K2 (2016)
On yıl önce işinin ehli sıkı bir paralı asker, sonradan alacağı adla Kim Je-Ha (Ji Chang Wook), son görev yeri Irak'ın Uruk bölgesinde çalışmaktadır. Yöre halkından ülkesinde kore üzerine eğitim alan ve bu dili de gayet iyi konuşan Raina'ya aşıktır. O'na evlenme teklif ederken muhremelen biraz da kızı içinde bulunduğu durumdan kurtarmak arzusundadır. Gelgelelim kendisini işe alan Park Kwan-soo (Cho Seong-Ha) tarafından ihanete uğrar. Sevdiği kadın gözlerinin önünde infaz edilirken ölümünden sorumlu tutulup suçlanır ve interpol tarafından aranan bir kaçak durumuna düşer. Bir şekilde Suriyeli mültecilere karışarak Türkiye üzerinde Avrupa'ya kaçmayı başarır. Ancak Fransa'da işler umduğu gibi gitmez. Bir otel odasında gizlenirken ağır yaralı haldedir. Mekanı terk etttiği aynı gece yolu tutulduğu manastırdan kaçan ve koreli olduğunu anlayınca kendisinden umutsuzca yardım isteyen Go Anna (Im Yoon-ah) ile kesişir. Ancak durumu zaten pek de parlak değildir. Peşindeki adamları bir temiz döver ama onların polis olduğunu anlayınca karışmamaya karar verir. Kız yakalanıp alıkonduğu arabada umutsuz çırpınışlarla yardımı için yalvarırken izlemekten başka çaresi yoktur.
Hikayenin bir diğer karakteri Choi Yoo Jin (Song Yoon Ah), JB grup yöneticisi ve güçlü başkan adayı Jang Se-joon (Jo Sung-ha)'nın karısıdır. Bir yandan ailesinin çevridiği karanlık dolaplara karşı her daim tetikte yaşarken bir yandan da çapkın kocasının karıştığı pis işlerin üstünü örtmekte ve halkın gözünde mükemmel bir eş profili çizmektedir. Tüm bunların perde arkasında güce duyduğu büyük hırs uğruna önüne çıkan her türlü engeli kaldırmaktan çekinmeyecek hayli karanlık bir profile sahiptir.
Öldürücü gülümsemesiyle kalbimi çalan, Empress Ki'den aşina olduğum oyuncu Ji Chang Wook bu seride cidden iyi iş çıkarmış. Soğuk, kaba saba tavırlarıyla hayli cool bir imaj çizerken rolu gereği yoğun fiziksel antremanlar yapmış. Im Yoon-ah'ı ise yakın zamanda Love Rain'deki sevimli performansında izlemiştim. Kendisi zarif ve güzel bir hanımefendi. İlk bölümlerdeki gizemi açığa çıkıp da birden bire normalleşince karakterini o kadar etkileyici bulamadım. Daha farklı bir senaryo çizilebilse iyi olabilirdi.
En şaşırdığım nokta ise içerdiği aksiyon dozu yüksek etkileyici sahnelere, gayet sağlam senaryosuna ve mükemmel oyunculuklara rağmen ana vatanında düşük sayılabilecek bir izlenme oranı elde etmesi. Legend of the Blue Sea gibi bir dizi "konusu beş para etmezken" muhtemelen sadece oyuncuları hatırına izlenip %18 gibi saçma bir orana sahipken bu yapım nasıl bu yüzdeyi alabilmiş anlayamadım. Resmen harcanmış. Son olarak ekleyebileceğim bir diğer not müzik albümün oldukça sıradışı şarkılar içerdiği.





%208890.jpg)










































