Kayan Yazı

Başrolünde Lee Min Ho ve Ahn Hyo Seop'u bir araya getiren sinema "Omniscient Reader's Viewpoint" Büyük Hayal Kırıklığı Oldu

30 Mart 2017 Perşembe

The Heirs (2013)

3/30/2017 12:26:00 ÖÖ 0 Comments
Özgün adı 상속자들 / Sangsokjadeul "Tacı takmak isteyen ağırlığına katlanır." anlamına gelen seri "The Heirs", Türkçe çevirisiyle "Varisler" 20 bölümlük SBS dramasıdır. Lee Min Hoo'nun üzerine yapışan zengin çocuk imajına ne kadar artı kattığı tartışılır. Bence artık birileri bu oyuncuya bu tip rolleri oynamayı bırakmalısın demeli. Menajeri uyuyor mu ne? (Bu duruma göre uyuyan ablası!) Seri için yıldızlar geçidi diyebiliriz. Popüler oyuncuların 2 ya da 3 tanesi boy band ya da girl band mensubu. Görünüşe göre ses getirip kazandıracağını en başından garantilenmek istenen bu bu kadro için senarist bize modern bir külkedisi masalını bir iki farklı konu ekleyerek soslamış ve Boys Over Flowers tarzı bir ürün sunmuş. Bense diziyi renkli oyuncu kadrosu için izleyebilir buldum sadece.


Cha Eun Sang ve Kim Tan'ın hikayesindense yan karakterlerin anlatan konular çok daha sevimli duruyordu. (Lee Bo Na (Krystal) & Yoon Chan Young (Minhyuk) ile Hyo Shin (Kang Ha Neul) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun) ya da Kim Tan'ın karizmatik yarı abisi Kim Won (Choi Jin Hyuk) & Öğretmen Hyun Joo (Lim Ju Eun)) Finale geldiğimizde sonuç tatmin ediyor mu? Bir ölçüde. Kim Tan ve Cha Eun Sang ailelerin karşı çıktığı tüm o statü farkına rağmen mutlu mesut olabilecek kıvama geldiler. Lee Bo Na ve Yoon Chan Young arasındaki ilişki ise bana pek olası gözükmemişti. Ancak abiden onayı kaptılar gibi. Kim Won ve öğretmen Hyun Joo kavuşamadılar. Çünkü Kim Won tacın ağırlığını taşımayı tercih etti. Choi Young Do ve Hyo Shin tek taraflı aşk acısı çeken beyler olarak köşelerine çekildiler. 


Müziklerine gelirsem albümü dinlenmeye değer şarkılar içeriyor. Açıkcası diziyi keyifli hale getiren şeylerden biriydi benim için. Yeniden izlenebilir mi? Başka şey bulamazsanız belki.
 
 
 

Uncontrollably Fond (2016)

3/30/2017 12:19:00 ÖÖ 0 Comments

2016 KBS yapımı dizi Hallyu dalgasının bir diğer halkası Kim Wo Bin ile müzik grubu Miss A'dan Bae Suzy'i biraraya getiriyor. Dramatik konusu ve hayranı olmasam da nisbeten izlenir bulduğum Kim Wo Bin hatırına izleme tercihimi değiştirdiğim bir yapımdı. Hikaye şöyle: Uzun süre önce ayrıldıklarında kalbi kırılan Shin Joon-Young ve No Eul için hayat farklı yollar çizer. Sorunlu bir geçmişten muzdarip gibi görünen Shin Joon-Young ününün zirvesinde bir oyuncu iken görsel sanatları bitiren No Eul belgesel filmler çekip satarak geçimini sağlamaktadır. Yeniden karşılaştıklarında ise Shin Joon-Young ölümcül bir hastalıktan muzdariptir ve bu gerçeği saklayarak ilk aşkı ile yeniden birarada olmaya karar verir. No Eul önce O'nun şimdilerde şan ve şöhretin zirvesinde, sahip olduklarına rağmen kendisini istemesine bir anlam veremez. Bu yüzden O'nu tavlamak adına yaptıklarınıda samimi bulmaz. Ancak gün geçtikçe işler kaçınılmaz biçimde ikili için dramatik ve hüzün dolu bir hal alır.

NOT:

Dizideki hasta rolünü oldukça inandırıcı biçimde sergileyerek beğeni toplayan oyuncu Kim Wo Bin'e geçtiğimiz ay kanser teşhisi konulduğunda üzülmüş ve bir taraftan da hayat ne garip demiştim. Umarım bu genç yaşın verdiği enerji ve güçle sağlığına kavuşur. Sevdiğim birini, oyuncunun kanser türünde bir yıl içinde kaybetmiş biri olarak tedavi sürecinin en iyi şekilde sonuçlanmasını dilerim.

29 Mart 2017 Çarşamba

Moon Lovers. Scarlet Heart Ryeo (2016)

3/29/2017 09:24:00 ÖS 0 Comments
Çin’li yazar Tong Hua’nın popüler roman serisinden uyarlanan hikaye günümüz Seoul'ünde yaşarken güneş tutulması sırasında henüz kuruluş devri sancılarını yaşayan Goryeo Hanedanlığı zamanına giden Hae Soo (IU)'nun bir başka bedende reankarne olurken kendini tam da haneden prenslerinin sauna keyfi yaptığı anda havuzda bulmasıyla başlıyor. Görünüşe göre hareminin etinden ve sütünden fazlasıyla faydalanan kralın tam 28 çocuğu vardır. Yakışıklı prenslerimizin kimisi öz kimisi yarı kan bağıyla birbirine kardeş ve taht için aday konumda olsalar da belirlenen yegane veliaht naif görünümlü Wang Mu'dur. Hikayemizin ana karakteri yüzünü metal bir maske ardına gizlemiş 4. prens Wang So (Lee Joon Gi) zalim kişiliğiyle dikkati çeken 3. Prens Wang Yo (Hong Jong-Hyun) ve 14.Prens Wang Jung aynı anneden öz kardeştirler. (Ortada bu kadar göz alıcı prens varken bir süre sonra kim kaçıncıymış öğrenmeye çalışmaktan vazgeçtim ve görsel ziyafete yoğunlaştım diyebilirim:) Bu arada ufak bir hatırlatma. Wang Korece Prens demek.
Wang So'nun trajedisi henüz bir çocukken yazgısı olmuştur. Geçmişte kocası kralın ilgisini kaybetme korkusuyla buhrana kapılıp oğlunun yüzünü doğrayan kraliçe Yoo tarafından da adeta ölü kabul edilmiş, yaralı yüzünü metal bir maske ardına gizlerken sınır bölgesinde bir aileye evlatlık gönderilmiştir. Ansızın gelişi kardeşler arasında dedikoduları da beraberinde getirir. Dönüşü kendisi adına bir daha ayrılmamak arzusuyla gerçekleşse de istenmediğinin de farkındadır. İnsanların korkudan önünde titrediği, aşk hikayemizin merkezindeki karizmatik prensimizin yolu çok geçmeden Hae Soo ile kesişir. Ancak o sırada kızımız çoktan gönlünü bir başka prense kaptırmış durumdadır.


Başrol kızımız Hae Soo, aile kökeni eski Shilla mensubu 8. Prens (Wang) Wook (Kang Ha Neul) ile evli evin hanımının akrabasıdır. Prenslerle tanışınca öyle ya da böyle birkaçı tarafından sevilmesi de tabi ki kaçınılmazdır. Ölümcül hastalığının pençesindeki zayıf bünyeli hatununa her daim özverili davranan ve aşkla bağlı görünen Wang Wook ise ileriki bölümlerde göreceğimiz üzere pek de sütten çıkmış ak kaşık değildir.

Dizide elbette wamp tipler eksik değil. İlki Kraliçe Yoo. Yahu oğlunun yüzünü o hale getiren kendisi iken nasıl bu kadar pişkin ve gıcık olabilir? Diğeri 8.Prensin kız kardeşi Hwangbo Yeon Hwa. Burada izleyici rahatsız eden nokta hatunun abilerine kendini gelin adayı olarak sunması. İzleyiciye ters gelebilir. Ancak Hwarang gibi birçok tarihi diziden anlayabildiğim kadarıyla eski devirlerde kraliyete kan bağıyla bağlı kardeşler 'kutsal kan' anlayışının bir getirisi olarak öz bile olsa evlenebiliyorlardı. Bunu doğrulayacak tarihi bir makaleye vs denk gelmemiş olsam da çıkardığım yegane sonuç bu yönde oldu. Bu yüzden kültürlere saygı duyup yargılamadan izlemek gerek. 
 


Normalde bir diziyi vasatın altı olarak değerlendirmişsem geri dönüp ikinci bir şans verdiğimde düşüncemin değiştiğine pek denk gelmedim. Ancak bu yapım 2. kez izlediğimde bunun da olabileceğini gösterdi. Müziklerini ayrı sevdim. Özellikle bazı şarkılar gerek sözleri gerekse hüzünlü melodileriyle tekrar tekrar dinlenilesi oldu benim için.
 

Malum olduğu üzere Kanal 7'nin yaz sezonu Kore dizi kuşağı için seçilen 2. dizi. Yayın adı Aşka Yolculuk. Bölümler devam ederken seslendirmede iki kez kelime hatası yapıldı şu ana dek. Bunlardan biri ince-kalın sesli harf okumasıdan kaynaklıydı. Kayıt odasındakiler uyku moduna mı geçmişlerdi bilemiyorum. Biraz dikkat ve özen lütfen. Ülke adlarına ve isim telafuzlarına önem verin. Orijinalden dinleyip söyleyebilmek zor olmasa gerek. 14. Bölümde 1. prensin Kitan'a yollama isteğini 4. prens Seo küçük kızını bu kaderi önlemek için onu eş olarak almaya karar vermesi konusunda saçma bir çeviri yapıldı. Gerçekte yarı kardeşinin kızı yani yeğeni ile evleniyor. Bunu makul bir altyazı açıklaması ile verilebilirdi. Yukarıda da belirttiğim gibi belli ki o dönemler Kore'de kraliyet arası evlilikler kardeş bağı vs olsa da yapılabiliyor. Hiç kimse bir başka milletin kültürünü ya da geçmişini kınamasın ya da eleştirmesin. Tarihimizi düşünürsek kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Şu an zaten bu anlayış benimsemiyorlar.

Dizinin Şarkı sözlerinin Türkçe transkripsiyon ve çevirisi için tıklayınız.

29 Ocak 2017 Pazar

K2 (2016)

1/29/2017 08:50:00 ÖS 0 Comments

On yıl önce işinin ehli sıkı bir paralı asker, sonradan alacağı adla Kim Je-Ha (Ji Chang Wook), son görev yeri Irak'ın Uruk bölgesinde çalışmaktadır. Yöre halkından ülkesinde kore üzerine eğitim alan ve bu dili de gayet iyi konuşan Raina'ya aşıktır. O'na evlenme teklif ederken muhremelen biraz da kızı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak arzusundadır. Gelgelelim kendisini işe alan Park Kwan-soo (Cho Seong-Ha) tarafından ihanete uğrar. Sevdiği kadın gözlerinin önünde infaz edilirken ölümünden sorumlu tutulup suçlanır ve interpol tarafından aranan bir kaçak durumuna düşer. Bir şekilde Suriyeli mültecilere karışarak Türkiye üzerinde Avrupa'ya kaçmayı başarır. Ancak Fransa'da işler umduğu gibi gitmez. Bir otel odasında gizlenirken ağır yaralı haldedir. Mekanı terk etttiği aynı gece yolu tutulduğu manastırdan kaçan ve koreli olduğunu  anlayınca kendisinden umutsuzca yardım isteyen Go Anna (Im Yoon-ah) ile kesişir. Ancak durumu  zaten pek de parlak değildir. Peşindeki adamları bir temiz döver ama onların polis olduğunu anlayınca karışmamaya karar verir. Kız yakalanıp alıkonduğu arabada umutsuz çırpınışlarla yardımı için yalvarırken izlemekten başka çaresi yoktur.
 

Altı ay sonra Kim Je-Ha ülkesine dönmeyi başarmış gözlerden uzak şekilde dev göktelenere reklam asan bir şirket personeli olarak yaşamaktadır. Ancak bu işlemi gerçekleştirdiği gece görmemesi gerek bir dizi olaya şahit olunca yeniden hedef haline gelir. Belaya bulaşmamak için evini terk edip yollara düşer ve uzun önce oğullarını yitiren yaşlı bir çiftele karşılaşır. Onlar aradan geçen kısa zamana karşın  delikanlıyı fazlasıyla benimsemişlerdir. Kim Je Ha'da bu sakin beldede sessiz sedasız yaşayabileceğini düşünür.Ancak yanıldığını anlaması uzun sürmeyecektir. Gece yarısı saldırı timi tarafından kuşatıldıklarında ve yaşlı çift sırf bu yüzden rehin alındığında peşindekilerin ölümünü görmeden yakasından düşmeyeceğni anlar. Adamları güzelce pataklayıp işin ardındakilerin ismi kimliği hakkında konuşturduğunda yapacağı tek şey kalmıştır. Başkan adayı Jang Se-joo'nu evine ulaştığı dakikalarda Go Ara gizlice eve sokulmaktadır. Başkan adayı Jang Se-joon'un kızı olan Go Anna sırlarla dolu bir geçmişe sahiptir ve büyürken psikolojik travmalar yaşamıştır. Anthrophobia (korku fobisi) yaşamakta ve yanıp sönen ışıkları panik atak geçirmesine neden olmaktadır. İşte tam da aynı gece Fransa’da Kim Je-Ha ile karşılaştığı gece çekilen ve medyaya sızan resmi  nedeniyle Kore'ye geri getirilmiştir.
 
K2 rolünde Ji Chang-Wook
 
Hikayenin bir diğer karakteri Choi Yoo Jin (Song Yoon Ah), JB grup yöneticisi ve güçlü başkan adayı Jang Se-joon (Jo Sung-ha)'nın karısıdır. Bir yandan ailesinin çevridiği karanlık dolaplara karşı her daim tetikte yaşarken bir yandan da çapkın kocasının karıştığı pis işlerin üstünü örtmekte ve halkın gözünde mükemmel bir eş profili çizmektedir. Tüm bunların perde arkasında güce duyduğu büyük hırs uğruna önüne çıkan her türlü engeli kaldırmaktan çekinmeyecek hayli karanlık bir profile sahiptir. 
 

Öldürücü gülümsemesiyle kalbimi çalan, Empress Ki'den aşina olduğum oyuncu Ji Chang Wook bu seride cidden iyi iş çıkarmış. Soğuk, kaba saba tavırlarıyla hayli cool bir imaj çizerken rolu gereği yoğun fiziksel antremanlar yapmış. Im Yoon-ah'ı ise yakın zamanda Love Rain'deki sevimli performansında izlemiştim. Kendisi zarif ve güzel bir hanımefendi. İlk bölümlerdeki gizemi açığa çıkıp da birden bire normalleşince karakterini o kadar etkileyici bulamadım. Daha farklı bir senaryo çizilebilse iyi olabilirdi. 
 

En şaşırdığım nokta ise içerdiği aksiyon dozu yüksek etkileyici sahnelere, gayet sağlam senaryosuna ve mükemmel oyunculuklara rağmen ana vatanında düşük sayılabilecek bir izlenme oranı elde etmesi. Legend of the Blue Sea gibi bir dizi "konusu beş para etmezken" muhtemelen sadece oyuncuları hatırına izlenip %18 gibi saçma bir orana sahipken bu yapım nasıl bu yüzdeyi alabilmiş anlayamadım. Resmen harcanmış. Son olarak ekleyebileceğim bir diğer not müzik albümün oldukça sıradışı şarkılar içerdiği. 

29 Aralık 2016 Perşembe

Second To Last Love (2016)

12/29/2016 12:25:00 ÖÖ 0 Comments

Olta ve büyük balık şansım devam ediyor. Ergen işi diziler zaten bir süredir ilgi alanımdan çıktı. Dolayısıyla bu tip yetişkin insanların gündelik yaşamından kesitler sunan ama bir ölçüde dram ve hüzün de barındıran hikayeleri izlemeyi dinlendirici ve daha keyifli buluyorum. Second To Last Love orta yaşlarındaki iki insanın talihsiz, sinir bozucu ve yanlış anlaşılmalar yumağında değişip gelişen ilişkisini anlatıyor.

Ko Sang-Sik çevre işleri müdürlüğünde çalışan kuralcı, disiplinli, işini hakkıyla yapmaya azmatmiş bir adamdır. Ekibindekilerin kimi zaman yol açtığı sorunları çözmek gibi tatsız birçok şeyle uğraşır. Ailesiyle Seul dışında doğa içinde bir yerde yaşamakta her gün bisikletle işe gidip gelmektedir. O günlerde ansızın birimi bir diğeriyle birleştirilince amiri de değişir. Kang Min-Joo ise dizi yapımcısı başarılı bir iş kadınıdır. Kanalda yaşanan her sorunun yegane sonuçlandırıcısı ve tam bir profesyoneldir. Şu anda devam eden dizi için Ko Sang-Sik'ın düzenleme işlerini yürüttüğü mekanı kullanmak ister. Ancak karşılıklı yazışma arasında yaptığı yazım hatası karşı tarafın sinirlerini zıplatınca beklediği onayı alamaz. Yetiştirmesi gereken bir çekim takvimi vardır. En sonunda sorunu çözeceğini söyleyip ekibi sahaya yönlendirir. Ko Sang-Sik kabul edilmemesine rağmen çekime gelindiğini öğrenince iyice sinirlenir. Sonrasında görürür ki onayı kendi üst yetkilisi vermiştir. Kadının bakış açısı bir bakıma mantıklıdır. Şimdilerde mekan tanıtımında en etkin yol dizilerdir ve o da bu imkanı değerlendirmek istemiştir.

Kang Min-Joo her ne kadar dediğim dedik adamı imzalı onayla yense de şimdi atlama gerektiren bir sahne için ortalığı birbirine katan genç oyuncuyu sakinleştirmesi gerekmektedir. Ekipmanların güvenliği konusunda ikna edemeyince içini rahatlatmak için atlayış yapmayı kabul eder. Ne yazık ki bilmediği şeyse bu etkinlik henüz deneme aşamasındadır ve onay alınmadan sadece kurulumu yapılmıştır. Çekim ekibi tam da o sırada alana gelip kendilerini uyaran Ko Sang-Si'ye kulak asmaz. Kang Min-Joo havada yaylı sistemle birkaç kez gidip gelir. Sonra birden herkesin dehşete düşen bakışları arasında bağlardan biri kopar ve suya gömülür. Ko Sang-Sik olaya şahit olunca bir kez daha şansına söylenip göle atlar. Suni tenefüs sonrası Kang Min-Joo ciğerlerinde kalan suyu adama püskürterek kendine gelir. Genç kadın güzel bir özür beklerken sorumsuzluk ve dikkatsizlikle suçlanınca ikili bir kez daha didişmeye başlar.

Yaşananlar astı Cha Soo-Hyuk'un ihmalinden kaynaklansa da Ko Sang-Sik yönetici sıfatıyla kendisinin de ihmal ettiği şeyler olduğunu öne sürüp genç adamın disiplin cezası almasını engeller. Kang Min-Joo  bu arada şehirden taşınır ve tesadüfen Ko Sang-Sik'in kiracısı olur. Ne yazık ki O'nun için de işler ters gitmektedir. Çalıştığı dizi çalıntı senaryo ithamlarıyla karşı karşıya kalınca zor duruma düşer. Hikayenin asıl sahibiyle anlaşmak durumundadır ve esefle fark eder ki bu kişi Ko Sang-Sik'in kızkardeşidir. Görünüşe göre bir takım nedenlerden adamın çalıştığı bu sektöre belirgin bir hoşnutsuzluğu vardır. Geçmişte yaşadığı olay ölümle sonuçlanmış ve adamda ansiyeteye varan bir travma bırakmıştır. 

 

Notlar:

Second To Last Love aynı adlı japon film ve dizi serisinin Kore uyarlamasıdır.

24 Aralık 2016 Cumartesi

Hwarang (2016)

12/24/2016 11:16:00 ÖS 0 Comments


Serinin Orijinal Adı: Hwarang
Hwarang: The Poet Warrior Youth (화랑 (花郞), Flowering Knights)
Türkçe Yayın: Çiçek Şövalyeler
Yapım Yılı: 2016
Bölüm Sayısı:20
 
Hikaye ülkenin Koguryo, Bekçe ve Şilla zamanında yani üç krallık döneminde geçiyor. Genç kralı kötü gözlerden uzakta tutan kraliçe Jiso (Rol alan oyuncu: Kim Ji-Soo) oğluna karşı pek de anaç duygular içinde de değildir. Bir yandan ülkeyi birarada tutarken bir yandan da kuyusunu kazmaya çalışan devlet adamlarının türlü komplolarını bertaraf etmeye uğraşır. Yaşamını perdeler ardında va gözlerden uzak yaşayan  genç kral Sam Maek Jong (Rol alan oyuncu: Park Hyung-Sik ) ise kendisini henüz zayıf ve deneyimsiz olarak nitelendiren kontrolcü ve hesapçı kraliçe annesinin kararını içten içe kırılsa da kabullenir. Sıkca gittiği Ginseng evinde zaman geçirmektedir. (O zamanin içkili mekanı ve bazen de genelevi olarak kabul edilen yerler) 
 
 
Esas kızımız A Ro (Rol alan oyuncu: Go Ara) ise borçları yüzünden sıkıntı yaşayan babasına katkı için zaman zaman buraya gelmekte ve genç hanımlara erkeklerle ilgili romanik ve biraz da erotik hikayeler anlatarak üç beş kuruş kazanmaya çalışmaktadır. Genç kral kızın öykülerden birine kulak misafiri olurken bunu hayli eğlendirici bulur. Öykünün kalanını dinlemeye ve özellike anlatıcıyı görmeye karar verir. A Ro anlatım karşılığında sunulan gümüşleri geri çeviremez ve sonuç itibarıyla her anlamda etkileyici ve hoş görünen adama hikayeyi sunmaya koyulur. Gecenin ilerleyen saatlerinde görünüşe göre huzurlu uykuya hasret kralımız kabuslarından biriyle uyandığında odanın zemininde anlatıcısının adeta sızmış gibi horuldadığını görürü ve bu manzayı keyifle izler. 


Şehrin bir başka köşesinde ise Moo Myung (Rol alan oyuncu: Park Seo-Joon) uzun süre önce izini kaybettiği kayıp babasını ve kızkardeşini arayan yakın dostu Mak-Moon (Rol alan oyuncu: Lee Kwang-Soo) ile henüz başkente gelmiştir. Arayışlarının onları kızkardeşinin de sahip olduğu kolyenin benzerini takan bir kıza ve Ginseng evine götürdüğü akşam yaşanabilecek en talihsiz olaylardan biri gerçekleşir ve Mak-Moon tamamen tesadüf eseri genç kralla karşılaşır. Ancak onun yüzünü görmesi saklı tutulması gereken sırrın ifşası anlamına gelmektedir. Tabii durumu farkına varmasa da kralın muhafızları tarafından aranmaya başlanır.  


Mak-Moon çay evinde elit tabakadan sayılabilecek Yeo Wool tarafından tartaklandığı sırada hasır şapkasının yüzünü mükemmel biçimde gizlediği Moo Myung olaya müdahale edip O'nu kurtarır. Bu arada Yeo Wool'a da temiz bir ders verir. Gizemli dövüşçünün sergilediği beceriyi memnuniyetle izleyen Soo Ho, Ban Ryu'ya laf atar.  Görünüşe göre Soo Ho ve Ban Ryu önderliğinde birçoğı bakan çocuğu gibi gözüken iki grubun elit tipleri arasında belirgin bir sürtüşme mevcuttur. Olay büyümeden Moo Myung arkadaşıyla mekanı terk eder. Şehrin dışında soluklandıkları sırada muhafızlar tarafından kuşatılırlar. Kılıç darbeleriyle ağır yaralanan Moo Myung'u korumak isteyen Mak-Moon'un da kaderi farklı olmaz. 


Moo Myung bilincini kaybetmeden gördüğü yegane şeyse saldırıyı sözleriyle durduran, bileğinde belirgin bir bilelik taşıyan yüzünü görmediği bir erkektir. Son anlarını yaşayan dostuyla bir ağaca yaslanmış haldelerken gün boyu kolyeyi soran adamı yıllardır görmediği oğlu olabileceği umuduyla arayan bir diğer kişi, Song Young-Kyu onları kanlar içinde bulduğunda yapacak birşeyi kalmamıştır. Yılların ardından sadece birkaç dakikacık görebildiği oğlunu gömüp baygın haldeki Moo Myun'u tedavi eder. Günler sonra kraliçe Jiso Hwarang adını verdiği ve tamamı genç ve mükemmel görünümlü erkeklerden oluşacak askeri birlik kurulacağını ilan eder...
 
Moo Myun uyanabildiğinde başına gelenleri hazmetmeye ve  zayıfların ezildiği bu dünyada dostuna yapılanın hesabını sormaya karar verir. Mak-Moon'un bulmak için yanıp tutuştuğu ve şaka yollu evlenmesi için de  izin verdiği kızkardeşinin varlığı canını yakmaktadır. Şehirde öylesine  dolaşırken o geceki bilekliği takan kişini yanından geçtiğinde peşine düşmekte tereddüt etmez. Bir süre sonra izlendiğini anlayan Sam Maek Jong ise ansızın kendisine saldıran düşmanının sözleriyle yüzünü gördüğü için hayatına son verilen pek çok kişiden birinin ortadan kaldırıldığı o geceyi anımsar. Öte yandan birkaç dakika konuşmak için beraberinde sürüklediği A ro'nun hayatı da şu durumda  tehlikededir. A ro'dan uzaklaşmasını isteyip rakibine karşılık verir. Kapı bölmeleri yüzünden labirenti andıran oda da kılıcını savuran Moo Myun kasıtsız şekilde tam da kızı hedef alır. Sam Maek Jong araya girer. Dövüşün yönü uzaklaşınca kendini dışarı atan Aro, Moo Myun'dan iyice korkar. Sam Maek Jong, kimliğinin açıka çıkacağı endişesiyle mekanı terk eder. Ancak kral olduğunu gösteren bilekliği düşürür. Tabii onu bulan kişi de Moo Myun'dur.
 
 
Günler sonra Sam Maek Jong, Hwarang olmak için kapı aşındırıken A ro da babasının abisi olarak tanıttığı Moo Myun'u kabullenmeye çalışmaktadır. Yeni bir dizi olayın yaşanacağı o gün, kraliçe oğlunun doğum günü için temsilen taşınan boş bir tahtla geçit törenine iştirak etmektedir ve muhafızı da elbette oradadır. Katili görürü görmez tanıyan Moo Myun saldırıya geçmekte tereddüt etmez. Ancak kalabalık korumaların ördüğü duvarı aşması mümkün değildir. Tahtından çıkan kraliçe görünüşe göre olay çıkaranın itiraf etmeyeceği aşikar olunca oracıkta idam hükmü verir ki ortaya çıkan Song Young-Kyu aptal oğlu için afedilemek  için huzurunda diz çöktüğünde bir an için hatıralarında kaybolur. Görünüşe göre ikilinin paylaştıığı yakınlık ve sır dolu geçmiş şu an ki nesli etkileyecek niteliktedir. Kraliçenin Moo Myun'a sunduğu tek seçenek Hwarang'lara katılması karşılığında babası ve kızkardeşinin hayatta kalabileceğidir.
 

Hwarang kabul törenine sayılı günler evine dönen Song Young-Kyu kızından abisine temel konularda eğitim vermesini ister. Önce kaligrafi çalışırlar ardından da binicilik. İkincisi tatsız bir kazayla sonuçlanır ve A ro kontrolden çıkıp vahşileşen atın sırtından düşerken kendisini tutan abisi ve hayvanın önünü kesip durduran Sam Maek Jong sayesinde yara almaz. Ancak çok korkar ve bebek gibi ağlar. (Önceleri sevimli gelmişti bu ağlama olayı ama sıklaşınca kabak tadı verdiğini söylemeden edemeyeceğim!) Onları izlerken Sam Maek Jong fark eder ki kızın yanındaki o adam önceki gece düşürdüğü bilekliğini takmaktadır ve o anda O'nun dövüştüğü kişi olduğunu fark eder. Tabii kendisi o sırada yüzünü gizlediği için Moo Myun karşısındakini tanıyamaz. 
 

Dönüş için yola koyulmuşlardır ki  Soo Ho liderliğindeki üç atlının kendilerine doğru geldiğini fark ederek dururlar. Kendilerini Hwarang olarak tanıtıan gençler bir oyun için onlara katılmalarını önermektedir. Böylece Moo Myun ve Sam Maek Jong kendilerini futbol maçında Ban Ryu ve tayfasına karşı mücadele ederken bulurlar. Bir kenarda gülücükler eşliğinde abisini takip edip ve atışlarını hevesle alkışlayan A ro'yu izleyen tek göz kıskançlık modundaki Sam Maek Jong değildir. Görünüşe göre daha önce Moo Myun ile sorun yaşayan ve öldü söylentisine inanmayan çete lideri iyi bir yem bulmuştur. 
 
Hayli mücadele içinde geçen maç her zamankinin aksine  Soo Ho ve takımının galibiyetiyle sonuçlanırken Ban rakipleri sonuçtan memnuniyet duymaz. Ertesi sabah tören öncesi A Ro abisinin dış görünüşü için son rötüşleri yapmış sonrasında birlikte çarşıda gezintiye çıkmışlardır. Moo Myu'nun kısa süre için ayırdığı bakışları tekrar kızkardeşine yöneldiğinde O'nu bıraktığı yerde göremez ve kalabalığın içinde bir takım adamların arasında sürüklendiğini görür. Peşlerine düşmek için koşarken onu kendisi gibi Hwarang kıyafetlerini farkeden Sam Maek Jong' da hayli rahatsız edici bulduğu duruma söylenerek aynı biçimde Moo Myu'nu takip eder. Çok geçmeden çete üyeleri ve lideriyle burun buruna gelirler. Düşmanlarını alt edip kaçabildiklerinde ise katılmaları gereken kabul töreni sona ermek üzeredir. Bağlılık yeminlerini izlerken geçirdiği şok sonrası kraliçe bir Hwarang olarak alanda ilerleyen oğlunun seçimini sessizce kabullenmek zorunda kalır. İki genç adamın yeni hayatı böylece başlar.
 

Editör Yorumu:
 
- Dizide ünü tüm dünyaya yayılan ve Kpop'u zirveye taşıyan BTS grubu üyesi V (Kim Tae-Hyung) ilk oyunculuk denemesiyle yer aldı. Keşke öncesinde biraz ders falan alsaymış. Yaşının genç oluşu ve acemiliği bir yana bana göre vasat ve başarısızdı. Gerçi rolün kendisi de boştu. Bu da bir etken olabilir:) (Heyyyy !!! BTS Army, üstüme gelmeyin. Sizin fikriniz size benim ki bana ait!!!) 

- Dizi iki haneli izleme oranlarına ancak yarısı yayınlandığında erişebildi. Aslında konu itibariyla ilk 12 bölümü sıkılmadan izlemek mümkün. Ben senaryodaki favori konum Moo Myung'ki değil Sam Maek Jong'un ki oldu
 
- Diziye konan kadın karakterler ancak bu kadar uyumsuz ve irrite edici olabilirdi herhalde! O sonradan çıkan prenses gibileri konuyu banalleştirip varlıkları itibariyla de hikayeye hiç birşey  katmadılar. Hatta bir raddeden sonra iyice sıkıcılaştı. Oyuncu Go Ara'nın sevimli olmak için verdiği çaba ve o sinir eden mimikleri durumu daha beter hale getirdi. Sanki o çağa ait değildi. Elbette hikayedeki günümüze yapılan kpop dansı gibi atıfları düşünürsek belki çok da yadırganacak bir durum değildi. Eninde sonunda dizi ağır bir period - tarihi dizi havası taşımıyordu. 
 


Şarkı Sözleri İçin Tıklayınız

12 Aralık 2016 Pazartesi

W - Two Worlds (2016)

12/12/2016 04:35:00 ÖÖ 1 Comments

Hikaye sağlam ve etkileyici bir girişle adeta soluğumu kesse de daha sonra neden bilmiyorum bu dizide sanki bir noktadan sonra bütün sihir  -benim için- uçup gitti. Özellikle Lee Jong-Suk'ın çıkardığı işleri genellikle başarılı bulmama rağmen başlangıçtaki sürükleyici havanın devam etmeyişi ve kadın karakterin içi boş rolü yüzünden hayal kırıklığı yaşadım. Sanırım karakterize edilen zengin şirket sahibi profilinden iyiden iyiye sıkılmam da cabası oldu Oysa bu seri ilginç senaryosuyla  sabırsızlıkla beklediğim işlerden biriydi. Ancak yorumlarım ban özel ve o anki ruh halimlede ilgili. Lütfen siz göz atmadan geçmeyin:) Gelelim konuya: W - İki Dünya'da olaylar iki ayrı zaman diliminde geçiyor. Bu iki dünyadan biri hem basılan hem de webtoon (daha bilinen adı ile internet üzerinden yayınlanan çizgi roman) üzerinde kurgusal olarak çizerinin ellerinde yaratılmıştır.


18 yaşında olimpiyatlarda altın madalya kazanmış eski bir tabancalı ok atış sporcusu Kang-Chul (Lee Jong-Suk) bu başarısının ardından sadece bir yıl sonra olay yerinde parmak izleriyle bulunan atış tabancasının 1. derece delil kabul edildiği cinayette ailesini öldürmekle suçlanır ve hüküm giyer. Birkaç yıl sonra (nasıl oldu bilinmez) başarılı ve multi milyarder bir şirket yöneticisi olarak boy göstermekte ve büyük beğeni toplamaktadır. Ancak tüm bu başarı ve uğraşın arkasında kendini ailesini hayatından koparıp kendini de cinayetten sorumlu konumuna sürükleyen asıl katili bulmaya adamıştır.  Günümüz Seoul'ünde  asistan doktor Oh Yeon-Joo ünü bütün ülkeye yayılan W çizgi romanının webtoon çizeri babasıyla yaşamaktadır. Son günlerde babasının tuhaf davranışlarına pek anlam veremez ve kısa bir süre önce öğrenir ki çok sevilen baş karakterini öldürme kararı vermiştir. Ofisine uğradığı akşam bakışları gayrı ihtiyari çizim tabletindeki görselde kanlar içinde yerde yatan adama takılır ve daha ne olduğunu anlayamadan kendini bir binanın çatı katında aynı biçimde kalmış bir adamın yanında bulur. Kurtarmak için elinden geleni yapar ve ambülansa alınışını izlerken hala nasıl oraya geldiği hakkında hiçbir fikri olmadığını farkına varır...


Keyifsiz bir anıma geldiği ve benim beklentilerimi karşılamadığı için bana hayal kırıklığı yaşatsa da pekçok kore dizisi dever için  konuyu sonuna kadar anlatıp tadını kaçırmak istemiyorum.

One More Happy Ending (2016)

12/12/2016 03:32:00 ÖÖ 0 Comments

Bu ara denize olta atıp kazara en kıyak balığı yakalayan balıkçı gibiyim. Yıldız oyuncularla dolu 2016 yapımı bu diziyi nasıl olup da gözümden kaçırmışım bilmiyorum. Aşağıdaki kapak resmi, nedenlerden biri olabilir. Oysa hikayenin Her bölümünü keyifle bazende hüzünle izledim. Gelelim konusuna:

Han Mi-Mo (Jang Na-Ra), Baek Da-Jung (Yoo Da-In), Go Dong-Mi (Yoo In-Na) and Hong Ae-Ran (Seo In-Young) eski idol grubu “Angels”ın üyesi, şimdilerde her biri hayatına farklı yönlerde devam eden ve halen görüşen 30'lu yaşlarını yarılamış dört hanımefendidir. Han Mi-Mo gönülsüz bir boşanma sonrası "yeniden evlilik" adı altında danışmanlık yapan bir firma kurmuş Baek Da-Jung ile birlikte çalışmaktadır. O ve şimdilerde bir ilkokulda öğretmenlik yapan Go Dong-Mi özel yaşamalarında mutluluğu bulup hayallerinin aşkıyla karşılaşma beklentisindedirler. Baek Da-Jung ise ideal bir evliliğe sahip gibi görünse de kocasının boşanma ısrarlarından yorgun bir çocuklu bir kadındır. Hong Ae-Ran ise internet üzerinden satış sektöründedir. Mükemmel şekilde devam eden ama kendisine heyecan hissettirmeyen bir ilişkiyi evliliğe taşımak üzeredir.

Song Soo-Hyuk (Jung Kyoung-Ho) gazetecilik yapan bekar bir babadır. Haber peşinde koşarken Han Mi-Mo ile tatsız bir karşılaşma yaşarlar. Ardından kadının magazin işinde izlediği Angel grubunun ünü devam eden tek üyesiyle bağlantısı olduğunu fark eder. Aşk üçgeninde görünüşe göre Han Mi-Mo kaybeden taraftır. Okyanus kıyısında makalesini tamamlamak için bir kafede oturur. Okumaya odaklanırken pencereden az önceki olayda kalbi kırık ayrılan Han Mi-Mo'nun sulara doğru gittiğini görür. Bariz bir intihar girişimi zannedip durumu engellemek için koşturur. Ancak sonunda yüzme bilmediği için neredeyse boğulaccakken kadın tarafından kurtarılan kendisidir. Aynı sitede karşılıklı komşu olduklarını fark edip şaşırırlar. Düşünceli adam restorandaki sözlerinden aç olduğu sonucuna varıp ona birşeyler hazırlar. Kadın ikramı kabul etmekle kalmaz birşeyler içmeyi teklif eder. Şişenin dibini bulurken ilkokulda bibirlerinden hoşlanmayan okul arkadaşları olduklarını keşfederler. Kafaları iyice güzelleşmiştir. Soluğu evlendirme dairesinde alırlar. Ertesi gün yaptıkları hatanın farkına varsalar da iş işten geçmiş gibidir. Neyseki Song Soo-Hyuk'un şahitlik için gelen doktor arkadaşı durumun anormalliğini fark edip onayın bekletilmesini istemiştir. Böylece kazara evliliikten kıl payı kurtulurlar.

Song Soo-Hyuk rölünü canlandıran oyuncu Jung Kyoung-Ho

Gelgelelim yollarının sık sık kesişmesi kaçınılmazdır. Han Mi-Mo hastanelik olunca onunla ilgilenen doktor arkadaşı Song Soo-Hyuk'u arayıp haber verir. Bu arada Han Mi-Mo kurtarıcısı oluveren yakışıklı doktora abayı yakmıştır. Çekinmeden bunu dile getirir ama beklediği yanıtı alamayınca biraz hayal kırıklığına uğrar. Oysa adam ikilinin başlarından geçen sarhoşluk evlilliğini de bildiği için arkadaşının duygularından emin olmak istemiştir. Song Soo-Hyu yeşeren hislerini ya farkında değildir ya da tamamen aptallığından aralarında birşey olmadığını anlatır. Böylece doktor sonraki adımı atar. Ancak durum gün be gün ikiili için karmaşık bir hal alır.


Editör Yorumu: Başrol Jang Na Ra hoş bir hanımefendi olsa da oyunculuğunu pek sevdiğimi söyleyemem. Ama bu dizi kesinlikle en iyi rollerinden biri.


11 Aralık 2016 Pazar

The Doctors (2016)

12/11/2016 09:08:00 ÖS 0 Comments
 
Korelilerin sevdiği temalardan biri olsa gerek tıp. Sanırım aynı içerikte izlediğim beşinci seri ve ve halen izlemediğim 6-7 tane daha var. Konu pek çekici değil ve ben de bir çok dizisini izlememe karşın kendimi Park Shin Hye'nin oyunculuğuna o kadar da hayran hissetmiyorum. Elimin altında hızlı bir net varken seçenekler arasında en iyilerden biri gibi durduğu için edinmeyi tercih etmiştim ve geriye dönüp baktığımda izleyeli üzerinden pek fazla bir zaman geçmemesine rağmen konuyu neredeyse tümüyle unutmuşum. Yani öyle yana yakıla mutlaka izlemelisin denilebilecek bir yapım değil. 
 
 
Olaylar vasat bir öğrenci modunda liseye devam eden  Yoo Hye Jung, dairelerinde kalan ve okulda da öğretmeni olan Hong Ji-Hong ve doktor bir aileden gelen varlıklı kızımız Jin Seo-Woo arasında şekillenmeye başlıyor. Ancak öğretmene duydukları aşk nedeniyle henüz yeşeren arkadaşlıkları bozulur. Bir süre sonra Yoo Hye Jung ameliyatta büyükannesini yitirince hem ihmal ve hata  olduğuna inandığı ölümün hesabını sormak hem de aslında bir nedenle doktorluğu bırakıp öğretmenliği seçmiş gözüken Hong Ji-Hong gibi ihtiyaç duyan insanları kurtarabilmek düşüncesiyle geleceği hakkında karar verir. Birkaç yıl sonra hastane koridorlarında beyaz önlüğüyle arzı endam etmekte ve alanında edindiği parlak kariyerin keyfini sürmektedir. Şimdilerde yine okuldan arkadaşı Chun Soon-Hee ile aynı evi paylaşmaktadır. Göreve başladığı yer elbette Jin Seo-Woo'nun da yer aldığı ve babasını da idareci konumunda gördüğümüz hastanedir. Eski okul hocası şimdilerde bir diğer parlak kariyer sahibi karizmatik doktorumuz Jin Seo-Woo'un mekana teşrif edince olaylar kaçınılmaz biçimde iki kadın arasında rekabet yaratır. (Doktor Stranger'ı hatırlayarak söyleyebilirim ki konu için seçilen olaylar çok vasattı. Bir de Yoo Hye Jung'un yüz felci geçiren cazgır üvey annesinin edepsiz tavırlarına ek genel anlamda karakterlerde hiç minnet ya da hatadan ötürü özür dileme anlayışı da yoktu. Bu gerçekten kore kültüründe varolan bir durumsa katlanmak zorunda kalanların vay haline!)
 

Dizide dikkat çeken iki oyuncu var. İlki Queen Seon Deok, Pinocchio, The Time We Were Not In Love gibi dizilerde oyunculuğuyla dikkatimi çeken ve her yapımla çıtayı biraz daha yükselten Yoon Gyun-Sang. Diğeri burada cameo yani bölüm oyuncusu olarak yer alan ve çocuklarının hastalığı karşısında maddi yetersizliğin çaresizleştirdiği bir babayı canlandıran Namkoong Min. Kendisine The Girl Who Sees Smells, Can You Hear My Heart gibi serilerden aşinaydım. Kanımca The Girl Who Sees Smells'deki rolüyle harika bir iş çıkarmıştı. Artık başrollerin aranan yıldız oyuncularından biri.
 
Kalp Atışı
Yıl 2017 ve ekranlarımızda her geçen gün daha fazla koreden dizi uyarlaması görüyoruz. Bu yapımın bizdeki versiyonu Kalp Atışı adı ile yayınlanmaya başladı. Senaryo örgüsünü daha özgün ve iyi bulduğumdan takip ediyordum. Ancak sonra her zaman ki gibi işin suyunu çıkaralım dedi sanırım tepedekiler. Ardından galiba reytingler dibe vurmaya başlayınca bizim kanalllarımızda sıkça görüldüğü üzere terbiyesizliğe yeni bir halka ekleyip önce yayin gününü değiştirdiler. Yayın gününü bulmak 3 hafta sonrasına denk gelmişti. Derken ardından da dizi birden bitiverdi. Bu yüzden izleyiciyi insan yerine koymayan Show Tv'ye biraz iş ahlakı öğrenmeye davet edip yazıklar olsun diyorum!!!

10 Aralık 2016 Cumartesi

Love Rain (2012)

12/10/2016 09:38:00 ÖS 0 Comments

"Aşk asla özür dilemek zorunda olmamaktır." sözleriyle gönümde taht kuran Love Rain'de öncesinde izlediğim diğer dizi ya da filmlerinde pek de sevmediğim oyuncu Jang Geun Suk bu seride iki ayrı karakteri Seo In Ha ve onun oğlu Seo Joon'u canlandırırken hakkındaki düşüncelerimi yıktı ve beni kendine hayran bıraktı. (Bu diziyi ilk izlediğimde nedense hiç sevmemiş ve 2. bölümde yarım bırakmıştım. Genellikle dönem filmlerinde 1970'lerden pek hoşlanmam. Ancak vintage havası ve yağmur teması bu diziye romantik, hoş bir hava katmış.) Kadın karaterimiz olarak Kim Yoon Hee ve  kızı Jung Ha Na rolünü canlandıran Im Yoon Ah'ı ise daha önce izlememiştim. Genel kanım ikilininn güzel bir kimya yakalamış oldukları yönünde. Seri şu ana dek izlediğim onlarca diziden sonra 20'ye ulaşmayan en iyiler klasörümdeki yerini aldı ki bana göre oraya girmek kolay değildir:) Özellikle uzun tutulmuş şeklinde kimi yorumlarda dile getirilen ilk neslin yer aldığı ilk bölümlerdeki 1970'lerin nostaljik havasını ve dönemi yansıtan müziklerini dinlerken ayrı bir keyif aldım. Gelelim konusuna:

Hikaye kolejde ev ekonomisi öğrencisi olarak eğitimi alan Kim Yoon He ve O'nu ilk görüşten itibaren derin bir aşla seven resim bölümü öğrencisi utangaç ve sakin karakterimiz Seo In Ha çevresinde şekillenmeye başlıyor ve O devrin sevgileri daha yoğun ve masumdur şekilde çiziliyor. In Ha, iki sıkı arkadaşı tıp öğrencisi Lee Dhong wook ve Kim Chang-mo ile kurdukları müzik grubunun da söz yazarıdır. Kader çiftimiz için yağmurlu günleri seçer ve biraraya geldikleri bu anlar ikisi için de unutulmaz olarak kalır. İlk karşılaşmalarında sadece bakışlar vardır. Sonra sözcükler klasik bir çarpışma ve yere dökülen eşyaları toplama  eşliğinde gelişir. Ayrıldıktan hemen sonra Seo In Ha kızın geride günlüğünü unuttuğunu fark eder. Böylece içindekileri okurken sevdiği kızın hoşlandığı şeyler hakkında ufak ip uçları elde eder. Tuallerindeki yağlı boya resimlerde konu Kim Yoon He'dir. Ancak bir süre sonra Seo In Ha en yakın arkadaşının da benzer hisler beslediğini anlayınca duygularını kıza açmaktan kaçınır. Bu süreçte Kim Yoon He da Lee Dhong wook'a bu gerçeği belli etmez ya da onu reddetmez. Bu arada Seo In Ha arkadaş grubundaki Bheak Hye-jung tarafından karşılıkız şekilde sevilmektedir. Devrin popüler filmi Love Story için yaptığı çıkma teklifi kız tarafından hevesle kabul edilse de arkadaşı Lee Dhong wook'nın hislerini fark eden In Ha bir bahane yaratarak bu buluşmanın gerçekleşmesine izin vermez. Devir yasaklar devridir ve politik olaylar da meydana gelmektedir. Özellikle mesaj veren şarkılar sorun yaratmaktadır. Katıldıkları yarışma böyle bir nedenle basılır ve In Ha tutuklanır. Yağmura sık yakalanmaktan olsa gerek kızımız da ince hastalığa yakalanır ve köyüne dönmek zorunda kalır. (Tam Yeşilçam Havası:) Her an bir kenardan Ediz Hun ve Hülya Koçyiğit çıkacak gibi gelmişti.)  Hapis sürecinden yırtmak için zorunlu askerliği seçen İn ha ve tedavi amacıyla Amerika'ya giden Kim Yoon He'nın yolları böylece ayrılır.


Japonya'nın Sappooro kentinde iki genç birbirlerinden henüz habersiz şehrin karmaşasında koşuşturuken Jun Ha na alelacele çıkmıştır ki telefonunu unuttuğunu fark eder. Her nasılsa telefonu hatırı sayılır ünü ve karizmasının yanı sıra fazlasıyla ukala ve bencil bir kişilikteki fotoğrafçı Seo Jun'un cebinde kalır. Ancak birbirini izleyen günlerde çıkan aksiliklere rağmen ikili eninde sonunda biraraya gelse de Ha Na telefonunu geri almayı başaramaz. Görünüşe göre acele işi yüzünden gitmiş gözüken Jun'u otel girişinde uzun süre bekler. Sonra aklına bir fikir gelir. Telefonunu çaldırırken odaların kapısını birer birer dinler ve en sonunda tam da doğru odayı bulmuşken kolunda bir hatunla dönen Seo Jun'a yakalanır. Dahası özel hayata saygıyı hiçe sayarcasına telefonunu karıştırmış gözüken Seo Jun doğan güneşle birlikte yağan karı çektiği kısa bir videoyu keşfetmiş ve ancak kendisini oraya götürmesi karşılığında istediğini alabileceğini eklemiştir. (İtiraf etmeliyim ki oyuncu fotograf makinesiyle bir karizma abidesiydi.) Fotograf kareleri biribirini izlerken daha az önce giydiği kıyafetleri stil yoksunu ve pejmurde bulan ukala Seo Jun,  güneşle birlikte yağan karın mükemmel manzarasına dahil olduğunda Ha na'nın birkaç pozunu belli etmeden  çeker. Tüm yolculuk süresince stil sahibi nayif beyimizim arz-ı endam için seçtiği ince giysilerse sabahın 4'ü için yersizdir. Bü yüzden hayli zor anlar yaşar. Arabalarının da stop etmesiyle iyiden iyiye donacak gibi gözükünce idareyi ele alan Jun Ha Na O'nu şehrin halka açık sıcak su banyolarından birine götürür. Döndüklerinde suya düştüğü için bozulan telefonu tüm umutlarını sona erdirir. Şehre geliş nedenlerinden biri kısa süre önce annesinin ilk aşkına dair birçok şeyi yazdığı eski günlüğünü okuması ve şimdilerde yaptığı çalışmalarla ünlenmiş bir profesör olan So In Ha ile buluşmaktır. Arzu ettiği bu randevu gerçekleşirse profesörden  yeniden nükseden hastalığının pençesindeki annesini ziyaret etmesini istemeyi ummuştur.


Hana, sokakta dağıtılan el ilanlarında kendi resmini görene kadar Sapooro sayfasını ve Jun'un yarattığı tüm kötü hatıraları unutmuştur. Önce aldırmamayı düşünse de kendisinin onay vermediği halde fotograflarının kullanmasının hesabını sormaya karar verir. Soluğu adamın stüdyosunda, fotograf çekimin ortasında, alır. Ancak karşısındaki yaptığını kabul etse de fotograf basımının  onayı dahilinde gerçekleşmediğini belirtip, dahası belki para alırım umuduyla geldiğini söyleyen tam bir zeytinyağı vakasıdır. Genç kadın yapılan itama iyiden iyiye köpürür ve mekanı terk eder. Bu arada sözleşme kapsamında çalışma yürütülen firma el ilanlarındaki mankenle bir dizi yeni çekim talep eder. Görünüşe göre anlaşması tehlikeye düşen Jun, Ha Na'ı ikna etmek için peşinden gider. Genç kadın durumun ciddiyetini öğrenince teklifi iyi niyetle kabul etse bile bu adamın en ufak bir minnettarlık göstergesi sunmasını sağlamaz.

Devam Edecek...

30 Kasım 2016 Çarşamba

Beautiful Gong Shim (2016)

11/30/2016 09:38:00 ÖÖ 0 Comments

Namkoong Min'in Undateable dizisinin yarattığı hayal kırıklığı sonrası bu diziyi de bekletmeye karar vermiştim. Neyseki izlenir bir yapımmış en azından. İnsan yer kapladığına ya da zaman harcadığına üzülmüyor:) Yalnız baştan sona şu kızı perukla görmek zorunda mıydık? Yani o aşağıda yer alan afişe aldanmayın!

Gong Shim, bir zamanlar güzellik yarışmasında derece yapmış annesinin genlerini süpüren avukat ablasının aksine ailesinin çirkin ördek yavrusu, işe girememiş kaybeden kızıdır. Üstelik saçkıran sorunu yüzünden peruk takmak zorundadır. Rüküş giyim tarzı da tam bir felakettir. Masraflarını çıkarmak için ablasının giysi odasına taşınmayı ve çatı katındaki odasını kiraya vermeyi düşünür. Ortalığı toplamak için üst kata çıkar. Saksılarını teras duvarlarına yerleştirir. Bir kaç selfi çekeyim derken birini dirseğiyle aşağı düşürür ki tam da o sırada marketten dondurma almış çıkan bir adamın olağandışı dikkatinin sonucu geri çekilmesi sayesinde olası bir facia yaşanmaz. Tabii kızın yaratığı ilk etki O'nun için pek de hoş değildir. İlandaki oda için orada bulunan Ahn Dan-Ta olası kiracısıdır. Shim iş başvurularından yana hüsrana uğramaya alışmıştır. O günlerde tanıştığı Suk Joon-Soo ise son görüşmeye gittiği şirketin sahibinin torunudur. Delikanlı sevimli bulduğu kızın -elbette haberi olmaksızın- sekreterlik başvurusnun onaylanmasını sağlar.

 
Ahn Dan-Ta'nın fazla kazanç getirmeyen bir avukatlık şirketi vardır. Boş zamanlarında ise yedek şoförlük yapmaktadır. Suk Joon-Soo'yı birkaç serseriden kurtarınca arkadaş olur hatta oldukça da iyi anlaşıp kaynaşır. Suk Joon-Soo ise şirketteki müdürlük pozisyonuna rağmen kendi restoranını açma hayali kurmaktadır. Ne yaparsa yapsın büyükannesinin sevgisini ve takdirini kazanamaz. Çünkü mutsuz ve yorgun yaşlı kadın, çevresindeklerin boşa kürek çektiğini ima eden sözlerinin gölgesinde, yıllar önce kaybolan torununu aramaktan vazgeçmemiştir 

 

30 Ekim 2016 Pazar

Yong Pal (2015)

10/30/2016 03:45:00 ÖÖ 0 Comments
 
% 20'i aşan izlenme oranları ile Yong Pal o yılın en iyi yapımlarından, Medikal türde bir dizi. Good Doctor sonrası yine bir doktora hayat veren Joo Won ve ülkenin sevilen yıldızı Kim Tae Hee'yi biraraya getirmiş. 
 
Yetenekli doktor Kim Tae-Hyu böbrek hastası kardeşinin tedavi umudu için saygın Hanshin Hastanesi'de devam ettiği asiatanlık pozisyonuna ek akşamları çetelerin, gangsterlerin yasadışı tedavi gerektiren işlerini yapmaktadır. Sarhoş babasının fiziksel ve ruhsal şiddeti eşliğinde zorlu bir çocukluk geçirmişlerdir. Çoğunlukla bakımını üstlenmek zorunda kaldığı kardeşine hasta olunca verdiği yanlış ilaç böbreklerinde hasar yaratmış, nakil gerektiren bir duruma gelmesine sebep olmuştur. Bu nedenle kardeşi için doktorluk mesleğini seçmiştir.
 

Han Yeo Jin  babasının ölümünün ardından üç yıldır koma halinde yatan Hanshin Grup'un yasal varisidir. Geçirdiği kaza sırasında rakip şirketin varisi nişanlısını kaybetmiştir. Ölümün ardında kendi ailesinin olduğunu bildiği için hastane odasının camından atlayarak intihar etmeye çalışmış, geçirdiği br dizi ağır operasyon sonrası hayata tutunabilmiştir. Ailenin ilk oğlu Han Do-Joon ise bu süreçte ötelenmiş, ikinci eşten doğan kızkardeşinin edindiği konumu kabullenememiştir. Fiziksel olarak sağlık sorunu olmamasına rağmen bilinçli şekilde genç kadını komada tutmaktadır. Kimsenin bilmediği ise o halde iken yanında konuşulan herşeyi duyabildiğidir. 
 

Kim Tae-Hyu bölüm şefi Lee Ho-Joo'dan tutun birçok doktorun sıkışıp kaldığı operasyonları tamamlar. Eğer bir de bunlar Vip müşterilerse ekip arkadaşlarının saygı duymadığı bir pozisyona düşse de onlardan gelen teşekkür parasını utanmazca kabul eder. Haejin Grup yönetim kurulunun eski başkana ve varisine sadık bazı üyeleri hastanedeki varlığı gizli tutulan Han Yeo Jin'i görmek isterler. Elbette şu an varisin vasisi konumundaki Han Do-Joon herşeyin şu an ki yegane sahibi iken bunun gerçekleşmesine izin vermez. 12. Kat aynı zamanda çeşitli illegal süreçlerin gerçekleştiği ve suçların gizlendiği de bir yerdir. Tüm bunların ortasında kendini birden bire kendini Vip katında ve Han Yeo Jin'la ilgilenmesi için seçilen biri olarak bulur. Genç adam sıkıştığı kapandan kurtulabilmesinde Han Yeo Jin'nin çıkış noktası olacaktır.
 

 

20 Eylül 2016 Salı

Scholar Who Walks the Night (2015)

9/20/2016 11:46:00 ÖÖ 0 Comments

Bu yapımı ne ara arşivledim bilmiyorum ancak Flower of Evil sonrası Lee Joon-Gi başka nelerde yer almış diye göz atarken  gözümden kaçmış. Dizi müzikleri için Youtuba'a dalıp da bir albüm şarkısına denk gelmeseydim muhtemelen bir süre daha arşivde bekleyecekti. Hikayenin vampir içeriği de ayrı bir sürpriz oldu. Malum "Moon Lovers: Scarlet Heart Ryeo" la Lee Joon-Gi'nin tarihi dizilere yakıştığını zaten biliyorduk. Burada "Karanlık Alim" olup her şeyini kaybetmesine neden olan Gwi adlı vampirin peşine düşünce yine gözümüz gönlümüz şenlendi. Gwi karakterine hayat veren Lee Soo-Hyuk birçok dizi de yan rollerden aşina olduğum bir oyuncu. Hayli uzun oluşu ve değişik ses tonuyla dikkatimi çekmişti. Burada oldukça karizmatikti. Ancak peşinen söyleyim. Seri öyle çok ahım şahım bir senaryo sunmuyor ne yazık ki. Kendi adıma zaman kaybı dedirtti. Türün meraklısıysanız ya da oyunculuklar  hatırına izlenebilir. 

 

Not. Dizinin müzik albümde yer alan şarkılar oldukça güzel .