatılan kimi hikayelere göre halen bazı dönemler bir kapı açılmakta ve değişik aralıklarla hekim öğrencilerini göndermeyi sürdürmektedir. İşte tam da şu günlerde o kapının açılma emareleri görülmektedir. Eğer Hwata'nın öğrencisini getirebilirlerse hiç şüphesiz prenses tedavi edilebilecektir. İşleri duaya kalmış gibidir. Tüm heyet ve muhafız birliği kapının açıldığı söylenen yerde beklemeye başlar. Bir süre sonra herkes hayretle görür ki yoğun bir rüzgarla birlikte gerisinde ne olduğu belirsiz biçimde kapı / geçit açılır. Kralının kendisiyle gözgöze gelmesinin ardından Muhafız komutanı Choi Young cennete girip bir doktor getirmeye gönüllü olur.


Choi Young geçitten geçip de cennet zannettiği yer, güneş patlamalarının yoğun biçimde görüldüğü ve 2012 yılının yaşandığı başkent Seul'dür. Şahit olduklarının kendinde yarattığı etkiyi yansıtmaksızın cennetin hekimini aramaya koyulan baş muhafız, çevredekiler için film çekiminden fırlayıp gelmiş bir karakter gibidir. Kuytu bir noktaya çekilmiştir ki bir tapınak rahibi ile karşılaşır ve yardımını ister. Yaşlı adam, cennetin hekimini aradığını söyleyen tuhaf kılıklı adamın cümlelerine çok anlam veremese de şehirde bir sağlık fuarı olduğunu ve aradığı hekimi de orada bulabileceğini söyler. Choi Young, yol tarifi uyarınca soluğu binada alır. Çevredekilerin kıyafeti ve görünüşüyle bir reklam unsuru olduğunu düşünen bakışlarını görmezden gelir. O sırada ziyaretçilere sunum yapan plastik cerrah Yoo Eun-soo'nun bulunduğu salona girer. İçerdekilerin dikkatini dağıtan bu durum toplantı sonrası Yoo Eun-soo'nun da keyfini kaçırmıştır. Son teknoloji çeşitli tıbbı cihazların ve aletlerin sergilendiği fuar alanını gezerken tuhaf yabancı bir kez daha belirir. Ortalık karışır ve bir dizi olay sonrası Yoo Eun-soo, Choi Young tarafından adeta sürüklenircesine kapının diğer tarafına Goryeo Krallığı'na getirir...


Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın

19 Ocak 2015 Pazartesi

City Hunter (Şehir Avcısı / 2011)

1/19/2015 04:51:00 ÖÖ 0 Comments
 
Bu dizi başlık açmak için sabırsızlandığım yapımlardan biriydi aslında. Ancak izlendikten hemen sonra yazılsa çok daha iyi olabilirdi. Şu an sonrasında da izlediğim kaliteli pek çok yapım olduğu için orta kalitede bir seri olarak kategorize edebilirim. Lee Min Ho'nun ise kanımca en iyi dizisi. Öykü kısaca şöyle: Kuzey'in yarattığı tehdit sonrası Mavi Saray'da (Güney Kore Devlet Başkanlığı Sarayı) koruma olan Lee Jin Pyo (Kim Sang Joong), hükümet kanadının en güçlü beş ismin onayladığı gizli bir kararla Kuzey Kore'ye gizli bir harekat için görevlendirilir. Ancak farkında olmadığı birşey vardır ki o da bu saldırı sonrası kendisi de dahil 21 asker için vur emri verilmiştir. Lee Jin Pyo ölümden arkadaşının kendini siper etmesi sayesinde kurtulur. Saldırının bizzat kendi vatanı Güney'e ait denizaltı ile yapıldığını anlayınca yıkılır. Karara imza atan beş kişiden intikam almaya karar verir. Sonrasında ölen en yakın arkadaşının oğlu Lee Yoon Sung (Lee Min Ho)'u kaçırır. Elbette Lee Yoon Sung'un  intikam planı için seçilmesinin de bir nedeni vardır.


Yoon Sung'sa Jin Pyo'yu babası bilerek ve O'nun tarafından her türlü eğitime tabi tutularak  büyür. Bu süreçte ölen babası hakkındaki gerçeği bir dereceye kadar öğrenmiş ve alınacak intikamda üstlenmesi gereken bir rolü olacağı gerçeği ile yüzleşmiştir. Tayland'da Altın Üçgen olarak bilinen bölgede kendi karargahını kuran ve uyuşturucu üretip satarak zenginleşen Jin Pyo, en sonunda intikam saatinin geldiğine karar verir. Yoon Sung' u sahte kimlikle MIT'den mezun bir mühendis olarak Güney Kore'ye gönderir. Yoon Sung, Mavi Saray'a Bilişim Uzmanı olarak girer. Jin Pyo kimseye aşık olup bağlanmamasını salık verir ki daha ilk günden itibaren Mavi Saray'da bir ajan ve koruma olan Kim Na Na (Park Min Young) ile bu sözünü tutması mümkün olmayacaktır.
 

Serideki bir diğer karizmatik karakter ise devlet adamlarının kirli sırlarını yasa dışı yollarla ortaya döken City Hunter'ı kanunlar çerçevesinde yakalamaya çalışan, yıllar önce öldürülme emri verilen 21 askerin sırrının peşine düşen savcı Kim Young Joo (Lee Joon Hyuk)'tur. Kendi babasının da bu kirli entrikada yer alması genç savcımız için büyük bir darbe olur. Doğrusu böylesine iyi ve dürüst bir karakter daha güzel bir sonu hak ediyordu :(
 
 
Editör Yorumu: 
 
- Bu dizi Lee Min Ho'nun "bana göre" sayılı iyi işinden biridir. (Diğeri de Faith ve Personal Taste) Ne yazık ki Heirs da dahil diğer çalışmaları ya da çektiği tek sinema Ghangam 1970'de oyunculuğu vasattı. Legend of the Blue Sea'deki performansı içler acısıydı. The King: Eternal Monarch yayın kanalının muhtemelen reyting açısından o yıl en güvendiği proje olsa da öyle çok muhteşem bir yanı yoktu. Bence bu oyuncu kendini tekrar eden rolleri bırakmalı ve yeni şeyler denemeli. Gu Jun Pyo ile üzerine yapışan zengin okul çocuğu modundan çıkıp artık iyiden iyiye yetişkin rollerine geçmeli. Bundan kastım +18'lik işler yapsın değil elbet!  Belki de oyunculuk becerisi bu kadardır. Bilemiyorum.
 
- Yapım sektörün iki başarılı oyuncusu Lee Joon Hyuk ve Park Min Young'ı keşfettiğim yapım. Özellikle hanımefendi geçen yıllara rağmen zaman kendisine değmemişçesine halen aynı zarafetini ve tatlılığını koruyor.

- Seriyi izlediğinizde fark edeceğiniz üzere  müzik albümü çok hoş şarkılar içeriyor. Dizi müziklerinin şarkı sözleri için Tıklayın