Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu

19 Mart 2023 Pazar

True Beauty (2021)

3/19/2023 03:40:00 ÖÖ 0 Comments

Başrollerde Mun Ka-Young ve Cha Eun-Woo'yu gördüğümüz True Beauty izlerken bana bir parça ID: Gangnam Beauty'yi hatırlatmıştı. Hatta Cha Eun-Woo'nun orada da yer aldığını fark edince şaşırdım. Birbirine çok benzeyen "çirkinken güzelleşen içerikli" iki senaryoyu da neden seçmiş acaba? Söyleyebileceğim bir diğer şeyse yapımın daha çok "Koreli Oppa bulma" hayali kuran teenageer kitleye hitap etttiğini hissettiren bir içeriğe sahip olduğu yönünde. Bu yüzden 25 üzeriyseniz konu yavan ve sıradan gelebilir. Ekleyelim. Hikayemiz yine bir webtoon uyarlaması.

 
Im Ju-Kyung doğduğu günden beri dış görünüşü nedeniyle uygunsuz, sevimsiz ve nazik olmayan cümleler duyarak büyümüştür. Animelerde özel güçlerle güzelleşen karakterler gibi olmayı hayal etse de insanların acımasız yargıları gölge gibi peşini bırakmaz. Akran zorbalığının artarak devam ettiği lise dönemi kabusunu derinleştirir. Okul ortamında arkadaştan da yoksundur. Çünkü muhtemelen onunla takılan için de alay konusu olma riski vardır. İlgi alanı korku mangaları ve metal müzikle yalnızlığını avutur. Okul kantininde görevli bir çocuk kendisine karşı oldukça naziktir. Genelde insan yerine bile konulmadığı için Im Ju-Kyung haliyle ondan hoşlanır. Sınıfındaki kızlar durumu fark edip herşeyi gence anlatırlar. Beş para etmez tip de herhalde hakaret gibi görüp Im Ju-Kyung'un duygularını kaba şekilde reddeder. Kızlar bir diğer aşağılık hareketi sürdürüp tam da o anı kayda alır ve sosyal medyada paylaşırlar. Böylece Im Ju-Kyung'ı dış görünüşüyle hedef alan linç girişimi çığ gibi devam eder.


Soluğu yüksek bir binanın çatısında alan Im Ju-Kyung herşeyi orada noktalamak niyetindedir. Yine de ailesini ve yaşamını düşününce verdiği kararın doğru olmayacağı sonucuna varır. Bu sırada arkasında duyduğu bir sesle dikkati dağılır ve bir el bileğini yakalayıp onu aşağı çekerken gözlüğü de gözünden fırlar. Görüşü bulanıklaştığı için kurtarıcısının yüzünü seçemeyen ama ondan temiz bir fırça yiyen genç kız aklından geçse de atlamayı düşünmediğini söyler ama çocuk çoktan yürüyen bir öfke topu halinde az önce girdiği kapıda gözden kaybolur. Onu izlemek akşam  karanlığı yüzünden kolay değildir. Hatta merdivelerde bir kez daha düşer. Gitti sandığı kurtarıcısı bir kez daha yardım için gelir. Im Ju-Kyung yaşadılarını geride bırakıp görünümü için neler yapabileceğine kafa yorar. Ailesi şehir değiştiriken o da yeni bir okula transfer olduğunda makyaj konusunda uzmanlaşmıştır. Koridorda yürürken herkesin söylediği yegane cümle ne kadar güzel olduğuna dairdir. Bu aşamada fark eder ki gerçekten hayatı için yeni bir sayfa açılmış gibidir.



18 Mart 2023 Cumartesi

Through the Darkness (2022)

3/18/2023 08:21:00 ÖÖ 0 Comments

Yayının Diğer Adı: Those Who Read the Hearts of Evil

Yayın Kanalı: SBS 

Bölüm Sayısı: 12 Bölüm


Yazı listemdeki tercihlerden görebildiğiniz üzere suç, gerilim, polisiye türü benim favorim. Normal şartlarda devam eden dizilere dair sonunu beklemeden başlık açmam. Ancak yapım 4 bölüm sonrası merakımı cezbedip beni fazlasıyla içine çekti. Bitirdikten bir kaç ay sonra da yeniden izledim. Finali sonrası neden sadece 12 bölüm umarım 2. sezonu da yapılır diyerek hayıflandım ama nafile. Gelelim konusuna:

90'lı yılların sonuna doğru Song Ha-Young yeni birimine atandığında kadınları hedef alan Kırmızı Kasketli bir suçlunun işlediği cinayetler nedeniyle büro yoğun mesaidedir. Sadece katili bulmaya değil suçun nedenine de odaklanan düşünce yapısı ile bölüm amiri Park Dae-Woong'nun zanlılara yönelik peşin hükümlü yaklaşımı ve bu doğrultuda şiddet uygulaması aralarındaki görüş ayrılığını körükler. Son cinayet kurbanının erkek arkadaşı ve bir numaralı şüpheli konumundaki Bang Ki-Hoon eski bir tanıdığıdır. Getirilen bir diğer cinayet zanlısı Yang Yong-Chul'un demir parmaklıklar ardındaki Bang Ki-Hoon'a bakıp söylediği sözler dikkatinden kaçmaz. Daha sonra hapishaneye yollanınca hem zihninin nasıl çalıştığını çözebilmek hemde dosyaya katkı sağlayacak yeni bir yaklaşım edinebilmek için Onunla görüşmeye gider. Bu arada Bang Ki-Hoon sorgu odasında itiraf etmesi için amir tarafından dövülür. Yapılan soruşturma Song Ha-Young'un bir türlü aklına yatmaz. Adli tıptan Kook Young-Soo'ı çağırır bir kez daha olay yerini araştırmak ister. Sistemde tespit edilemeyen bir parmak izine ulaşırlar. Ancak tüm bulabildikleri bu kadardır. Arkadaşı Bang Ki-Hoon o suçtan hüküm giyer. İki yıl sonra işlenen başka bir cinayet O'nu bu davayı yeniden ele alması gerektiği sonucuna götürür.

Elbette kapanmış defterleri açmak polisin işini doğru düzgün yapamadığı anlamına geleceği için Park Dae-Woong ile bir kez daha sürtüşme yaşar. Ancak sonunda haklı olduğu anlaşılır. Yine de izledikleri yol, yani hapishane görüşmeleri sonrası bir cinayeti çözmek için bir diğer katile başvurulması şeklinde algılanır ve ülkede tartışmalara yol açar. Ağır Suçlar Birimi'nin altında kurulan yeni birim "Davranış Analiz Ekibi" Song Ha-Young, Kook Young-Soo ve yeni yüz çaylak Jung Woo-Joo'dan oluşan ve emniyetin bodrum katta neredeyse kimsenin varlığını farkında olmadığı bir ekiptir. Özellikle katillerle birebir görüşmeler yapmak suretiyle "Suçlu Profilini" çıkararak onların zihinlerinin işleyişine odaklanmaktadırlar. Bir yerlerde caniler vahşeti sürdürürken olaylar şu an ki dava ile sınırlı kalmayacaktır. Beş yaşındaki bir kız çocuğunun parçalanmış cesedinin ardındaki gizemi çözmek için tüm birimlerin birbirleriyle yardımlaşması da kaçınılmazdır.


 

Diziye Dair Editör Notları:

1. Yanılıyorsam düzeltin. Dizinin halen devam eden  "Mindhunter" adıyla yapılan bir Abd versiyonu var.  
 
2: Senaryo "Those Who Read Hearts of Evil" adlı bir romanın uyarlaması.  

3: Kim Nam Gil'i en son Deserving of the Name (Live Up To Your Name) uçuk kaçık Joseon devri doktoru Heo Im rolünde izlemiştim. Ancak yapımı tamamladım mı yoksa yarım mı bırakıp çöpe yolladım hatırlamıyorum ama benim için tam bir hayal kırıklığıydı. Hatta oyuncu yavaş yavaş yaşının da ilerlemesiyle sektöre veda mı etmek zorunda kalıyor demiştim. Neyse ki bu yeni yapımla yüzüm güldü. Saç modelini de yakıştırdım. Konu yıllara yayılarak işlenmiş. Buna bağlı olarak dönem teknolojisi, kişilerin dış görünüşü ya da kıyafetleri değişiyor.
 
4: Through The Darkness dizisinin müzik albümünde orijinali Cho Yong-Pil'e ait olan The Leopard of Kilimanjaro Şarkının 4Men tarafından seslendirilen versiyonu yer alıyor. Grubun üzerine tıklayarak dinlemenizi öneririm. 1985 yılından Cho Yong Pill versiyonunun giriş bölümü Tunnel dizisinin başlangıcında çalıyordu.
 
 

Hatırlatma: Through the Darkness Şarkı Sözleri'nin Korece Transkripsiyou ve Türkçe Çevirisi İçin Tıklayınız.

 

11 Mart 2023 Cumartesi

The Wind Blows (2019)

3/11/2023 09:35:00 ÖS 0 Comments

Do-Hoon (Kam Woo-Sung) ve Soo-Jin (Kim Ha-Neul) severek evlenmiş bir çifttir. Yılların ardından Soo-Jin artık yaşını da göz önüne alarak çocuk sahibi olma zamanının geldiği düşüncesindedir. Ancak Do-Hoon kafasına estiğinde arkadaşıyla balığa gitme ya da içmek gibi hayatının şu an sağladığı rahatlığı değiştirmek niyetinde değildir. Karısının isteğini kabul etmez. Birbilerine olan sevgilerine rağman ilişkileri sarsılır. Sorunlar çığ gibi büyür. Do-Hoon (Kam Woo-Sung)'nun tüplerini bağlanttığını açıklması bardağı taşıran son damla olur. Öfkeden deliye dönen genç kadın boşanmak istediğini çünkü artık başkalarıyla görüşeceğini söyler. Adamsa bunu kabul etmez.Tek taraflı kararı bencilce bulan Soo-Jin avukat arkadaşıyla durumu görüşür. Kocasının  ikisinin birlikte mekandan ayrıldıklarını gördüğünden habersizdir. O akşam eve de gitmez ve arkadaşında kalır. Önceki gün niyetini açıkça söylemişken aldattığı sonucuna varması da kolaydır.


Ülkedeki aile hukukuna göre gerekçe güçlü gözükmeyince boşanma süreci uzamaktadır. Seçenekleri tartar. Aldatan taraf olursa kendisi için işleri zora sokacağı ortadadır. Makyajla değişip başka bir kadın gibi davranarak kocasını baştan çıkarmaya ve aldatılan eş olmaya karar veirir. Do-Hoon tarafında ise işler bambaşkadır. Doktor kontrolü sırasında verdiği bir dizi cevabın ardından Alzaymer olduğunu öğrenmenin şokunu yaşar. Karısının kılık değiştirerek sürdürdüğü oyunu fark etmemiş gibi davranıp oynar. Nihayetinde birkaç randevu sonrası gece otelde noktalanır. Soo-Jin sonunda acı gerçekle yüzleşir. Tam da istediği gibi eşi tarafından "kendisiyle" aldatılmıştır. Do-Hoon uzun süre önce görüşmediği babasından kendisine bir binanın miras kaldığını öğrenir. Evlilik yıldönümü ve diğer ertelediği şeyler için onu alışverişe götürür. Soo-Jin bunları anlmasız bir evliliği kurtarma çabası olarak görmektedir ve kararından dönmeyeceğini hatırlatır. O akşam yemekte  Do-Hoon birden bire boşanma kağıtlarını imzaladığını söyler... Böylece yollarını ayırırlar.

 

 Editör Yorumu:

Diziye başlarken hayata ve insana dair bu denli ruha dokunan bir hikaye bulmayı beklememiştim. Kaç bölümde bilmiyorum ama iki gözüm iki çeşme ağladım. Çiftimiz çok tatlıydı. Onları biraraya getirmek mükemmel bir seçim olmuş.

 

10 Mart 2023 Cuma

Ms. Hammurabi (2018)

3/10/2023 10:16:00 ÖS 0 Comments

Zamanında yazsaydım şimdilerde uğraşmazdım dediğim bir diğer yapımla devam ediyorum. O yıl hatırlıyorum da yüksek lisans tezi ve neredeyse 11 saat devam eden iş süreci hayatımı felce uğratmıştı. Arada bir parça nefes alabilmek adına yaptığım tek şey dizi izlemekti. Başrollerde  Go Ara, Kim Myung Soo (L), Sung Dong Il, Ryu Deok Hwan ve Lee Elijah yer alıyor. Hukuk türündeki yapım bu kez savcıları ya da avukatları değil hakimlerin dünyasını anlatılıyor.

İşinde başarılı hakim Im Ba-Reun iş çıkışı tıklım tıklım haldeki metro ile eve dönerken lise yıllarında aşık olduğu Park Cha O Reum'u birkaç koltuk yanında oturduğunu fark edince önce hatıraların hücumuna uğrar sonrasında genç kadının tam da o anda ilan ettiği taciz olayına şahitlik eder. Güvenlik tarafından adam olay yerinden götürülürken mağdur teşekkürlerini sunar. Geçmişte hatırladığından oldukça farklı görünen genç kadın az öncekine benzer bir taciz olayını yaşadıktan sonra korku içinde titreyerek yaşadıklarını kendisine anlatmıştır. 

Park Cha O Reum gitmek için selam verirken gözlerini üzerine diker ve liseden bir arkadaşıma benziyorsun der. Kısa bir sohbetin ardından aynı yere gittiklerini hatta aynı birimde görev yaptıklarını fark ederler. Görünüşe göre genç kadın bölümlerinde görevlendirilen yeni hakimedir. Birlikte binaya girdiklerinde kıdemlisi olarak işleyiş ve süreci anlatır. Şefi konumundaki baş hakim Han Se Sang daha ilk gününde davalara yaklaşımı ve tavrıyla başlarını ağrıtacağını düşünmektedir.


8 Mart 2023 Çarşamba

When the Devil Calls Your Name (2019)

3/08/2023 02:48:00 ÖÖ 0 Comments

Jung Kyoung-Ho tarzı ve ses tonuyla Namkoong Min'i anımsatan sevdiğim aktörlerden biri. Life On Mars'taki oyunculuğu göz doldurunca yer aldığı diğer projeleri de tırtıklamaya karar vermiş bu yapımı da aynı sebeple izleme listeme eklemiştim. Aslında izlerken oldukça severek devam ettiğimi anımsıyorum ama yanılmıyorsam son beş bölümde nedensizce ara verdim ve bir daha da devam etmek gelmedi içimden. Yine de anıma denk gelir canım yeniden izlemek isterse diye arşivde tutmayı sürdürdüm. O süreçte neden bloga eklememişsem? Yayın tarihine bakarsam yüksek lisans tez yazımı, savunma jürisi ve yurtdışı seyahati hazırlıkları sürecine denk gelmişti herhalde. En azından şimdilerde yazmaya değer düşüncesiyle başlık açayım dedim.

Ha Rib (Jung Kyoung-Ho) son derece popüler bir sanatçı, yetenekli bir besteci ve dış görünüşüyle kadınların rüyalarını süsleyen kariyerinde zirve bir adamdır. Kimsenin bilmediği ise yaşlılıkla birlikte ölüm kapısını çaldığında tüm bunları elde etmek için ruhunu şeytana sattığıdır. Seo Dong-Cheon iken yeteneğini geri planda kalmış ne besteleri ne de kendisi hakettiği yere gelememiştir. Anlaşmanın geçerlilik süresi on yılla sınırlıdır ve hayatın ışıltısında kaybolup giderken zaman çabucak geçip gitmiştir. Sahip olduklarından vazgeçmek istemeyen Ha rip kontratı feshedebileceğini düşünür ve bunun arayışına girer. Fakat köşe bucak kaçtığı şeytan Mo Tae-Kang (Park Sung-Woong)'ı alt etmekse sandığı kadar kolay değildir. Dahası tüm bu elde ettiklerini bir başkasından alarak sahip olduğu gerçeğini öğrenince herşey kendisi için içinden çıkılmaz bir hal alır.

2 Mart 2023 Perşembe

The Third Charm (2018)

3/02/2023 12:42:00 ÖS 0 Comments

Yüksek lisans tez yazımı ve iş sürecinin devam ettiği 2017-2018-2019'un ilk yarısı bloga pek zaman ayıramıyordum. O ara anime bloğu da daha yoğundu. Ne ara izlemiştim bilmiyorum ama tanıtım yazısı eklemeyi düşünüp sonrasında unuttuklarımdandı. "The Third Charm" JTBS kablolu kanalının ekrana taşıdığı romantizm temalı bir yapım. Aldığı reytinglerin düşük olmasının bir sebebi de bu zaten. Konu şu şekilde: On Joon-Young (Seo Kang-Joon) ve Lee Young-Jae (Esom)'nın 20 ile 32 yaşları arasında  yaptıkları tercihler sonrası yaşamlarının farklı yönlere evrilmesi ve bu doğrultuda üç ayrı dönem yeşeren aşklarını anlatıyor. Evet yanlış duymadınız  üç ayrı dönem. Hikaye klasik aşk öykülerinden biraz farklı. Hatta ben de pek yapmadığım üzere bu tanıtımda dizideki tüm hikayeyi anlatacağım. Bana göre oldukça sıradışı bir işleyiş seçilmiş çünkü. Bu nedenle ayrıntıları öğrenmek istemiyorsanız yazının aşağıdaki paragraftan sonrasını okumayın.


Diş telleri ve gözlüğüyle tam bir ders kolik görünümündeki On Joon-Young (Seo Kang-Joon) üniversite hazırlık sürecinde dirsek çürütmüş kimya bölümüne kapağı atmıştır. Arkdaşlaşlarının da ısrarıyla kör randevuya çıkmaya karar verir. Lee Young-Jae (Esom) lisede aynı sıraları paylaştığı arkadaşları üniversiteye devam ederken güzllik alanında kariyer yapmaya karar verip eğitim hayatına nokta koymuştur. Evlenme hazırlığındaki abisiyle ve güzeller güzeli nişanlısıyla yakın bir ilişkisi vardır. İkisi adına mutludur. Eski arkadaşlarıyla yeniden biraraya geldiklerinde özellikle grubun  kibirli güzeli artık haddini bilmesi gerektiğini söyleyip arkasından atıp tutacak kadar iki yüzlüdür. Tüm bunlardan habersiz diğer ikisinin (açıkta kalan tek kişi için tercih edildiğinden habersiz) kör randevu teklifini kabul eder. Bu arada buluşma gerçekleşir ve masadakiler tercihlerini yapıp ikili şekilde randevuya devam eder. Eşitliği bozup dışarda kalan yedinci kişi On Joon-Youn şansına çıkacak kişiyi beklemeye koyulur. Saatler geçerken test kitaplarına gömülür. Daha önce metrodaki taciz olayında karakolda tanıştıklarını hatırlamakta gecikmezler. O tuhaf olayı görmezden gelip çıkmaya karar verirler. İkisi de hiç beklemedikleri biçimde günün kalanından keyif alır. Böylece görüşmeyi sürdürürler. Ancak işler üniveriste kaynaşma yemeğine gittiklerinde bozulur. Kolej öğrencisi olmadığı ortaya çıkan ve üstüne üstlük lanet eski arkadaşı tarafından herkesin ortasında küçük düşen Lee Young-Jae öfkesini delikanlıdan çıkarıp bir sürü laf söyledikten sonra onu terk eder. Delikanlı günlerce depresyon halinde yaşamını devam ettirmeye çalışır. Oysa o gün kızın hayatının en acı günlerinden birini yaşadığından habersizdir. Üniversite arası askerlik ve mezuniyet birbirini izler. On Joon-Young korku ve heyecan içeren şeylere gelemeyişine takılan Lee Young-Ja'yi yalancı çıkarma istercesine polis akademisi sınavlarına girer ve başarılı olur.
 
Yılbaşı eğlencelerinin devam ettiği akşam bir kulube yönelik gerçekleştirilen baskın ikiliyi biraraya getirir. Lee Young-Ja genç adamın seçtiği meslekten, gözlüksüz ve telsiz dişleriyle gayet hoş görünürken şaşkındır. Ayrıca sanki aralarında kırgınlık yaşanmamış gibi gayet dostane davranır. On Joon-Youn ise buna bütünüyle içerler ve sebebini söylemesini ister. Beklediği açıklamayı ondan değil kısa süre sonra artık tekerlekli sandalyeye mahkum yaşayan abisi  Lee Soo-Jae ile tanışınca alır. Aslında ayrıldıkları gün neler olduğunu farkına varır. Böylece herşey netlik kazanır. Yeniden biraraya gelirler. On Joon-Youn altın günlerini yaşamaktadır. Çalıştığı güzellik merkezi kadar kendisi de kariyerinin zirvesindedir. Eski kıskanç okul arkadaşı kadraja girene kadar herşey yolundadır. Şimdilerde yeteneği olmasa da oldukça ünlü bir oyuncu olan kadın eskisi gibi tam bir pisliktir. Hatta alalen yaptığı işi ve onu aşağılamaktan kaçınmaz. Ancak bu kez On Joon-Youn'da sessiz kalacak değildir. Ortamı yatıştıran ünlü cerrah Choi Ho-Chu (Min Wook Hyuk)'dur. O, aynı zamanda bir şekilde çiftimiz arasında süregelen yanlış anlaşılmaların fitilini ateşler. Birbirini duyduklar güven zedelenir. İlişkilerinin sarılması sonrası ikinci kez yolları ayrılır.

 
Emniyetteki işinden istifa eden On Joon-Young Avrupa'da uzun süre seyahate çıkıp yeni bir kariyer seçimi yapar. Latin mutfağında ustalaşırken şubeden bir iş arkadaşı ile giderek yakınlaşır. Yeniden evine döndğünde kızkardeşi sayesinde dünyalar güzeli bir kız yeğeni olmuştur. Ufak bir restoran açar. Bu arada artık sektörde isim yapmış başarılı bir senaryo yazarı olan Lee Soo-Jae ile görüşmeyi sürdürür. Yaşamındaki gelişmeleri aktarır. Kısa süre önce kız arkadaşına nişan yüzüğü vermiştir ve düğün çok uzakta değil gibidir. Bir akşam rezervasyon için masa hazırlayan Joon Yong, Lee Young-Ja ve Choi Ho-Chu'ı ağırlayacağından habersizdir. Ortam haliyle bir parça tuhaftır. Choi Ho-Chu uzun süredir görüşmedikleri için konuşmak isteyebileceklerini söyleyince Joon Young buna gerek olmadığını belirtip teklifi reddeder.  Gerçekte mekandan arabalarına yürürken hayatları büyük bir acıyla sınanmış yorgun bir çiftirler. Mutlulukları kızlarının ölümüyle gölgelenmiş, olaydan kendisini sorumlu tutan Lee Young-Jae adeta enkaza dönmüştür. Aslında bu ikisinin evliliklerini noktaladıkları son yemektir.

 
Dizinin yan hikayelerinden biri esas kızın abisi Lee Soo-Jae. Anladığım kadarıyla kaza değil bir çeşit hastalık sonrası tekerleki sandalye ile yaşamını sürdürmek zorunda kalır. ailesi ve çevresi tarafından sürekli çok sevdiği nişanlısınıbırakması yönünde yaptıkları telkinlere karşın da O'nu terk etmeyi düşünmez. Ancak adam sonuçta kızın geleceğini de düşünerek kasıtlı biçimde çekilmez birine dönüşür ve sözleriyle onu incitir. Günün birinde yine karşılaşırlar. Genç kadın artık beraberinde bebek arabasında bir ufaklık ve birkaç dakika sonra yanına gelen kocasıyla birliktedir. (Bu sahne içime oturdu resmen.) Uzaktan olanlara şahitlik eden Baek Joo-Ran da tıpkı biz izleyiciler gibi adamın onlara bakışındaki o ifadede bitti. (İlerleyen bölümlerde kanser olup kendi mücadelesini verdi) Sonunda evlendiklerini görmek güzeldi.


Editörden Notlar:
 
- Min Wook Hyuk, KBS World'deki İmmortal Songs programından tanıdığım bir müzikal oyuncusu. Sesi  ve sahne performası muhteşemdir. Bu senaryo için sönük kalmıştı bana göre.

- Kadın başrol oyuncu Esom yanlış bir tercih olmuş. Konuya rağmen ikilinin aralarında kimya yakaladığımı söylemem zor.
 

1 Mart 2023 Çarşamba

When the Weather is Fine (2020)

3/01/2023 11:47:00 ÖS 0 Comments

Hye-Won (Park Min-Young) tatsız bir olay sonrası müzik öğretmenliğini bırakıp, yıllar sonra ailesinin memleketine, aynı zamanda kendisinin de liseyi devam ettiği yere döner. Gelişi kaçınılmaz biçimde derinlere gömdüğü acı hatıraları su yüzüne çıkarır. Yaşadıkları travmatik olay sonrası zaten birbirine pek de yakın olmayan ebveyn çocuk ilişkisi parçalamış, güvenip sırrını paylaştığı Kim Bo-Young sözünü tutmamış, ardından hakkında yayılan söylemler sonrası normal hissedebileceği tek yer olan okulu da onun için katlanılmaz hale gelmiştir. Neden geri geldiği ise herkes için muammadır. Kalmak için gittiği eski evi her ne kadar hiç müşterisi olmasa da teyzesi tarafından şimdilerde konuk evi olarak işletilmektedir. Ne hasret dolu bir kucaklama ne de sıcak bir hoşgeldin cümlesiyle karşılanır. Gece çöktüğünde dışarıyı izlemek için çıkar. Yoldan bisikletle geçen bir zamanlar aynı sınıfta okuduğu Lim Eun-Seob'la selamlaşır. Az ilerdeki tarlada gelişi güzel serpiştirilmiş marşmelova benzettiği şeylerin ne olduğunu sorar. Genç adam için o an dejavu gibidir. Aslında yıllar önce aynı kişi tam olarak aynı cümleleri aynı şekilde yöneltmiştir kendisine. Balya der kısaca...

Ertesi gün erken saatte uyanır. Malzeme ödünç almak için uğrayan Lim Eun-Seob ile yine karşılaşır. Bu kez ne kadar kalacağını sorduğunda verdiği "bahara kadar" cevabına şaşırmış gibidir. Arabasını ödünç alıp şehire iner ve evde bir takım düzenlemeler ve tadilat yapabilmek üzere malzemeler satın alır. Elinden geldiğince mekanın bozuk kısımlarına el atar. Son olarak binanın ön tarafını boyamaya koyulur. Teyzesinin yağmur yağacağını söylemesi biraz keyfini kaçırsa da işi sürdürür. Ancak ne yazık ki tam da  dediği gibi olur. Boyaların aktığını görünce canı sıkılır. İçeri girmek ister ama kapıyı bir türlü açamaz. Mekana en yakın yer şu anda ışıkları yanan Lim Eun-Seob'ın işlettiği İyi Geceler Kitapevidir. Genç kadın sağnağa dönüşen hava yüzünden mecburan oraya yönelir. Delikanlı saçını kurulması için havlu, içmesi için kahve ikram eder. Pek konuşkan değildir. Kitaplar hakkında sorduğu sorulara kısa ynıtlar verir.  O sırada çalan telefon lise buluşması için kendisini aramaktadır.

Toplantıya katılmak için beraber otobüsle merkeze giderler. 8-10 kişinin oluşturduğu masaya dahil olurlar. Sohbetin içeriği geçmiş ve herkesin başında kavakyellerinin estiği dönemler olunca ilanı aşklara, kimin kimden hoşlandığına gelince şimdilerde belediye bünyesinde memur olan Lee Jang-Woo, Lim Eun-Seob'u sıkıştırır. Genç adam sonunda Hye-Won der ve masadakiler arasında haliyle ufak bir şok ve sessizlik yaşanır. Gece noktalandığında ve herkes evine dağıldığında evine dönen Hye-Won itirafı anımsayıp gülümserken odasında açıklamasının utancını yaşayan Lim Eun-Seob'un gözünden ikisinin karşılaşmaları bir kez daha ekrana yansır. Her yılbaşı birkaçgünlük ziyaretini bekleyen, kışın gelişine, yaprakları döken ağacın dallarının arasından yaşadığı evi görebildiği için sevinen bir adamdır. Kız hala kalbinde taşıdığı aşktır.

Editör Yorumu:

Bazen dizilerdeki anlatım, çevrenin ekrana yansıma şekli ve akıştaki durağanlık ruhunuza iyi geliyor. Sakinleşiyor ve hayat karmaşasından, iş kaygılarından ya da üzerinize uzun süre boyunca çöken keder hissinden sıyrılıp ruhunzu dinlendirebiliyorsunuz. Sanırım bu yapım da bana tam olarak bunları hissettirdi.

On the Verge of Insanity (2021)

3/01/2023 12:12:00 ÖÖ 0 Comments

On the Verge of Insanity bir şirketin teknoloji birimlerindeki eski çalışanlarına karşı yeni çağın fikirlerine kapalı olduklarından yola çıkan ve onların deneyimlerini küçümseyip görmezden gelerek kabullenmekte zorlanan astları ile değişen zamana ve teknolojiye ayak uydurmaya çalışan üst ilişkisindeki insanların yaşadıkları çatışmayı gözler önüne seren hoş bir drama.

Choi Ban-Seok (Jung Jae-Young) Hanmyung eketronik şirketinde proje geliştirme uzmanı olarak çalışan deneyimli bir mühendistir. Sakin kanlı ve işini ciddiyetle yapan biridir. 22 yıllık iş hayatını geride bırakırken firma karşılaştığı mali krizi işten çıkarmalar yaparak çözmeye yoluna gider. Süreci yürütmekle görevli Dang Ja-Young profesyonelce idare etse de elbette insanları ekmeğinden eden konumunda olmanın hoş bir tarafı yoktur. Choi Ban-Seok da eninde sonunda bu dalgaya kapılacağının farkındadır ve kendisine yapılan bölüm değiştirme teklifini kabul eder. Şimdilerde akıllı süpürge konusunda çalışma yürüten proje geliştirme ve arge birimine dahil olur.

Varlığı başta ekip lideri Han Se-Kwon başta olmak üzere genç mühendisler için tam bir muammadır. Nihayetinde deneme çalışmalarında sensör değişimini önerirken fikrini alayla karışık "nezaket icabı"değerlendirir. Tabii sonuç olumlu olur. Han Se-Kwon beraberindeki genç ekip arkadaşlarının adama yönelik takdir dolu cümlelerini duymaktan hoşnut değildir. Sonrasında proje üst yönetime sergilenirken sorun yaşanır. Bunu göz önüne alarak yetkisi dahilinde Choi Ban-Seok'u biriminden insan kaynaklarına geçirmek suretiyle ekibinden kovar. Aslında Choi Ban-Seok da test sürecinde basit saydığı ihtimali göremeyen takım liderini çok da yetenekli bulmamıştır ve bunu iş arkadaşına söylerken Han Se-Kwon şans eseri kulak misafiri olmuştur. Bu da kin gütmesi için yeterlidir. Tam da aynı gün insan kaynaklarının idaresine atanan Dang Ja-Young kendisine yönlendirilen personelden yana benzer duygular içindedir. O da insan kaynakları deneyimi olmayan Choi Ban-Seok'ın ofisi için dert olacağı düşüncesindedir. Üstüne üstlük değişikliğin mimarı Han Se-Kwon olunca daha da sinirlenir. Adam eski kocasıdır.

Sonrasında Choi Ban-Seo tamamen tesadüfen kendisinden kurtulmak için ön gösterimde eski sensörün kullandığını ve bu bahaneyle işten çıkarıldığını fark edince haliye Han Se-Kwon'nın yakasına yapışır. Olay bir üst makama taşınır. Ancak sözleri şüpheyle karşılanır. Neticede bu adamın aynı zamanda kendi projesini baltalaması anlamına gelmektedir. Kuytu bir köşede eski eşini sorgulayan Dang Ja-Young durumun tam da göründüğü gibi olduğunu anlar. Birimine transferi sonrası aradıkları nitelikleri sıralayıp bu yetkinlikleri taşımadığını belirtir. Ancak Choi Ban-Seok için de bir çıkış noktası yoktur. Bu saaten sonra büyüttüğü çocuğu varken iş değiştirecek lükse sahip değildir. Bölüm ya da iş değişikliği önerisini kabul etmez. Öte yandan özellikle deneyimli personelin görevden alınmasıının bir süre askıya alınması istenmiştir. Bu nedenle Dang Ja-Youn'nın şimdilik O'nu ekibinde tutmaktan başka seçeneği yoktur.


27 Şubat 2023 Pazartesi

My Country: The New Age (2019)

2/27/2023 09:57:00 ÖS 0 Comments

Arşivde varlığını unuttuğum bir seri ile yine blogdayım. Şu ara Woo Do-Hwan'ın yer aldığı yeni bir dizi yok mu diye aklıma düşünce dizi ve flimografisine göz attım. Bölümleri indirmek için linkleri taradıktan sonra fark ettim ki zaten bende varmış. Böylece izleme listesinde yerini aldı. Aslında başrolde yer alan ilk isim Yang Se Jong'ı Duel'den hatırlıyorum. Orada hayat verdiği karakteri de sevmiştim. Dolayısıyla yapıma bir değil iki yakışıklı dahil olmuşken seyir zevki de bir o kadar artıyor. Haksız mıyım? Gelelim hikayesine:

Nam Seon-Ho (Woo Do-Hwan) düşük seviye annesine rağmen soylu sınıftan babasının himayesnide büyümüş bunun getirdiği avantajlar zorlukları aşmasını sğlamıştır. Ancak bir noktada yarı kanı hep gölge gibi peşindedir. En yakın arkadaşı Seo Hwi (Yang Se Jong) ile daha çok kardeş gbidirler. Seo Hwi tüm hayatını sıkıntılı zamanlarda nöbetler geçiren kızkardeşinin derdine çare bulmaya adamıştır. Ülkenin saygın kılıç ustası olarak kabul edilen babası ihanetle suçlanmış (susuz kazanda kaynatılma cezası verilmiş!!!) sadece intihar etmesi halinde çocukları ölümden kurtulacağı seçeneği kendine sunulunca onların gözü önünde bunu gerçekleştirip canına kıymıştır.  Seo Yeon'nın hastalığı da bundan sonra ortaya çıkmıştır. İki genç adamın en büyük hayali daha saygın konum elde edebilecekleri orduya katılmak üzere yetenekli askerlerin seçildiği turnuvaya gidebilmektir. 

Ok atma, kılıç ve dövüş yeteneklerini birbirleriyle mücadele ederek test eden iki genç sonrasında kendilerini gölde serinletir ve eve dönmek üzere yola koyulurlar. Bu sırada huhafızlar şehirde duyuru panosuna da çizim resmi asılan bir isyancıyı aramaktadır. Hikayemizin kadın karakteri Han Hui-Jae ailesini küçük yaşta kaybetmiş, annesi gözlerinin önünde öldürülmüştür. Kendisi de aynı kaderi paylaşmak üzere iken kılıç ustası  Seo-Geom sayesinde hayatta kalabilmiştir. Şimdilerde ülkenin gidişatını eleştiren karanlık bir kişilik olarak arananlar listesindedir. Erkek kılığında dolaşırken Seo Hwi ve Nam Seon-Ho ile karşılaşır. İki delikanlı kaçarken kendisine yardım eder. Yaşanan hengame sonrası onları götürdüğü yer yaşadığı Giaseng Evi'dir. Bu arada halen takip edilmektedirler ve güvende değildirler. Seo Hwi üzerini değiştirirken fark eder ki yan odada aynı şeyi yapan kaçak aslında bir kadındır. Baş muhafız Park Chi-Do beraberindekilerle binayı ararken çilingir sofrasında gönül eğlendiren bir soylu görünümündedir. Adamın gözleri üzerindeyken Nam Seon-Ho adının üstünlüğünü kullanıp sürecin bitmesini sağlar.

Soju eşliğinde gece devam eder. Ama kızımız birini zaten soylu olduğu ötekini de iki çuval pirinç kazanmaktan öte gitmeyen idalleri yüzünden defterden silmiştir. Sonraki gün Seo Hwi kızkardeşi Seo Yeon ile yaklaşan festival dolayısıyla açılan panayırı dolaşmak için çıkmıştır. Nam Seon-Ho'ın gelişiyle utanıp sıkılan kız ikisinin de fark ettiği üzere ona aşıktır. O güne özel yapabildiği ölçüde sülenip püslenmiştir. Nam Seon-Ho'da güzelliğine iltifat ederken tam bir centilmendir. Gezintileri  devam ederken Han Hui-Jae ile karşılaşırlar. Gün dördü için mükemmeldir. Öte yandan kaderin ne yazık ki kendilerini hiç beklemedikleri biçimde yol ayrımına sürükleyeceğinden habersizdirler.


 

25 Şubat 2023 Cumartesi

Signal (2016)

2/25/2023 02:57:00 ÖÖ 0 Comments

Bölüm Sayısı:16

Yayın Kanalı: tvN

Yapım Yılı: 2016

Tür: Gizem Gerilim, Polisiye, Dedektiflik


Şu günlerde bu yapımı gündeme alma nedenim tanıtımını daha önce yaptığımı hatırlasam da blog yazı arşivimde bulamayışım. Ancak üzerinden hayli zaman geçince hafızamda çok az ayrıntı kalmış. Haliyle tekrar izleme listeme ekledim. Senaryoyu o zaman beğenmiştim. Bu nedenle arşivde tutmuşum zaten. Konu şu şekilde başlıyor:

Hae Young (Lee Je-Hoon) çocukken yağmurlu bir günde okul çıkışı sınıf arkadaşı Yoon-Jung'un alındığını görmüş ertesi gün kızın fidye istemiyle kaçırıldığı haberleri duyulmuştur. Ancak o kesinlikle fark etmiştir ki herkesin sandığının aksine onu götüren kişi bir kadındır. Bunu anlatmak için karakola girmiş ama kimse onu dikkate almamıştır. Aramalar sonuçsuz kalır. Yıllar birbirini izler. Şimdilerde Hae Young (Lee Je-Hoon) suç profili uzmanı ve teğmen rütbesinde bir polistir. Haber peşindeki bir gazeteciyle bilgi paylaşımında bulunurken deneyimli dedektif Soo-Hyun (Kim Hye-Soo) tarafından izlendiğinden habersizdir. Kadın polis olduğunu bilmeksizin yasadışı takiple suçlayıp kendisini tutuklar.

Mazereti yeterli bulunup salıverilmeden önce götürüldüğü şube tam da çocukken ihbarda bulunmak için gittiği karakoldur. Ayrılırken süresi geçen ve imha için ayrılan eski delil ve eşyaların toplandığı kamyonun yanından geçer. Tam da o anda poşetlerin içinde bir telsizden cızırtısı duyar. Eline alıp konuşur. Adının Dedektive Jae-Han (Cho Jin-Woong) olduğunu söyleyen adam yıllar önceki Yoon-Jung'un kaçırılma olayından bahsetmektedir. Ancak kaçırılma olayı çok tazeymiş ve arama süreci halen devam ediyor gibi konuşmaktadır. Konuşma aniden kesilince ertesi gün tamir için verdiği kişi cihazın bozuk ve içinde pil olmadığını söyleyip onu şaşkına çevirir. Akşamında ise dünün aynı saatinde cızırtı bir kez daha yükselir...
 

Diziye Dair Editörden Notlar:

Not:
Dizide konusu geçen olaylardan birine gerçek bir hikaye esin kaynağı olmuş. 1986-1991 yılları arasında Gyeonggi'de yaşları 13 ile 71 arasında değişen ve tecavüz edilip öldürülen 10 kadının yer aldığı "Hwaseong Seri Katil Dosyası" ülke tarihini sarsmış en büyük davalardan biri. 300 şüpheli ye ve görev alan 300 bin polise rağmen bir kişi bile suçlu bulunamamış ve dava sonuçlanamamış.

Konu ayrıca diğer üç Kore yapımı Tunnel (2017), Gabdong: The Serial Killer (2014), Sinema Filmi Memories of Murder (2003)'da da işlenmiş.
 
2026'da The Second Signal  adıyla tvN kanalında ikinci sezonun yayınlanacağı duyuruldu. 
 
 

Through the Darkness Ost Şarkı Sözlerinin Hangıl'dan Türkçe Transkripsiyonu

2/25/2023 02:46:00 ÖÖ 0 Comments

Şarkı Adı: 킬리만자로의 표범 (The Leopard of Killimanjaro) 

Yer Aldığı Albüm: 악의 마음을 읽는 자들 (Through the Darkness Ost) 

Şarkıyı Söyleyen: 4Men (Korean: 포맨)


[Intro: Hanbin]
Ooh, ooh-ooh-ooh-ooh
Ooh, ooh-ooh-ooh-ooh
Ooh, ooh-ooh-ooh-ooh-ooh-ooh

-------------------------

[Verse 1: Haeun]


바람처럼 왔다가 이슬처럼 갈 순 없잖아

Paramçorom watdaga isulçorom galsun obcana

내가 산 흔적일랑 남겨둬야지

Nega san hınjog-illang namgyodvoyaci

한줄기 연기처럼 가뭇없이 사라져도

Hanculgi yongiçorom gamutobşi saracodo

빛나는 불꽃으로 타올라야지

Pinnanın bulkkoçulo taollayaci


-----------------------------


[Verse 2: Yosep]


묻지 마라 왜냐고 왜 그렇게 높은 곳까지

 Muncimara wyenyago wegurego nopın gokkaci

오르려 애쓰는지 묻지를 마라

Orıryo essunnınci mudcirıl mara

고독한 남자의 불타는 영혼을

Godoghan namcaye bultanun yonghonıl

아는 이 없으면 또 어떠리

Anın i obsımyonto ottoli

-------------------------


[Verse 3: Hanbin]


사랑이 외로운 건 운명을 걸기 때문이지

Sarangi verugon unmyongıl golgi temunici

모든 것을 거니까 외로운 거야

Modın gosıl gonikka (vh)olungoya

사랑도 이상도 모두를 요구하는 것

Sarangdo isangdo modurıl yoguhanın gos

모두를 건다는 건 외로운 거야

Modurıl gon(t)danın gon (vh)olungoya

------------------


[Verse 4: Yosep]


사랑이란 이별이 보이는 가슴 아픈 정열

Sarangiran ibyori boinın gasım apın çongyol

정열의 마지막엔 무엇이 있나

Çong-yori macimagın muoşi inna

모두를 잃어도 사랑은 후회 않는 것

Modurıl irhodo sarangın huhoanhnın gos

그래야 사랑했다 할 수 있겠지

Kureya saranghetta har su itgetci

-----------------


[Verse 5: Haeun]


구름인가 눈인가 저 높은 곳 킬리만자로

Kurim inga nuninga co nopın got killimanjaro

오늘도 나는 가리 배낭을 메고

Onıldo nanın gali benang-ıl mego

산에서 만나는 고독과 악수하며

San-eso mannanın kodoggwa haksuhamyo

그대로 산이 된들 또 어떠리

Kıdryo san-i donıd to ottıri

--------------------

[Outro: Hanbin]
La, la-la-la-la, la-la
La, la-la-la-la
La-la-la-la-la-la-l
La-la, la-la
La-la
La-la-la-la-la-la-la-la-la-la-la-la
La-la-la-la-la-la-la-la
La-la, la-la
La-la
La-la-la-la-la-la-la-la-la-la-la-la 

 

Hatırlatma: Şarkının Türkçe anlamı daha sonra eklenecek...


Not: Şarkının internette mevcut iki versiyonuna daha denk geldim. Cho Yong Pi ve JK Kim Dong Uk (JK김동욱). Onlarınkinde aralarda şiir kısımları da yer alıyor. Dolayısıyla paylaşılan şarkı sözleri de buradakinden fazla. Ben 4Men (Korean: 포맨) versiyonu için şarkıyı dinleyerek söylenmeyen sözleri  çıkarıp yeniden düzenledim.

Through the Darkness Dizi Tanıtımı İçin Tıklayınız

24 Şubat 2023 Cuma

Chimera (2021)

2/24/2023 11:19:00 ÖS 0 Comments

Arşivde kalmış ve izleme listemde olmasına rağmen unuttuğum bir seri Chimera. 16 bölümlük ve OCN'de ekrana gelmiş. Başrollerde dedektif  Cha Jae-Hwan rolünde Park Hae-Soo, beyin cerrahı Lee Joong-Yeop rolünde Lee Hee-Jun, FBI mensubu ve suç profili uzmanı Eugene Haddaway rolünde Soo Hyun, gazeteci Kim Hyo-Kyung rolünde Cha Joo-Young yer alıyor. 
 
80'li yılların kaotik siyasi ortamında ülkede geride efsanevi mitolojik yaratık Chimera simgesi olan sigara çakmağı bırakan bir katilin kurbanlarını havaya uçurarak öldürmesi ülkede derin bir korku yaratmıştır. Ancak ne kadar uğraşırsa uğraşsın polis olaylarla ilgili net sonuca ulaşamaz. Aynı süreçte cinayet şüphelisi sorguda hayatını kaybeder. Buna neden olan üç kişi ise kefaret ödemek yerine yüzsüzce hiç birşey olmamış gibi hayatlarına devam ederler.
 
 
35 yıl sonra Chimera bir kez daha ortaya çıkar Hedefindeki kurbanlar geçmişte soruşturmaya bir şekilde dahil olan kimselerdir. Cinayetlerde katilin izlediği kan donduran yöntemleri çözmek bile sanıldığı kadar kolay değildir. Evlat edinildikten sonra İngiltere'de yaşayan ve yıllar sonra ülkesine dönen Lee Joong-Yeop, prestijli bir sağlık kuruluşunda beyin cerrahlığı yapmaktadır. Yeniden ülke gündemine taşınan Chimera Davası'nı soruşturan polis dedektifi Cha Jae-Hwan ile FBI ajanı ve suç profili uzmanı Eugene Hatawey'in bir numaralı şüphelisi olur. 
 
Notlar:
 
- Seri için düşünülen ilk isim Chimera değil Chemistry yani Kimya'dır

6 Şubat 2023 Pazartesi

Kahramanmaraş'ı Vuran 2 Deprem Sonrası Ülkem Türkiye Yasta... Yüreğimiz Enkaz Altında

2/06/2023 05:18:00 ÖÖ 0 Comments
 

Üç yıllık pandemi esareti sonrası Cumhuriyetin 100. yılına merhaba diyeceğimiz, yeni güzel bir başlangıçların filizleneceğine vesile olmasını umduğum seçim süreci için gün sayacağz derken Maraş'da meydana gelen iki depremin acısı ciğerimizi yaktı kavurdu. 99'un hatıraları halen hafızlardayken 20 yılın ardından hala çürük binaları, önüne gelenin inşaat yapabilir olmasını, denetim yoksunluğunu, bu sürecin içindekilerin hesap vermeyişini gördük yine. Acaba bu ülke insanının nasıl bir mayası var ki  değişmiyor ve aynı hataları yapıp üzerine Allah'ın takdiri hikayesini yutuyoruz. Kadercilikte üstümüze yok zaten. Kimse dönüp bu işte insan hatası yok mu varsa niye hesap sorulmuyor ya da bunlar en başından engellenmiyor demiyor? Yok efendim kenstsel dönüşüme karşı çıkılmış? Siz çıkıp anlattınız mı? Ayrıca Herşeyin pahalılık anlamında son on yılda geldiği noktaya bakarsak insanlar herhalde düzgünce anlatılsa riskler söylense ve makul şartlar sunulsaydı zaten o projeleri kabul ederdi.  Kimse malını canından öte saymaz.

 
Bu haberleri yendiden mi duyacaktık. 1999'daki Marmara Depremi'nin acısını gayet net hatırlayan ben, Show haberin sunucusu Dilara Gönder'in haklı isyanını paylaşıyorum. Kimse bize kader, takdiri ilahi zırvası yapmasın. Deprem uzmanları bölge için uyarıp duruyor, bağırıyordu. Kulakları tıkadı yetkililer. Bu ülkede 1999'dan beri toplanan deprem paraları nereye harcandı? Deprem yönetmelikleri süs için mi hazırlanıyor? Denetimler neden düzgün yapılmıyor ve usuülsüzlüğe göz yumuluyor? Niye marifetmiş gibi çok katlı bina dikip duruyoruz? Yapı, imar, inşaat katliamları neden hala bize aynı acıları yaşatıyor? 
 
Dingonun ahırıyız mübarek! Rant kavgası, imar affı diye diye ömrünüz göcük altında mı sona erecek? Bu ülke neden ahlak yoksunu insanlar ve onların nesilleriyle yola devam ediyor? Önünüze torpille iş imkanı çıksın. Helal kazanç mı olacak o aldığınız para diyorsunuz. Karşınızdaki keriz misin oğlum / kızım sen diyor? Ahlak sahibi olmak suç işlemek gibi! Kimse kusura bakmasın geçmiş iktidarlarda aynı şimdikiler de!!! Herkes kendini, yedi ceddini zengin etme derdinde! Son sözüm o yıkılan binaları üç beş kuruş daha fazla kazanç için birilerine mezar olsun diye yapanlara! Yatacak yeriniz olmasın!!! Toprak bile kabul etmesin sizi!!!
 

Yazacak o kadar şey var ki sayfalar yetmez. Yazsam ölmüş kızının elini tutan şu babanın acısı hafifler mi? Kendi elleriyle kazıp mezara koyduğu ciğerparesi geri gelir mi?  Hatay’da göçük altında kalan 9 aylık yeğeni enkazdan çıkarılsın diye kolunun kesilmesini kabul eden, sonrasında bebek kurtarılırken kaldırıldığı hastanede can veren Cuma isimli bir insanımızın fedakarlığı karşısında ne denir? Acı ve öfke günlerce yüreğimi sıkıştırırken yemek yemek, yatağımda uyumak suç işlemek gibiydi. Kusura bakmayın ama bunca yaşananlara rağmen yine hangi sırtı kalın sorumlular bu işten paçayı sıyıracak diye sormadan edemiyorum. Biz bu filmi 1999 Gölcük Depreminde'de izlemiştik çünkü.
 

Her Yıl Özlemle Beklediğim Kar Hiç Bu Kadar Soğuk Ve Yabancı Gelmemişti....
Bu defa Kartopu Oynarken Üşüyen Ellerim Yerine, İçimdeki İnsanlığım, Ruhum Üşüyor...
Enkazda Kalan Vicdanım Üşüyor...
 
Acı büyük. İlk 36 saat Hatay'a, Adıyaman'a gidemedik bile!!! Köylere ulaşamadık!!! İnsanlar karın devam ettiği o kış günü enkaz altında yardım çığlıklarını cevap alamadı ve can verdi 😢 Oysa insanların hayata tutunduğu o ilk 36 saat kurtarmanın da en kritik zaman dilimiydi. (Sözüm ona Türkiye Yüzyılıydık!) Yönetim en azından 4. Derece Afet durumu alarmı verip dış yardımlara kapısını açabildi. Dünya çığlıklarımıza duyarsız kalmadı. Ülkeler arama kurtarma timleri ve yardım malzemesi yollamaya başladı neyseki. 45 bin canımızı toprağa verdik. Günler süren kurtarma sonrası, binlercesi uzuvlarını kaybedip sakat kalan, 100 binden fazla yaralımız var. Yanıdık ama ne çare?

Normalde blogda hiç siyaset yazmam. Ama ülkenin hali artık iyice çığırından çıkmış halde ve ben fotosentez yapan bitki değilim. Yaşananlara sanki hiç birşey yokmuş gibi kayıtsız kalmak da zor. Geleceğe dair kaygılarım büyüdükçe büyüyor. 1999 yılı benim açımdan eve bilgisayar ve internetin ilk kez eve girdiği ülkem açısındansa en derin acılardan birinin, 17 Ağustos Gölcük / Marmara Depremi'nin, o büyük kabuslarından birini yaşandığı yıldı. Aradan 20 yılı aşkın zaman geçse de depreme müdahale ve daha birçok konuda o zamanın hükümetlerine laf eden şimdinin Cumhurbaşkanı Maraş Depremi'ni asrın felaketi diye adlandırıp beceriksizliğini örtbas etmeye çalıştı. Her zaman ki gibi uyuyan bir kesim bu masallara da inandı. Oysaki aslında tamamen aynı beceriksizliği gösterdiği düşünülürse bu kadar caka satabilecek yüzü olması da ilginçtir. Ben bir yakınımı kaybetmedim ama 99 yılını sevmem. Çünkü ekranlara yansıyan izlediğim herşey fazlasıyla travmatik ve keder vericiydi. (Birde bunu kayıpları olanlardan dinleyin!) Bu nedenle 22 yıl sonra bir arpa boyu ilerleyememiş olmamıza duyduğum öfke haliyle çok büyük. Eğer deprem olmasa emin olun Kanal İstanbul muhabbetlerini dinliyor olurduk muhtemelen. Neyse ki o saçmalığa ara verdiler. Malum kapıda bir İstanbul Depremi gerçeği var ve geri sayım süreci hızlandı maalesef'. Hazır mıyız peki? Yine maalesef!
 

ABD, Almanya, Arjantin, Arnavutluk, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, BAE, Bangladeş, Belarus, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Bulgaristan, Cezayir, Çekya, Çin, El Salvador, Ermenistan, Estonya, Filistin, Finlandiya, Fransa, Güney Amerika, Güney Kore, Gürcistan, Hırvatistan, Hindistan, Hollanda, Hong Kong, Irak, İran, İspanya, İsrail, İsveç, İsviçre, İtalya, Japonya, Karadağ, Katar, Kazakistan, Kırgızistan, KKTC, Kosova, Kuveyt, Libya, Litvanya, Lübnan, Macaristan, Malezya, Malta, Meksika, Moğolistan, Moldova, Özbekistan, Pakistan, Polonya, Portekiz, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Suudi Arabistan, Tacikistan, Tayvan, Tunus, Türkmenistan, Ukrayna, Ürdün, Venezuela ve Yunanistan bize nefes oldu. (Kaynak NTV Haber
 
 
Blog kore dizilerine dair olunca deprem sonrası koreli ünlülerin yaşadıklarımıza yaklaşımını merak ettim. Üzülerek söylemeliyim ki beklediğimden çok azından ses vardı. İşte onlardan bazıları ve yaptıkları bağışları öğrenmek isterseniz şu haberlere göz atabilirsiniz.


 
 
 
Ayrıca Korezin'de de benzer haberler mevcut
 

4 Şubat 2023 Cumartesi

Empress Myeongseong (The Lost Empire) Ost Şarkı Sözleri - Hangıl'dan Türkçe Transkripsiyon ve Çevirileri

2/04/2023 03:03:00 ÖÖ 0 Comments

Dizi / Drama Ost Albüm: Empress Myeongseong (Myung Sung) / The Lost Empire Ost Albümü

Şarkı Adı:  If I leave  / 나가거든 / 

Türkçesi: Eğer Gidersem

Şarkıyı Söyleyen: 

Version 1: Jo Soo Mi (조수미);  If I leave 

Version 2: Kim Bum Soo (김범수) ; If I leave - Soft And Tender

Version 3: Jo Gwan Woo (조관우 ); If I leave  (Misty And Blue Song)

Version 4: Yangpa (양파); If I Leave (Clean & White)

Version 5:  Kim Kyung Ho (김경호) If I Leave - Solid (Rock Sound)

Tüm Albümü Dinle

Türü / Dil: OST, Ballad / Korece



쓸쓸한 달빛 아래

Sılsılhan dalbit are

Yalnız ay ışığının altında


내 그림자 하나 생기거든
Ne krimca hana senggikodın

Gölgem belirir


그땐 말해볼까요 이 마음 

Kıtten malhebolkkayo i maım

O anda derinlerlerdeki hislerimi söylemeliyim


들어나 주라고

Tıroına curago

Öyleyse dinle anlatıyorum

-----------------------



문득 새벽을 알리는

Munduk sebyogıl allinın

Sabahın bitişiyle


그 바람 하나가 지나거든

Kı baram hanaga cinagodın

Rüzgar estiği zaman


그저 한숨쉬듯 물어볼까요, 

Kıco hansumşidıt murıbolkkayo,

Sonrasında belirip sormalıyım


나는 왜 살고 있는지

Nanın  ve salgo innunci

Neden yaşıyorun?

------------------------------



나 슬퍼도 살아야 하네

Na sılpodo saraya hane

Ne kadar üzgün olsam da


나 슬퍼서 살아야 하네

Na sılposo saraya hane

Yaşamaya devam etmeliyim

----------------------------



이 삶이 다 하고 나야 알텐데

İ sarmi da hago naya altende

Hayat devam ederken


내가 이 세상을 다녀간 그 이율

Nega i sesangıl danyogan gı iyul

Bu dünyada yaşamamın nedenini bileceğim


나 가고 기억하는 이

Na kago kieokhanın i

Gidişimi anımsıyorum


나 슬픔까지도 사랑했다 말해주길

Na sılpımkkacido saranghetda malheçugil

 Üzüntü içinde bile beni sevdiğini söylemeni istiyorum

------------------------------------



흩어진 노을처럼

Hıtocin noılçorom

Parçalanmış bir günbatımı gibi


내 아픈 기억도 바래지면

Ne apın kiokdo bariçimyon

Acı dolu anılarım solup gittiğinde


그땐 웃어질까요 이 마음,

Kıttden usocilkayo i maım,

O zaman içtenlikle gülümseyecek misin?


그리운 옛일로

Kriın yesilro

Eski güzel zamanlara

------------------------------



저기 홀로선 별 하나

Cogi holloson byol hana

Oradaki parıldayan yıldız


나의 외로움을 아는건지
Nai orumıl anınngonci

Yanızlığı mı biliyor musun?


차마 날 두고는 떠나지 못해

Çama nal dugonın ttonaci mote

Terk etmeye dayanamıyorum


밤새 그 자리에만
Bamse kı carieman

Aynı yerde bütün gece...

----------------------------



나 슬퍼도 살아야 하네

Na sılpodo saraya hane

Üzgün olsam da yaşamalıyım


나 슬퍼서 살아야 하네
Na sılposo saraya hane

Hüzünşe yaşamak zorundayım

-----------------------



이 삶이 다 하고 나야 알텐데
İ sarmi da hago naya altende

Bu yaşam bittiğinde bilmeliyim


내가 이 세상을 다녀간 그 이율

Nega i sesangıl danyogan kı iyul

Geçip gidişindeki hızı


나 가고 기억하는 이
Na kago kiokkhanın i

Ayrılışımı anımsıyorum


내 슬픔까지도 사랑하길 우우~

Ne Sılpımkkacido saranghagil uu~

Umarım hüznü dahi seversin

----------------------------------

부디 먼 훗날

Pudi mon hutnal

Lütfen gelecekte


나 가고 슬퍼하는 이
Na kago sılpohanın i

Gittiğim zaman desinler ki


나 슬픔속에도 행복했다 믿게…
Na sılpımsogedo hengbokhetda mitge… 

Hüzünlüyken bile mutluyum,  lütfen inan


Hatırlatma: Korece kursunu geride bırakalı birkaç yıl oldu. Ne yazık ki hayat koşturmasında devamı da gelmedi. transkripsiyonu Hatırlayabildiğim ölçüde okuyup+duyarak yazdım:)


Editör Yorumu: 124 blümlük diziyi Türkçe altyazılı bulmak mümkün değil. İngilizcesi bile yok. Şarkı ise benim açımdan eğer dizi albümlerinde yer alan en iyi parçalar listem olsa sanırım ilk beşe rahat girer. 
 
If I leave  / 나가거든 / Eğer Gidersem şarkısını ise ilk kez KBS World Kanalı'da Immortal Songs (Ölümsüz Şarkılar) adlı müzik programında  duymuştum. Bir kez dinleyip de kulağınıza bu denli etkileyici gelebilen kaç melodi çıktı karşınıza bilmiyorum ama bana muhteşem gelmişti. Günlerce çalma listemde tekrar edip durmuştum.
 
Soprano sanatçı Jo Soo Mi (조수미)'nun yorumu hariç diğer versiyonları ben  de albümü bulunca keşfettim. Her biri ayrı güzel.

Tarihe Not Düşelim: Sanayileşme sonrası hızla gelişen ve yayılmacı bir politika izleyen Japonya'nın topraklarına katmak için göz diktiği Joseon Koresi'nin Kraliçesi Myeongseong (Doğumu 1851, Ölümü: 1895) Japon suikastçiler tarafından yakalanmış, tecavüz ve işkence sonrası yakılarak öldürülmüştür. Bundan sonraki süreçte zaten Kore Japonya hakimiyetine girmiştir. Kraliyet üyeleri mutlak güçleri ellerinden alınarak ya sürgün edilmiş ya da ortadan kaldırılmıştır. (Korece hocam günümüzde "sağ kalan az sayıdaki kişilerin bir kısmı Kuzey Kore'de bulunuyor" demişti.) Halk ise Japonya'nın hegamonyası altında aşağılanmış, zulüm görmüş ve ezilmiştir. Kadınlar, genç kızlar "Comfort Woman" olarak tanımlanan şekliyle Japon askerlere sunulmuş, seks kölesi olarak kullanılmıştır. Dahası sonraki yıllar Japonya özür dilememek için diretse de sonunda yapabilmiştir ama bu olaylar günümüzde iki ülkenin ilişkilerinde en önemli çatlaklarından biri ve kapanmayan yara olarak kalmıştır. 
 
Pandemi öncesi hatırlıyorum, Kore'nin Japonya başkonsolosluğu önüne konulan ve çocuk yaşta bir kızı tasvir eden Comfort Women heykeli iki ülke arasında krize yol açmıştı. Ben de uydudan izleyebildiğim iki Kore kanalı sayesinde bu durumu takip etmiştim.

Comfort Women konusu ülke tarihinin en iç acıtan olaylarından biri olunca elbette beyazperdede ya da dizilerde de kendine yer buluyor. Ben özellikle sinema filmi Spirits' Homecoming'in etkisinden günlerce çıkamamıştım. Hatta o günden sonra yılların ardından -vahşet yaşatan ve "işgalci" olduğunu öğrendiğim  Japonya'nın kültürü, animeler vs gönlümdeki eski yerini kaybetti diyebilirim.
 
Japonya'ya karşı Kore bağımsızlık hareketlerini de içine alan pek çok film ve dizi var. Hangileri derseniz aşağıya aklıma gelenleri listeledim. (Yıllar içinde izlediğim onlarca dizi yüzlerce Kore filmini sıralamam zaten artık şu aşamada zor. Ama aşağıda yazılanların çoğu dahil.) Yalnızca bir ikisini internetteki sayfalardan derledim. 
 
Diziler:
- Empress Myeongseong (The Lost Empire)
- Capital Scandal
- He Hymn of Death
- Bridal Mask
- Song Of The Bandits
- Different Dreams
- Birthday Letter
- Tale Of The Nine Tailed 2
- Mr.Sunshine
- Gyeongseong Creature 

Sinema Filmleri:
- Last Princess : Sinema 
- Spirits' Homecoming (2016): Sinema
- Love And Lies : Sinema
- Anarchist from Colony: Sinema
- Assasination (2015) : Sinema
- The Age of Shadows (2016): Sinema
- My Way (2011) : Sinema
- Daeho (2015): Sinema
- Handmaiden : Sinema
- Fighter in the Wind (2004): Sinema
- The Battleship Island : Sinema

2 Şubat 2023 Perşembe

Encounter / Boyfriend (2018)

2/02/2023 01:31:00 ÖÖ 0 Comments

Ruhsal duruma göre şekilleniyor beğenilerde. Yayın dönemi göz atıp konusu cezbetmeyince izleme listeme eklemediğim bir yapımdı Encounter. Başrolleri Song Hye-Kyo ve Park Bo-Gum paylaşıyorlar. Romantizm tadında hikayeler sevenler için tercih sebebi olabilir. Şahsen bu ara ruhum bir parça sukunet istiyor. O nedenle şu günlerde yapım bana da iyi geldi. İyi ki izlemeyip bekletmişim.

Cha Soo-Hyun politikacı bir baba ve onu desteklemek için kendisini harcamaktan çekinmeyen bir annenin kızıdır. Malum siyasette bağlantılar önemlidir. Güçlü holding sahibi bir aileye gelin olur. Ancak özellikle kayınvalidesinin hükmediciliğinin ağırlığında ezilirken kocası Jung Woo-Seok da tüm yaşadığı zorluklara seyirci kalır. Evliliğini bitiren şey sadakatsizlik olur. Yılbaşı, doğum, ya da ölüm yıldönümlerine katılmak gibi absürd sayılabilecek bazı şartlar altında boşanıp özgürlüğünü elde ettiğinde bir otelin de sahibi olur. Evliliği kağıt üzerinde bitmiş olsa da tümüyle bağını koparamamanın getirdiği zorlukları ve huzursuzluğu omuzlarında hissetmektedir. İşinde iyidir. Otelin Küba'da açmayı planldığı şubesi için şehir dışına çıkar. Gün içindeki etkinlikleri tamamladıktan sonra kendine biraz vakit ayırıp şehrin manzarasıyla ile ünlü bir noktasına gitmeye karar verir. Taksiden indiğinde bir grup hırsızın takibindedir. Çantasını çaldırır. Yine de fotoğraflarını gördüğü o harika gün batımını izlemek için dönmek yerine devam etmeyi seçer.

 
Küba sokaklarında dolaşan Kim Jin-Hyeok fotoğraf makinesi ile şehre dair hoş manzaraları kadrajına alır. Mola verdiği kafenin bahçesinde kahvesini yudumlarken kontrolünü kaybeden bir araç oturduğu masaya çarpar. Delikanlı ayağa kalkar ve yere düşen makinesini kontrol edince merceğinini kırıldığını görür. Bu sırada araçtan çıkan bir kadın Koreli olduğunu fark eder ve ülkeye dönünce zararının karşılayabilmesi için kartını verir. Manevi değerine rağmen O'nun bu yönde beklentisi yoktur. Gün boyunca şehirde yürümeyi sürdürür. Kalabalıklar arasında kırmızı elbisesiyle dolaşan bir kadın dikkatini çeker. Güneş batarken insanların akın ettiği seyir noktasına gelmiştir ki aynı kadının orada olduğunu fark eder. 
 

Cha Soo-Hyun tüm gün yürüdüğü için yorulmuştur. Başı yanında duran birinin omuzuna düşer... Bir süre sonra uyanınca irkilir ve oluşan durum karşısında bir parça utanır. Bu arada ayakkabısının biri aşağı düşmüştür. Kalabalık birer ikişer ayrılır. Cha Soo-Hyun az önce uyuması için omuzunu sunan adamdan bu kez ayakkabasını alması için yardım ister. Ayak bileklerinin arkası bağcıklar ve fazlaca yürümekten yara olmuştur. Jin-Hyeok halden anlar ve yol üstü bir seyyar satıcıdan parmak arası bir çift sandalet satın alır. Cha Soo-Hyu'unkileri de sırt çantasının arkasına asar. Cha Soo-Hyu tüm günün ardından acıkmıştır. Banka kartı görevini tüm parasını harcayarak yerine getiren delikanlı ondan fazlasıyla hoşlanmış haldedir. Dolayısıyla şikayetçi de değildir. Ayrılık zamanı geldiğinde yarın aynı kafede bir kez daha buluşmalarını önerir. Cha Soo-Hyu programını bilmediği için net bir cevap vermez. Ertesi gün de kafeye gidebildiğinde adam çoktan ayrılmıştır.
 
 
Editör Yorumu:

- Keşke Park Bo Gum'un Küba'daki saç modeliyle devam etseymiş tüm dizi:) Bana göre çok yakışmıştı.
 
- Pekçok dizide gördüğümüz yaralayıcı ve rahatsız edici eski eş profilinin aksine buradaki karakter bence hoştu.