Annesinin işlettiği restoranda çalışan Hong-Joo'nun herkesten sır olarak sakladığı bir yeteneği vardır. Hiçbir şekilde engel olamadığı bir biçimde insanların öleceği anı gösteren rüyalar görebilmektedir. Bir lütuftan ziyade lanet gibi karşıladığı bu özellik hayattaki en önemli varlığının annesinin de öleceği anı görmesine neden olmuştur. Diken üzerinde devam eden yaşamı yandaki boş daireye taşınan ve yeteneğini aynı şekilde paylaşmaya başladığı çaylak savcı  Jae-Chan'ın hayatına girmesiyle daha da karmaşık hale gelir. Onunla karşılaştığı günden itibaren rüyalarındaki "engellenemyen kötü son" kaderi de değişir.

Aslında konu fena değildi. Ancak neden bilemiyorum bir türlü uğrayıp da heba etmek istemedim. Hızlı tüketiciliğin yan etkisinden midir bilemiyorum ama izlediğimde umduğumu da bulduğumu söyleyemem. Belki de fantastik hikayeler de aynı ölçüde baydığından mıdır bilemiyorum. Bir diğer etkense sanırım her ne kadar Lee Jong-Suk'u sevsem de oyunculuk tarzından hayli sıkıldığımı fark etmem. Sanırım bir süre yeni birşeyler yapsa da uğramasam iyi olur.

Comments (0)